GÜNDEM - 12 Şubat 2025 Çarşamba 14:07

Evlenmek için biriktirdiği 200 bin lirayı TSK’ya bağışladı

A
A
A

Antalya’nın Serik ilçesinde asgari ücretle çalışan Arif Yağcı, evlenmek için 10 yıldır biriktirdiği 200 bin lirayı Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na bağışladı. Yağcı, "Önce evlenmek istedim nasibim çıkmadı. Hayırlısı ile bir kısmet bulamazsam bu birikimimi TSK’ya bağışlayacağım diyordum. Bundan sonra param biriktiği zaman yardım etmeye devam edeceğim" dedi.

Serik ilçesi Burmahancı Mahallesi’nde babası ile birlikte yaşayan ve bir akaryakıt istasyonunun market bölümünde asgari ücretle çalışan Arif Yağcı, evlenme hayali kurduğu hayatta nasibi çıkmayınca biriktirdiği 200 bin lirayı Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na bağışladı. Yapılan bağış sonrası plaket ve övünç madalyası ile ödüllendirilen Yağcı, kendisinin vatansever biri olduğunu ve yardım etmeye devam edeceğini söyledi.

"Bendeki vatan sevgisi çocukluğumdan bu yana var"

Yaptığı yardımdan dolayı çevresinden olumlu tepkiler aldığını belirten Arif Yağcı, "Bendeki vatan sevgisi çocukluğumdan bu yana var. Askerliği severim. Şu an benim ülkem zor durumda, savaşın içindeyiz kim ne derse desin. Yardım etmem gerektiğini hissettiğim için yaptım. Şu an dış güçlerin ajanları ülkemizde cirit atıyor. Benim ülkemin bir sürü mühendisi şehit oldu, onların ruhları şad olsun. Ülkemin buna ihtiyacı var, onun için yardım ettim. Kesinlikle başka bir amacım yok. Ben asgari ücretle çalışan birisiyim. Biriktirdiğim 200 bin lira parayı orduma Allah kabul etsin yardım ettim. Ben bu yaptığım yardımdan dolayı birçok arkadaşımdan olumlu tepkiler aldım. Dışarıdan bazı kişiler de olumlu cevaplar verdi. Olumsuz cevap verenlere kulak asmıyorum. Buna siyasi düşünceleri alet etmenin bir anlamı yok. Ordu hepimizin ordusu. Bu işin sağcısı solcusu yok. Onlara da gülüp geçiyorum. Demek ki bir savaş olsa ilk bu insanlar bu ülkeyi terk edecekler, ben onu anlıyorum" diye konuştu.

Evlenmek için biriktirdiği 200 bin lirayı TSK’ya bağışladı

"Beni mutlu ettiler"

Yaptığı bağış sonrası derneğin yaptığı ziyaretten çok onur duyduğunu anlatan Yağcı, "Ben babamla birlikte yaşıyorum. Başka kimsem yok. Ailem de gayet mutlu oldu. Benim yardımlarım devam edecek. Hatta bu ay başka insanlara da 30 bin lira yardımım oldu. Elimden geldiği sürece herkese yardımcı olmaya çalışacağım. Allah yeter ki yolumuzu açık etsin. Bize versin ki biz de olmayan insanlara yardımcı olalım. Türk Silahlı Kuvvetleri yaptığım bu yardım için övünç madalyası ve teşekkür mektubu verdi. İzmir’den gelen bir albayım, bizzat getirerek teslim etti. Unutulmamak, gelip ziyarette bulunmaları ayrı bir onur kaynağı. Benim için sürpriz oldu. Beni mutlu ettiler. İnsan başka ne hissedebilir ki. Allah devletimize zeval vermesin, ordumuz her zaman için güçlü olsun. Önemli olan bu topraklarda mutlu, huzurlu bir şekilde yaşamak. Başka gidecek vatanımız yok bizim. Atalarımızın bizlere miras bıraktığı gibi bizler de çocuklarımıza kıyamete kadar miras bırakacağız" ifadesini kullandı.

Evlenmek için biriktirdiği 200 bin lirayı TSK’ya bağışladı

"Evlenmek istedim, nasibim çıkmadı"

Birikimiyle istese aracını değiştirebileceğini ama içindeki vatan sevgisinin daha değerli olduğunu söyleyen Arif Yağcı, "Şu an kullandığım arabam 2003 model. Ben bu arabayı değiştirmek isteseydim değiştirirdim. Fakat benim her türlü işimi görüyor. Vatan sevgisi daha fazla olduğu için araba değiştirmeye gerek yok. Benim işimi görenle yetinmesini bileceğiz. Azı bilmeyen çoğa kanaat edemez. Evin olmuş, araban olmuş boş. Boyunduruk altında yaşamak iyi bir şey mi. Kesinlikle değil. Parayı biriktirmeye başlayalı uzun zaman oldu. Yaklaşık 10 sene kadar. Önce evlenmek istedim, nasibim çıkmadı. Ben sürekli söylediğim bir şey vardı. Hayırlısı ile bir kısmet bulamazsam bu birikimimi TSK’ya bağışlayacağım diyordum. Bundan sonra da olduğu zaman, biriktiği zaman yardım edeceğim yerler bellidir. Ettiğim yardımları kesinlikle kimse bilmez. Allah sağlık, sıhhat ve huzur versin yine yardıma devam" şeklinde konuştu.

Mehmet Demirci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.