POLİTİKA - 02 Ocak 2026 Cuma 14:52

Miran: "Kamu personel sistemi emeği merkeze almalı"

A
A
A
Miran: "Kamu personel sistemi emeği merkeze almalı"

Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilemediği, enflasyon hedeflerinin tutmadığı ve sıkılaşma politikalarının yükünün büyük ölçüde sabit ücretlilerin üzerine yıkıldığı bir yılı geride bıraktıklarını, Büyük Memur-Sen ailesi olarak 2026 yılında beklentilerinin; yüksek vaatler değil, daha öngörülebilir, daha adil ve daha sürdürülebilir bir zeminin güçlenmesi, emeği merkeze alan, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kamu personel sisteminin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi.



3600 Ek Gösterge hayati öneme sahip


Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, "Kamuda çalışanlar arasında ücret ve maaş adaletsizliğinin arttığı, çalışma huzurunun bozulduğu, Kamu İşvereninin toplu sözleşme masasını etkin kullanmadığı, sosyal tarafların devre dışı bırakılarak tekil düzenlemelerle geçici iyileştirmelerin yapılmaya çalışıldığı bir yıl olarak geride kaldı. Aynı zamanda bu yıl; Toplu sözleşmede kayıt altına aldığımız ve kamu görevlileri ile emeklileri için hayati öneme sahip olan ‘1. Dereceye 3600 Ek Gösterge’ vaadi halen hayata geçirilmedi. Kamu görevlileri sendikacılığı için tercih değil zaruri şart olan ‘4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi’ hususu elzem olmasına rağmen gerekli adım atılmadı ve örgütlenme özgürlüğünün, adil toplu pazarlık hakkının önü açılmadı" dedi.



"Kamu personel sistemi reforme edilmeli"


Uzun süredir kamuda personel ve ücret sisteminde reform ihtiyacı olduğunu ifade ettiklerini belirten Başkan Miran, tek taraflı yapılan ve kısıtlı bir kesimi kapsayan düzenleme teklifinin; hem kamu görevlilerinin hem de kamuoyu tarafından gelen tepkiler sonrası geri çekildiğini hatırlattı. Miran, "Bir kez daha Kamu Personel Sisteminde reform ihtiyacı bütün kesimler tarafından ifade edildi. Ücret adaletsizliği, unvan karmaşası, görev-yetki-sorumluluk dengesizliği ve kariyer yapısındaki dağınıklık, bütüncül bir reform olmadan çözülemez. 2025 yılı sadece zam oranlarının değil, sistemin kendisinin sorgulandığı bir eşik yılıdır" şeklinde konuştu.



"Kayıpların telafi edilmesi gerekir"


2025 yılının, toplu sözleşme sürecinin yalnızca maaş artışlarının konuşulduğu bir zemin olmaktan çıkıldığı bir yıl olduğunu belirten Başkan Eyüp Bülent Miran sözlerini şöyle sürdürdü: "Memur-Sen’in ısrarla vurguladığı üzere sorun, rakamlardan önce 4688 sayılı Kanun’un dar müzakere alanı ve çözümsüz yapısıdır. Takvimi sıkışık, yetki alanı sınırlı, konuları dar, kapsamı yetersiz ve adaletsiz hakem mekanizmasına mahkûm edilen bu sistem, kamu görevlilerini her dönem yeniden belirsizliğe sürüklemektedir. Bu yönüyle 2025, Kamu İşveren eliyle ve Hakem Kurulu Kararıyla kamu görevlileri ile emeklilerinin haklı beklentilerine cevap verilmeyen, kayıplarını telafi etmeyen ve çalışanlar arasındaki uçurumu büyüten bir yıl olarak kayıtlara geçti. Bu doğrultuda 2026 yılında da;1.dereceye 3600 ek göstergenin verilmesi, 4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi, Yardımcı Hizmetler Sınıfının Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesi, Mühendislik ve teknik personelin mesleki sorunlarının çözülmesi, Akademik personelin haklı ve meşru taleplerinin karşılanması, müdür, şube müdürü ve idari personelin mali haklarının iyileştirilmesi, Koruyucu Giyim kazanımımızın eksiksiz ve tavizsiz uygulanması, Hakem Kurulu kararlarıyla oluşan kayıpların telafi edilmesi, Seyyanen ödemenin emekliliğe yansıtılması, Kamu personel sistemini bozan ücret dengesizliklerinin giderilmesi ve yapısal çarpıklıkların düzeltilmesi, başta olmak üzere; emeği merkeze alan, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kamu personel sistemi için mücadelemizi ilkelerimizden sapmadan, güçlü bir irade ve ortak akılla sürdürmeye devam edeceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin DAHİ Mersin Projesi Türkiye’ye örnek oluyor Mesleki eğitimi üretim sahasıyla buluşturan DAHİ Mersin Projesi kapsamında, öğrenciler ve öğretmenler 5 hafta süren yalın üretim eğitimini başarıyla tamamladı. Proje ile gençler, verimli üretimin temellerini doğrudan sanayi ortamında öğrenme fırsatı buldu. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Organize Sanayi Bölgesi (Mersin OSB) ve Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında; Şişecam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Tarsus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 20 öğrenci ve 10 öğretmen, Model Fabrikada uygulamalı eğitim aldı. 5 hafta süren eğitimlerde yalın üretim yaklaşımı ve güncel üretim teknikleri sahada deneyimlendi. Model Fabrikada gerçekleştirilen kapanış programına; MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut, Mersin OSB Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tekli ve Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci katıldı. "Türkiye’nin kurtuluşu katma değerli üretimde" Programda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, gençleri geleceğin sanayicileri olarak gördüklerini ifade ederek, sanayinin sürdürülebilirliği için teorik eğitimin mutlaka uygulamayla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Çakır, "Türkiye’nin kurtuluşu katma değerli üretim yapan gençlerimizdedir. Sanayi büyürse, ülkemizin gelişmişlik düzeyi de artar. Gençlerimizin yerinde öğrenmesi, üretim sahasında deneyim kazanması büyük önem taşıyor" dedi. DAHİ Mersin Projesinin Türkiye’ye örnek bir model haline geldiğini belirten Çakır, gençlere üretim odaklı düşünmeleri tavsiyesinde bulunarak, "Vatan kurtulacaksa bunu çok çalışarak ve üreterek başaracağız" ifadelerini kullandı. "Eğitim sahada anlam kazanıyor" İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci ise DAHİ Mersin Projesi ile mesleki eğitimde yeni bir dönemin kapılarının aralandığını söyledi. Eğitimin sahaya taşınmasının önemine dikkat çeken Özdemirci, "Öğrencilerimiz yalın üretim felsefesini yalnızca teoride değil, üretimin tam merkezinde öğrendi. Burada kazandıkları deneyim, meslek hayatlarında yol gösterici olacak" diye konuştu. Projenin Türkiye genelinde uygulanabilecek bir başarı hikayesi olduğunu vurgulayan Özdemirci, "Bu iş birliği diğer illerimiz ve bakanlığımız için örnek teşkil ediyor. Mersin’de yerel paydaşlarımızla bu vizyonu en üst seviyeye taşıyoruz" dedi. "Sanayinin nitelikli gençlere ihtiyacı var" Mersin OSB Başkanı Sabri Tekli de iş dünyasının mesleki eğitim almış nitelikli gençlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtti. Uygulamalı eğitimin önemine değinen Tekli, "Gençlerimizin sanayi ortamında aldığı bu eğitimler kariyerlerine yön verecek. Projeden duyduğumuz memnuniyet oldukça yüksek" şeklinde konuştu. Program sonunda projeye katkı sunan paydaş kurumlara teşekkür plaketi, eğitimleri başarıyla tamamlayan öğrenci ve öğretmenlere ise katılım sertifikaları verildi.