ASAYİŞ - 13 Mart 2026 Cuma 10:23

Parkta yürüyüş yapan adamı bıçaklayıp öldürdü, kızı "Babamın tek suçu orada bulunmaktı" dedi

A
A
A
Parkta yürüyüş yapan adamı bıçaklayıp öldürdü, kızı "Babamın tek suçu orada bulunmaktı" dedi

Antalya’nın Kepez ilçesinde yolda yürüyüş yaptığı sırada bıçaklı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden 58 yaşındaki Ali Haydar Özyıldırım’ın öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada maktulün kızı, "Babamın tek suçu o an orada bulunmaktı" derken, tanık olarak dinlenen sanığın annesi ise oğlunun eve panik halde gelerek, "Anne ben birine zarar verdim, bana para lazım" dediğini anlattı.

Antalya’nın Kepez ilçesinde yolda yürüyüş yapan Ali Haydar Özyıldırım’ı bıçaklayarak öldüren (58), Sedat Demirören’in "kasten öldürme" suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Tanık beyanları ve sanık savunmasının dinlendiği duruşmada, olay sonrası kaçış anına ilişkin detaylar mahkeme tutanaklarına yansıdı. Tanık ifadesinden, sanığın bıçaklı saldırının ardından elindeki kanı ve bıçağı parktaki çimlere sürerek uzaklaştığı öğrenildi. Olay, 1 Kasım 2025 tarihinde saat 12.00 sıralarında Kepez ilçesi Ulus Mahallesi Gazi Bulvarı üzerindeki Fatih Sultan Mehmet Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre parkta bankta alkol alan bir kişi, yoldan geçenlere sözlü ve fiziksel saldırıda bulunmaya başladı. Üzerindeki bıçağı çıkaran saldırgan, kaldırımda yürüyen vatandaşlara yöneldiği sırada, parkta yürüyüş yapan Ali Haydar Özyıldırım’a da saldırdı.

Parkta yürüyüş yapan adamı bıçaklayıp öldürdü, kızı
SEDAT DEMİRÖREN (SANIK)

Hastanede hayatını kaybetti

Bir anda karşısına çıkan saldırganla kısa süreli boğuşma yaşayan Özyıldırım, aldığı bıçak darbeleriyle yere yığıldı. Çevredeki vatandaşlar ağır yaralanan adama yardım etmeye çalışırken, saldırganın olay yerinden uzaklaştığı belirtildi. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Göğsüne aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Özyıldırım, ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ameliyata alınan ve yoğun bakımda tedavi altına alınan Özyıldırım, 2 Kasım 2025 tarihinde akşam saatlerinde doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma ve Önleme Büro Amirliği ekipleri, olayın ardından şüphelinin izini onlarca güvenlik kamerası görüntüsünden adım adım sürdü. İsminin Sedat Demirören olduğu tespit edilen şüpheli kısa sürede yakalanırken, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Korneaları bağışlandı

Özyıldırım’ın cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu morgundaki işlemlerin ardından ailesi ve yakınlarına teslim edildi. Ailenin, talihsiz şekilde hayatını kaybeden Özyıldırım’ın kornealarını bağışlama kararı aldığı öğrenildi. Cenaze daha sonra defnedilmek üzere Çakırlar Mezarlığı’na götürüldü. Cenazenin teslim alınması sırasında kızı Kader Yanadur’un gözyaşlarına hakim olamadığı, yakınlarının genç kadını teselli ettiği görüldü. Öte yandan, olay sonrası kaçan Sedat Demirören’in çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerinde, elinde bıçakla yolda rahat tavırlarla yürüdüğü görüldü.

"Kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum"

Tutuklu sanık Sedat Demirören’in "kasten öldürme" suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Antalya Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık, duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılırken, salonda maktul Ali Haydar Özyıldırım’ın kızı Kader Yanadur ile sanık avukatı hazır bulundu. Savunmasında Ali Haydar Özyıldırım’ı boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını öne süren sanık Sedat Demirören, olay günü eski eşiyle tartıştıktan sonra evinin alt sokağındaki parka gidip alkol aldığını söyledi. Demirören, parkta bulunduğu sırada boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını iddia ettiği bir kişinin geçtiğini belirterek, "Şahıs parkta yürürken birbirimize ters ters baktık, yanına gidince suratıma yumruk vurdu. Belinden bir şey çıkartır düşüncesiyle kendimi savunmak amacıyla yanımda kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum, öldürme kastım yoktu" dedi.

Sanık, bıçağı savurduğu anda maktulün yere düştüğünü gördüğünü, ancak yaralandığını fark etmediğini ileri sürerek, "Kalp krizi geçirdiğini sandım. Maktül yere düşünce gömleğini yırttım, atletinde kan izlerini gördüm. Kalbine tampon yaptım. ‘Ambulans çağırın’ diye bağırdım. Tampon yaparken çevredekilerin kazma, keser, sopa ile üzerime doğru geldiğini görünce kaçtım" ifadelerini kullandı.

"Olay sonrası eski eşimin yanına gittim"

Olaydan sonra eve gidip üzerini değiştirdiğini, ardından eski eşinin yanına gittiğini anlatan sanık, "Ona ‘bu olaylar hep senin yüzünden’ dedim. Ruşen’in yanından ayrıldıktan sonra yanımda kırmızı saplı bıçak vardı. Kırmızı saplı bıçak, şahsı bıçakladığım bıçak değil. Olayda kullandığım bıçağı ve kırmızı saplı bıçağı emniyet ekiplerine teslim ettim. Maktule karşı bir sıkıntım, yaralama kastım yoktu. Yaralandığını fark etmedim, kalp krizi geçirdiğini düşündüm, kötü bir niyetim yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyetinin olay sırasında uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı yönündeki sorusuna da cevap veren sanık, "Uyuşturucu almadım, sadece alkol aldım. Geçmişte uyuşturucudan sabıkam vardı, olaydan önce sadece bira içtim. İçtiğim biraları poşette saklayarak içiyordum" dedi.

"Babamın tek suçu o an orada bulunmaktı"

Duruşmada müşteki sıfatıyla dinlenen Ali Haydar Özyıldırım’ın kızı Kader Yanadur, sanığın iddialarını kabul etmedi. Babasının sanığı tanımadığını vurgulayan Yanadur, "Şikayetçiyim, bu şahsı ilk kez gördüm, babamı tanımadığına eminim. Babamın telefonuna baktım, rehberinde ‘Ruşen’ adından kayıtlı biri de yoktu, Ruşen adlı kişiyi de tanımadığına eminim. Babamın tek suçu o an orada bulunmaktı. Babam annemden ayrılalı çok oldu, amcamla yaşıyordu. Ben de yeni evlenmiştim" dedi.

Parkta yürüyüş yapan adamı bıçaklayıp öldürdü, kızı
ALİ HAYDAR YILDIRIM

"Elini ve bıçağı çimenlere sürerek kaçtı"

Mahkemede tanık olarak dinlenen R.S. isimli kişi ise olay anına ilişkin ifade verdi. Kimliğinin gizli tutulmasını talep ettiğini belirten tanık, "Bu insanlar uyuşturucu bağımlısı, kimliğimin gizli tutulmasını istedim. Ben çay içerken bu olay oldu, kanları gördük, 112’yi aradım. Yaralayan şahıs, elini ve bıçağı çimenlere sürerek kaçtı" diye konuştu.

"Anne ben birine zarar verdim, bana para lazım"

Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın annesi Elif T. de oğlunun olay sonrası eve gelişini anlattı. Mahkeme heyeti tarafından, annesi olması nedeniyle ifade vermek zorunda olmadığı hatırlatılmasına rağmen konuşmak istediğini belirten Elif T., oğlunun olay günü önce sigara almak için para isteyip dışarı çıktığını, ardından panik halde eve döndüğünü söyledi.

Elif T., "Sigara alma isteğiyle benden para isteyerek çıkıp gitti. Sonra geri geldi, 12.30’da panikleyerek elinde poşetlerle odadan çıktı. ‘Anne ben birine zarar verdim, bana para lazım’ dedi. Hesabına 3 bin TL gönderdim. ‘Anne beni öldürecekler, beni takip edecekler, anne benim düşmanım var’ diye ağladı, peşine birileri düştü sandım" dedi.

Oğlunun psikolojisinin bozuk olduğunu ileri süren anne Elif T., "Kendisini odasına attığını gördüm, nasıl çıktığını görmedim. Bir şey var ki benden para istiyor dedim, kapının açık kaldığını gördüm, kapıyı kapattıktan sonra yere yığılmışım. Ardından çok sayıda polis geldi, oğlumun evde olmadığını söyledim. Sürekli ‘Arkamda benim düşmanım var, beni öldürecekler’ diyordu" şeklinde konuştu.

Kamera kayıtları incelenecek

Mahkeme heyeti, dosyadaki güvenlik kamerası görüntülerinin bir sonraki duruşmada incelenmesine karar vererek duruşmayı erteledi. Öte yandan heyet, müşteki Kader Yanadur’un maddi yetersizlik nedeniyle Antalya Barosu’ndan avukat talebini de kabul etti.

Begüm Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.