GÜNDEM - 02 Aralık 2025 Salı 15:16

Kepez Belediyesi "Bizi bizden dinleyin" projesiyle engelli bireylerin sesi oldu

A
A
A
Kepez Belediyesi "Bizi bizden dinleyin" projesiyle engelli bireylerin sesi oldu

Kepez Belediyesi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla belediye hizmet binasında farkındalık etkinliği düzenledi. "Bizi Bizden Dinleyin" projesi kapsamında oluşturulan Kepez Belediyesi Engelli Danışma Kurulu toplantısı, Başkan Mesut Kocagöz başkanlığında yapıldı.


Belediyesi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Etkinlikler, Engelliler Günü’nden bir gün önce belediye hizmet binasında gerçekleştirildi. Günün ilk etkinliği "Bizi Bizden Dinleyin" projesi kapsamında oluşturulan Kepez Belediyesi Engelli Danışma Kurulu 1. Toplantısı oldu. Toplantıya Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz başkanlık etti. Belediye meclis salonunda düzenlenen 1. Danışma Kurulu toplantısı, Otizm Grubu, Bedensel Engelliler Grubu, Görme Engelliler Grubu, Zihinsel Engelliler Grubu ve İşitme Engelliler Grubu olmak üzere 5 gruptan oluştu. Grupların talepleri ise toplantıda 20 yazılı gündem maddesinde ele alındı.



"Biz her zaman yanınızdayız"


Kepez Belediyesi Engelli Danışma Kurulu 1. Toplantısı’nda konuşan Başkan Kocagöz, "Yarın 3 Aralık Dünya Engelliler Farkındalık Günü. Bu anlamlı gün vesilesiyle, engelli kardeşlerimizin yaşamını daha erişilebilir ve daha yaşanabilir kılmak adına "Bizi Bizden Dinleyin" projemiz kapsamında oluşturduğumuz Engelli Danışma Kurulu ile bugün bir aradayız. Kepez Belediyesi olarak bu yıl Engelliler Günü’ne "Önce İnsan ve Eşit Yurttaşlık" anlayışıyla yaklaşıyor; çok daha önemli bir aşamaya geçişin başlangıcını yapmak istiyoruz. Engelli vatandaşlarımızı yalnızca taleplerini ileten değil; sorunlarını ortak akılla ortaya koyan, çözüm odaklı öneriler üreten, kurumlarla etkin iletişim kuran ve karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenen bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, oluşturduğumuz bu Danışma Kurulunun çalışmalarını Kepez Kent Konseyi Engelli Meclisi’ne aktararak, alınan kararların ve üretilen düşüncelerin Kepez Belediye Meclisi’ne taşınmasına vesile olmayı amaçlıyoruz" dedi.



Engelli Farkındalık Komisyonu


Konuşmasına bir müjdeyle devam eden Başkan Kocagöz, "Aralık 2025 Kepez Belediye Meclisi toplantısında, tarafımdan verilecek önerge ile "Engelliler Farkındalık Komisyonu"nun kurulmasını sağlayacağız. Bu komisyonun çalışmalarına sizlerin görüş ve önerileri yön verecek; bizlerin de Kepez’i tüm engelliler için daha erişilebilir, daha kapsayıcı ve daha yaşanabilir bir kent haline getirme yolunda önemli bir adım olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, Kepez Engelli Danışma Kurulu’nun açılışını gerçekleştiriyor ve gündemimize geçiyoruz. Unutmayın; biz her zaman farkındayız ve her zaman yanınızdayız" diye konuştu.


Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün toplantı açılış konuşmasının ardından gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi. Grupların talepleri ise toplantıda 20 yazılı gündem maddesinde ele alındı.



Otizm grubu


Otizm Grubu’nun, Mola evlerinin kurulması, Otistik çocukların spor ihtiyaçlarının karşılanması ve kapalı yüzme havuzundan yararlandırılması, engelsiz kafenin açılması, otizmde farkındalık ve iletişim eğitimi, Aile eğitimlerine destek verilmesi ve psikososyal destek konuları görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi.


Bedensel Engelliler Grubu’nun toplantı gündemine sunduğu; Erişilebilirlik ile ilgili tüm tedbirlerin değerlendirilmesi, ev ve iş yeri ruhsatlarında Valilik erişilebilirlik kurulu raporunun işlevsel hale getirilerek zorunlu tutulması, yönlendirme hususlarının standardizasyona uygun olması yönünde çalışma yapılması konuları görüşülerek, oylandı.


Engelli rampası kılavuzu çizgilerinin korunması, engelliye ait yerlerde araç park çalışması yönünde yaptırımlar ve denetimler yapılması, kaldırımların boşaltılması ve takibi, kaldırımlardaki ağaçların bakımında görme engelliyi zorlayacak kısımların giderilmesi, toplumsal duyarlılık ve farkındalığa belediyelerin destek olması konuları topantı gündemine taşındı.


Zihinsel Engelliler Grubu da; Tiyatro ve yetenek atölyelerinin kurulması, gündüz bakım evinin kazandırılması, istihdamı yönlendirme ve istihdamı destekleme konuları görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi.


Kepez Belediyesi Engelli Danışma Kurulu Toplantısı’nda işitme engellilerle ilgili 2 gündem maddesi toplantıya taşındı. İşitme engellilere yönelik bir yerin tahsis edilmesi ve az duyan çocuklar için işitme cihazlarında destek olunması konuları görüşüldü.



Engelleri aşan performans


Kepez Belediyesi Engelli Danışma Kurulu 1. Toplantısı’nın tamamlanmasının ardından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü etkinlikleri belediyenin eksi birinci katında devam etti. Etkinlikte, bedensel, görme, işitme ve zihinsel engelli ile otistik ve down sendromluların görev aldığı engelleri aşan mehter takımı ise güne damga vurdu. Engelli bireyler şarkılar söyledi, çeşitli gösterilerle engelleri aşan yeteneklerini sergileyerek izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Özel bireylerin sergilediği gösteriler, belediye personeli, aileler ve hizmet almak için gelen vatandaşlar tarafından büyük bir hayranlık ve ilgiyle izlenerek, yoğun alkış aldı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, özel bireyleri burada da yalnız bırakmayarak yanlarında oldu. Şarkılara eşlik eden, alkışla gösterilere tempo tutan Başkan Kocagöz, ödül töreninde de engel tanımayan başarılı sporcuları ödüllendirdi. Kepez Belediyesi’nde düzenlenen 3 Aralık Engelliler Günü etkinliklerine Kepez Kent Konseyi Başkanı Ali Buldu da katıldı.



Kepez Belediyesi "Bizi bizden dinleyin" projesiyle engelli bireylerin sesi oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Aldemir: "Limon ithalatında vergi düzenlemesi hem üreticiyi hem tüketiciyi koruyacak" AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir, Ticaret Bakanlığı tarafından limon ithalatında uygulanan gümrük vergisine yönelik yapılan yeni düzenlemenin, hem üreticiyi hem de tüketiciyi korumayı amaçladığını söyledi. Başkan Aldemir yaptığı açıklamada, tarım ve gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve piyasada oluşabilecek spekülatif fiyat hareketlerinin önüne geçilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığının önemli bir adım attığını belirtti. Bu kapsamda limon ithalatında uygulanan gümrük vergisinin 31 Temmuz 2026 tarihine kadar geçerli olmak üzere yüzde 10 olarak yeniden düzenlendiğini ifade etti. Mersin’in, Türkiye’nin en önemli limon üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Aldemir, düzenlemenin hem piyasa dengesi hem de üreticinin korunması açısından önemli olduğunu dile getirdi. Aldemir, "Bilindiği üzere Mersin ilimiz Türkiye’de limon üretiminin merkezi konumundadır. Devletimiz üreticimizin emeğini korurken aynı zamanda tüketicimizin de uygun fiyatlarla ürüne ulaşmasını sağlamak adına dengeli bir politika yürütmektedir. Limonun hasat dönemi de dikkate alınarak 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren ithalatta gümrük vergisi tekrar yüzde 54 seviyesine çıkarılacaktır. Bu uygulama yerli üreticimizin korunmasına katkı sağlayacaktır" dedi. Hükümetin tarım ve gıda piyasalarını yakından takip ettiğini belirten Aldemir, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hükümetimiz, hem üreticimizin emeğini hem de vatandaşımızın alım gücünü koruyacak politikaları kararlılıkla uygulamaya devam etmektedir. Tarım ve gıda ürünlerinde fiyat istikrarını sağlamak, piyasayı dengede tutmak ve üreticimizi desteklemek adına gerekli tüm adımlar atılmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Eskişehir "Okullarda Şiddet ve Akran Zorbalığı" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, akran zorbalığını yalnızca iki öğrenci arasındaki bir sorun olarak değil, okul, aile ve öğrencilerin birlikte ele alması gereken bir sistem sorunu olarak değerlendirmek gerektiğini belirtti. "Okullarda Şiddet ve Akran Zorbalığı" konusunu ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, akran zorbalığında seyirci kalmanın çoğu zaman sessiz kalmak olmadığını, zorbalığın sürmesine katkıda bulunmak olduğunu belirtti. Akran zorbalığının yalnızca iki öğrenci arasında yaşanan bireysel bir çatışma olarak görülmemesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, zorbalığın tekrarlayıcı bir niteliğe sahip olduğunu ve taraflar arasında güç eşitsizliğinin bulunduğu durumlarda sistematik bir sorun haline geldiğini ifade etti. Zorbalıkla mücadelede yalnızca zorbayı cezalandırmaya ya da mağdura yönelik bireysel müdahalelere odaklanmanın yeterli olmayacağını vurgulayan Şahbudak, okul ortamı, aileler ve öğrencilerin dâhil olduğu bütüncül bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Akran zorbalığı dediğimiz zaman aslında birebir bir çatışmadan ya da bir akran tartışmasından bahsetmiyoruz. Bu sürecin kronik olması, tekrarlayıcı zeminde olması önemli. Taraflar arasında güç eşitsizliğinin olması önemli ve sistematik bir hale geldiğinde akran zorbalığı diyoruz. Akran zorbalığı dediğimiz zaman müdahale sırasında sadece zorba ya da sadece mağdura yönelik bir müdahaleden değil, aslında sisteme yönelik bir müdahaleden bahsetmek mümkün. Zorbanın okuldan uzaklaştırılması ya da sadece mağdura yönelik bir müdahaleden bahsetmiyoruz. Orada bir sorun var ve bu sorun aslında ailelerin de dahil edildiği bir sistem sorunu olarak görülür ve okul içerisinde ele alınırsa o zaman çözüm çok daha kolay oluyor. "Sessiz kalmak zorbaya yardım etmektir" Çözüm dediğimizde aslında öğrencilerin de içine dahil edildiği, öğretmenlerin ve ailelerin de içine dahil edildiği çözümden bahsediyoruz. Söylediğimiz şey aslında seyircilerin de ortamdaki zorbalığa müdahil olması. Çünkü seyirci kalmak demek aslında sessiz kalmak demek değil. Aslında zorbaya yardım etmek demektir. Ve zorbanın okuldan uzaklaştırılması çoğu zaman bir çözüm olmuyor. Aksine bir sistem sorunu olarak ele alırsak eğer bir süre sonra mağdurun da zorlu olabileceğini düşünmemiz gerekiyor ve bunu bu şekilde ele alırsak aslında hepimizin üzerine düşen sorumluluklar var. Bir zorbayı cezalandırmaktansa hem akan zorbalığı yapan kişinin hem de mağdurun ruhsal olarak güçlendirilmesi ve değerlendirilmesi, mutlaka sisteme ailelerin de dahil edilmesi ve ailelerin de bu konuda sorumluluk alması önemli. Aslında öğrencilerin kendisine de adalet duygusunu sağlamak üzere bir sorumluluk verilmesi önemli. Seyirci kalmıyoruz. O sırada akran zorluğuna uğrayan kişiye hemen müdahale edemesek bile sonradan müdahale etme şansımız var ve bunu özellikle değerlendirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Bunu bir sistem sorunu olarak ele alırsak çözüme ulaşmak çok daha kolay. Çünkü orada birebir bir zorbayı cezalandırdığımızda aslında sistemin çarkları dönmeye devam ediyor. "Hem zorba, hem mağdur için ruhsal yardım mümkün" Ergenlik döneminde akran ilişkileri oldukça önemli. Bu akran grubunda kabul görmek, dışlanmama ihtiyacı aslında kişiliğin de belirleyici yanlarından biri oluyor. Kimlik gelişiminde bunlar da önemli. Hem zorba için hem mağdur için aslında bir ruhsal etkilenme varsa yardım arayışında olmak sadece okul ikliminde çözülebilen sorunlardan bahsetmiyoruz. Aileler de bu konuda sorumluluk alarak ruhsal yardım ihtiyaçlarını görmezden gelmemeli ve bununla ilgili destek almalı. Hem zorba hem mağdur için ruhsal yardım mümkün ve aslında bu çocukların her birini suça sürüklenen çocuk ya da zorba çocuk olarak etiketlemeden önce onlar, bizlerin çocukları ve mutlaka yardımla değiştirebileceğimiz şeyler var. Bu umudu aşılayarak bitirmek istiyorum. Çünkü özellikle yardım alırsak değiştirebileceğimiz çok fazla şey var."