GÜNDEM - 15 Ocak 2026 Perşembe 11:52

Evinin kapısını açtığı 20 yıllık arkadaşı evden elektrikli bisikleti alıp anneannesini bırakarak ortadan kayboldu

A
A
A

Antalya'da yaşayan Tarık Bakır, anneannesi ile birlikte sokakta kalan 20 yıllık arkadaşına evinin kapısını açtı. İyilik yapmak istediği arkadaşı ise 87 yaşındaki anneannesini Bakır'ın evinde bırakarak, işlerini halletsin diye kendisine verilen elektrikli bisiklet ve evde bulunan bazı elektronik eşyalarla birlikte ortadan kayboldu.

Antalya'nın Kepez ilçesinde Erenköy Mahallesi'nde yaşayan Tarık Bakır (36), yaklaşık 20 yıldır tanıdığı arkadaşı Ümit B. ile 87 yaşındaki Alzheimer hastası anneannesinin sokakta kaldığını öğrenmesi üzerine arkadaşı ve yaşlı kadına evini açarak alt katta bulunan daireye yerleştirdi. Yaklaşık 20 gün boyunca burada kalan Ümit B., Bakır'a anneannesi ile ilgili şehir merkezinde halletmesi gereken işleri olduğunu söyleyerek elektrikli bisikletini istedi. Yaşlı kadının mağduriyet yaşamaması için yardımcı olmak isteyen Bakır, kendisine ait elektrikli bisikleti Ümit B.'ye teslim etti. Anneannesini Tarık Bakır'ın evinde bırakan Ümit B., bisikleti yanı sıra evde bulunan bazı elektronik eşyaları da alarak ortadan kayboldu.

Anneannesini bırakarak ortadan kayboldu

Gırtlak kanseri olduğunu ve yüzde 87 engelli raporu bulunduğunu belirten Tarık Bakır, yaklaşık bir haftadır arkadaşına ulaşamadığını geride bıraktığı Alzheimer hastası yaşlı kadının bakımını üstlendiğini ancak bakmakta zorlandığını söyledi. Karakola giderek arkadaşı Ümit B. hakkında şikâyette bulunan Bakır, terk edilerek mağdur edilen yaşlı kadının durumu için gerekli kişilerin ve yetkililerin yardımını beklediğini belirterek, "Ümit 20 senedir tanıdığım bir insan, anneannesi ile birlikte sokakta kaldıklarını söyledi. Ben de yardımcı olmak için evimi açtım. Sokaktaki mağduriyetleri ortada kalksın arkadaşımda anneannesini mağdur etmesin diye elektrikli bisikletimin anahtarını verdim. İşlerinin güçlerinin olduğunu söyledi, bir an önce halletsin, teyzenin yanına gelsin diye. Arkadaş evdeki elektronik eşyaları da elektrikli bisikleti alıp kayıplara karıştı" dedi.

"Ne yapacağımızı şaşırdık"

Anneannesini de bırakarak ortadan kaybolan ve kendisine ulaşılamayan Ümit B. hakkında karakola giderek şikayetçi olduğunu söyleyen Bakır, "Döner diye birkaç gün bekledim. Ama teyzemizin Alzheimer hastalığı var, mağdur bir vaziyette. Ailesinden de kimse sahip çıkmıyor biz de ne yapacağımızı şaşırdık. Elimizden gelen her şeyi yapmaya gayret ediyoruz, ama yetkililerinden ya da ailesinden bu haberi duyan birileri teyzemize sahip çıksın. Bizim bakabileceğimiz sınırlı, çünkü ben de yüzde 87 engelliyim, gırtlak kanseriyim. Benimde kendi mağduriyetlerim var ben elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım, ama yapabileceğim şeyler kısıtlı. Teyzenin gerçekten güzel bir bakıma ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.

"Düzenli bakıma ihtiyacı var"

Arkadaşının bir hafta önce gitmesinin ardından yaşlı kadının ihtiyaçları ile kendisinin ve annesinin ilgilendiğini söyleyen Bakır, "Torunu bırakıp gittiğinden bu yana 6-7 gündür biz bakmak durumundayız. Sabah akşam biz yemeğini getiriyoruz, ama ne kadar bakabiliriz. Sonuçta bu kadın Alzheimer hastası ve evde tek başına kalmak durumunda kalıyor. Evde elektrikli soba var kendini yakacak, başına bir iş gelecek diye korkuyoruz. Bu kadının düzenli olarak kullandığı ilaçları var mı, yok mu bilmiyoruz. Ciddi bir bakım ihtiyacı var, bu da bizim elimizden gelmiyor şu an" şeklinde konuştu.
Öte yandan, Tarık Bakır'ın elektrikli bisikletinin polis ekipleri tarafından bulunarak teslim edilirken, anneannesini arkadaşının evinde bırakarak kayıplara karışan Ümit B.'yi arama çalışmalarının ise devam ettiği öğrenildi.

Ramazan Bozca - Fatma Nisa Yorluk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ Kapalı Çarşı’da 85 kiloluk orkinos tezgaha indi Elazığ Kapalı Çarşı esnafı Ebubekir Buluş, Akdeniz kıyılarından getirilen dev orkinosu tezgaha taşıdı. Elazığ Kapalı Çarşı’da yer alan balıkçı dükkanında, Akdeniz bölgesinden getirilen 85 kilogramlık orkinos satışa çıkarıldı. Deniz balıklarında bu sezon yaşanan verimlilik sayesinde tezgahlara giren dev balık, bölge halkının alışık olduğu tatlı su balıklarının aksine boyutuyla dikkat çekti. 1 metre 40 santim uzunluğunda olan orkinosun kilosunu 650 liradan satışa sunduklarını ifade eden Ebubekir Buluş, halk arasında "ton balığı" olarak bilinen bu balığın özellikle çocuk gelişimi için tercih edildiğini belirtti. "Vatandaşlarımız genelde bunu ton balığı olarak tanır" Deniz balıklarında bu sene verimin arttığına dikkat çeken Ebubekir Buluş, "Elazığ merkez Kapalı Çarşı’da üçüncü nesil olarak balıkçılıkla uğraşıyoruz. Dükkanımız 1961 yılında Elazığ merkezde kuruldu ve Elazığ’ın en eski balıkçısıyız. Bu yaz balık sezonu ağırlıklı olarak deniz balıklarından geçiyor. Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara bölgelerinden her bölgenin kendine özgü balıkları ve çeşitleri var. Bugün de Elazığ’a pek gelmeyen, Akdeniz kıyılarında çıkan orkinos balığı geldi. Orkinos Elazığ’da çok fazla bilinmez, vatandaşlarımız genelde bunu ton balığı olarak tanır. Omega-3 bakımından çok zengin olan bu balık, özellikle çocukların kemik ve boy gelişimi için oldukça sağlıklı ve faydalıdır" dedi. "Denizden bu kadar büyük balıklar gelince vatandaşların ilgisini çekiyor" Orkinos hakkında bilgi veren Buluş, "Yaklaşık 1 metre 40 santim boyunda ve 85 kilo ağırlığında olan bu balığı kilogram olarak bölüp çocuklara özel köfte şeklinde satmayı düşünüyoruz. Köftesi gerçekten çok lezzetli oluyor. Aynı zamanda bonfile et olarak, kılçıksız ve kemiksiz şekilde vatandaşlara sunacağız. Et olarak hazırlanmış net kilogram fiyatı yaklaşık 650 lira civarında. Bölgemizde genelde tatlı su balıkları ön planda, aynalı sazan, turna ve şabut gibi balıklar çıkıyor ve insanlar bunlara daha alışık. Denizden bu kadar büyük balıklar gelince vatandaşların ilgisini çekiyor" diye konuştu.
Sivas Sesi kentin her köşesinde yankılanıyor, 87 yıldır mesaisine devam ediyor Sivas’ta 1939 yılında kurulan TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü’nün saat kulesi ve kuleden yayılan boru sesi, aradan geçen 87 yıla rağmen hem çalışanların mesai saatini belirliyor hem de kentin simgeleri arasında yer alıyor. Sivas’ta 1939 yılında ulusal ve uluslararası demiryolu sektöründe kullanılan farklı tip ve özellikteki yük vagonlarının bakım, onarım ve imalatı ile raylı sistem araçlarına ait yedek parçaların üretimi amacıyla kurulan TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü, ülke ekonomisine sunduğu katkının yanı sıra tarihi saat kulesiyle de dikkat çekiyor. İlk olarak su deposu olarak inşa edilen ve 44 metre uzunluğunda olan kule, zamanla bu işlevini yitirerek saat kulesine dönüştürüldü. Yaklaşık 87 yıl önce çalışanların mesai saatlerini takip edebilmesi amacıyla tasarlanan kuleye, ilerleyen yıllarda boru sesi sistemi de eklendi. Günümüzde hâlâ aktif olarak kullanılan saat kulesi sayesinde saati görebilen çalışanlar mesainin başlangıcını, mola saatlerini ve mesai bitimini saatten takip ediyor. Saati göremeyen çalışanlar ise kuleden yayılan boru sesiyle zamanın geldiğini anlıyor. Sivas’ın kent simgeleri arasında yer alan tarihi saat kulesi ve boru sesi, yalnızca TÜRASAŞ çalışanları tarafından değil, kentte yaşayan herkes tarafından biliniyor ve kentin hafızasında önemli bir yer tutuyor.
Eskişehir Polis ve savcı yalanına inanıp 5 milyon lirasını kaptırdı Eskişehir’de polis ve savcı yalanıyla yaşlı adamın yaklaşık 5 milyon 200 bin TL değerinde ziynet eşyası ve parasını dolandıran 3 şüpheli, İstanbul’a kaçmaya çalışırken Kocaeli’de yakalandı. Altın ve ziynet eşyaları kendisine teslim edilen adam, "5 milyon 200 bin TL’lik altın ve paramı ellerimle dolandırıcılara teslim ettim" dedi. Olay, Odunpazarı ilçesi 71 Evler Mahallesi’nde 9 Şubat’ta meydana geldi. Cep telefonundan kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şahıslar, 69 yaşındaki Kazım Kınık’a; hakkında soruşturma yapıldığının ve elindeki birikiminin savcılık tarafından değerlendirmek üzere alınacağını bildirdi. Parayı vermeyi kabul eden Kazım Kınık’ın yaklaşık 5 milyon 200 bin TL değerinde 57 adet Cumhuriyet altını, 12 adet 30 gram bilezik ve 3 bin euro’yu adresinden şüphelilerce teslim alındı. Şüphelilerin adrese gelişi güvenlik kamerasına anbean yansıdı. İhbar üzerine çalışma yapan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olayı gerçekleştirdiği belirlenen S.B., H.E. ve A.B.’yi İstanbul’a kaçmaya çalışırken Kocaeli’de yakalandı. Ekiplerce ele geçirilen yaklaşık 5 milyon 200 bin TL değerinde ziynet eşyası ve para Kazım Kınık’a teslim edildi. "’Gizli polisiz, çocuğuna söyleme, kimseye duyurma’ dediler" Yaşananları anlatan Kazım Kınık, "Dolandırıcılar telefonla aradılar; benim kimlik numaramı, bütün geçmiş ailemin hepsinin isimlerini, çocuğumu, kız kardeşlerimi, annemi, babamı, ölenimi, sağ olanımı, bütün hanımın tarafının kardeşlerini, annesini, babasını tümünün isimlerini söylediler. "Şu bankalarda senin alakan var mı" dediler. "Yok" dedim. Ben de ziynet olduğunu, para olduğunu söyleyip, "Seni biz emniyetini alabilmemiz için. Diyarbakır’da yakalanmışsın suçüstü, savcılık sana kâğıt getirdi, seni temize çıkarabilmemiz için. Ben, Komiser Volkan" dedi sanırım. Sonra, "Ben seni 155’ten arıyorum" dedi. "Ben senin polis olduğunu nerden bileyim" dedim. "İşte savcı ile irtibatlı" dedi, "Savcı seni tutuklayacak ama temiz olduğunu ispat etmek istiyor" dedi. "Senin ziynetin varmış. Bunları takip ediyorlar" dedi. "Senin dibindeki komşun, ev komşun. Köyden seni şikâyette bulunmuş" dedi. Hanımın fotoğrafını kimliğinin üzerine bir kadın yapıştırmışlar, onu attılar. Benim kimliğimin üzerine bir adam yapıştırmışlar, onu attılar. "Sen bunları tanıyor musun? Bunlar suçüstü yakalandı Diyarbakır’da" dediler. "Gizli polisiz, çocuğuna söyleme, kimseye duyurma" dediler. Hem benim hem eşimin telefonunu meşgul ettiler. İkimizi de bir yerlere haber vermesin diye" dedi. 1 saat içinde dolandırıcılar tespit edildi Kazım Kınık, "Elime güzelce saydım, kapıya geldiler, dolandırıcılara teslim ettim. Ondan sonra bana, "Şimdi senin savcılık teslim alıp sana ait olduğunu tespit edecek, 20 dakika sonra sana teslim edecekler" dedi. Sonra dedim, "Soyguncusunuz, ben polisim, sizi polise şikâyet edeceğim" dedim. Dolandırıcı, "Ben zaten polisim" dedi. "Sen polis falan değilsin, sen soyguncusun da benim kafam durdu" dedim. Ondan sonra toplam 1 saat içerisinde polis geldi. Komşunun kamerasından görüntü aldılar. Sonra dolandırıcılar yakalandı. Yakalandığına dair 1 saat içerisinde bize haber geldi. Eskişehir İl Müdürlüğümüze, Asayiş Şube Müdürlüğümüze, Dolandırıcılık Büro Amirliğimize teşekkür ederim. Çok hızlı bir şekilde müdahale edildi. Altınlarım eksiksiz bir şekilde teslim edildi. Teşekkür ederim. Allah razı olsun devletimizden, askerimizden, polisimizden. Çok memnunum. Allah razı olsun, teşekkür ederim" diye konuştu.
Erzincan Kemah’taki Ardos Gölü dondu: Bin 660 rakımlı buz gölü drone ile görüntülendi Erzincan Kemah’taki Ardos Gölü, kış mevsiminde tamamen buzla kaplandı. Drone ile görüntülenen bin 660 rakımlı gölün eşsiz manzarası, doğaseverleri kendine hayran bırakıyor. Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Beşikli köyünde yer alan Ardos Gölü, etkili olan soğuk hava nedeniyle dondu. Deniz seviyesinden bin 660 metre yükseklikte bulunan göl, drone ile havadan görüntülendi. Cam gibi donan göl yüzeyi ve çevresini saran doğal doku, bölgeyi adeta bir kış tablosuna dönüştürdü. Havadan kaydedilen görüntüler, Ardos Gölü’nün doğayla iç içe olan eşsiz konumunu gözler önüne serdi. Bu benzersiz manzarayı kaçırmak istemeyen doğaseverler ve fotoğraf meraklıları, zorlu kış şartlarına rağmen bölgeye gelerek, gölün sunduğu huzur dolu atmosferi yerinde deneyimliyor. Ziyaretçiler, Ardos Gölü’nün özellikle kış aylarında farklı ve etkileyici bir güzelliğe büründüğünü dile getirdi. Doğaseverlerden Kemal Arduç, araçlarının belli bir noktaya kadar gelebildiğini, o nedenle göle yürüyerek gelmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Biz doğaseverler olarak sadece yazın değil, kışın da tadını çıkarmaya çalışıyoruz. Erzincan’da ağır kış mevsimi yavaş yavaş kendini bahara doğru atıyor. Karlar erimeye başladı. Şu anda Ardos Gölü’ndeyiz. Karlar eriyince gölün üzerindeki buz da meydana çıktı. Bütün göllerimiz şu an buz tutmuş halde. Geldik, gördük, burada pikniğimizi yaptık. Bundan sonra bahar mevsimini bekleyeceğiz. Baharda buranın ayrı bir güzelliği var. yeri var buranın. Bu göl normal bir göl değil, doğal bir göl. Akarı da yok buranın. Herkesi bu gölü görmeye bekliyoruz. Ayrıca bu göle veya bunun gibi birçok göle ulaşmak da kolay olmuyor, yürüyerek geldik. Aracımız bir noktaya kadar çıktı, yollar kapalı. Bayağı bir yürüdük, malzemelerimizle birlikte yürüdük ama değdi" dedi. Ardos Gölü’nün doğal ve tarihi değerleriyle öne çıktığını vurgulayan Beşikli köyü Muhtarı Süleyman Ayan ise, "Ardos Gölümüz, Erzincan Kemah ilçesine bağlı Beşik köyünde bulunmaktadır. Bin 660 rakımda bulunuyor. Gölümüzün 25 metre derinliği ve yaklaşık 850 metre çevre ölçümü var. Tarihi mezarlıklarımız var, çok eski en az 500 yıllık tarihi mezarlıklarımız var. Doğal güzelliğe gelen misafirlerimiz burada çok mutlu oluyorlar. İnşallah burayı daha güzel bir mesire alanına çevirmek istiyoruz. Sayın valimizin desteğiyle, onun talimatıyla burayı güzel bir mesire alanına da dönüştürmek istiyoruz. Gelen misafirlerimiz burada keyifle otursun, vakit geçirsin" şeklinde konuştu. Dört mevsim ayrı bir güzellik sunan Ardos Gölü, kışın buzla kaplanan yüzeyiyle Erzincan’ın keşfedilmeyi bekleyen doğal değerleri arasında öne çıkıyor.