SPOR - 10 Mart 2025 Pazartesi 01:19

Okan Buruk: "İkinci yarı adeta uyandık"

A
A
A

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Alanyaspor maçının ardından yaptığı açıklamada, "İkinci yarı uyandık" dedi.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Galatasaray, deplasmanda Corendon Alanyaspor’u 2-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Teknik Direktör Okan Buruk açıklamalarda bulundu. İlk yarı geriye düşmelerinin ardından psikolojik olarak geriye gittiklerini belirten Buruk, "Kazanmamız gereken bir maçtı, geçen haftaki beraberlik sonrası. Biraz üzerimizde baskıyla başladık ama özellikle ikinci yarı bunu değiştirdik. Rakibimizin ilk defa savunmada 5’li oynamaları beklediğimiz bir şey değildi. Ama maç öncesi kadroda özellikle planlarımızı yapmaya çalıştık ama Gabriel Sara’yı sağ kanatta biraz daha içeri sokarak oynatmamız, Frankowski’yi yukarıya çekmeye çalıştık ama rakibin özellikle 5’li savunması 3’lü orta saha ile birlikte dizilişimizi ve özellikle hücumdaki etkinliğimizi azalttı. İyi savunma yaptı rakibimiz. Kalemize ilk gelen top gol oldu. Beklemediğimiz bir yerde gol yedik. İlk yarı biraz düşüş oldu, özellikle gol sonrası psikolojik olarak bence biraz geriye gittik" diye konuştu..

"Uyandık ve ikinci yarıya daha iyi başladık"

Takımın ikinci yarıda adeta uyandığını ve beraberlik sonrası iyi oynadıklarını söyleyen Buruk, "Devrede uyandık ve ikinci yarıya biraz daha iyi başladık. Ama 1-1 sonrası çok daha iyi oynadığımızı söyleyebilirim. Daha sakin, sabırlı oynadık. 2-1 sonrası yine çok fazla pozisyon yakaladık, burada 3., 4. golü çok rahat bulabilirdik. Rakibin de tabii ki bir oyun planı vardı, bunu uygulamaya çalıştılar. Günün sonunda kazanan takım olduk. Bu haftalar zor haftalar, özellikle tabii ki geçen haftaki puan kaybı sonrası bir sonraki maç zor ve stresli olur. Bu stres üzerimizde biraz vardı. Şimdi sahamızda cuma günü Antalyaspor’a karşı oynayacağız. Bu maçta hem daha iyi hem dava özgüvenli ve verimli bir futbol oynayacağımızı düşünüyorum. Oyuncularımıza emeklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum ve taraftarımıza teşekkür ediyorum. Burada bizi müthiş bir şekilde karşıladılar. Bugün yine desteklerini verdiler" ifadelerini kullandı.

"Mayıslar bizim, şampiyonluğa ulaşacak takım biziz"

Her zaman yanlarında olan ve kendilerini destekleyen Galatasaray taraftarı için daha fazlasını yapmak zorunda olduklarının altını çizen Okan Buruk, "Her zaman yanımızdalar, her zaman destekliyorlar, her şartta destekliyorlar. Biz de onlar için daha fazlasını yapmak zorundayız. Onların başını her zaman dik tuttuk, onları mutlu etmek, sokağa çıktıklarında gururlu bir şekilde dolaştırmak bizim için en büyük istek, en büyük amaç. Bunun dışında bir şey düşünmüyoruz. Mayıslar bizim ve taraftarımızla birlikte coşarak, onlarla birlikte kenetlenerek, daha iyi oynayarak şampiyonluğa ulaşacak takım biziz" şeklinde konuştu

"Yunus farklı bir oyuncu"

Yunus Akgün’ün diğer kanat oyuncularına göre farklı tipte bir oyuncu olduğunu belirten Galatasaray Teknik Direktörü, "Yunus bizim oyun içerisinde özelikle farklı tipte bir oyuncu, diğer kanat oyuncularına göre daha çok topa sahip olan, daha top tutan ve oyun içerisinde gelip topu alıp oyunu çözebilen bir oyuncu. Ayağında ağrıları var ama her zamanki gibi Galatasaray için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Galatasaray formasını giyerek sahaya çıkmak istiyor. Bugün de istedi, maç öncesi ilk 45 dakika oynatabileceğimizi ona söyledik. Bu 45 dakika içerisinde de iyi işler yaptı. Tabii ki yüzde yüz değil, ama yüzde yüz olmasa bile takım için ne kadar önemli, ne kadar değerli olduğunu gösterdi" dedi.

"İlk yarı üretmekte zorlandık"

İkinci yarı daha üretken olduklarını söyleyen Buruk, "Rakibimizin özellikle 5-3-2 gibi savunmada duruşu bizim de burada 2 orta saha Torreira, Lemina. Sara’nın içeri girdiği yerde üretmekte zorlandık. Bazen çok geriye gelip toplar aldık. Bazen bloklar arasında kırıcı paslar atamadık. Erken ortalar ve uzun paslar attık. Daha çok kısa topa sahip olup paslarla çıktığımızda kanatlara taşıdığımızda, oyunu kanatlara taşıdığımızda bekler için bindirme şansı çıktı. Kanat oyuncuları için daha çok birebir oynama şansı çıktı. Bu da bizi daha üretken olmaya gösterdi. Ama ilk yarı ile ikinci yarı arasındaki motivasyonumuzda devre arası uyandık aslında" ifadelerini kullandı.

"Eski agresifliğimizin altına düştük"

Geçen senelere oranla bu sene daha çok pozisyon verdiklerini ve gol yediklerini söyleyen Okan Buruk, "Tabii ki yeni gelen oyuncularımız var. Hem onlar bizi tanıyacak hem biz onları tanıyacağız. Saha içerisinde oynayarak birbirlerini tanıyorlar. Bizim 2.5 senedir oynadığımız bir oyun vardı, o oyunun biraz altına düşmeye başladık. Eski agresifliğimizin altına düştük. Bu sene daha çok pozisyon verdik, daha çok gol yedik. Bizim oyuncu yapımız önemli, rakibimizin oyuncu yapısı önemli, burada zaman zaman esneklikler göstermeye çalışacağız. Elimizde 2 tane forvet var, bunu hangi sistemde oynayacağız, bununla ilgili takımızın gidişatı önemli. Asıl hedefimiz Galatasaray’ın asıl oyunun 3’lü de oynasak 4’lü de oynasak önde 2 forvetle de oynasak güçlü oyunu rahat net bir şekilde ortaya koymamız gerekiyor. Burnun içinde oyuncularımızın birbirini tanımaya ihtiyacı var" şeklinde konuştu.

Ramazan Bozca - Recep Karcı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.