SAĞLIK - 04 Mart 2026 Çarşamba 13:16

Prof. Dr. İsmail Gömceli: "Kolorektal kanser gençleri de tehdit ediyor"

A
A
A
Prof. Dr. İsmail Gömceli: "Kolorektal kanser gençleri de tehdit ediyor"

Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli, "Kolorektal kanser artık yalnızca ileri yaş hastalığı değil, gençlerdeki artış alarm veriyor" diyerek, erken teşhisin önemine dikkat çekti.


1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanserler Farkındalık Ayı dolayısıyla kolon ve rektum kanserleri hakkında bilgi veren Gastroenteroloji Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli, "Kolorektal kanser artık yalnızca ileri yaş hastalığı değil, gençlerdeki artış alarm veriyor" dedi.


Kolorektal kanserin sindirim sisteminin bir parçası olan kolon veya rektumda başladığını belirten Prof. Dr. Gömceli, erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı.



Gençlerde artış endişe verici


Gençlerde kolon kanseriyle ilgili gerçekler ve istatistiklerin endişe verici bir duruma geldiğini ifade eden Gömceli, "ABD’de kolon kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 10’u 50 yaşın altındaki kişilerde teşhis edilmektedir. Bu sayılar her yıl yaklaşık yüzde 1 ila yüzde 2 artmaktadır. Kolon kanserinde artış yaşayan tek nüfus grubu genç yetişkinlerdir ve şu anda genç erkekler arasında en ölümcül, genç kadınlar arasında ise ikinci en ölümcül kanser türüdür" dedi.



"Belirtiler göz ardı edilmemeli"


Taramaya başlama yaşının kişiye özel olduğunu vurgulayan Gömceli, "Amerikan Kanser Derneği, ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunmayan yetişkinlerin 45 yaşında kolon kanseri taramasına başlamalarını önermektedir. Ancak etnik köken, yaşam tarzı ve aile öyküsü gibi bireysel risk faktörleri taramaya başlama yaşını belirlemektedir. 45 yaşın altındaysanız ve belirtiler yaşıyorsanız bu durum kolon kanseriyle uyumlu olabilir. Bu nedenle doktorunuzla erken tarama konusunu görüşmeniz gerekir" diye konuştu.


Kolon kanseri ve rektum kanserinin özellikle erken evrelerinde hiçbir belirti göstermediğini söyleyen Gömceli, "Bazı kolorektal kanser belirtileri hemoroid, ishal, enfeksiyon veya irritabl bağırsak sendromu gibi başka nedenlerden kaynaklanabilir ancak fark ettiğiniz bu belirtileri doktorunuzla paylaşmak ve sebebinin araştırılması tanı ve tedavi için çok önemlidir. Rektal kanama dışkıda kan görülmesi ya da dışkı üzerinde kan bulunması şeklinde ortaya çıkabilir. Bağırsak alışkanlığının değişmesi, sürekli karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk da dikkate alınması gereken belirtiler arasındadır" ifadelerini kullandı.



Evreleme ve tedavi planı hayati önem taşıyor


"Kolorektal kanser için bir diğer önemli nokta evrelemedir" diyen Gömceli, "Evreleme, kanserin kolon veya rektumdan vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını görmek için kullanılan bir işlemdir. Kanser evresini bilmek tedavi planını belirlemek açısından çok önemlidir. Tümörün yeri, kanserin evresi, tümörün patolojisi ve hastanın genel sağlık durumuna göre tedavi planlanır. Tedavi seçenekleri arasında cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi yer alabilir. Her hasta farklıdır ve tedavi seçeneklerinin sıralaması en iyi sonuca ulaşmayı hedefler" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Başkan Acar: "Aliağa’mızın en iyisini isteme hakkı vardır çünkü üreten bir şehirdir" Aliağa Belediyesi mart ayı meclis toplantısında konuşan Belediye Başkanı Serkan Acar, ilçenin tam teşekküllü bir hastaneye ihtiyacı olduğunu ifade ederek, "Çaltılıdere’deki hastanenin bir an önce faaliyete geçmesi için elimizden gelen mücadeyi vereceğiz. Sağlık hizmetleri hepimizin konusu, belediye olarak bizim de asli konumuz ve asli mücadelemizdir" dedi. Meclis toplantısı Belediye Başkanı Serkan Acar başkanlığında gerçekleştirildi. Başkan Acar, tüm vatandaşların sağlık, huzur, birlik ve beraberlik içerisinde bir Ramazan geçirmesi temennisinde bulundu. Toplantıda, Değirmendere Spor Tesisi’nin adının ‘Yavuz Güral Değirmendere Spor Tesisi’ olması, Çıtak Mahallesi’nde Aliağa Belediyesi tarafından projelendirilen ve yapımına başlanacak olan spor tesisinin adının ‘Çıtak Memduh Aydın Spor Tesisi’ olması ve Avcı Ramadan Çocuk Oyun ve Rekreasyon Alanında bulunan basketbol sahalarına da "Julide Oytun Sonat Spor Parkı" isminin verilmesi kararlaştırıldı. Gündemdeki maddelerin oylanmasının ardından meclise hitap eden Başkan Acar, sağlık hizmetleri ilgili açıklamada bulundu. Başkan Serkan Acar, "Aliağa’mızın en iyisini isteme hakkı vardır çünkü üreten bir şehirdir. Sağlık anlamında da en iyisine layıktır. Aliağa’mızda tam teşekküllü bir hastanenin yapılması gerekmektedir. Hepimiz aynı mücadelenin içindeyiz. Mevcut hastanemize de haksızlık etmemek lazım. Hem yönetim hem de sağlık çalışanları özveriyle çalışıyorlar. Eksiklikleri de tamamlama çalışması içindeler. En kısa sürede tamamlayacaklardır. Çaltılıdere’deki hastanenin bir an önce faaliyete geçmesi için elimizden geldiğince mücadelemizi vereceğiz. Sağlık hizmetleri hepimizin konusu, belediye olarak bizim de asli konumuz ve asli mücadelemizdir" ifadelerini kullandı.
Samsun "Bebeklerde işitme kaybının geç fark edilmesi dil gelişimini olumsuz etkiliyor" Bebeklerde işitme kaybının zamanında teşhis edilmesinin, erken müdahale açısından önemli olduğuna dikkat çeken Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, "İşitme kaybının tanısı geç konduğunda bebek ve çocukların optimal gelişimi ve kişisel başarıları olumsuz etkilenmektedir. Çünkü dil ve iletişim becerileri çocuğun normal gelişimi için önemli rol oynamaktadır. Bu becerilerin kazanımındaki gecikme okuma-yazmayı, akademik başarıyı ve kişisel-sosyal gelişimi etkilemektedir" dedi. Liv Hospital Samsun Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Kliniği’nden Opr. Dr. Yunus Karadavut, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla bilgilendirmelerde bulunarak bebeklerde işitme kaybının geç fark edilmesinin dil gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi. "Kişisel başarılar olumsuz etkilenebilir" İşitme kaybının belirlenmesinin, erken müdahale hizmetlerinin sağlanması açısından önemli olduğunu vurgulayan Opr. Dr. Karadavut, "İşitme kaybının tanısı geç konduğunda bebek ve çocukların optimal gelişimi ve kişisel başarıları olumsuz etkilenmektedir. Çünkü dil ve iletişim becerileri, çocuğun normal gelişimi için önemli rol oynamaktadır. Bu becerilerin kazanımındaki gecikme okuma-yazmayı, akademik başarıyı ve kişisel-sosyal gelişimi etkilemektedir. Bu nedenle hem Türkiye’de hem de dünyada yeni doğan, çocukluk ve okul dönemlerindeki çocuklarda işitme taramalarına önem verilmektedir" diye konuştu. "Okul çağındaki çocuklar risk altında" Okul çağı çocuklarının risk altında olduğunu da sözlerine ekleyen Opr. Dr. Karadavut, "Alerjiler, üst solunum yolu enfeksiyonları, geniz eti ve bademcik enfeksiyonları ve buna bağlı orta kulakta sıvı birikmesi durumu, dış ve orta kulak enfeksiyonları, buşon (kulak kiri), travma, kulak içine yabancı cisim kaçması gibi durumlar ve genetik hastalıklar işitme kaybına neden olabilir. İşitme eğitim ve iletişim için en önemli bileşendir. Okul döneminde daha da önemli hale gelmektedir. Kalıcı işitme kaybı yaygınlığının okul çağındaki çocuklarda binde 9’a yükseldiği bildirilmektedir. Bir ya da iki kulakta kalıcı ya da geçici işitme kaybı, okul-yaşı çocuklarının yüzde 14’ten fazlasını etkilemektedir. Tek taraflı işitme kayıplarında bile sınıf tekrar oranı yüzde 37 olarak bildirilmektedir. İşitme kaybı dikkat, öğrenme ve sosyal işlevlerdeki sıkıntıları artırmaktadır. Çocuklardaki işitme kaybı yaygınlığı eğer gerekli tıbbi ve eğitim desteği sağlanamazsa, okul başarısını olumsuz etkileyerek bireylerde önemli sosyal ve ülke açısından ekonomik kayıplara sebep olmaktadır. Sonuç olarak okul çağı çocuklarında işitme kaybı ihmal edilmemeli ve en yakın uzman hekime başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.