SAĞLIK - 08 Şubat 2026 Pazar 12:06

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

A
A
A

Antalya’da 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında kolu ve bacağı kopan hastalar aynı anda 10 saat süren ameliyatyla opere edildiler. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafnıdanh yapılan operasyon sonrası hastalar yoğun bakımdan çıkıp serviste tedavilerine devam ediliyor.

Antalya’nın Döşemealtı İlçesi yakınlarında yolcu otobüsünün virajda bariyerlere çarpıp, devrildiği kazada, 10 kişi öldü, 25 kişi de yaralandı. Kazada yaralanan bir gencin kolu, başka birinin ise bacağı koptu. Jandarma olay yerinde kol ve bacak aradı. 2 yaralı aynı anda Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yüz, rahim ve kol naklinde Türkiye’nin ilki olan Prof. Dr. Ömer Özkan ve Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın ekibi tarafından ameliyat edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesine getirilen yaralılar arasında Yavuz Selim Yiğit, Neziha Kutlu, Firdevs Sarı, Sedef Sarı ve Abdou Nazirou Gninkougui tedavi altına alındı. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından kolu kopan ve bacağı kopan hastalar aynı anda yürütülen operasyonlarla birlikte kopan uzuvları yerlerine opere ettiler.

Kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık

Yapılan operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Tabii olay herkesi dehşete düşürdü. Aslına bakarsanız pazar sabahı güzel bir güne uyanmışken kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık. Çünkü çok yüksek oranda kayıplar oldu. Bu korkunç kazada tam Antalya’ya yoluna dönüşünde bir kaza olmuş bildiğimiz kadarıyla oradan bize 5 tane yaralı geldi, 3’ünün durum ağırdı. Bir tanesi genel cerrahi, ikisi de plastik cerrahi ekibimiz tarafından tedavi edildi. Bir bayan hasta 27 yaşında. Sedef Sarı, 21 yaşında da yine Yavuz Selim isminde kolu kopan bir hastayı biz devraldık. Hızlıca ameliyata aldık. Bunlar tabi majör travmalar, büyük travmalar." dedi.

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

2 vakayı 2 odada aynı anda ameliyat ettik

Rektör Özkan, "Hemen bulamamışlar kol ve bacağı daha sonra insanların aklına geliyor ve uygun şartlar altında getirildiği için biz kolu ve bacağı yerine dikebildik açıkçası. Uzun süren bir ameliyattı. Dün 2 ekip çalıştık. 2 ekip aynı anda 2 odada yan yana o 2 vakayı aldık. Allah’a şükürler olsun ki şu anda durumları gayet iyi ama tabi hep ifade ediyoruz. Mikro cerrahide bu böyledir. Bir hafta 10 günlük süre sıkıntılı damarlarla tekrar tıkanma olabiliyor. Keza bunlar büyük yaralanmalar, büyük organ doku kopmaları, bundan da elbette hayati riski devam ediyor. Şu anda birkaç gün bizim için hayati risk açısından da önem arz ediyor, kol ve bacağını takip açısından da önem arz ediyor." şeklinde konuştu.

Organ kayıplarında kritik zaman 4-5 saat

Organ kayıplarının yaşandığı vakalarda parçaların doğru şekilde ulaştırılması gerektiğini ifade eden Rektör Özkan, "Elbette tabii burada en önemli olan şey parçaların doğru şekilde bize ulaştırılması. Burada en önemli olan şey bir vakit kaybetmemek. Hani orada burada vakit kaybettiğiniz zaman biz çok zorlanıyoruz. Çünkü 4-5 saatten sonra o organları dikmek. Zarar veriyor dikilmemesi gerekiyor. Çok kritik bir zaman bu 4-5 saat. 4-5 saatte sonra siz ameliyata da yeni başlamış oluyorsunuz. Bunlar çok ciddi zaman kayıpları. O anlamda bir, çok hızlı gelmesi gerekiyor. 2’de buzla direkt temas etmeyecek şekilde bunlar ıslak bir spanca temiz spanca sarılacak ve yanlarında direkt temas etmeyeceği şekilde buz olacak. Serin bir ortamla gelmeleri gerekiyor. Tabi direk buza temas etmemeli, suya koymamaları bazen esef ya da suyun içinde gelebiliyor. Bunlar da olmaması gerekiyor. Bize doğru şartlarda geldi dokular o anlamda da hem hasta hem biz tabi işimiz kolaylaştı hastalar açısından ve bizim açımızdan." dedi.

Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası

Ameliyat edilen Yavuz Selim’in Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Oda dışarıda bekliyordu. Ameliyat sonrası onlarla karşılaştık. Her 3 ailenin de yakınları tabi büyük bir merakla bizim çıkışımızı bekliyorlardı. O kadar çok insanın gözlerindeki o dehşeti ve sizden aman dilenmesini görmek hakikaten zor bir süreç doktor açısından da öyle iyi haberleri verdik bütün ailelere. Evet Uğur’da onlardan bir tanesiydi. Hatta bir hasta yine bu kolunu transfer ettiğimiz hasta, replant ettiğimiz hastanın da yine yıllar önce başka bir yakınının yine kolunu aynı şekilde kopmuştu ve biz replante etmiştik. Ondan sonra hani o da değişik bir tabi rastlantı oldu açıkçası. Evet, ilginç bir tesadüf gerçekten tabii. Zor bir süreç." ifadelerini kullandı.

Yıllar önce kolunu ameliyat ettiğimiz hastanın yakını

Rektör Özkan, "Vedat Sarı’ydı hastamız onun da yine bir kolu kopmuştu. Yıllar çok yıllarca ben asistandım o zaman. Onun kolunu Ömer hocayla beraber yine repland etmiştik. Aynı şekilde o arayınca tabi ilginç bir tesadüf oldu. 2 hasta da çok zor hastalardı açıkçası. Ama umuyorum başarılı geçti ameliyatları ama dediğimiz gibi şu bir hafta on günlük süreç kıymetli ama eğer her şey yolunda giderse tabii hastaların çok ciddi bir kazanımları olacak." dedi.

Tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum

Rektör Özkan, "Bunlar komplike ameliyatlar kolay ameliyatlar değil. Çünkü bu keskin temiz bir kesi değil koparak yerinden çıkmış. Hem kol hem bacak için söylüyorum bunu. Tabii bunlar çok teknik detaylar ama alıcı damarlarda sıkıntı oluyor. Bu anlamda çok ciddi tabi. Ekibi zorladı. Komplike ameliyatlardı ama dediğim gibi inşallah sonucu bir hafta on gün sonra yine size pozitif bir şekilde veririz. Bu tür ameliyatlarda dakikanın önemi var. Öyle olunca 2 hastada aynı anda ameliyata başlandı. Neredeyse aynı anda ameliyatları da sonlandırdık. Aynı hızla gitti. İkisi de yan yana 2 odada multi travma hastası bunlar. Bu anlamda ekibimiz de çok tabi tecrübeli. Bütün ekibe çok teşekkür ediyorum. Katkısı olan herkese buraya gelmesini sağlayan, organları yine ekstra getiren dokuları yine burada tedavi eden, tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum. Bir insanın hayatına katkı sunmak bizim işimizin en kıymetli, en maneviyatı yüksek tarafı elbette." dedi.

Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi

Rektör Özkan, "Maalesef bir hastamız uyurken bize soruyordu, çocuğum ne oldu diye. Tabi ona öyle bir haber gidecek. Maalesef çocuğunu kaybetti, o vahim kazada. Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi. Gerçekten çok insanın içine ezen içini burkan bir olay. Allah sabır versin onlara da. Allah kimseye göstermesin." şeklinde konuştu.

Ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü

Rektör Özkan, "Çocuğum nerede diye tam uyutulurken soruyordu tabi bu kaza hemen bize gelmedi. Önce şey Antalya Şehir Hastanesinden bize geldi bu hastalar. O anlamda biz hangi hastanede nerede olduğunu bilmediğimiz için biz de çok vakıf değildik açıkçası çocuğun akıbetine. Ancak daha sonra biz ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü. Çocuğu kaybetmişiz. Allah ailesine sabır versin çok, çok zor bir süreç." ifadelerini kullandı.

Kopan kol ve bacak aynı anda ameliyat edildiler

Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, "Buraya 5 hastamız geldi. Geldikleri gün itibariyle 3 tanesi ameliyat edildi. 2 tanesi bizim bölümümüz tarafından ameliyat edildi. Genel durumları tabi orta ağır. Elimizden geldiğince işte kolu kopan hastamızı ve bacağı kopan hastamızı aynı anda ikisini beraber, ekibimizle beraber ameliyat ettik. Şu anda genel durumları iyi yakın takip ediyoruz. İnşallah güzel bir sonuç alırız." dedi.

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

Ameliyatlar 10 saat sürdü

Ameliyatların 8 ila 10 saat arasında sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Ömer Özkan, "Şu an için sağlık durumları tabii orta." şeklinde konuştu. Kazadan sonra jandarma tarafından uzuvların bulunup getirildiği sorusuna Prof. Dr. Ömer Özkan, "Tabi o kısmı ben de yeni öğreniyorum. Maalesef öyle olduğu içinde tabi biraz kirli. O biraz daha sonra enfeksiyon riski getiriyor inşallah o kısmı da atlatırız. Organların taşınma eğitiminin verilmesi gerekir. Basit de olsa okullara veya genel toplum kamu spotu açısından bunları da bildirmekte fayda var. Buda önemli bir konu oldukça." şeklinde konuştu.

Mehmet Salih Eser

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri Şehit Aileleri Derneği’nde genel kurul başladı Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kayseri Şubesi’nde 9. Olağan Genel Kurul başladı. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kayseri Şubesi 9. Genel Kurul Toplantısı başladı. Valilik Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı’nda (YİKOB) gerçekleştirilen 9. Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan ve başkan adayı Ali Yavuz ile Mehmet Öztürk sandıkta yarışacak. Seçimin birlik, beraberlik ve huzur içerisinde yapılacağını söyleyen Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kayseri Şube Başkanı ve başkan adayı Ali Yavuz, "1915 yılında Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda yaralanan askerlerimizin tedavilerinin yaptırılması amacıyla kurulmuş bir dernek. 1983 yılında da 2847 sayılı kanun kapsamında kamu yararına çalışan askeri kökenli 4 dernekten biridir, 2003 yılında da Kayseri’ye şube olarak açıldı. Şuanda biz 9. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nı gerçekleştiriyoruz. 2 aday olarak seçime gireceğiz birlik ve beraberlik içerisinde, şehit ve gazi ailelerimizle birlikte seçimimizi huzur içerisinde yapacağız. Bizim amacımız aile, birlik beraberlik içerisinde olmak. Dertlerimizi, kederlerimizi beraber ortak paylaşmak. Bizim her ilden doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine her yerde bizim şehit ve gazi ailemiz var. Biz onlarla beraber ortak bir paydadayız. Düşüncelerimiz, fikirlerimiz, dertlerimiz, sorunlarımız aynı. Bizler şehit aileleri ve gaziler olarak devletimize ve milletimize her zaman bedel ödedik ve ödemeye hazırız. Çünkü bu bayrak bizim, bu devlet bizim. Başka bir gidecek ülkemiz yok. Birlik ve beraberlik içerisinde ülkemize sahip çıkmamız lazım. Burada gerçekleştirdiğimizi olağan genel kurulumuz şehit aileleri ve gaziler camiasına hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
Samsun Lvbel C5, Atakum’da özel bireyler ile buluştu Rap Müziği Sanatçısı Lvbel C5, Samsun’un Atakum ilçesinde özel bireyler ile bir araya geldi. Türk rap müziği sanatçısı Süleyman Burak Bodur (Lvbel C5), konser için geldiği Samsun’da, Atakum Belediyesi Engelsiz Yaşam Park Kültür Sanat ve Eğitim Merkezi’ni ziyaret etti. Lvbel C5 sürpriziyle mutlu olan Engelsiz Yaşam Park öğrencileri, sanatçıyı alkışlarla ve sevgi seliyle karşıladı. Duygu dolu anlar yaşayan sanatçı, öğrenciler ve aileleriyle bir süre sohbet etti. Atakum Belediyesinin merkezde özel bireylere sunduğu sanat, spor ve sosyal hizmetler hakkında yetkililerden bilgi alan Lvbel C5, ardından hayranlarıyla bol bol fotoğraf çektirdi. Lvbel C5, Yaşam Park öğrencileri ile bir arada olmaktan çok mutlu olduğunu belirterek merkezi ilk fırsatta tekrar ziyaret edeceğini söyledi. Sanatçı, "Çok mutluyum. Umarım herkes mutludur. Samsun’a geldiğim sürece Yaşam Park’a geleceğim. İnsanları çok sevdim. Herkesten Allah razı olsun. Çok güzel ağırladılar. Samsun süper. Samsun pidesinin ününü duydum, onu tadacağım. Sonra da diğer konserlerimiz için yola çıkacağız" dedi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, sürpriz ziyareti için Lvbel C5’e teşekkür ederek, "Şarkılarıyla olduğu gibi sosyal destek projeleri ile de gönüllerimizi kazanan sanatçımızı Atakum’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Hepimizi derinden etkileyen 6 Şubat depremleri nedeniyle, üç yıldır yaraları sarmaya çalışan vatandaşlarımız için düzenlediği konserlerin anlamı son derece büyük ve dayanışmanın en güzel örneğini sergiliyor. Atakum’da, Yaşam Park öğrencileri ile bir araya gelerek unutulmaz anlara imza attı. Öğrencilerimizin gözlerindeki mutluluk çok özeldi. Kendisine anlamlı ziyareti için çok teşekkür ediyorum. Güzide kentimiz Atakum’da düzenleyeceğimiz sosyal, kültürel ve sosyal destek projelerinde sanatçımızla bir arada olmaktan her zaman büyük onur duyarız" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Yılmaz’dan 8 Şubat mesajı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 8 Şubat 1921 tarihinde Antep’e "Gazilik" unvanının verilişinin yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Yılmaz, mesajında Antep’in destansı direnişine, kahramanlık ruhuna ve milletin onur mücadelesine vurgu yaparak, bu unvanın sadece bir isim değil, bir milletin şeref nişanı olduğunu ifade etti. Başkan Yılmaz mesajında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Antep halkına duyduğu derin saygıyı hatırlatarak, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki, onlar Antep’i kurtardıkları gibi Türkiye’yi de kurtardılar" sözleri, bu topraklarda verilen mücadelenin büyüklüğünü en güçlü şekilde ortaya koymaktadır. Antep halkı, yokluk içinde ama inançla, birlikle ve imanla tarih yazmıştır" dedi. "TBMM’nin verdiği gazilik unvanı, kahramanlığın tescilidir" 8 Şubat 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aldığı kararla Antep’e "Gazi" unvanı verildiğini hatırlatan Yılmaz, bu kararın milletin iradesiyle alınmış tarihi bir onur belgesi olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Bu karar, Antep halkının işgale karşı verdiği eşsiz direnişin, gösterdiği fedakârlığın ve vatan sevgisinin devlet eliyle tescillenmesidir. Gazilik unvanı, bu şehrin alnına vurulmuş bir onur mührüdür" ifadelerini kullandı. "Şahin Bey, Şehit Kamil ve Karayılan unutulmadı" Yılmaz, Antep savunmasının sembol isimleri olan Şehit Kamil, Şahin Bey ve Karayılan’ı da rahmet ve minnetle anarak, "Şahin Bey’in bedenini siper ederek yazdığı destan, Şehit Kamil’in henüz çocuk yaşta gösterdiği direniş, Karayılan’ın dağlarda yaktığı özgürlük ateşi bu şehrin hafızasına kazınmıştır. Onlar, bu toprakların bağımsızlık uğruna neleri göze alabildiğinin en somut göstergesidir. Gaziantep, tarihinden aldığı güçle bugün de üretmeye, büyümeye ve Türkiye’ye değer katmaya devam etmektedir. Bu şehir, dün işgale boyun eğmediği gibi bugün de birlik, beraberlik ve kardeşlikten asla taviz vermemektedir. Bu onur, bu şehirde yaşayan her ferdin omuzlarında taşıdığı kutsal bir emanettir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Antep savunmasının tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Gaziantep’in gazilik unvanının yıl dönümü kutlu olsun" ifadelerine yer verdi.
Bursa Mehmet Çevik’ten samimi itiraflar: "Sahne aşkım hiç bitmedi" Sahnedeki enerjisiyle yıllardır geniş bir hayran kitlesine ulaşan Mehmet Çevik, müziğe olan tutkusunu, aile hayatını ve unutamadığı anlarını içten sözlerle anlattı. Ünlü sanatçı, "İşini seviyorsan sahneye koşa koşa çıkarsın" diyerek müziğin hayatındaki yerini özetledi. 24 yıldır sahnelerde olduğunu hatırlatan Çevik, sahnede olmanın kendisi için bir meslekten çok bir yaşam biçimi olduğunu söyledi. Sevenleriyle yüz yüze gelmenin ve onlara şarkı söylemenin en büyük motivasyonu olduğunu dile getiren Çevik, her sahnede aynı heyecanı yaşadığını ifade etti. Ailesi her şeyin önünde Sahne ışıkları kapandığında bambaşka bir Mehmet Çevik olduğunu söyleyen sanatçı, eşi Gizem, çocukları Çınar ve Zeynep’le sade ve huzurlu bir yaşam sürdüğünü belirtti. "Evdeyim, bahçedeyim, çocuklarımla vakit geçiriyorum" diyen Çevik, kendisini tam anlamıyla evcimen biri olarak tanımladı. O konserde gözyaşlarını tutamadı Mehmet Çevik’in hafızasından silinmeyen an ise 4 Haziran’da Kültürpark Açıkhava’da verdiği konser oldu. Kapasitesi 3 bin 500 olan mekânın 5 bin 500 kişiyle dolduğunu söyleyen Çevik, o gece sahnede duygularına hâkim olamadığını dile getirdi. Çevik, "Hayranlarımın karşısında gözyaşlarımı tutamadım" sözleriyle yaşadığı gururu paylaştı. "Bursa vazgeçilmezim" Türkiye’nin dört bir yanından sahne teklifleri aldığını belirten Çevik, buna rağmen Bursa’dan kopamadığını söyledi. Programlarının büyük bölümünü Bursa’da yaptığını dile getiren sanatçı, şehir dışındaki dinleyicilerinin de kendisini izlemek için Bursa’ya geldiğini anlattı. "Yeni şarkılar yolda ama acele yok" Yoğun sahne temposu nedeniyle yeni şarkı çalışmalarını daha planlı yürütmek istediğini ifade eden Mehmet Çevik, "Sevenlerimle yılda bir ya da iki kez yeni projelerle buluşuyorum" diyerek müjdeyi de verdi. Sözlerinin sonunda hayranlarına teşekkür eden Çevik, "Onlar olduğu sürece ben sahnelerde olacağım" dedi.