SAĞLIK - 08 Şubat 2026 Pazar 12:06

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

A
A
A

Antalya’da 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında kolu ve bacağı kopan hastalar aynı anda 10 saat süren ameliyatyla opere edildiler. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafnıdanh yapılan operasyon sonrası hastalar yoğun bakımdan çıkıp serviste tedavilerine devam ediliyor.

Antalya’nın Döşemealtı İlçesi yakınlarında yolcu otobüsünün virajda bariyerlere çarpıp, devrildiği kazada, 10 kişi öldü, 25 kişi de yaralandı. Kazada yaralanan bir gencin kolu, başka birinin ise bacağı koptu. Jandarma olay yerinde kol ve bacak aradı. 2 yaralı aynı anda Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yüz, rahim ve kol naklinde Türkiye’nin ilki olan Prof. Dr. Ömer Özkan ve Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın ekibi tarafından ameliyat edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesine getirilen yaralılar arasında Yavuz Selim Yiğit, Neziha Kutlu, Firdevs Sarı, Sedef Sarı ve Abdou Nazirou Gninkougui tedavi altına alındı. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından kolu kopan ve bacağı kopan hastalar aynı anda yürütülen operasyonlarla birlikte kopan uzuvları yerlerine opere ettiler.

Kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık

Yapılan operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Tabii olay herkesi dehşete düşürdü. Aslına bakarsanız pazar sabahı güzel bir güne uyanmışken kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık. Çünkü çok yüksek oranda kayıplar oldu. Bu korkunç kazada tam Antalya’ya yoluna dönüşünde bir kaza olmuş bildiğimiz kadarıyla oradan bize 5 tane yaralı geldi, 3’ünün durum ağırdı. Bir tanesi genel cerrahi, ikisi de plastik cerrahi ekibimiz tarafından tedavi edildi. Bir bayan hasta 27 yaşında. Sedef Sarı, 21 yaşında da yine Yavuz Selim isminde kolu kopan bir hastayı biz devraldık. Hızlıca ameliyata aldık. Bunlar tabi majör travmalar, büyük travmalar." dedi.

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

2 vakayı 2 odada aynı anda ameliyat ettik

Rektör Özkan, "Hemen bulamamışlar kol ve bacağı daha sonra insanların aklına geliyor ve uygun şartlar altında getirildiği için biz kolu ve bacağı yerine dikebildik açıkçası. Uzun süren bir ameliyattı. Dün 2 ekip çalıştık. 2 ekip aynı anda 2 odada yan yana o 2 vakayı aldık. Allah’a şükürler olsun ki şu anda durumları gayet iyi ama tabi hep ifade ediyoruz. Mikro cerrahide bu böyledir. Bir hafta 10 günlük süre sıkıntılı damarlarla tekrar tıkanma olabiliyor. Keza bunlar büyük yaralanmalar, büyük organ doku kopmaları, bundan da elbette hayati riski devam ediyor. Şu anda birkaç gün bizim için hayati risk açısından da önem arz ediyor, kol ve bacağını takip açısından da önem arz ediyor." şeklinde konuştu.

Organ kayıplarında kritik zaman 4-5 saat

Organ kayıplarının yaşandığı vakalarda parçaların doğru şekilde ulaştırılması gerektiğini ifade eden Rektör Özkan, "Elbette tabii burada en önemli olan şey parçaların doğru şekilde bize ulaştırılması. Burada en önemli olan şey bir vakit kaybetmemek. Hani orada burada vakit kaybettiğiniz zaman biz çok zorlanıyoruz. Çünkü 4-5 saatten sonra o organları dikmek. Zarar veriyor dikilmemesi gerekiyor. Çok kritik bir zaman bu 4-5 saat. 4-5 saatte sonra siz ameliyata da yeni başlamış oluyorsunuz. Bunlar çok ciddi zaman kayıpları. O anlamda bir, çok hızlı gelmesi gerekiyor. 2’de buzla direkt temas etmeyecek şekilde bunlar ıslak bir spanca temiz spanca sarılacak ve yanlarında direkt temas etmeyeceği şekilde buz olacak. Serin bir ortamla gelmeleri gerekiyor. Tabi direk buza temas etmemeli, suya koymamaları bazen esef ya da suyun içinde gelebiliyor. Bunlar da olmaması gerekiyor. Bize doğru şartlarda geldi dokular o anlamda da hem hasta hem biz tabi işimiz kolaylaştı hastalar açısından ve bizim açımızdan." dedi.

Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası

Ameliyat edilen Yavuz Selim’in Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Oda dışarıda bekliyordu. Ameliyat sonrası onlarla karşılaştık. Her 3 ailenin de yakınları tabi büyük bir merakla bizim çıkışımızı bekliyorlardı. O kadar çok insanın gözlerindeki o dehşeti ve sizden aman dilenmesini görmek hakikaten zor bir süreç doktor açısından da öyle iyi haberleri verdik bütün ailelere. Evet Uğur’da onlardan bir tanesiydi. Hatta bir hasta yine bu kolunu transfer ettiğimiz hasta, replant ettiğimiz hastanın da yine yıllar önce başka bir yakınının yine kolunu aynı şekilde kopmuştu ve biz replante etmiştik. Ondan sonra hani o da değişik bir tabi rastlantı oldu açıkçası. Evet, ilginç bir tesadüf gerçekten tabii. Zor bir süreç." ifadelerini kullandı.

Yıllar önce kolunu ameliyat ettiğimiz hastanın yakını

Rektör Özkan, "Vedat Sarı’ydı hastamız onun da yine bir kolu kopmuştu. Yıllar çok yıllarca ben asistandım o zaman. Onun kolunu Ömer hocayla beraber yine repland etmiştik. Aynı şekilde o arayınca tabi ilginç bir tesadüf oldu. 2 hasta da çok zor hastalardı açıkçası. Ama umuyorum başarılı geçti ameliyatları ama dediğimiz gibi şu bir hafta on günlük süreç kıymetli ama eğer her şey yolunda giderse tabii hastaların çok ciddi bir kazanımları olacak." dedi.

Tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum

Rektör Özkan, "Bunlar komplike ameliyatlar kolay ameliyatlar değil. Çünkü bu keskin temiz bir kesi değil koparak yerinden çıkmış. Hem kol hem bacak için söylüyorum bunu. Tabii bunlar çok teknik detaylar ama alıcı damarlarda sıkıntı oluyor. Bu anlamda çok ciddi tabi. Ekibi zorladı. Komplike ameliyatlardı ama dediğim gibi inşallah sonucu bir hafta on gün sonra yine size pozitif bir şekilde veririz. Bu tür ameliyatlarda dakikanın önemi var. Öyle olunca 2 hastada aynı anda ameliyata başlandı. Neredeyse aynı anda ameliyatları da sonlandırdık. Aynı hızla gitti. İkisi de yan yana 2 odada multi travma hastası bunlar. Bu anlamda ekibimiz de çok tabi tecrübeli. Bütün ekibe çok teşekkür ediyorum. Katkısı olan herkese buraya gelmesini sağlayan, organları yine ekstra getiren dokuları yine burada tedavi eden, tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum. Bir insanın hayatına katkı sunmak bizim işimizin en kıymetli, en maneviyatı yüksek tarafı elbette." dedi.

Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi

Rektör Özkan, "Maalesef bir hastamız uyurken bize soruyordu, çocuğum ne oldu diye. Tabi ona öyle bir haber gidecek. Maalesef çocuğunu kaybetti, o vahim kazada. Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi. Gerçekten çok insanın içine ezen içini burkan bir olay. Allah sabır versin onlara da. Allah kimseye göstermesin." şeklinde konuştu.

Ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü

Rektör Özkan, "Çocuğum nerede diye tam uyutulurken soruyordu tabi bu kaza hemen bize gelmedi. Önce şey Antalya Şehir Hastanesinden bize geldi bu hastalar. O anlamda biz hangi hastanede nerede olduğunu bilmediğimiz için biz de çok vakıf değildik açıkçası çocuğun akıbetine. Ancak daha sonra biz ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü. Çocuğu kaybetmişiz. Allah ailesine sabır versin çok, çok zor bir süreç." ifadelerini kullandı.

Kopan kol ve bacak aynı anda ameliyat edildiler

Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, "Buraya 5 hastamız geldi. Geldikleri gün itibariyle 3 tanesi ameliyat edildi. 2 tanesi bizim bölümümüz tarafından ameliyat edildi. Genel durumları tabi orta ağır. Elimizden geldiğince işte kolu kopan hastamızı ve bacağı kopan hastamızı aynı anda ikisini beraber, ekibimizle beraber ameliyat ettik. Şu anda genel durumları iyi yakın takip ediyoruz. İnşallah güzel bir sonuç alırız." dedi.

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

Ameliyatlar 10 saat sürdü

Ameliyatların 8 ila 10 saat arasında sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Ömer Özkan, "Şu an için sağlık durumları tabii orta." şeklinde konuştu. Kazadan sonra jandarma tarafından uzuvların bulunup getirildiği sorusuna Prof. Dr. Ömer Özkan, "Tabi o kısmı ben de yeni öğreniyorum. Maalesef öyle olduğu içinde tabi biraz kirli. O biraz daha sonra enfeksiyon riski getiriyor inşallah o kısmı da atlatırız. Organların taşınma eğitiminin verilmesi gerekir. Basit de olsa okullara veya genel toplum kamu spotu açısından bunları da bildirmekte fayda var. Buda önemli bir konu oldukça." şeklinde konuştu.

Mehmet Salih Eser

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mezitli’de kadın emeği atölyelerde hayat buluyor Mezitli Belediyesinin kadın atölyelerinde verilen ücretsiz kurslarla üretime katılan kadınlar hem sosyalleşiyor hem de ekonomik kazanç elde ederken, Başkan Ahmet Serkan Tuncer kursiyerlerle bir araya geldi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Viranşehir Mahallesi’nde faaliyet gösteren Kadın ve Aile Atölyesini ziyaret ederek kursiyer kadınlarla bir araya geldi. Kadınların üretime katılımını artıran ve sosyal yaşamda daha aktif rol almalarını sağlayan atölyelerde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Tuncer, kursiyerlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Ücretsiz kurslarla hem meslek edinme hem de sosyalleşme imkanı sunan atölyelerin, Mezitli’de kadınların güçlenmesinde önemli bir rol üstlendiği vurgulandı. Kadınların kendilerini geliştirmeleri amacıyla Mezitli’nin birçok mahallesinde hayata geçirilen atölyelerde verilen ücretsiz kurslar büyük ilgi görüyor. El emeği üretimden kişisel gelişime kadar birçok alanda eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayacak üretimler gerçekleştiriyor. Gerçekleştirilen ziyarete belediye meclis üyeleri de katıldı. Heyet, atölyede yürütülen çalışmaları ilgiyle takip ederken kursiyerlerin taleplerini de dinledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren kadın atölyeleri, gönüllü eğitmenlerin desteğiyle farklı alanlarda eğitimler sunarak her geçen gün daha fazla kadına ulaşıyor. Yoğun talep gören atölyelerde kadınlar, üretim, meslek edinme ve kişisel gelişim alanlarında kendilerini çok yönlü olarak geliştirme fırsatı yakalıyor. "Kadınların güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Ziyaret sırasında değerlendirmelerde bulunan Başkan Ahmet Serkan Tuncer, kadınlara yönelik projelerin artarak devam edeceğini belirterek, "Mezitli Belediyesi olarak kadınların hayatın her alanında daha güçlü bireyler olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Atölyelerimizde kadınlar hem yeni beceriler kazanıyor hem de üretime katılarak ekonomik özgürlüklerini güçlendiriyor. Kadınların güçlenmesi, toplumun güçlenmesi demektir. Bu anlayışla daha fazla kadına ulaşmak için projelerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" dedi. Atölyede eğitim alan kadın kursiyerler ise sunulan imkanlardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Burada sadece bir meslek öğrenmiyoruz, aynı zamanda sosyalleşiyoruz, kendimize güvenimiz artıyor. Üreterek aile bütçemize katkı sağlamak bizi çok mutlu ediyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kayseri Sanat Melikgazi Kayseri Kent Konseyi’ni ağırladı Dedeman Parkı’nın içinde, birbirinden keyifli etkinlikleri, söyleşileri ve yetenekleri gün yüzüne çıkaran farklı atölyeleri ile vatandaşları sanatın kalbine dokunmaya teşvik eden Sanat Melikgazi, Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ ile Kültür Sanat ve Kadın Çalışma Gruplarını ağırladı. Kent Konseyi ziyaretine ev sahipliği yapan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Sanat Melikgazi’nin kazandırılması ile çok önemli bir eksikliğin giderildiğini, verilen eğitimlerin güzel sonuçlar vereceğini dile getirerek şunları söyledi; "Kent Konseyi Başkanımız Serdar Altuntuğ’a, kent konseyinin değerli üyelerine teşekkür ediyoruz. Şehrimizin farklı açılardan birçok pozitif yanı var. Bu özelliklerini keşfettikçe, bunlara yatırım yaptıkça bizim de şaşıracağımız sonuçlar ortaya çıkıyor. Sanat merkezimizle birlikte insanların ne kadar bu konuda istekli olduklarını; sanatla ilgili birçok eğitim almak isteyen, uygulama yapmak isteyen, hatta burada eğitim vermek isteyen kişiler olduğunu gözlemledik. Burada yaklaşık 14-15 farklı alanda atölye çalışmaları, eğitimler verilecek. Önümüzdeki günlerde burada sergiler yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla Kayseri’deki büyük bir açığı inşallah burayla birlikte bir nebze de olsa gidermiş olacağız. Sanat Melikgazi’nin kurs takvimlerini lütfen sanatseverler yakından takip etsin. Burası farklı bir formatta çalışacak ve buradan eğitim alanlar bir müddet sonra bu işten ekmek kazanacak, para kazanacak, istihdam sahibi olacak duruma gelecekler. Bir nevi uygulamalı bir akademi gibi çalışacak. Emeği geçen mesai arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun." Sanat Melikgazi’de eğitim alan insanların kültür- sanat hayatına katkı sunacağını belirten Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ; "Kent Konseyi olarak Melikgazi Belediyemizin şehrimizde kazandırdığı sanat merkezini ziyarete geldik. Başkanımızı ve ekibini kutluyoruz. Kayseri’de şehrimizin kültür-sanat hayatına veya toplum yaşantısına katkı sunabilecek bütün projeleri, Kent Konseyi olarak ilgili çalışma gruplarıyla ziyaret edip desteklemek istiyoruz. Buraya Güzel Sanatlar Fakültemiz, lisemiz ve ilgili bütün sanatla uğraşan, kültürel faaliyetlerle uğraşan arkadaşlarımızı davet ettik. Daha önce biliyorsunuz Gön Han gibi çok önemli bir projeyi de ziyaret etmiştik. Bu tip projeler şehrimizin geleceği için çok önemli. İnşallah burada eğitim alan insanlar şehrin kültür- sanat hayatına da katkı sunacaktır. Güzel Sanatlar Fakültelerine, lisesine gitmek isteyen insanlara eğitimler de verilebilir diye Başkanımızla da görüştüm. Katılımcılara da çok teşekkür ediyoruz. Hepsi ilgili insanlar, sağ olsunlar, güzel bilgilendirme oldu. Bu tip çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyoruz" dedi.
Bursa "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel lise öğrencilerini ağırlıyor Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Türkiye’de bir ilk olan ve isim tescili alınan "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi kapsamında bu defa Bursa genelindeki özel liselerden 11. ve 12. sınıf öğrencilerini ağırlamaya başladı. Projenin ilk günüde oryantasyona katılan öğrenciler, bir ay boyunca BTÜ’de ders, laboratuvar, kütüphane ve sosyal yaşamın tüm imkânlarını deneyimleme fırsatı bulacak. BTÜ ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesine BTÜ internet sitesi üzerinden başvuran öğrenciler, lise not ortalamalarına göre bölümlere yerleştirildi. Öğrenciler, ilk günlerinde düzenlenen oryantasyon programı ile üniversiteyi, kampüs imkanlarını ve akademik yaşamı tanıma fırsatı elde etti. BTÜ hakkında öğrencilere bilgilendirme sunumu yapan Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Mehmet Zahid Ecevit, üniversitenin öğrenciyi merkeze alan ve şehirle, toplumla bütünleşmiş bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Ecevit, ayrıca üniversitenin sunduğu imkânlar, mezun ve öğrenci başarıları ile sektörel fırsatları aktararak, öğrencilere "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin amacı ve işleyişi hakkında da ayrıntılı bilgilendirme yaptı. Öğrencilerden teşekkür Nisan ayının sonuna kadar her salı BTÜ’de derslere katılacak öğrenciler, üniversite yaşamını ve akademik ortamı yakından deneyimlemenin kendileri için çok değerli olduğunu söyledi. "Derslere aktif katılmak, laboratuvarları kullanmak, hangi bölümü seçeceğimiz konusunda daha net bir fikir sahibi olmamızı sağlıyor" diyen öğrenciler, üniversiteyi birebir yaşayarak kararlarını bilinçli şekilde verebileceklerini belirtti. Projenin bir parçası olmaktan dolayı heyecanlı olduklarını ifade eden öğrenciler, böyle bir fırsatı sunan BTÜ’ye teşekkür etti. Rektör Çağlar: Geleceğinizi şekillendirecek bir deneyim BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilere "hoş geldiniz" diyerek, "Bu proje, sizlerin ilgi ve yeteneklerinizi keşfetmeniz, güçlü yönlerinizi fark etmeniz için eşsiz bir fırsat sunuyor. Üniversite yaşamını deneyimleyerek, gelecekte alacağınız önemli kararlar için daha bilinçli adımlar atabileceksiniz. Bu deneyimin bir parçası olan öğrencilerimize başarılar diliyor, verimli ve keyifli bir ay geçirmenizi diliyorum" ifadelerini kullandı.
Düzce Meclis toplantısında gündem Gümrük Müdürlüğü DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Tanju Acar’ın başkanlığında yapıldı. Toplantıda Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesi konuşuldu. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası olağan Meclis Toplantısı, Şehit Emniyet Müdürü Ufuk Baysan Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Tanju Acar’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantının ilk gündem maddesi yapılması planlanan Gümrük Müdürlüğü binası oldu. Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesiyle ilgili meclis üyelerine bilgiler veren Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, bakanlığa verilen taahhüt gereği en kısa sürede Gümrük Müdürlüğü binasının bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Gümrük Müdürlüğü sunumunun ardından oda faaliyetlerine geçildi. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, mart ayında gerçekleşen faaliyetleri meclis üyelerine aktardı. Toplantının devamında Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat yeni hizmet binasının son durumu ve önümüzdeki süreçte atılacak adımlarla ilgili meclis üyelerini bilgilendirirken, Turizm Komisyonu adına Meclis Üyesi Hasan Arslan da hazırlıkları devam eden fuar hakkındaki son gelişmeleri meclis üyelerine aktardı. Toplantıda ayrıca aylık mizanlar ve ekonomik raporlar da görüşülerek karara bağlandı.
Niğde Çanakkale ruhunu taşıyan mobil müze tırı Niğde’de ziyarete açıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı koordinesinde yürütülen ’Çanakkale Savaşları Mobil Müze’ projesi kapsamında hazırlanan mobil müze tırı Niğde’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Çanakkale ruhunu Türkiye’nin dört bir yanına taşımayı amaçlayan mobil müze, özellikle Çanakkale’yi ziyaret etme imkanı bulamayan vatandaşlara tarihi yerinde hissettirmeyi hedefliyor. Niğde’de yoğun ilgi gören müze tırında, Çanakkale Savaşı’na ait fotoğraflar, belgeler, çeşitli görsel materyaller ve videolar yer alıyor. Toplam 7 vitrinden oluşan müzede, Çanakkale Cephesi’nden günümüze ulaşan savaş objeleri de sergileniyor. Ziyaretçiler, dönemin atmosferini yansıtan içerikler sayesinde tarihi deneyimleme fırsatı buluyor. Niğde’deki açılışa Vali Yardımcıları Soner Divli ve Baha Büyükkaymakcı’nın yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Öğrenciler, rehberler eşliğinde müzeyi gezerek Çanakkale Savaşı’nın önemine dair bilgi aldı. Mobil müze hakkında açıklamalarda bulunan tır görevlisi Ali Pınar, projenin altı yılı aşkın süredir aktif olarak sürdürüldüğünü belirtti. Pınar; müzenin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayıp Balkan ülkeleri ve Azerbaycan’da da ziyaretçilerle buluştuğunu ifade etti. Pınar açıklamasında; "Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen mobil müzemiz, Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteriyor. Amacımız, Çanakkale’yi görme imkanı bulamayan vatandaşlarımızın ayağına bu ruhu taşımak. Müzemiz bugüne kadar Türkiye’yi defalarca dolaştı ve ulaşılmadık ilçe bırakmamayı hedefliyor. ‘Al sancağın dalgalandığı her yer Çanakkale’dir’ mottosuyla yola çıktık. Bu ruhu çocuklarımıza, gençlerimize, gazilerimize ve tüm vatandaşlarımıza aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. Niğde’de belirli bir süre ziyarete açık olacak müzenin, özellikle öğrenciler tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesi DMD hastasına ergoterapi desteğini sürdürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezinde, DMD hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen’e yönelik ergoterapi desteği ile günlük yaşam becerilerinin korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Otizm Aile Danışma Merkezi, 0-7 yaş aralığındaki tanılı çocuklara yönelik destek hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor. Merkezde serebral palsi, otizm, down sendromu, gelişimsel gerilikler ve çeşitli genetik mutasyonlara sahip çocuklara ergoterapi, duyu bütünleme ve özel eğitim hizmetleri sunulurken, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen de bu destekten faydalanan çocuklar arasında yer alıyor. DMD hastası minik Koray’a destek Kaslarda ilerleyici zayıflamaya neden olan genetik hastalık DMD ile mücadele eden minik Koray, Otizm Aile Danışma Merkezinde ergoterapi desteği alıyor. Ergoterapi ile mevcut becerileri korumaya ve kayıpları geciktirmeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda Koray’ın günlük yaşam becerilerinin korunması, bağımsız hareket edebilme becerisinin desteklenmesi ve ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulabileceği yardımcı cihazların kullanımına yönelik hazırlıklar yapılıyor. Aynı zamanda aileye de ev içi düzenlemeler, destekleyici ekipman kullanımı ve çocuğun bağımsızlığını artırmaya yönelik eğitimler veriliyor. Bu çalışmalar sayesinde Koray’ın hareket kabiliyetinin, mümkün olan en uzun süre korunması hedefleniyor. Öte yandan Koray Özmen için valilik onaylı yardım kampanyası da devam ediyor. Yaklaşık 8 aydır süren kampanya şu anda yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’de tedavisi bulunmayan genetik hastalıklarla mücadele eden Koray gibi çocuklar için, toplumsal desteğin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Minik Koray’ın tedavi sürecine destek olmak isteyen vatandaşlar, ‘DMD Koray Özmen’ isimli sosyal medya hesabı üzerinden kampanyayı takip edebilir. "Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak" Otizm Aile Danışma Merkezinde görev yapan Ergoterapist Kutlay Karakoyun, DMD hastalığı hakkında bilgi vererek, "DMD ilerleyici bir kas hastalığı. Bu çocuklar küçükken yürüyebiliyor, koşabiliyor ve oyun oynayabiliyorlar. Fakat ilerleyen süreçte yürüme kabiliyetleri yavaşlamaya başlıyor. Daha sonra merdiven inmeleri zorlaşıyor ve bir süre sonra yürüme becerisini kaybetmeye başlıyorlar. Zıplama becerileri gidiyor. 8-12 yaş civarında bu çocuklar, tekerlekli sandalyeye geçiyorlar. Ailelerin de bu süreçte desteğe ihtiyacı oluyor" dedi. 3,5 yaşındaki DMD hastası minik Koray’ın ergoterapi sürecini anlatan Karakoyun, "Koray, şu an merdiven inip çıkmakta yavaş yavaş zorluklar yaşamaya başladı. Çok küçük olduğu için durumun pek farkında değil ama ailesi bu süreci elinden geldiğince desteklemeye çalışıyor. Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak ve kaybetmeyi geciktirmek. Belki tamamen durduramayacağız ama bu süreçteki kaybı olabildiğince erteleyebiliriz" diye konuştu. "0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz" İlerleyen süreçte Koray’ın yardımcı cihazlara da ihtiyacı olabileceğini kaydeden Karakoyun, "Bunların nasıl kullanılacağını, aileye ve Koray’a öğretmek gerekecek. Ev içerisinde tutunma barları, ışıklandırma gibi, Koray’ı bağımsızlık yönünde destekleyecek çalışmalar olacak. Bunları da aileye öğreteceğiz. Koray’ın valilik onaylı kampanyası devam etmekte. Bu konuda da herkesten az çok demeden destek bekliyoruz. Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezi olarak, 0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımız başvurularını yapıp, buradan ücretsiz hizmet alabilir" ifadelerine yer verdi. Anne Özmen Mersinlilere seslendi: "Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin" Anne Sezin Özmen, oğlu Koray’ın DMD hastalığına dair sürecinden bahsederek, "Koray 3,5 yaşında ve 2 yıldır DMD hastalığıyla mücadele ediyor. 4 Ağustos’ta valilik onaylı başlayan kampanyamız 8 aydır sürüyor ve şu anda yüzde 12’deyiz. Buradan bir anne olarak herkese sesleniyorum. Çok yavaş ilerliyoruz. Koray Mersin’in evladı. Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin. Lütfen oğlumu görmezden gelmeyin. ‘DMD Koray Özmen’ isimli instagram sayfamızdan da takip edebilirsiniz. Şimdiden teşekkür ederim" dedi.