SAĞLIK - 24 Mart 2025 Pazartesi 10:54

Lenf kanseriyle 3 yıldır mücadele eden gence, kanseri 3 kez yenen kadından moral pastası

A
A
A
Lenf kanseriyle 3 yıldır mücadele eden gence, kanseri 3 kez yenen kadından moral pastası

Üç yıldır lenfoma ile mücadele eden 15 yaşındaki Hikmet Üzer, sağlığına kavuşmak için Antalya’daki özel bir hastanede kök hücre nakli olmaya hazırlanıyor. Daha önce rahim, meme ve lenf olmak üzere kanseri 3 kez yenerek, kanser hastalarına gönüllü annelik yapan Çiçek Akçay ise, Hikmet için ilik nakli öncesinde moral amaçlı sürpriz bir doğum günü kutlaması gerçekleştirdi.


Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşayan ve 3 yıl önce lenfoma (lenf kanseri) olduğunu öğrenen 15 yaşındaki Manavgat Evliya Çelebi Turizm Mesleki Teknik Anadolu Lisesi Aşçılık Bölümü 9. Sınıf öğrencisi Hikmet Üzer, Antalya’da bir özel hastanede ilik nakli olacak.



Gönüllü anneden moral sürprizi


Daha önce rahim, meme ve lenf olmak üzere kanseri 3 kez yenen ve kendisini kanser hastalarına adayan 2 çocuk annesi Çiçek Akçay, ilik nakli öncesinde Hikmet Üzer için pasta kesip hediye vererek doğum günü kutlaması yaptı. Nisan ayı doğumlu olmasına rağmen, artık ilik nakli olduğu günü de doğum günü olarak kabul edeceğini belirten Hikmet Üzer, duygu dolu anlar yaşadı.



"Yılmadım, mücadele ettim"


Kutlamada konuşan Hikmet Üzer, "Çiçek ablamın sürprizi beni çok duygulandırdı ve mutlu etti. Bugün benim için çok önemli bir gün. İnşallah yeniden doğacağım. Yarın ilik nakli olacağım. Bundan 3 yıl önce bana lenf kanseri teşhisi kondu. Yılmadım, mücadele ettim. İnşallah bu süreci de en iyi şekilde atlatacağım. Ben hasta olanlardan yılmadan mücadele etmelerini, kendilerine moral vermelerini istiyorum. Çiçek abla, gönüllü bir anne, herkese moral veriyor, onların ihtiyaçlarını karşılıyor. Çiçek ablayla tanıştığım için çok şanslıyım. Onu içten çok seviyorum" dedi.



"Yeniden doğmak adına pasta kestik"


Kanser hastalarına destek olan Çiçek Akçay ise "3 yıl önce lenf kanseri tanısı alan Hikmet oğlumun hastalığının kısa süre önce yeniden nüksetmesi nedeniyle ilik nakli tedavisi gerçekleşecek. Bu süreçte Hikmetimin sağlığına kavuştuğunun müjdesini vermek benim en büyük dileğim. Yarın başlayacak tedavisi öncesinde ona moral vermek amacıyla bugün pasta kesip doğum gününü kutlamak istedim. Yeniden doğmak adına pasta kestik" dedi.


Akçay, Ramazan sürecinde her yıl olduğu gibi bu yıl da "Koli Koli Mutluluk" projesi kapsamında 125 lösemi ve kanser hastasına Ramazan kolisi dağıtımı yaptıklarını sözlerine ekledi.



Lenf kanseriyle 3 yıldır mücadele eden gence, kanseri 3 kez yenen kadından moral pastası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.