GÜNDEM - 14 Ağustos 2025 Perşembe 16:56

Otizmli çocuğun düştüğünü saklayıp "Cin çarpmış gibiydi. Siz yine de bir hocaya götürün" dediler

A
A
A
Otizmli çocuğun düştüğünü saklayıp "Cin çarpmış gibiydi. Siz yine de bir hocaya götürün" dediler

Antalya’da özel bir eğitim merkezinde eğitim gören otizmli çocuğun düştüğünü gizleyen ve ders sırasında rahatsızlandığını söyleyen özel eğitim merkezi, aileye doktora götürmeleri tavsiyesi vermek yerine "Yüzünün rengi değişmişti, cin çarpmış gibiydi. Siz bir hocaya götürün" dedi. Otizmli çocuğun dinmeyen ağrıları sonucu ikinci kez götürüldüğü hastanede kalçasının kırıldığı belirlenerek ameliyata alındı.


Antalya’nın Kepez ilçesinde yaşayan Fatma ve Uğur A. çiftinin 3 çocuğundan birisi olan 10 yaşındaki Mehmet’e, doğumundan kısa bir süre sonra otizm teşhisi konuldu. Çocuklarının temel ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabilecek düzeye gelmesi için aile, Mehmet’i küçük yaşlarından itibaren özel bir eğitim merkezine gönderdi. Haftanın belirli günlerinde 2 saat özel eğitim merkezine giden ve burada eğitim kalan otizmli çocuk, 25 Temmuz tarihinde uzun yıllardır eğitim aldığı merkeze gitmek üzere evinden çıktı. Babası Uğur A. ile birlikte apartmandan inerek özel eğitim merkezinin servisine binen Mehmet, birkaç saat sonra geri geldi.


Ancak otizmli çocuk eve getirildiğinde özel eğitim merkezi görevlileri babayı telefonla arayarak oğullarının rahatsızlandığını ve yürümekte zorlandığını söylediler. Oğlunu özel eğitim merkezinin servisinden alan baba, bu sırada bir görevli hastaneye götürülmesi gerektiğini belirtmek yerine "Yüzünün rengi değişmişti, cin çarpmış gibiydi. Siz bir hocaya götürün" dedi. Baba Uğur A., özel aracıyla oğlunu kontrol amacıyla hastaneye götürdü. Burada tahlilleri yapılan otizmli Mehmet’in doktorları önemli bir bulguya rastlayamayınca antibiyotik tedavisinin ardından tekrar gelmelerini istedi. Aradan geçen 3-4 günlük sürede otizmli Mehmet’in ağrıları ve ağlamaları geçmeyince anne ve baba oğullarını tekrar hastaneye götürdü. Doktorların farklı bir sorun olabileceği düşüncesine karşı röntgen çektirmesi üzerine Mehmet’in kalça kemiğinin kırık olduğu ortaya çıktı.


Doktorların düşme neticesi kırığın oluşabileceğini söylemesi üzerine baba Uğur A., özel eğitim merkezi yetkililerini arayarak durumu anlatmasına karşın görevliler ısrarla çocuğun düşmediğini söyledi. Kalçasında kırık olduğu 4 gün sonra ortaya çıkan Mehmet A., hemen ameliyata alınarak, kalçasına 4 vida takıldı. Otizmli Mehmet’in ailesi, çocuklarının düştüğünün özel eğitim merkezi tarafından kendilerinden sakladığı, bu nedenle tedavisinin aksadığı gerekçesiyle yetkililerden şikayetçi oldu. Şikayet üzerine çocuğun düştüğünü kabul etmek durumunda kalan özel eğitim merkezi görevlileri görüştükleri babaya "Yüzünün rengi değişmişti, cin çarpmış gibiydi. Siz yine de bir hocaya götürün" dedi.


Oğlunun sağlıklı bir şekilde gittiği özel eğitim merkezinden döndüğünde merkez yetkililerinin olayı gizlediğini iddia eden baba Uğur A., "Oğlumu servise teslim ettim. 2 saat sonra eğitim merkezinden arayıp oğlumun rahatsızlandığını, servisle eve gönderdiklerini ancak yürüyemediği için karşılamamız gerektiğini söylediler. Eve hiç çıkartmadan hastaneye götürdük. Düştüğünü söylemedikleri için röntgen çektirilmedi. Tahlillerde enfeksiyon çıkınca doktorlar enfeksiyon kaynaklı yürüyemediğini düşünerek antibiyotik tedavisi uyguladı. Şikayetlerde gerileme olmayınca 4 gün sonra yine hastaneye götürdük. Çekilen röntgen sonucunda kalçasında büyük bir kırık olduğu görüldü ve ameliyata alındı. Merkez bizden düştüğünü gizlediği için oğlumun ameliyata alınması 4 gün gecikti" dedi.


Özel eğitim merkezinden şikayetçi olduklarını belirten Uğur A., "Bu durumun nasıl olduğunu sorduğumda, oğlumun dersten sonra bekleme yerine doğru gelirken birden yüzünün simsiyah olduğunu söyleyip ’Sanki cin çarpmış gibi oldu, bu çocuğu bir hocaya götürüp okutun’ dediler bize. Eşim ve ben servisten kucaklayarak, indirebildik. Ameliyatta kalçasının kırık yerine 4 tane vida takıldı. Bu vidalar ömür boyu vücudunda kalacak. 1,5 ay daha hiç hareket etmeden yatacak. Şu an oğlum uyuyamıyor, sabahlara kadar ağlıyor. Normalde yürüyen, sürekli hareket halinde olan bir çocuktu. Şu an oğlumuzu yalnız dahi bırakmıyoruz" ifadelerini kullandı.


Otizmli Mehmet’in hastanedeki tedavisi sona ererken bugün taburcu edildi.



Otizmli çocuğun düştüğünü saklayıp "Cin çarpmış gibiydi. Siz yine de bir hocaya götürün" dediler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.