TEKNOLOJİ - 21 Aralık 2024 Cumartesi 14:38

Dünyaca ünlü profesöre yapay zeka ile ürün tanıttırdılar

A
A
A
Dünyaca ünlü profesöre yapay zeka ile ürün tanıttırdılar

Dünyanın ilk rahim naklini, Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol nakillerini gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan, dolandırıcıların hedefi oldu. Sosyal medyada, yapay zekâ teknolojisi kullanılarak oluşturulan bir videoda, Özkan’ın adı ve sesi taklit edilerek sahte bir krem tanıtımı yapıldığı ortaya çıktı. 10 gün önce dolaşıma giren video, suç duyurusuna rağmen halen kaldırılmadı.


Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ın, daha önce verdiği bir röportajını alan dolandırıcılar, yapay zekayla sesini bire bir kopyalayıp, sahte bir kreme övgüleri video haline getirip sosyal medyada paylaştı. Sahte bir haber görüntüsü olarak hazırlanan videoda, bir haber spikeri, "Portekiz sağlık komitesinin toplantısında bir doktorun yasağa öfkelenip temsilciye saldırdığını" duyuruyor. Ardından Prof. Dr. Ömer Özkan’ın adını ve görüntüsünü kullanan bir yapay zekâ modeli, kremle ilgili şu ifadeleri seslendiriyor:


“Sağlıklı olup olmadıkları umurlarında değil. Yeni bir krem formülü geliştirdik. Binlerce insan faydalandı. Ağrıyı tamamen ortadan kaldırıyor ve eklemleri yeniliyor. Bu kremi talimatlara uygun olarak günde bir kere uygulayın. Satış rekorları kırdık ve şu an da Avrupa çapında 1 milyondan fazla memnun müşterimiz referanslarını bıraktı. Acı çekmeye devam etmek istiyorsanız haplara ve ameliyatlara para harcamaya devam edin. Yaşıma rağmen eklemlerimi iyileşirdim ve kendimi harika hissediyorum.”



Prof. Dr. Özkan’dan uyarı


Olayın ardından açıklama yapan Prof. Dr. Ömer Özkan, dolandırıcılığa karşı uyarıda bulundu:


"Beni Kenyalı bir doktor olarak tanıyorlar. Portekiz Meclisinde kavga etmişim, ilacıma karşı çıkanları dövmüşüm diye anlatılıyor. Bu tamamen yapay zekâ ile hazırlanmış bir video. Konuşmadığım bir konuda konuşmuşum gibi gösterilmiş. Bu ürünün benimle hiçbir ilgisi yok. İnsanların umutlarıyla oynuyorlar ve kişilik haklarıma saldırıda bulunuyorlar. Toplumda bu yöntemle kargaşa çıkarılabilir, kamuoyunu yanlış yönlendirebilirler."


Prof. Dr. Özkan, bu tür yöntemlerin yalnızca bireysel zarar değil, toplumsal sorunlara da yol açabileceğine dikkat çekerek, özellikle tanınmış kişilerin ses ve görüntülerini taklit ederek yapılan manipülasyonların, kamu güvenliğini tehdit edebileceğini belirtti.



Hukuki süreç devam ediyor


Olayla ilgili suç duyurusunda bulunan Özkan, 10 gün geçmesine rağmen videoların sosyal medyada hala yayında olduğunu ifade etti. Bu süreçte, ünlü sanatçı Levent Yüksel’in de benzer şekilde adının kullanıldığı başka bir videonun yayınlandığını belirten Özkan, yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Özkan, “Suç duyurusunda bulanalı 10 gün oldu ama video hala devam ediyor. Geçtiğimiz hafta salı ya da çarşamba günü videoyu gördüm. Levent Yüksel’in olduğu video yayınlanalı 5 gün oldu” şeklinde konuştu.



Yapay zekâ suistimali


Özkan, yapay zekâ teknolojisinin kötü amaçlarla kullanılmasının giderek büyüyen bir tehdit olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:


"Bu durumu ’yapay zekâ şiddeti’ olarak adlandırıyorum. Sesimizi ve görüntümüzü manipüle ederek şiddet, dolandırıcılık ya da kamuoyu manipülasyonu yapabilirler."



Dünyaca ünlü profesöre yapay zeka ile ürün tanıttırdılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Adalet için dijital rehber Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre; ülkemizde 2025 yılında açılan dava sayısı yaklaşık 8,8 milyon olarak gerçekleşti. Hakim başına 767, savcı başına ise bin 373 dosya düşüyor. Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği lisansüstü eğitim öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, tarafından geliştirilen uygulama davaların sonucunu saniyeler içinde tahmin ederek hukuk dünyasına hız ve yenilik kazandırmayı hedefliyor. Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılına ilişkin UYAP verilerine göre; 2025’te ceza, hukuk ve idari olmak üzere toplam 8,8 milyon dava dosyası açıldı. Sayısal verilere göre hakim başına düşen 767 ve savcı başına düşen bin 373 dosya sayısı, hukuk dünyasındaki iş yoğunluğunu ortaya koyuyor. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan’ın tez çalışmasında geliştirdiği proje avukatların yükünü hafifletmeyi hedefliyor. Sistem, kullanıcılardan aldığı dava metinlerini veya olay anlatımlarını gelişmiş algoritmalarla analiz ederek hukuk dünyasına yeni bir bakış açısı getiriyor. Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Korhan Karabulut ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Cumalıoğlu danışmanlığında geliştirilen uygulama, dava dosyalarını derinlemesine inceleyip anladıktan sonra, geçmişte verilmiş benzer Yargıtay kararlarını saniyeler içerisinde bularak kullanıcıya sunuyor. Bu teknoloji sayesinde, avukatların saatlerini alan emsal karar araştırmaları artık yalnızca birkaç dakikaya iniyor. Böylece hukuk uzmanları için strateji geliştirme süreçleri ciddi oranda hızlanıyor. İhtimalleri gösteriyor Davanın kazanılma ihtimalini sayısal verilerle ortaya koyması, projeyi literatürdeki diğer çalışmalardan ayıran en önemli özellik. Kullanıcılara davanın başarı şansını yüzdesel olarak sunan söz konusu uygulama, davanın açılmaya değer olup olmadığına dair kararların dakikalar içerisinde verilmesine imkan tanıyor. Ayrıca sistem, benzer başarılı davalarda izlenen hukuki yolları Yargıtay kararları üzerinden kullanıcıyla paylaşarak, mevcut davaların doğru stratejiyle ilerleyip ilerlemediğinin takip edilmesini mümkün kılıyor. Projeyi hayata geçiren Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, konuyla ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor: "Hem hukuk uzmanlarının profesyonel ihtiyaçlarını karşılayacak hem de hukuk bilgisi olmayan vatandaşların kolaylıkla anlayabileceği şekilde tasarlanan uygulama, adalete erişim konusunda dijital rehber görevi görüyor. Projem hukuki süreçlerdeki zaman kaybını minimize ederek hukukçuların ve vatandaşların iş yükünü hafifletmeyi amaçlıyor."
İstanbul Oğuz Murat Aci’nin mezarını ziyaret eden baba Özer Aci: "Bu beşinci bayram, elimizi öpecek bir evlat kalmadı" İstanbul Eyüpsultan’da 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, bayramda oğlunun kabrini ziyaret etti. Basa Aci, "Bu beşinci bayram. Asıl biz sağken öldük. Bizim elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın başından iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ dedi. Eylem Tok ile Op. Dr. Bülent Cihantimur’un 17 yaşındaki oğlu Timur Cihantimur, 1 Mart 2024 ‘te iddiaya göre Kemerburgaz’da kullandığı lüks otomobille bozulan ATV’lerini yol kenarına çeken kişilere çarpmış, kazada Oğuz Murat Aci (29) hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Cihantimur, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçırılmıştı. ABD’de tutuklu bulunan anne ve oğul için iade kararı verilmişti. Oğuz Murat Aci’nin vefatının üzerinden 2 yıl geçerken, acılı baba Özer Aci Ramazan Bayramı’nda evladının mezarını ziyaret etti. ’’Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ Evladının vefatının üzerinden geçen beşinci bayram olduğunu belirten acılı baba Özer Aci, ’’Asıl biz sağken öldük. Elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın üzerinden iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla aynı acıyla aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim. Ömrüm vefa ettiği müddetçe adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğim. Şu ana kadar bir başarı elde ettim diye düşünüyorum. Bir yerlere vardık diye düşünüyorum. Kaza olabilir ama kazadan sonra yaşananlar beni derinden üzdü, derinden yaraladı ve yaralamaya da devam ediyor. Özellikle belirtmek istediğim konu, onlar 2 saat içerisinde ülkeyi terk edebiliyorlar. Benim oğlum 80 dakika, neredeyse 2 saate yakın bir süre sonra hastaneye ulaşabiliyor. Ambulans aranmıyor, cep telefonları toplanıyor. Burada telefonu ben almadım diyor. Özellikle altını çizerek belirteyim bir telefon halen kayıp. Bu telefondan hiç bahsedilmiyor. Yani bu telefonu onlar mı aldı, başka tarafa mı gitti ne oldu. Burada yok olan bir telefon var. ’Telefonu ben aldım, o aldı’, sonuç olarak telefon Eylem Tok’un arabasında çıkıyor’’ diye konuştu. "Akın Gürlek ile inanıyorum ki yakında görüşeceğiz’’ Oğuz Murat Aci’nin ölümünden sonraki yaşanan süreçte önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kendileriyle bizzat ilgilendiğini kaydeden baba Özer Aci, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile de yakın zamanda görüşeceklerine inandığını söyledi. Baba Aci, "Yeni Adalet Bakanımızla direkt bir görüşmemiz olmadı. Yalnız Adalet Bakanlığı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Sağ olsunlar bizi bilgilendiriyorlar. Bilgilendirmeye de devam edeceklerini söylüyorlar. Adalet Bakanıyla da ben inanıyorum ki yakın bir zamanda görüşeceğiz. Bu görüşmeler bize güç veriyor, ayakta durmamızı sağlıyor ve umut veriyor. Bu umudun çerçevesinde ayakta duruyoruz’’ dedi. "Gelinin sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok’’ Torunu Pars’ın velayet davasının ertelendiğini ve bunun sebebinin karşı tarafın avukatından kaynaklandığını iddia eden Özer Aci, ’’Ne yazık ki davada sosyal uzman raporu, pedagog raporu ve psikolog raporu hazır olmasına rağmen karşı tarafın yani annenin avukatının ‘psikiyatri raporu da olması gerekiyor’ demesiyle şu an dava mayıs ayına ertelendi. Bu yaşta bir çocuğa, şu an 3 buçuk yaşında olan bir çocuğa psikiyatri acaba ne ilaç yazacak. Şu an sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok. Benim baştan beri savunduğum nokta, para alma konusu kendi düşüncesi çerçevesinde idrak ettiği bir olay değildi. Ben para alıp almadığını kendisine soramadım. Çünkü irtibat sağlayamıyoruz. Yani konuşmayan bir insanla zorla nasıl konuşacağız ki. İnsan olmadıktan sonra, insani davranışlarda bulunmadıktan sonra ben ne yapabilirim ki’’ dedi. Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Özer Aci, "Özellikle tüm evlat acısı çeken anneler ve babaların bayramlarını kutlarım. Acı ama gerçek. Evlatlarımız öldüler kurtuldular. Asıl ölenler sağlar. Anneler, babalar ve kardeşler acı çekmeye devam ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Tarihi Ulu Cami’de deprem sonrası ilk bayram namazı kılındı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinin ardından hasar gören ve restore edilerek yeniden açılan Ulu Cami’de bayram namazı kılındı. Kahramanmaraş’ta Bayram namazı için vatandaşlar camilere akın etti. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber kentteki camilere gelen vatandaşlar bayram namazı kıldı. 6 Şubat depremlerinin ardından hasar gören ve restore edilen Ulu Cami’de de ilk bayram namazı kılındı. Namaz sonrası vatandaşlar birbirleriyle bayramlaşırken çorba ikramında da bulunuldu. Namazın ardından açıklama yapana Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, "Vatandaşlarımızla birlikte Ramazan ayını tamamladık. Zor günler geçiren milletimizle her anı paylaşmaya gayret ettik. İnşallah bugün de ailelerimizle, sevdiklerimizle birlikte huzur ve mutluluk içinde güzel bir bayram geçiririz" dedi. Ulu Caii’de 3 yılın ardından ilk bayram namazının kılındığını ifade eden Başkan Görgel, "Allah’a şükürler olsun bizleri bir bayrama daha kavuşturdu. Gerçekten adeta üç bayramı bir arada yaşıyoruz. Bayram namazımızı eda ettik. Asrın felaketinde hasar gören tarihi Ulu Cami’de, 3 yıl aradan sonra yeniden bayram namazı kılmanın mutluluğunu yaşadık. Camimizin yeniden ibadete açılması, bugünü bizim için daha da anlamlı hale getirdi. Ayrıca bugünün cumaya denk gelmesiyle birlikte üç bayramı bir arada yaşamanın sevincini yaşıyoruz. Tüm hemşerilerimin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Rabbim bu bayramı tüm mazlum milletler için de huzura ve mutluluğa vesile kılsın. Bizler burada güven içinde bayrama ulaşmanın şükrünü yaşıyoruz. Ancak ne yazık ki dünyanın birçok yerinde insanlar zulüm altında ve bayramı bayram gibi yaşayamıyor. İnşallah Rabbim, tüm mazlumların da bayramı bayram tadında yaşayabildiği bir dünya nasip etsin. Birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara ulaşmayı diliyorum" ifadelerini kullandı.