SAĞLIK - 29 Mart 2026 Pazar 09:30

Horlama deyip geçmeyin: Uyku apnesi hayatı ve güvenliği tehdit ediyor

A
A
A
Horlama deyip geçmeyin: Uyku apnesi hayatı ve güvenliği tehdit ediyor

Uyku apnesinin yalnızca horlama ve sabah yorgunluğu ile sınırlı bir sorun olmadığını belirten ASYOD Uyku Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karadağ, hastalığın fiziksel ve zihinsel sağlığı derinden etkilediğini, sürücü hataları kaynaklı kazaların yüzde 70’inden fazlasında uyku apnesinin rol oynadığını söyledi. Karadağ, tedavi sonrası hastaların kendilerini belirgin şekilde daha iyi hissettiğini vurgulayarak, "Tedavi olan hastalarımız o kadar mutlu oluyorlar ki on yaş gençleştiklerini söylüyorlar" dedi.


Uyku apnesi, üst solunum yolunu içeren hava yollarının tıkanması nedeniyle horlamanın yaşandığı, uyku sırasında solunumun tekrar tekrar kesilip yeniden başladığı ciddi bir solunum bozukluğu olarak dikkat çekiyor. Toplumda sık görülmesine rağmen çoğu zaman fark edilmeyen uyku apnesiyle ilgili Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) tarafından düzenlenen 11. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi kapsamında Antalya’da bulunan ASYOD Uyku Bilim Kurulu Üyesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, sağlıklı uykunun bir tercih değil, doğal bir insan hakkı olduğunu söyledi.


Uyku apnesinin yalnızca gece horlamasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Karadağ, hastalığın bireyin günlük yaşamından kalp sağlığına, iş performansından trafik güvenliğine kadar pek çok alanı doğrudan etkilediğini ifade etti.



"İyi uyumak bir insanlık hakkıdır"


Prof. Dr. Mehmet Karadağ, uykunun insan vücudu için bir restorasyon dönemi olduğunu belirterek, "Tüm dünyada bilim insanları bir şeyi vurgulamak istiyorlar, iyi uyuyanlar daha iyi yaşıyorlar. İyi uyumak bir insanlık hakkıdır, tercih değildir. Doğal bir haktır ve tüm insanların iyi uyuması gerekir. Çünkü hayatımızın üçte biri uykuda geçmektedir. Uyku bizim aslında bir restorasyon dönemimizdir. Gün boyu yorulan vücudun sağlıklı bir uyku ile yeni bir güne hazırlanması gerekir. Uyku sırasında da insanların sadece bir gün önceki yorgunlukları değil, beyni, kalbi, böbrekleri, tüm vücudu yeni bir güne hazırlanmak için bir restorasyon işlemi olur. Bu restorasyon işleminin de enerji kaynağı solunum sistemidir, akciğerlerdir. Bizim her aldığımız nefes kanımızı temizler ve saatte yaklaşık bin defa nefes alır veririz" dedi.



Yeterli nefes alamayan vücut alarma geçiyor


Yatak pozisyonuna geçildiğinde rahat nefes alamamanın tüm vücut sistemlerini etkilediğini belirten Karadağ, uyku sırasında yeterli enerjinin sağlanamamasının ertesi gün yorgunluk, performans düşüklüğü ve dikkat dağınıklığına neden olduğunu söyledi. Karadağ, "İnsanlar yatar pozisyonuna geçtikleri zaman uyku sırasında rahat nefes alamıyorlar ise yeterli enerjiyi sağlayamazlarsa o zaman tüm vücudu bundan etkilenir. Sağlığı etkilenir. Ertesi sabah yorgun uyanır. Kişinin performansı düşer, konsantrasyonu düşer ve bu uzun yıllar devam ettiği zaman da işte ortaya uyku apnesi hastalığı gibi gece uykuda nefes durmaları ortaya çıkmaya başlar ve her nefes durmasında da insan vücudu boğulur gibi bir reaksiyon vermek ister. Kalp çarpıntısı artar, telaşlanır ve vücut sürekli alarma geçtiği için sabah kalktığı zaman dinlenmiş olarak değil de yorgun olarak uyanmaya başlar" diye konuştu.



Hipertansiyon, obezite ve diyabet riskine dikkat çekti


Uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, birçok kronik hastalığın gelişimini de etkilediğini dile getiren Karadağ, özellikle genetik yatkınlığı bulunan kişilerde hipertansiyon riskinin arttığını kaydetti. Karadağ, "Bu tüm hayatını etkiler ve kişinin eğer genetik olarak yatkınlığı varsa hipertansiyon hemen çıkar. Hipertansiyon hastalarının üçte birinde uyku apnesi vardır. Bu çok önemli bir sorun. Onun dışında obezite ortaya çıkar. Bugün dünyadaki en önemli sağlık sorunlarından birisi de obezitedir. Obezite, hipertansiyon, diyabet, şeker hastalığı gibi kronik hastalıkların tümünün temelinde kişinin sağlıklı uyuyamaması da yatmaktadır. Sağlıklı uyku bir insan hakkıdır. Ve son yıllarda insanlar düzenli uykudan yavaş yavaş uzaklaşmaya başlamıştır. Bunlar konusunda Dünya Uyku Derneği her yıl belirli uyarılar yapmaktadır. Her yıl 21 Mart, Ekinoks dediğimiz geceyle gündüzün eşit olduğu tarihten bir hafta önceki cuma günü Dünya Uyku Günü olarak tüm dünyada belirli sloganlarla, uyarılarla tüm dünyayı bir şekilde alarma geçirmeye çalışıyoruz. Bu yılın sloganı ’İyi uyuyun, daha iyi yaşayın’ sloganıydı" ifadelerini kullandı.



Sürücü hatalı kazaların yüzde 70’inden fazlasında uyku apnesi var


Uyku apnesinin trafik ve iş kazaları açısından da ciddi risk oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Karadağ, gece boyunca rahat nefes alamayan kişilerin ertesi güne yorgun ve dikkat bozukluğu ile başladığını söyledi. Karadağ, özellikle sürücüler açısından bu tablonun hayati sonuçlar doğurabileceğine işaret etti. Karadağ, "Uyku apnesi olan kişilerin gece boyunca rahat nefes alamadıkları için konsantrasyonları bozulur ve ertesi güne yorgun kalktıkları için bu trafik kazalarının, iş kazalarının ve normal sağlıklı yaşamdaki insan ilişkilerinin, sosyal ilişkilerinin tümünü doğrudan etkiler. Son yıllarda Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi bizim ülkemizde de sürücü adayların tümünde uyku apnesi sorgulanmaktadır. Uyku apnesi olan kişilerin tedavi olmadan araç sürmemeleri gerekir. Çünkü trafik kazalarının hemen hemen büyük çoğunluğunda yani sürücü hataları olan kazaların yüzde 70’den fazlasında uyku apnesi yatmaktadır. O yüzden yasaların uygulanması gerekiyor. Uyku apnesi olan kişilerin mutlaka tanı konulup tedavisinin yapılması gerekiyor. Ne yazık ki şu anda ülkemizde de dünyada da uyku apnesi olduğu halde tanısı konmayan ya da tedavisi yapılmayan çok sayıda insan var. Bunlar tüm toplum sağlığını, halk sağlığını etkilemektedir" şeklinde konuştu.



Kesin tanı için uyku laboratuvarı, tarama için ev tipi test


Uyku apnesinin kesin tanısında uyku laboratuvarlarının önemli rol oynadığını ifade eden Karadağ, hastaların bir gece boyunca ayrıntılı şekilde izlenerek değerlendirildiğini belirtti. Son yıllarda evde yapılan uyku testlerinin de yaygınlaştığını aktaran Karadağ, tarama amaçlı bu testlerin önemli kolaylık sağladığını söyledi. Karadağ, "Uyku laboratuvarında yatırdığımız hastalara gece sabaha kadar tüm fonksiyonlarını monitörize ediyoruz, kişi uyanık mıdır, uykuda mıdır, derin uykuda mıdır, uykunun evreleri var, REM uykusu, rüya gördüğü dönemde midir, sırt üstü mü yatıyor, yan mı yatıyor, horluyor mu, nefesi duruyor mu, vücutta dolaşan kanın oksijen seviyesi saniye saniye ölçülür, kalp atımları düzenli olarak ölçülür. Aslında tüm insanların uyku testi yaptırmasında hiçbir sakınca yoktur. Artık evlerde de uyku testi yapmaya başladık. Evde uyku testi son yılların en popüler konulardan bir tanesi. Bir kişi uyku laboratuvarında yatmadan da evinde uyku apnesi, tarama testi yapabilmektedir" dedi.



"Tedavi olan hastalarımız 10 yaş gençleştiklerini söylüyorlar"


Sağlıklı uykunun temel kuralları konusunda da önerilerde bulunan Prof. Dr. Mehmet Karadağ, düzenli uyku saatleri, ekran kullanımının azaltılması ve uygun oda şartlarının önemine dikkat çekti. Karadağ, tedavi edilen hastalarda hayat kalitesinin belirgin biçimde arttığını vurgulayarak, "İnsanlar sürekli aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmayı bir şekilde kendilerine prensip edinmelidir. Örneğin, ekranlar son yılların en önemli sorunlarından birisi. Biz yatak odalarından artık cep telefonlarının, televizyonların çıkartılmasını öneriyoruz. Yatmadan en az bir saat önce artık cep telefonlarımızdan kurtulmamız gerekiyor. Ve yatak odalarının ısısı, sesi ve ışığı çok önemlidir. Uyku hijyeni dediğimiz kurallarımız var bizim. Sessiz, rahat ve belirli bir ısıda olan odalarda insanların rahat bir şekilde uyuması ve yeni bir güne hazırlanmaları gerekiyor. Uyku sağlığının ne kadar önemli olduğunu her geçen gün daha iyi anlamaya başlıyoruz. Hem ülkemizde hem dünyada uyku tıpıyla ilgilenen hekimler bu konuyu artık çok iyi öğrendiler. Tedavi olan hastalarımız o kadar mutlu oluyorlar ki on yaş gençleştiklerini söylüyorlar. Yıllardır kilo veremeyen, birçok diyet yaptığı halde kilo veremeyen kişiler uyku apnesi tanısı konup tedavi olduktan sonra birdenbire kilo veriyorlar. Enerjileri artıyor, yaşam sevinçleri artıyor. Tüm hastalarımıza sağlıklı bir uyku diliyorum" ifadelerini kullandı.



Horlama deyip geçmeyin: Uyku apnesi hayatı ve güvenliği tehdit ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Gazeteci-yazar İbrahimoğlu öğrencilerle bir araya geldi Şırnak’ta öğrencilere yönelik düzenlenen kariyer günleri etkinlikleri kapsamında gazeteci yazar Mahmut İbrahimoğlu, öğrencilere söyleşi gerçekleştirdi. Silopi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde meslek tanıtım günü kapsamında gazeteci yazar Mahmut İbrahimoğlu öğrencilerle bir araya geldi. Okulun konferans salonunda düzenlenen programda İbrahimoğlu, gazetecilik mesleğine dair tecrübe ve deneyimlerini paylaştı. Uzun yıllar sahada görev yaptığını belirten İbrahimoğlu, özellikle Suriye ve Irak gibi bölgelerde edindiği gözlemler üzerinden mesleğin zorluklarını ve sorumluluğunu anlattı. Gazeteciliğin sadece haber yazmak olmadığını ifade eden İbrahimoğlu, "Gazetecilik, görmek, anlamak ve aktarmaktır. Doğru ve güvenilir bilgiyi topluma ulaştırmak bu mesleğin en önemli sorumluluğudur" dedi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümüyle devam etti. Gençlerin merak ettiği soruları yanıtlayan İbrahimoğlu, mesleğe ilgi duyan öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Okul Müdürü Hakkı Kaya ise farklı meslek gruplarından uzman isimleri öğrencilerle buluşturmaya devam ettiklerini belirterek, "Bu tür etkinlikler öğrencilerimiz için çok önemli. Bugün gazeteci Mahmut İbrahimoğlu’nu ağırladık. Samimi ve verimli bir söyleşi oldu" diye konuştu. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Kayseri AB tescilli Kayseri pastırması için özel kurs Kayseri Büyükşehir Belediyesi; bünyesinde hizmet vermekte olan Kayseri Mesleki Eğitim ve Kültür A.Ş. (KAYMEK) aracılığı ile ilgi gören, şehrin Avrupa Birliği’nden coğrafi tescilli ve kadim değeri pastırmanın doğrama ve sunum tekniklerine ilişkin kurs düzenleyecek. Bu özel ve ücretsiz kursun kayıtları başladı. Kadim kent Kayseri’nin en önemli gastronomi değerlerinden birisi olan ve yakın süreçte Türkiye’nin AB’den coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürünü olan Kayseri Pastırması’nı gerek Mutfak Sanatları Merkezi’nde gerekse her yıl düzenlenen Gastronomi Günleri’nde il dışındakilere tanıtmaya özen gösteren Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, bu önemli değere ilişkin Pastırma Doğrama ve Sunum Teknikleri kursu düzenliyor. Yoğun istek üzerine geçmişte olduğu gibi yeniden kurs düzenleyen büyükşehir, pazartesi ve çarşamba günleri akşam saatlerinde bu ilgi gören faaliyeti gerçekleştirecek. Kayıtları başlayan, Kayseri’nin kadim ve geleneksel lezzeti pastırmayı en doğru şekilde doğramayı ve şık sunumlarla servis etmeyi öğrenmek isteyen, ayrıca Kayseri mutfağına hâkim olmak ve profesyonel sunum becerileri kazanmak isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat niteliğinde olacak kursun içeriğinde ise ‘pastırma çeşitlerini tanıma, doğru dilimleme teknikleri, sunum ve tabak hazırlama ile hijyen ve saklama şartları’ yer alıyor. Kurs sonunda başarılı olan kursiyerlere ise sertifika da verilecek. KAYMEK Göznuru tesisinde yapılacak ücretsiz kurslarda kontenjan sınırlı olurken, kayıtlar ise online olarak gerçekleştirilecek. Kayıt olmak, detaylı bilgi almak ve diğer kursları incelemek isteyen vatandaşlar, kaymekonline.com adresini ziyaret edebilecek ve ayrıca 0 352 222 87 52 numaralı telefondan bilgiye ulaşabilecek.
Aydın Didim Belediyesi Yerel Eşitlik Eylem Planı Çalıştayı düzenlenecek Didim Belediyesi, daha eşit, kapsayıcı ve adil bir kent yaşamı hedefiyle Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP) çalışmalarını başlatıyor. Düzenlenen çalıştay, 31 Mart Çarşamba günü saat 10.00’da Didim DİHİZ Banket Salonu’nda gerçekleşecek. Didim Belediyesi, kadınların, erkeklerin, gençlerin, çocukların ve tüm dezavantajlı grupların eşit fırsatlara sahip olduğu bir yaşamı güçlendirmek amacıyla önemli bir adım atıyor. Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP) çalışmaları kapsamında düzenlenen çalıştayda, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, akademisyenler ve katkı sunmak isteyen tüm yurttaşlar bir araya gelerek Didim’in eşitlik odaklı yol haritasını birlikte oluşturmayı hedefliyor. "Güçlü ve sürdürülebilir bir toplumsal yaşamın temelinde eşitlik vardır" Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, "Eşitlik, güçlü ve sürdürülebilir bir toplumsal yaşamın temelidir. Kadınların, gençlerin ve tüm bireylerin eşit fırsatlara sahip olduğu bir kent inşa etmek için çalışmalarımızı ciddiyetle ve kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Yerel Eşitlik Eylem Planı ile Didim’de daha kapsayıcı ve adil bir yaşamı birlikte inşa edeceğiz. Tüm halkımızı bu önemli buluşmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Ortak katılım, güçlü kent Didim Belediyesi tarafından başlatılan Yerel Eşitlik Eylem Planı ile potansiyelini kullanabilen ve aynı zamanda kentin tüm bileşenlerinin söz sahibi olduğu katılımcı yönetim anlayışının önemli bir adımı daha atılmış olacak. Ortak akıl ve geniş katılımla şekillenmesini önemsenen çalıştayda ortaya çıkacak görüş ve öneriler doğrultusunda, Didim’de adil politikaların hayata geçirilmesi amaçlanıyor.
Aksaray Cep telefonu bomba gibi patlayıp alev aldı: O anlar kamerada Aksaray’da bir vatandaşın telefoncuya tamir için getirdiği cep telefonu adeta bomba gibi patladı. Patlamanın ardından telefon alev alev yanmaya başlarken o anlar anbean iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Uzmanlar ise bataryası ölmüş veya şişmiş telefonlara karşı vatandaşları uyararak, "Bataryası şiş telefon, saati belli olmayan bir bombadır" dedi. Olay, Taşpazar Mahallesi Piri Mehmet Paşa Çarşısı’nda bulunan bir telefoncuda yaşandı. Edinilen bilgiye göre, çarşı içerisindeki dükkanında telefonculuk yapan Atilla Turan’a (57) bir vatandaş batarya değişimi için telefon getirdi. Bataryasını tamir etmek için telefonu alan telefoncu Atilla Turan, bir süre incelediği telefonu tezgahın üzerine bıraktı. Bir başka telefondaki işlemin bitmesi için yanındaki genç çalışanı ile telefonla ilgilenen Turan, telefonun adeta bomba gibi patlamasıyla neye uğradığını şaşırdı. Tezgahta duran telefon bir anda patlayarak alev aldı. Turan, alev alev yanan telefonu tezgahtan aşağıya iterek ayaklarıyla söndürdü. Yaşanan tüm bu anlar anbean iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Yaşanan olayı anlatan Atilla Turan, "Bir vatandaş pil değişimi için akıllı telefonu getirdi. Biz de alıp tezgaha koyduk ve işleme başlayacağımız sırada bomba gibi patladı. Ne olduğunu biz de anlayamadık. Hemen telefonu tezgahtan aşağıya attım. Aşağıda yanmaya devam ediyordu. Ayaklarımla söndürdüm" dedi. Yaşanan bu tür olaylara yönelik vatandaşları da uyaran Turan, "Bir telefonun bataryası şişmiş ise, bunu hissediyorsanız, bu saati belli olmayan bir bomba gibidir. Bunun mutlaka tamirciye gitmesi gerekir. Bugün bütün insanların evinde, cebinde telefon var. Bataryaları şiştiği zaman kesinlikle evde tutulmasın. Mutlaka tamirciye veya bir bilirkişiye gösterip kesinlikle batarya değişimi yapsınlar. Çünkü bu evde patlasaydı Allah muhafaza yangına neden olurdu" diye konuştu.
Manisa Mart bitmeden Spil’e kar sürprizi Manisa’da hafta sonu etkili olan yağmur, gece saatlerinde Spil Dağı Milli Parkı’nda kara dönüştü. Karlık Tepesi’nden itibaren beyaza bürünen Spil’de kar kalınlığı yer yer 5 santimetreye ulaştı. Manisa’da mart ayının son günlerinde etkili olan yağışlar Spil Dağı Milli Parkı’nda kara dönüştü. Gece saatlerinde başlayan kar yağışıyla birlikte Spil Dağı beyaz örtüyle kaplandı. Manisa il genelinde hafta sonu etkili olan yağmur yağışı, Spil Dağı Milli Parkı’nda gece saat 22.00’den itibaren kar yağışına dönüştü. Özellikle Karlık Tepesi’nden itibaren dağın yüksek kesimleri beyaza büründü. Her yıl genellikle mart ayının sonu veya nisan ayının başlarında kar yağışı alan Spil Dağı Milli Parkı bu yıl da geleneği bozmadı. Mart ayının bitmesine iki gün kala yağan karla birlikte "Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır" atasözü adeta bir kez daha doğrulandı. Gece boyunca etkili olan kar yağışıyla birlikte Turgutalp Mahallesi üst kısmında bulunan Karlık Tepesi’nden itibaren Spil Dağı Milli Parkı’nda beyaz örtü oluştu. Günübirlik piknik alanları ile zirvede bulunan Turan Bayrak Tepe mevkii ve Orman Yangın Gözetleme Kulesi çevresinde kar kalınlığının yer yer 5 santimetreye ulaştığı görüldü. Spil Dağı Milli Parkı’ndaki bungalov evlerde konaklayan vatandaşlar da kar yağışını izleme fırsatı buldu. Evlerde konaklayan genç bir kız yaşadığı heyecanı, "Yıllardır buraya geliriz ama ilk kez kar yağışına şahit olduk. Çok güzel bir an yaşadık." sözleriyle dile getirdi. Genç kız kar yağışı sırasında bungalov evlerin arasında dolaşarak karın keyfini çıkardı.