ASAYİŞ - 31 Ocak 2026 Cumartesi 23:10

Kontrolden çıkan otomobil refüjdeki ağaca çarpıp takla attı

A
A
A

Antalya’nın Alanya ilçesinde bir otomobil, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda önce kaldırıma, ardından refüjdeki ağaca çarpıktan sonra takla atarak durabildi. Kaza anları güvenlik kamerasına yansırken, otomobil sürücüsü yaralandı.

Kaza, saat 17.00 sıralarında Alanya’nın Payallar Mahallesi D-400 Karayolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, A.Y. (34) idaresindeki otomobil, yağmurdan dolayı kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Araç önce yol kenarındaki kaldırıma, ardından refüjde bulunan ağaca çarptıktan sonra takla attı.

Kazada yaralanan sürücü A.Y. olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Otomobilin yolda kontrolden çıkıp refüje çarpması, ardından refüj üzerindeki ağaca çarpıp takla attığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Kazayla ilgili adli tahkikat başlatıldı.

Recep Karcı



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Dede mesleğini icra ediyor, teknolojiye direniyor Yozgat’ın Yerköy ilçesinde bir dönem oldukça yaygın olarak yapılan ve ’Tuzcular Aralığı’ olarak bilinen sokakta hayat bulan kaya tuzculuğu mesleği, günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu mesleğin Yerköy’deki son temsilcilerinden biri olan 70 yaşındaki Mustafa Uslu, dedesinden miras kalan kaya tuzculuğunu yıllardır yaşatmaya çalışıyor. Geçmişte Yerköy’de birçok esnafın kaya tuzu ticaretiyle uğraştığını belirten Mustafa Uslu, Sekili bölgesindeki kaya tuzu ocağından temin ettiği tuzları öğüterek vatandaşın ihtiyacına göre satışa sunuyor. Talebe göre kaya tuzunun inceliğini ayarlayan Uslu, öğüttüğü ürünleri 2 kiloluk poşetlerde istifliyor. Geleneksel yöntemlerle sürdürülen kaya tuzculuğu mesleği, fabrikasyon üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte her geçen gün daha da kayboluyor. Mesleğin son temsilcilerinden olan Mustafa Uslu, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini sürdürüyor. Uzun yıllardır tuzculuk yapan Uslu, iş yerinin kendisinden sonra kapanacağını ifade ediyor. Mesleğini 72 yıldır sürdürüyor Son dönemlerde doğal kaya tuzuna olan ilginin arttığını dile getiren Uslu, özellikle televizyon programlarında yapılan açıklamaların bu talebi artırdığını belirtti. Yağ tuzu, katık tuzu, turşu tuzu ve yemek tuzu gibi farklı kullanım alanlarına göre kaya tuzu hazırlayan Mustafa Uslu, "1954’te Yerköy’e gelmiş dedem. Bu tuz işiyle uğraşmış. O gün bugündür devam ettiriyorum. Dede mesleğidir. 72 yıldır yapıyorum. Meslek körelmek üzere, yani fabrikasyon döndü artık. Artık yani bu dükkan benden sonra kapanır. Açık tutulmaz. Talep son zamanlarda çoğaldı. Talebin sebebi ise televizyonda verilen bilgilerden dolayıdır. Sekili bölgesinden tuzu getirip burada değirmende öğütüp halka arz ediyoruz. Satışlarımız oluyor. Yağ tuzu, katık tuzu, turşu tuzu, yemek tuzu her türlü ihtiyaca uygun" dedi.
Bursa Karşılaşmalar, Devinimler, İzler sergisi ziyarete açıldı Nilüfer Belediyesi’nin Konuk Sanatçı Programı kapsamında hayata geçirdiği "Karşılaşmalar, Devinimler, İzler" sergisi, Nazım Hikmet Kültürevi’nde sanatseverlerle buluştu. Misi Sanatevi’nde doğayla ve kentle kurdukları ilişkiyi sanata dönüştüren Bursalı genç sanatçıların eserleri, 15 Mart’a kadar görülebilecek. Nilüfer Belediyesi, kentin kültürel üretimini desteklemek ve yerel sanatçıların potansiyelini görünür kılmak amacıyla, Eylül-Aralık 2025 tarihleri arasında düzenlenen Konuk Sanatçı Programı’nın çıktılarından oluşan "Karşılaşmalar, Devinimler, İzler" sergisi, Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen törenle açıldı. Serginin açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i temsilen Meclis Üyesi Gülver Deniz ve çok sayıda sanatsever katıldı. Sergi, Bursa’da yaşayan sanatçıları merkeze alan bir açık atölye programının sonucu olarak ortaya çıktı. Hiyerarşiden uzak, birlikte üretim Misi Sanatevi’nde üç ay boyunca konaklayan ve üretim süreçlerini burada geçiren sanatçılar Abdulkadir Çelik, Orçun Keskin, Hatice Eriş ve İnci Altansoy, serginin ana gövdesini oluşturdu. Program sürecinde Nalan Yırtmaç, Ekin Kano ve İlhan Sayın gibi deneyimli isimler de belirli periyotlarla Sanatevi’ne konuk olarak genç sanatçılarla bir araya geldi. Bu süreç, tek yönlü bir öğretme pratiğinden ziyade; disiplinler arası dolaşım, birlikte düşünme ve hiyerarşik olmayan bir deneyim paylaşımı üzerine kurgulandı. Sanatçıların çevreleriyle, doğayla ve Misi’nin sosyal dokusuyla kurdukları iletişim, eserlerin üretim sürecinin ayrılmaz bir parçası oldu. "Kendi değerlerimizi yetiştirmeyi amaç edindik" Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Gülver Deniz, Başkan Şadi Özdemir’in selamlarını ileterek, belediyenin sanat vizyonuna dair önemli mesajlar verdi. Başkan Şadi Özdemir’in, sadece büyük merkezlere odaklanmak yerine Nilüfer’in kendi potansiyelini açığa çıkarma hedefini vurgulayan Deniz, şunları söyledi: "Nilüfer Belediyesi olarak son yıllarda benimsediğimiz yönelim, uzun yıllar büyük merkezlere odaklanan sergi programlarını dönüştürmek üzerine kurulu. Bizler, kentimizin kendi sanatçı potansiyelini yine kendi içinde yetiştirmeyi ve desteklemeyi amaç edindik. Genç arkadaşlarımızın Misi’de geçirdiği bu verimli sürecin çıktılarını bugün burada görüyoruz. Doğayla, canlılarla ve içinde bulundukları sosyal yaşamla kurdukları bağ çok kıymetli." Yeni dönem başvuruları başlıyor Gülver Deniz konuşmasında ayrıca Konuk Sanatçı Programı’nın devam edeceği müjdesini de verdi. Programın yaz ayağının Mayıs ve Temmuz aylarında gerçekleştirileceğini belirten Deniz, genç ve yetenekli sanatçıları Misi Sanatevi’nde ağırlamaktan mutluluk duyacaklarını ifade ederek yeni başvurular için çağrıda bulundu. Zamanın ve mekânın iç içe geçtiği, kolektif bir üretimin yansıması olan "Karşılaşmalar, Devinimler, İzler" sergisi, 15 Mart tarihine kadar Nazım Hikmet Kültürevi’nde ziyaret edilebilir.
Konya KTO Başkanı Öztürk: "Sanayi Alanları Master Planı Türkiye için kritik bir adım" KTO Başkanı Selçuk Öztürk, geçtiğimiz günlerde açıklanan Sanayi Alanları Master Planı’nın önemine değinerek; "Marmara’da sıkışmış sanayi yapımızın Anadolu’da büyütülmesine yönelik ortaya konulan bu vizyon; ülkemizin sanayi geleceği, bölgesel dengelerin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece kıymetlidir" dedi. Konya Ticaret Odası’nda (KTO) Ocak ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak katılan Türkiye Hayat Emeklilik İç Anadolu Bölge Müdürü İbrahim Boğa, PTT Bölge Müdürü Mustafa Çalışkan ve Karatay Özel Eğitim Meslek Okulu Müdürü Soner Selçuk Tekeli kurumlarıyla ilgili sunum gerçekleştirirken, toplantıda oda faaliyetleri ve güncel ekonomik konular ele alındı. Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, sözlerine Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Suriye sınır hattında dalgalanan şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen menfur saldırıyı kınayarak başladı. Başkan Öztürk, "Türk Bayrağı’na uzanan her el, doğrudan devletimizin varlığına, birliğine ve bütünlüğüne yönelmiş bir saldırı anlamı taşımaktadır. Bu tür provokatif girişimlerin, milletimizin birlik ve beraberlik şuurunu daha da güçlendireceğine inanıyorum" ifadeleriyle birlik ve beraberlik mesajı verdi. "Ortaya konulan vizyon son derece önemli" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Alanları Master Planı çerçevesinde Samsun-Mersin hattı üzerinde, Konya’nın da aralarında bulunduğu 13 ilde sanayi yatırım alanı ilan edilmesinin Türkiye’nin geleceği adına önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Başkan Öztürk şunları kaydetti: "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız Konya’nın da arasında bulunduğu 13 ili kapsayan bir sanayi aksı açıkladı. Master Plan’ın ilk fazında Samsun - Mersin hattında; Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat olmak üzere 13 şehirde toplam 59 bin hektarlık alanda 16 yeni yatırım alanı oluşturuldu. Bu illerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ve mal taşımacılığında öncelikli yatırım alanları olarak belirlendi. Gelinen aşamada, Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’da sıkışmış sanayi yapımızın Anadolu’da büyütülmesine yönelik ortaya konulan bu vizyon; ülkemizin sanayi geleceği, bölgesel dengelerin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece kıymetlidir. Bu vesileyle, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza teşekkür ediyor; alınan kararların ülkemize, Konya’mıza ve iş âlemimize hayırlı olmasını diliyorum." "2026 dengeli büyüme anlayışının güçlendiği bir yıl olacak" 2026 yılının ilk ayının, dünya siyasetinin ve küresel ekonominin belirsizlik ve kırılganlık ortamının daha da derinleştiği bir dönemin başlangıcı olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, yalnızca siyasi dengeleri değil; ekonomik beklentileri, ticaret ilişkilerini ve yatırım kararlarını da doğrudan etkilediğine değindi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerle birlikte Türkiye açısından 2026 Ocak ayının, hem bölgesel gelişmelerin yakından izlendiği hem de ekonomik beklentilere odaklanılan bir dönem olduğunu belirten Başkan Öztürk, "2025’ten 2026’ya uzanan süreç, yalnızca bir takvim değişikliğini değil; ekonomi politikalarında denge arayışının ve güvenin yeniden inşasının öne çıktığı bir geçiş dönemini ifade etmektedir. 2025 yılı boyunca yüksek enflasyonla mücadelede kararlı bir duruş sergilenmiş; para politikasında uygulanan sıkı çerçeve ile fiyat istikrarı temel öncelik haline getirilmiştir. Yılın son aylarında enflasyon tarafında gözlenen kademeli gerileme, bu politikanın somut sonuçlar üretmeye başladığını göstermiştir. Enflasyonun hız kesmesi, yatırımcıdan sanayiciye, ihracatçıdan tüketiciye kadar tüm kesimler için daha öngörülebilir bir ekonomik ortam anlamına gelmektedir. Bu sürecin önemli göstergelerinden biri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısında attığı adımdır. Politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 37 seviyesine çekilmesi, piyasa beklentilerinin altında kalmış olsa da; dezenflasyon sürecine olan bağlılığın ve temkinli yaklaşımın korunduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Bu çerçevede 2026 yılı, Türkiye ekonomisi açısından yalnızca rakamların değil; güvenin, öngörülebilirliğin ve dengeli büyüme anlayışının güçlendiği bir yıl olma potansiyeli taşımaktadır. Temel hedefimiz; enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımları kalıcı hâle getirirken, üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen sürdürülebilir bir büyüme patikasını güçlendirmektir" ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk ayrıca KOSAM tarafından hazırlanan "Dünya Ne Konuşuyor" başlıklı sunumunu ve Konya Ticaret Odası Ocak ayı faaliyetlerini Meclis Üyeleriyle paylaştı.