EKONOMİ - 03 Haziran 2021 Perşembe 09:07

Kemal Şahin: “Turizme güven tam, yatırım yapmaya devam”

A
A
A
Kemal Şahin: “Turizme güven tam, yatırım yapmaya devam”

Turizm sektörü ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Şahinler Holding‘in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin, “Pandemide yavaş yavaş sona geliyoruz, turizmde zıplamaya koşmaya hazırız" dedi.

Turizm sektörü ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Şahinler Holding‘in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin, “Pandemide yavaş yavaş sona geliyoruz, turizmde zıplamaya koşmaya hazırız" dedi.


Bir yılı aşkın süredir pandemi tüm sektörleri olduğu gibi turizm sektörünü de sekteye uğrattı. Fakat artık aşı çalışmalarının hızlanması ve tedbirlerinin olumlu yönde sonuç vermesi dolayısıyla Türkiye turizm için kolları sıvadı. Bu anlamda Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin de değerlendirmelerde bulundu.


Antalya Belek’te özellikle Alman ve Rus turistlerin tercih ettiği 5 yıldızlı tesislerinde; Alman hükümetinin tavsiye etmeme kararına rağmen hatırı sayılır sayıda Alman misafir ağırladıklarını belirten Kemal Şahin, “Rusya’nın seyahat kısıtlamasını da sona erdirdiğinde Antalya’nın güneşine hayran Rusların Türkiye’ye akın edeceklerine eminim” dedi.


Şu an yüzde 60 dolulukla hizmet verdiklerini ve 1000’e yakın misafir ağırladıklarını söyleyen Şahin, “İnsanlar hem yurt dışında hem yurt içinde pandemi kısıtlamalarından bunalmış durumdalar. Vaka sayılarındaki düşüş ve aşılamalarla pandemi kontrolde tutulursa turizm patlama yapacaktır. Beklentimiz bu yöndedir. Özellikle Avrupalılar tatil için ayırdıkları paraları harcayamadı. Bu parayı harcamak istiyorlar. Biz normalde Rusya kapanmasaydı dolu olacaktık. Bizim pazarlarımız Almanya, Rusya, Ukrayna başta olmak üzere Avrupa ülkeleri virüsü azaltıp, tatil yapmak isteyenlerin önünü açarsa, uçaklar başlarsa gerçekten biz ülke olarak zıplamaya ve koşmaya hazır duruyoruz. Bir anda otellerimiz dolabilir. 6. ayın sonu itibariyle oteller dolmaya başlayabilir ve Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayına kadar sürerek hatta kış turizmi bile canlanabilir” dedi.


Tesisleri bünyesinde bulunan Tenis Akademisi dolayısıyla da kış döneminde de açık olduklarını ifade eden Şahin, “Dünyanın dört bir yanından gelen 6000’in üzerinde sporcuyu ve ailelerini güvenli bir şekilde ağırladık. Megasaray Tenis Akademi’miz, kurulduğu günden bugüne, içlerinde Davis Cup ve ATP Challenger gibi dünyaca ünlü turnuvaların da bulunduğu önemli turnuvalara ev sahipliği yaptı. Şu an dünyada bu kadar turnuva yapılan bir yer yok” diyerek şöyle devam etti:


“Biz Erciyes Bölgesi’nde de kış turizmine başladık. Orada da başarılıyız. Erciyes’te bir otel aldık. Ayrıca bir tane daha yapmaya başladık. Hatta tenis turnuvalarını orada da yapacağız. Oraya da kitleleri çekmeye başlayacağız. Tenis akademimiz gerçekten ülkemiz için ciddi bir marka oldu. Dolayısıyla Belek Antalya’da teniste çok tanınan bir bölge oldu. Ülkemizde hem yazın hem kışın uluslararası tenis turnuvaları yapılması çok büyük bir fark getirecektir.”


Son olarak turizm sektörü için yatırım yapmaya devam edeceklerini ifade eden Şahin, “Ülkemizin turizmine ve ekonomisine ciddi katkılar sağlamaya devam ediyoruz. Yaptığımız başarılı işlerden cesaretlenerek turizm yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Dediğim gibi Erciyes’te bir otel yapmaya başladık. Antalya civarında da bir otel almak için arayış içindeyiz ya da yeni inşa etmeyi düşünüyoruz. Bu belki bir spor oteli de olabilir. Turizme güveniyoruz ve yatırım yapmaya devam edeceğiz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye vicdan, emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin belediye başkanları ile iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Bahçeli, "Sözlerimin hemen başında şu hakikatin altını kalın şekilde çizmek isterim; içinden geçtiğimiz dönem sıradan bir zaman dilimi değildir. Zamanın akışı hızlanmış, coğrafyanın dili sertleşmiş, siyasetin yükü ağırlaşmıştır. Haritalar yerinde duruyor gibi görünse de haritaların arkasındaki kudret terazisi derin mahfiller tarafından yeniden kurulmaktadır. Devletler aynı sınırlarla tanımlanıyor ve anılıyor olsa da güvenlik kuşakları yer yer daralmakta, yer yer genişlemekte ve yer yer de kırılmaktadır" diye konuştu. Konuşmasında küresel ve bölgesel sorunlara ve devletlerarası rekabete dikkati çeken Bahçeli, "Gazze’de yaşanan insanlık dramı, Lübnan sahasında derinleşen kırılma, İran merkezli gün geçtikçe kontrolden çıkarak tırmanan savaş hali, Suriye ve Irak zeminindeki kırılganlık, Ukrayna-Rusya savaşının Avrupa güvenlik mimarisini sarsan etkisi, Afganistan’dan Pakistan’a uzanan istikrarsızlık hattı, Çin ile Hindistan sahasındaki makro ve mikro stratejik rekabet; bunların hiçbiri birbirinden kopuk ve tesadüfi hadiseler değildir. Aksine, Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş bir kuşakta güç dengelerinin yeniden tartıldığı, güvenlik kuşaklarının yeniden çizildiği ve küresel düzenin yeni bir geometri kazandığı büyük bir hesaplaşmanın farklı cepheleridir" şeklinde konuştu. "Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir" Devlet idaresinde meselenin yalnız doğruyu bilmek olmadığını doğruyu doğru zamanda söyleyebilmek olduğunu belirten Bahçeli, doğru tedbiri gecikmeden alabilmek, tehlikeyi kapıya varmadan sezebilmek ve fırsatı heba olmadan değerlendirebilmek olduğunu vurguladı. Bahçeli, "Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir; olup bitecek olanı önceden tartan, ihtimalleri hesaplayan ve istikameti buna göre tayin eden iradedir. Zamansız cesaret çoğu zaman hesapsızlığa dönüşür, gecikmiş tedbir ise kudret değil zaaf üretir. Buna karşılık erken kavranmış bir risk, devletlere hareket alanı açar, milletlere nefes aldırır ve krizleri yönetme kabiliyeti kazandırır. Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu çizgi de tam olarak budur: öfkeye kapılmayan, hamasetle savrulmayan, rehavete teslim olmayan; aklı, tecrübeyi ve milli menfaati merkeze alan soğukkanlı bir devlet çizgisi" diye konuştu. "Devlet zayıflarsa mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur" İsrail’in yeni güç dengesi kurma arayışında olduğunu kaydeden Bahçeli, "Lübnan’ın başına gelen her hadise Türkiye’ye şu gerçeği yeniden hatırlatmaktadır: Devlet zayıflarsa coğrafya konuşur, softalık konuşur, mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur. Devlet ayakta durursa millet nefes alır, sınırlar emniyet bulur, dış müdahale hevesi kırılır. Bugün ortaya çıkan tablo şunu göstermektedir: İsrail, Filistin sahasını fiilen tasfiye edilmiş bir alan gibi görmekte ve güvenlik stratejisini kuzeye doğru genişletme arayışını açık biçimde hızlandırmaktadır. Gerekçe Hizbullah olur, gerekçe İran olur, gerekçe güvenlik olur; fakat ortaya çıkan stratejik yönelim değişmemektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye, krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez" Türkiye’nin stratejik istikameti düzen kuran bir denge siyaseti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Türkiye’nin nasıl bir siyasal ve stratejik hat izlemesi gerektiği hayati önem taşımaktadır. Çünkü mesele yalnızca bölgesel bir kriz değildir; aynı zamanda Türkiye’nin jeopolitik konumunun, güvenlik mimarisinin ve stratejik aklının sınandığı tarihi bir eşiktir. Bizim çizgimiz açıktır. Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör haline gelemez; bilakis yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen, kutuplaşmayı yatıştıran ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorundadır. Türkiye’nin stratejik istikameti savrulma değildir; düzen kuran bir denge siyasetidir. Bu yaklaşım, Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını koruyan ve bölgesel istikrarın mimarları arasında yer almasını sağlayan devlet aklının tabii neticesidir" ifadelerini kullandı. "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" Türkiye’nin diplomatik ağırlığını tahkim etmesinin yolunun aktif ve kurucu davranmasından geçtiğini ifade eden Bahçeli, "Asıl mesele, bu gerilimin ardından kurulacak yeni bölgesel mimaride Türkiye’nin nerede duracağıdır. Türkiye edilgen kalırsa başkalarının kurduğu denklemin sonuçlarına maruz kalır. Türkiye aktif ve kurucu davranırsa, kendi güvenlik kuşağını, kendi jeoekonomik alanını, kendi diplomatik ağırlığını tahkim eder. Bizim anlayışımız nettir. Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" ifadelerini kullandı.
İstanbul Fatih Belediyesinden anlamlı etkinlik: Çocuklar ve aileler Ramazan ruhunu doyasıya yaşadı İstanbul Süleymaniye Camii’nde çocuk iftarı programı düzenlendi. Çocuklar, Ramazan’ın maneviyatını ve coşkusunu bir kez daha yaşadı, aileler ve çocuklar hem yemeğin hem de etkinliklerin keyfini çıkardı. Fatih Belediyesi ve Fatih Müftülüğü iş birliğiyle Ramazan’ın maneviyatını ve coşkusunu yaşatmak amacıyla aileler ve çocuklarının katıldığı bir iftar yemeği düzenlendi. Programa, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve İstanbul İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül katıldı. Program kapsamında miniklere yönelik çeşitli etkinlikler de gerçekleştirildi. Etkinliklerde doyasıya eğlenen çocuklar, el becerilerini geliştirmek amacıyla yapılan aktivitelere katıldı. Fatih Belediye Başkanı Turan, etkinlik alanında detaylı incelemelerde bulundu. "3 bine yakın çocuğumuzla bu sofrada buluşmuş olacağız" Belediye Başkanı Turan, etkinlikte yaptığı konuşmasında, Süleymaniye Camii’nin İstanbul’un önemli sembollerinden biri olduğuna değinerek, "Bugün Fatih’imizin en önemli mekanlarından bir tanesi. Aslında şu var. Müslüman İstanbul’da en önemli sembollerden bir tanesi Süleymaniye Camisi. Ecdadımızın bu şehre vurduğu en büyük mühür Süleymaniye Camisi’dir. Onun avlusunda bugün gençlerle ve çocuklarımızla beraber Fatih’te bir Ramazan karşılaması yapıyoruz ve Ramazan etkinliği yapıyoruz. Allah’a şükür gerçekten alanı gezdiğinizde binlerce çocuk Fatih’te Ramazan’ı Süleymaniye Camisi avlusunda etkinliklerle kutlamış oluyor. Şimdi çocuklarımız da burada bu etkinlikler içerisinde hem mutlular. İnşallah 3 bine yakın çocuğumuzla bu sofrada buluşmuş olacağız. Unutulmaz bir gün olacak bizim için de çocuklar için de" şeklinde konuştu.