ASAYİŞ - 06 Mart 2026 Cuma 11:24

Ehliyetsiz sürücü önce kaza yaptı, ardından markete girdi

A
A
A

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde ehliyetsiz bir sürücünün kullandığı ticari araç kontrolden çıkarak markete girdi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, markette maddi hasar meydana geldi. Kaza anı ise iş yerinin güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Olay, saat 22.00 sıralarında Gazipaşa ilçesi Gazi Mahallesi Fahri Korutürk Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, B.Ç. idaresindeki 06 FR 0721 plakalı ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu market önünde önce park halinde bulunan 07 ALL 279 plakalı ticari araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç daha sonra markete girerek durabildi. Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Araç, ekiplerin çalışmasıyla marketten çıkarılırken iş yerinde maddi hasar oluştuğu öğrenildi. Polis ekiplerinin yaptığı incelemede sürücü B.Ç.’nin ehliyetsiz olduğu tespit edildi. Sürücüye çeşitli trafik ihlallerinden toplam 85 bin TL idari para cezası uygulandı.

Markete giriş anı kamerada

Öte yandan kaza anı marketin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde aracın markete giriş anı ver adından sürücünün aracından çıkıp kazaya verdiği tepki anları yer aldı. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.

Geylani Topaloğlu

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Medicana Hastanesi’nden menopoz farkındalığı etkinliği Medicana Hastanesi’nden menopoz farkındalığı etkinliğinde konuşan Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Songül Turğut, "Menopoz döneminde östrojenin azalmasıyla birlikte beyin ve kalp damar sertliği meydana gelmektedir. Buna bağlı olarak inme ve kalp hastalığı, hipertansiyon gibi durumlar da ortaya çıkmaktadır. Yaşam tarzı değişiklikleri önerilebilir" dedi. Medicana Ankara Hastanesi tarafından menopoz konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla koruyucu ve önleyici sağlık hizmeti misyonu ile kurguladığı ‘Menopoz Wellness Proje Lansmanı’ gerçekleştirildi. Prpgram kapsamında düzenlenen ‘İsmini Vermek İstemeyen’ başlıklı söyleşide menopoz konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan kadınlarla birlikte sohbet ortamı oluşturuldu. Kadın sağlığı alanında uzman hekimlerin katılımıyla menopoz döneminde yaşanan fiziksel ve psikolojik değişimler ele alındı. Uzman doktorların, menopozun kadın yaşamının doğal bir evresi olduğunu belirterek bu süreçte doğru bilgilendirme ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti. Etkinlikte ayrıca menopoz döneminde görülebilecek belirtiler, hormon değişimlerinin etkileri, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzının bu süreçteki rolü hakkında katılımcılara bilgi verildi. Katılımcılar, merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı bulurken, alanında uzman doktorlar verdikleri cevaplarla birlikte kadınların menopoz sürecini daha sağlıklı ve bilinçli şekilde geçirmelerine katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti. "Yaşam tarzı değişiklikleri önerilebilir" Menopoz döneminde yaşanan sıkıntılardan bahseden Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Songül Turğut, bu belirtilerden en belirgin olanının kalp hastalığı olduğunu belirterek, "Menopoz döneminde östrojenin azalmasıyla birlikte sinir sisteminde östrojen reseptörlerinin azalmasına bağlı olarak bazı nörolojik bulgular ortaya çıkabiliyor. Bunlar; bilinçsel fonksiyonlarda bozulma, unutkanlık, beyin sisi dediğimiz durumlar. Menopoz döneminde östrojenin azalmasıyla birlikte beyin ve kalp damar sertliği meydana gelmektedir. Buna bağlı olarak inme ve kalp hastalığı, hipertansiyon gibi durumlar da ortaya çıkmaktadır. Yaşam tarzı değişiklikleri önerilebilir" cümlelerini kullandı. "Hayatınızda mutlaka hareket ve spor olmalı" Menopoz sürecinin kadınlar için var olan bir süreç olduğunu ve bu konuda farkındalık oluşturmak gerektiğinin altını çizen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. İrem Alyazıcı Küçükyıldız ise, "Menopoz sürecinin kadınlar için bir kabulleniş süreci olmasından çıkmasını ve bu konudaki farkındalıkların arttırılmasını önemsiyorum. Her kadının menopoz sürecinde aynı oranda desteğe ihtiyacı olmayabilir. Ancak bazen işler gerçekten rayından çıkıp çok zorlu, hayat kalitesini bozan noktalara ulaşabiliyor. Böyle durumlarda da mutlaka destek tedavi gerektiğini düşünüyorum. Bunun öncesinde iyi bir hayat için gerekli birçok şey var. Birincisi hayatınızda mutlaka hareket ve spor olmalı" diye konuştu. "Meme kanserlerinin büyük çoğunluğu menopoz sonrası oluşuyor" Kadınlarda meme sağlığının menopoz öncesi kadar menopoz sonrası da önemli olduğunu vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Özerhan ise, "Meme sağlığı, menopoz öncesinde de önemli ama menopoz sonrasında daha önem arz ediyor. Çünkü meme kanserlerinin büyük çoğunluğu menopoz sonrası 50 ile 70 yaş arasında olmakta. Şöyle bir algı oluyor. Menopoz öncesinde 40’lı, 50’li yaşlarda yaptırılan tetkiklerde bir sıkıntı çıkmadığı gibi. Bundan sonra da çıkmayacakmış gibi bir yanlış bir algı var. Halbuki meme kanserlerinin önemli bir kısmı 50-70 yaş arasında daha fazla olmakta. Hem kendi kendine muayene, hem de hemen ardından yıllık yapılacak mamografi veya ultrasonografi muayenelerle bu süreç tamamlanmalı ve devam ettirilmelidir. Özellikle menopoz sonrasında memenin içerisindeki süt kanalcıkları azalmakla birlikte memenin içerisindeki yağ dokuları daha ön plana çıkmakta ve bu yağ dokuları da memenin iç mikro ortamında bir değişikli oluşturmakta ve meme kanserlerine yatkınlığı dolaylı olarak arttırmaktadır" şeklinde konuştu. "Beslenme çok önemli" Menopoz sürecinde yeterli ve dengeli beslenme kadar egzersizin de önemli bir yol olduğunu vurgulayan Fizik Tedavi ve Rehabilitisyon Uzmanı Prof. Dr. F. Figen Ayhan ise, "Osteoporoz, östrojen eksikliğine bağlı özellikle 45 yaşından önce menopoza girenlerde ve cerrahi menopoza girenlerde çok sık gördüğümüz bir durum. Biz Uluslararası Osteoporoz Vakfı’nın kurduktan sonra bu alanda daha çok hastamız oldu ve gördük ki gerçekten kırıkların büyük bir çoğunluğu aslında önlenebilir. Birincisi beslenme çok önemli. Kalsiyum, magnezyum ve D vitamini almak çok önemli. İkincisi de egzersiz çok önemli. Osteoporozun yanında sarkopeni dediğimiz kas kaybını da menopozdaki hastalarımız çok yaşıyor. Bu nedenle, biz hastalarımızın beslenmenin yanında haftada 150 dakika egzersiz yapmalarını istiyoruz. Bunun yanı sıra sigara ve alkol tüketimi gibi sağlıksız davranışların da önüne geçmemiz gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Düzenlenen lansmana; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. İrem Alyazıcı Küçükyıldız ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Günakan, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Özerhan, Fizik Tedavi ve Rehabilitisyon Uzmanı Prof. Dr. F. Figen Ayhan ve Fizik Tedavi ve Rehabilitisyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Songül Turğut, Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Şeyma Turinay, Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Sena Nur Doğan ve kadınlar katılım sağladı.
Sivas STSO Başkanı Özdemir: "Sivas’ta üretilen ürünler AB ürünü etiketiyle dünya pazarına açılabilir" STSO Başkanı Zeki Özdemir, Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin parçası olarak tanınmasının Sivas sanayisi için önemli fırsatlar oluşturacağını söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınmasının ve gümrük birliği kapsamında Türk ürünlerinin AB menşeli kabul edilmesinin stratejik bir gelişme olduğunu vurguladı. Başkan Özdemir, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ve ticari diplomasi trafiğinin somut sonuçlar verdiğini belirterek, AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası ve AB Ürünü Made in EU politikası çerçevesinde Türkiye ile gümrük birliğinin tanınmasının hem Türkiye hem de Avrupa ekonomisi için olumlu bir adım olduğunu ifade etti. Özdemir, bu kararın ticari ilişkilerin derinleşmesine ve sanayi üretiminin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağını söyledi.Türkiye’nin özellikle otomotiv başta olmak üzere birçok kritik üretim alanında Avrupa tedarik zincirlerinin güvenilir bir parçası olduğunu belirten Özdemir, söz konusu gelişmenin sektörel bağları daha da güçlendireceğini dile getirdi. Özdemir, kararın Sivas açısından da önemli fırsatlar barındırdığını belirterek, kentin güçlü sanayi altyapısı ve üretim kabiliyetiyle dikkat çektiğini ifade etti. Demir-çelikten makine imalatına, savunma sanayisinden doğal taş ve mermer sektörüne kadar geniş bir üretim yelpazesine sahip olan Sivas’ta üretilen birçok ürünün Avrupa standartlarında AB ürünü niteliğiyle dünya pazarlarına daha güçlü şekilde ulaşabileceğini söyledi. Sivas’ın organize sanayi bölgeleri, üretim gücü ve lojistik avantajlarıyla Avrupa ile yürütülen ekonomik iş birliğinde önemli bir rol üstlenebileceğini kaydeden Özdemir, Sivas iş dünyasının üretim kapasitesini artırmaya, ihracatı çeşitlendirmeye ve Avrupa pazarlarıyla bağlantılarını güçlendirmeye devam edeceğini belirtti.
İstanbul Fatih’te kocası tarafından öldürülen Semiha Deniz son yolculuğuna uğurlandı Fatih’te boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından öldürülen 33 yaşındaki Semiha Deniz’in cenazesi kılınan cenaze namazı ardından son yolculuğuna uğurlandı. 2 çocuk annesi Semiha Deniz’in tabutun kadınlar taşıdı. Amcasının azmettirici olduğunu iddia eden Salih Deniz, "Babasının evde bulundurduğu silahı alıyor. Babasının bundan haberi var. Biz olay yerine gittiğimizde kardeşim olay yerinde ölmüştü. Kardeşimi bilerek öldürdüler" dedi. Fatih’te boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından öldürülen 33 yaşındaki Semiha Deniz için Fatih’te bulunan Ramazan Efendi Camii’nde bir cenaze töreni düzenlendi. Törene Semiha Deniz’in kardeşi Salih Deniz, ailesi ve yakınları katıldı. Semiha Deniz’in tabutunun üzerindeki tek karanfil dikkat çekerken, genç kadının cenaze namazı kılındı. Kardeşe son öpücük Salih Deniz, kardeşinin tabutunu öperek son yolculuğuna uğurladı. Semiha Deniz’in cenazesi Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından yakınları ve vatandaşların katılımıyla defnedilmek üzere mezarlığa götürüldü. Cenaze namazının ardından Semiha Deniz’in tabutu kadınlar tarafından taşındı. Semiha Deniz’in cenazesinin Sarıyer Kilyos Mezarlığına defnedileceği öğrenildi. Eniştesinin sabıkasının olduğunu iddia eden Semiha Deniz’in ağabeyi Salih Deniz, eşler arasında şiddetli geçimsizlik olduğunu öne sürerek, "Kız kardeşim 10 defa uzaklaştırma istedi. Evine, barkına baskın olmasına rağmen her seferinde adliyeye gittiği zaman karakol alıyor. Savcılık ve hakim serbest bırakıyor. Kardeşim öldürüldü, 2 aydır boşanma aşamasındaydı daha önce de şiddetli geçimsizliği vardı. Şahsın suç kaydı var. Benzer olaylar da yaşamıştı. Tekstille uğraşıyordu, hırsızlık, uyuşturucu, gasp, yaralama gibi 7’den fazla dosyası var" dedi. "Kız kardeşimi evime götürdüm, gözdağı vermek için motosikletimi yaktı" Eniştesinin motorunu yaktığını, evine zarar verdiğini iddia eden Salih Deniz, "Kız kardeşimi evime götürdüm, gözdağı vermek için motosikletimi yaktı. Bunu yaptıran kişi babası. Babası aynı zamanda amcamız oluyor. Diğer bütün amcalarıma, halalarıma herkese söylemiş. ’Mademki oğlum ayrılıyor. Oğlumun kaybedecek bir şeyi yok’. ’2 gün önce de aynısı söylenmiş. Oğlumu örgütledim, kendisine söyledim, gidecek öldürecek’. Herkes bize haber getirmişti. Bize haber getirdi. ’Evden çıkmayın, kızınıza sahip çıkın’ diye. Adliyeden çıktık, adliyedeki hakim olaylar olmasına rağmen serbest bıraktı" şeklinde konuştu. "Adliyeden çıkıp gözümüzün önünde bizi tehdit etti" Emrah Deniz ile kuzen olduğunu Salih Deniz, yaşanan olayı anlattı. Amcasının azmettirici olduğunu söyleyen Salih Deniz, "En son dün adliyede tekrar uzaklaştırma kararının ihlalden üst mahkemenin kararı 3 gün hapis cezası verildi, kağıdı eline verdiler. Git dışarı istediğin zaman teslim olabilirsin dediler. Adliyeden çıkıp gözümüzün önünde bizi tehdit etti. Kız kardeşimi taksiye bindirip, eve getirdik. Okuldan kızlarını almaya giderken babası telefon açıyor. Babasının evde bulundurduğu silahı alıyor. Babasının bundan haberi var. Silahı alıp kızı vurmaya gitti, diye aynen bu şekilde söylüyor" ifadelerini kullandı. "Biz olay yerine gittiğimizde kardeşim olay yerinde ölmüştü" Kardeşinin olay yerinde hayatını kaybettiğini söyleyen Salih Deniz, kardeşinin öldürülmeden önce darp edildiğini söyledi. Konuşmasına devam eden Salih Deniz, "Akabinde kız kardeşimi önce darp ediyor, daha sonra 2 el ateş ediyor, vuramıyor, okulun kapısına denk geliyor. Veliler ve öğretmenleri kardeşimi içeri alıyor. Kardeşimi orada darp edip kafasına sıkıyor. Biz olay yerine gittiğimizde kardeşim olay yerinde ölmüştü. Kardeşimi bilerek öldürdüler, 10 defa evimize saldırdılar. Kardeşim 20 defa Aksaray Polis karakolu , adliyeler, uzaklaştırma kararları, avukat tuttu. O kadar üstüne gitmesine rağmen karakola alıyorlar, savcı serbest bırakıyor. En son bir daha bıraktılar. Gelip kızı öldürdü şimdi müebbet yese ne olacak, kadın öldü, başta tutuklasalardı. Birkaç yıl ceza alsaydı, kardeşim yaşıyor olacaktı" diye konuştu.
İstanbul Serdal Adalı: "Camiamıza derbi zaferi yaşatmak istiyoruz" Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, siyah-beyazlı takımın son haftalarda yükselen bir grafiğe sahip olduğunu ve Galatasaray derbisinde de bunu sürdürerek camiaya galibiyet yaşatmak istediklerini söyledi. Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, Tüpraş Stadyumu’nda gerçekleştirilen sponsorluk anlaşmasının ardından gündeme dair basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galatasaray ile siyah-beyazlı camia ve Türk futbolu için çok önemli bir derbi maçına çıkacaklarının altını çizen Başkan Adalı, "Beşiktaşımız bu maça gelirken ligde 13 maçlık bir namağlup seri yakalamış durumda. Son 4 resmi maçımızı da kazanarak geliyoruz. Oyuncularımızın formu her geçen gün yükseliyor, taraftarlarımız sahada arzu ettikleri Beşiktaş’ı görmeye başladılar. Yarın da Galatasaray karşısında, büyük taraftarımızın önünde bu olumlu gidişatı devam ettirmek, camiamıza bir derbi zaferi yaşatmak istiyoruz. Birlik ve beraberlik ruhunu yakalamış, taraftarının desteğini arkasına almış, oyununu da her geçen gün geliştiren takımımızın bu maçı kazanacağına yürekten inanıyorum. Oyuncularımız, teknik heyetimiz, taraftarımız, hepimiz bu maça hazırız" ifadelerini kullandı. "Çaykur Rizespor maçında oyuncularımız tahrik ve provokasyona uğradılar" Serdal Adalı, Galatasaray derbisine mental olarak ne kadar hazır olduklarını Ziraat Türkiye Kupası’nda Çaykur Rizespor’a karşı alınan 4-1’lik galibiyetle gösterdiklerini belirterek, "Bu maçta oyuncularımız her türlü tahrik ve provokasyona uğradılar, ölçünün kaçtığı sertlikte faullere maruz kaldılar ancak soğukkanlılıklarını korumayı başardılar. Bizi maç öncesi saha dışına, kavgaya, kaosa çekmek isteyenlere en güzel cevabı verdiler. Oyuncularıma bu sağduyulu yaklaşımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Skor 4-1 ve maç neredeyse bitmişken, oyuncularımızı tahrik etme amacı taşıyan rakip futbolcuların kim oldukları da oldukça manidar. Böyle bir maçta tansiyonu yükseltme, olayları saha dışına taşıma niyetinde olanların amacı nedir, az çok tahmin edebiliyoruz. Bu ucuz provokatif eylemleri Rizespor başkanı ve teknik heyetinin takdirine bırakıyorum. Gereğini yapacaklarından hiç şüphem yok" şeklinde konuştu. "Galatasaray maçındaki hakem yönetiminin takipçisi olacağız" Derbinin hakemi Ozan Ergün’ün genç ve büyük maç tecrübesi olmayan bir hakem olduğunun da altını çizen siyah-beyazlı kulübün başkanı, sözlerine şöyle devam etti: "Galatasaray maçıyla ilgili olarak, üzerinde titizlikle durduğumuz bir başka konu ise maça yapılan hakem ataması. Maçın hakemi Ozan Ergün, kariyerinde büyük maç tecrübesi olmayan, genç bir hakemimiz. Federasyonun genç hakemlere güvenmesini biz de destekliyoruz, biz de Türk futbolundaki hakem sorununu yeni, genç hakemlerin çözeceğine inanıyoruz. Biz her maçı şerefiyle oynayıp hakkıyla kazanmayı ilke edinmiş Beşiktaş kulübü olarak, Galatasaray maçındaki hakem yönetiminin de takipçisi olacağız. Geçtiğimiz yıllarda bu uyarıyı yaptığımız hakemler konusunda ne yazık ki haklı çıktık, birçok maçta aleyhimize yanlış kararlar verildiğini gördük. Kaldı ki, bizim aylardır üzerinde durduğumuz konu sahadaki hakem yönetiminden ziyade VAR’da görev yapan hakemlerle ilgiliydi. Bu konuyu da TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve TFF İkinci Başkanı Mecnun Odyakmaz’a deklare ettim. Başkan Hacıosmanoğlu da bu konuda oldukça sıkıntılı. Zaten kendisinin de geçmişte ’Hakem hatasını anlayabilirim ama VAR’da yapılan hatayı affetmem’ şeklinde demeçleri oldu, konuya bu şekilde yaklaşıyor. VAR uygulamasında yaşanan sıkıntıları ben de biliyorum ve TFF yönetimine bu konuları ilettim, gereğini yapacaklarından da hiç şüphem yok. Bu defa bu uyarılarımızın dikkate alınmasını, hakemin maçın büyüklüğünü kaldırabilmesini ve hak edenin kazandığı bir mücadele olmasını, maçtan sonra hakem değil, takım performanslarının konuşulduğu bir derbi oynanmasını temenni ediyorum. Sahada adalete, eşitliğe, doğru bir hakem yönetimine Türk futbolunun çok ihtiyacı var. Genç kardeşimizin de başarılı olacağından hiç şüphem yok." "Oyuncularıma, Sergen Yalçın ve ekibine, taraftarıma güveniyorum" Beşiktaş’ın, Galatasaray karşısında galip geleceğine inandığını yineleyen Başkan Serdal Adalı, "Ben takımıma, oyuncularıma, Sergen Yalçın ve ekibine, taraftarıma güveniyorum. Oynadığı her maça favori olarak çıkan, kazanmaktan başka hiçbir düşüncesi olmayan Beşiktaşımızın bu maçı kazanacağına, oyunun her anında sahada gereken reaksiyonu vereceğimize yürekten inanıyorum. Dostça, sportmence geçen bir müsabakanın sonunda futbolun konuşulduğu güzel bir derbi olmasını diliyorum" değerlendirmesinde bulundu. "TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile dün görüştüm" Adalı, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile en son dün görüştüğünü söyledi. Başkan Adalı, "Spontane gelişti. Geçmiş olsun ziyaretine gittim. VAR’da olan sıkıntıları da aktardım. Kendilerinin de hassas davrandıklarına eminim. Bu sadece bizim değil, Türk futbolunun sorunu. Gereğini yapacaklarından hiç şüphem yok" dedi. Serdal Adalı ayrıca Türkiye Kupa’sını kazanıp, Süper Ligi de olabilecek en iyi yerde bitirmek istediklerini aktardı. "Belirlenmiş özel bir prim yok" Galatasaray derbisi öncesi belirlenmiş bir galibiyet priminin olmadığına değinen siyah-beyazlıların başkanı, "Sezon başından itibaren maçtan önce deklare ettiğimiz bir prim yok. Maç bittikten sonra soyunma odasına belirlediğimiz rakamlar var. Bu da her maç gibi olacak. Maçtan sonra hem teknik heyetimizin hocamızın görüşleri doğrultusuna prim vereceğiz. Ama belirlenmiş özel bir rakam yok" açıklamasında bulundu. Sezon sonunda sona erecek stat isim sponsorluğu konusunda görüşmelerin devam ettiğini hem Tüpraş hem Beko ile önümüzdeki 3 sene daha devam edeceğiz. Henüz finalize noktada değil ama şartlar belli olunca açıklarız" dedi. "Önemli olan kurmaya çalıştığımız sistem" Başkan Adalı, kış transfer döneminde bir sistem dahilinde transfer yapmaya çalıştıklarını ve bundan sonraki süreçte de devam ettirmek istediklerini bildiren Adalı, "Buradaki başarı oyuncuyu almaktan çok belirlemek ve kadro planlamasını yapmak. Bu konuda Sergen hoca ile Serkan Reçber ve ekibini diğer tarafa atmayalım. Güzel bir iş ve kadro planlaması yaptılar. Son 1 hafta içinde çözdük. Ben hem hocaya hem Serkan Reçber’e teşekkür ederim. Burada önemli olan kurmaya çalıştığımız sistem. Biz olalım olmayalım bundan sonra transferlerin bu sistem dahilinde yapılması önemli. Bir çiçekle bahar gelmiyor. Sürdürülebilir şekli gelirse o zaman değerini bulur. Çok iyi bir sistem var ve bu sisteme göre de bu transferleri yaptığımız müddetçe yüzde 80 isabetli transferler yapamaya devam eder Beşiktaş. Tesislerde de bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç var. Sezon sonuna kadar onu da bitirmiş olacağız" şeklinde konuştu. Dikilitaş ve Bankalar Birliği Dikilitaş Projesi ve Bankalar Birliği’nden çıkmak konusunda son gelişmeleri de anlatan Adalı, "Dikilitaş sözleşme imzalanma aşamasına geldi. Müteahhit gerekli taahhütlerini geçtiğimiz iki gün içinde yerine getirdi. Bankalar Birliği’nden çıkma konusu da plan ve program çerçevesinde yürüyor. Pazartesi günü Bankalar Birliği’nden çıkarız istersek ama bunu bir plan dahiline oturtmak istiyoruz. Bir vergi borcumuz da var. Önümüzdeki hafta Maliye Bakanlığı’na gidip bunları görüşeceğiz" diye konuştu. Serdal Adalı, yaz sezonu transferlerinde de yine genç isimlere yöneleceklerinin altını çizerek, "Gençleşerek kadroyu tamamlamak istiyoruz. 24 civarında yaş ortalamasına düştük. Bu böyle gidecek. Son sahibi olacağımız oyuncu almak istemiyoruz" ifadelerini kullandı. Ayrıca Başkan Adalı, Spartak Moskova’da forma giyen eski futbolcuları Gedson Fernandes ile bir görüşme gerçekleştirmediklerini de vurguladı. Yabancı kuralı Serdal Adalı, gelecek sezon değişmesi planlanan yabancı kuralı hakkında ise, "Geçtiğimiz sezondan itibaren genç tarafı 6 olsun diye ısrarcıyız. Henüz 10+4 kesinleşmedi. Kontenjan kısmı ne kadar fazla olursa Trük futbolunun yararına olur. Bana göre 6 olması en doğru rakam" dedi. "Hem Türkiye’de hem Avrupa’da iddialı bir takım olacağız" "Avrupa’da olmayan bir Beşiktaş ben de düşünemiyorum" diyen Adalı, "Hem Türkiye’de hem Avrupa’da mücadele edecek bir takım var. Yaz sezonun da eksikleri giderdikten sonra hem Türkiye’de hem Avrupa’da iddialı bir takım olacağız" ifadelerini kullandı.
Sakarya Adalet Bakanı Gürlek: "Türkiye yüzyılını adaletin yüzyılı olarak yapmak için durmadan çalışacağız" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "En temel felsefemiz, yargı hizmetlerini hızlandırmaktır. Milletimizin adalete layık olan ihtiyacını gidermek ve Türkiye yüzyılını adaletin yüzyılı yapmak için durmadan çalışacağız" dedi. Bakan Gürlek, Sakarya’da protokol üyeleri ile valilik binası yakınlarındaki Şeyh Edebali Camii’nde cuma namazı kıldı. Ardından Valiliği ziyaret eden Bakan Gürlek, burada gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, "AK Parti hükümetinin de temel felsefesi yargı hizmetlerini hızlandırmak, bu çerçevede vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermektir. 2002 yılından önce Türkiye genelinde adalet hizmet binalarımızın toplam kapalı alan kapasitesi 596 bin metrekareyken 2026 yılı Mart ayıyla birlikte şu an 6 milyon 76 bin metrekare adliyelerimizde kapalı alan binası bulmaktadır. Bu süreçte özellikle AK Parti hükümetlerinin adliye binalarına, adalet hizmetine verdiği önemi bu rakam net bir şekilde göstermektedir. Özellikle 2026 yılı yatırım planımızda da toplam 65 tane yeni adliye binasının yapılması yatırım planı kapsamına alınmıştır. Yeni binalarımızı daha erişilebilir, daha insan odaklı, daha teknolojik olarak tasarlıyoruz. Burada hem vatandaşlarımızın hem avukatlarımızın hem de özellikle çocuklarımızın, mağdur kadınlarımızın sosyal alanlarının oluşturması için yeni imkanlar sağlıyoruz. Yani burası aynı zamanda bir adliye değil, bir hizmet alanı, bir sosyal yaşam alanı olarak tasarlıyoruz. Bu konuda gerekli olan hassasiyetleri de güdüyoruz. Güçlü adalet sistemi yalnızca hakim ve savcıyla değil, aynı şekilde altyapısının güçlü olmasıyla ayakta durur" dedi. "Hakim, savcının kalitesini ve fizikli şartları da artırıyoruz" Adliye binalarının yenilenmesi ve taşınması hakkında konuşan Bakan Gürlek, "Sakarya’da ülke genelinde olduğu gibi olumsuz fiziki şartlarda hizmet gösteren özellikle adliye binalarımızın yenilenmesi, yeni adalet saraylarına taşınması konusunda da büyük hamleler yaptık. Özellikle daha önce adliye binaları kiralıktı ya da fiziki şartları kötüydü. Bu konuda özellikle AK Parti hükümeti döneminde çok önemli adımlar atıldı. Sakarya yeni adliye binası da inşallah 102 bin 916 metrekare kapalı alana sahip olacak. İnşallah aralık ayından iki ay önce teslim edileceğini söyledi. Sakarya’mıza şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Bu adliye binası özellikle Sakarya’mızın ihtiyacını giderecek. Sürekli olarak iş yoğunluğu artıyor. Yeni mahkemeler kuruluyor. Hakim, savcı sayısı artıyor. Burada özellikle Büyükşehir Belediye Başkanımızın, valimizin talebi üzerine yeni bir idari bölge mahkemesi kurulması talebi var. Bu talebi de değerlendireceğiz. Adliye yapmakla kalmıyoruz, aynı zamanda hakim, savcının kalitesini ve fizikli şartları da artırıyoruz. Sakarya’da 2002 yılında il genelinde toplam 77 mahkeme bulunmaktayken, 2026 yılında toplam 164 mahkeme bulunmakta" diye konuştu. "Durmadan çalışacağız" Atılan adımların güçlü bir Türkiye vizyonu için olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Bugün Türkiye genelinde ve Sakarya’da attığımız her adım, yürüttüğümüz her yatırım güçlü bir Türkiye vizyonu için sahada yapmış olduğumuz çalışmalardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye yüzyılı için güçlü ekonomi, güçlü diplomasi ve güçlü savunmanın yanı sıra elbette olmazsa olmazı güven veren güçlü bir adalet mekanizmasıdır. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak güçlü Türkiye yüzyılı için özellikle adaletin yüzyılı için bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. Bu konuda güven veren adalet, sağlam, vatandaşın kolay erişebileceği adalet için gerekli yasal düzenlemeler varsa da bunları kısa sürede yerine getireceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye yüzyılı büyük vizyonu doğrultusunda adaleti güçlendirmeye, yargı hizmetlerini hızlandırmaya, özellikle vatandaşımızın uğramış oldukları mağduriyetleri kısa sürede sonuçlandırmaya kararlıyız" şekline konuştu. Bakan Gürlek daha sonra hakim ve savcılar ile toplantıya geçti.