EĞİTİM - 01 Mayıs 2026 Cuma 14:07

Rektör Özkan’dan lise öğrencileriyle ufuk açıcı sohbet

A
A
A
Rektör Özkan’dan lise öğrencileriyle ufuk açıcı sohbet

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, lise öğrencileriyle bir araya gelerek önce meslek sonra üniversite seçimi yapın uyarısında bulundu.


Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Döşemealtı’nda bulunan Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsünü ziyaret ederek lise öğrencileriyle bir araya geldi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsü Kurucu Temsilcisi Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı karşıladı.


"Sevdiğiniz işi yapın"


Ortaokul ve lise öğrencileriyle bir araya geldiği söyleşide Rektör Özkan, kariyer planlama, tıp eğitimi ve Akdeniz Üniversitesi’nin yürüttüğü bilimsel çalışmalar üzerine öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Kendi eğitim hayatından ve cerrahlık deneyimlerinden örnekler veren Rektör Özkan, öğrencilere sevdikleri işi yapmalarını tavsiye etti.


Kariyer planlamasında ‘kendini tanıma’ vurgusu


Öğrencilere meslek seçimi konusunda tavsiyelerde bulunan Rektör Özkan, üniversite veya şehirden ziyade meslek seçiminin öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Akdeniz Üniversitesi’nin sunduğu eğitim ve sosyal imkanlardan bahseden Rektör Özkan, "Lütfen meslek seçerken karakter özelliklerinizi ortaya koyun. Önce meslek, daha sonra üniversite seçimi yapın" dedi. Rektör Özkan, kişinin ne yapmak istemediğini bilmesinin de zaman kazandıran önemli bir etken olduğunu belirtti.



"Yapay zeka insanı merkeze alanı işinden etmeyecek"


Öğrencilerin sorularını cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, geleceğin meslekleri ve yapay zeka tartışmalarına ilişkin ise teknolojinin değişimi beraberinde getirdiğini ancak insan odaklı çalışan, merak eden ve sorunlara çözüm üreten bireylerin her zaman başarılı olacağını söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yapay zekaya teslim olmak akıllıca değil. Eğer yaptığınız işi severek yapıyor ve bir sorunu çözebiliyorsanız başarılı olursunuz. Yapay zeka ancak sizin işinizi kolaylaştıran bir araç olabilir." dedi.



CAR-T merkezinde ilk hasta


Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yürütülen kanser tedavisine yönelik çalışmalarla ilgili bir soruyu da cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Hücresel Tedaviler Merkezi (CAR-T) hakkında güncel bilgileri paylaştı. Merkezin ruhsat işlemlerinin tamamlandığını müjdeleyen Rektör Özkan, "Muhtemelen 15-20 gün içinde ilk hastamızı tedavi edeceğiz. Bütün dünyada kanser tedavileri kişiselleşiyor. Biz hâlâ onkolojik hastalıklarda kemoterapi kullanıyoruz. Ama şu anda CAR-T tedavisinde kan kanserli hastanın kanını alıyorsunuz, kan kanserine yönelik olan bazı hücrelerini hedefliyorsunuz, onları güçlendiriyorsunuz ve tekrar iade ediyorsunuz" dedi.



Kişiye yönelik tedaviler yapılacak


Kemoterapilerin birçok yan etkisi bulunduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Şimdi bu merkezde kişiye yönelik tedaviler yapılacak. Bu sadece kan kanseriyle kalmayacak. Bu genetik olarak oynayabildiğimiz bir alan olduğu için kan ve kan ürünleriyle bu anlamda birçok yolu açık. Muhtemelen daha sonra Alzheimer’da, beyin tümörlerinde, romatizmal hastalıklarda biz bunu kullanacağız. Bu yolun başındayız biz ama çok hızlı yol alacağız. Çok harika haberler gelecek diye düşünüyorum. Birçok insana çok farklı hastalıklarda tedavi şansı tanıyacak muhteşem bir teknoloji. Ben çok heyecanlıyım CAR-T Cell konusunda açıkçası" ifadelerini kullandı.



"Başarının anahtarı çok çalışmak"


Gelen bir soru üzerine tıp fakültesini tercih edecek öğrencilere mesleğin zorluklarını ve etik boyutlarını anlatan Rektör Özkan, "Başarının anahtarı çok çalışmak. Dünyanın en zeki insanı da olsanız, çok çalışmadan ve emek vermeden kalıcı bir başarı elde edilemez. Biz etik tarafta durarak, hastanın yararını gözeterek bu yolda ilerliyoruz" dedi.


Nakillerde yaşanan zorlu süreçleri anlattı


"Yaptığınız en riskli ameliyat hangisiydi" sorusuna Rektör Özkan her ameliyatın kendine has zorlukları olduğunu belirterek Türkiye’nin ilk çift kol nakli ve dünyanın ilk kadavradan rahim nakli ameliyatlarında yaşanan süreçleri anlattı. Rektör Özkan, 2004 yılında kol nakli yapmayı hedeflediklerini ancak mevzuat eksiklikleri nedeniyle 2010 yılında yaptıklarını ifade etti. Rektör Özkan, "2010 yılında özel izni aldığımızda zamanla yarıştık. Beyin ölümü gerçekleşmiş donörden organı almak için sadece 5 saatimiz kalmıştı. O ameliyata dualarla girdik" dedi.



Dünyanın ilk rahim nakli


Manevi anlamda kendisini en çok zorlayan sürecin dünyanın ilk rahim nakli ameliyatı olduğunu ifade eden Rektör Özkan, hastası Derya Sert ile olan 9 yıllık bağını dile getirdi. Operasyonun sadece nakille bitmediğini, asıl zorluğun çocuk sahibi olma sürecinde yaşandığını vurgulayarak "Başka hastalara da nakil yapıp şansımızı artırabilirdik. Ama hastamıza bir söz vermiştik; çocuk sahibi olacaktı. Ona odaklandık. O 9 yıl boyunca ne çektiğimizi bir Allah bilir. Her an tetikte beklediğimiz bir süreçti. Derya, COVID-19 döneminde hamile kaldı. Bugün o bebek kucağımızdaysa, bu 9 yıllık emeğin sonucudur" şeklinde konuştu.



"Hastalarımı kardeşim gibi gördüm"


En zor ameliyatın hangisi olduğuna dair net bir ayrım yapmanın güç olduğunu belirten Rektör Özkan, başarısının sırrını hastalarıyla kurduğu duygusal bağa dayandırdı. Rektör Özkan, "Hepsinde ayrı bir zorluk vardı ama ben hastalarımı anne-babam, kardeşim gibi gördüm. Günlerce baş uçlarında beklediğimiz zamanlar oldu. Bu süreçler bize sadece tıbbı değil, hayatı öğretti" diyerek sözlerini noktaladı.


Söyleşi esnasında söz alan bir öğrenci Rektör Özkan’a teşekkür ederek "Ben tıp fakültesinde okumak istiyordum ve kendimi daha önce hiçbir yerde hiç farklı alanda hayal bile etmedim. Alanınızla ve kariyerinizle ilgili bahsettiklerinizden sonra bu yol için ne kadar istekli olduğumu tekrar bana hatırlatmış oldunuz. Teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.


Söyleşinin sonunda okul kurucuları Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı tarafından Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür plaketi takdim edildi.



Rektör Özkan’dan lise öğrencileriyle ufuk açıcı sohbet

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bakan Bayraktar: "Eskişehir bir maden kenti aslında" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir’in aslında bir maden kenti olduğunu belirterek, "Eskişehir’de bu sene adeta bir yatırım yılı haline gelmiş olacak" dedi. Bakan Alparslan Bayraktar, Seyitgazi ilçesinde bulunan Eti Maden İşletmeleri Kırka Bor Müdürlüğü’nde saha ziyareti gerçekleştirdi. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve il protokolü eşliğinde yetkililerden bilgi alan Bayraktar, enerji yatırımlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Eskişehir bir maden kenti aslında" Tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ederek sözlerine başlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "1 Mayıs hakikaten iş ve emeğin sembolize olmuş önemli günlerinden bir tanesi. Biz de bugün burada işçi kardeşlerimizle birlikte olmak istedik. Burası malumunuz Eskişehir, tabii bir maden kenti aslında. Türkiye madenciliğinde çok önemli bir yeri var ama Eskişehir özelinde de tabii bizim Eti Maden’imiz, ulusal markamız, dünya çapında bir marka haline gelmiş Eti Maden şirketimizin üretim tesislerine geldik. Burası 7/24 çalışan bir tesis. Bugün 1 Mayıs resmi tatil ama burası hiç durmadan, gece gündüz çalışan, üç vardiya çalışan önemli bir tesis. Eti Maden şirketimiz tabii Türkiye’nin medarıiftiharı; zira Türkiye madenciliğinin yaklaşık yüzde 20 ihracatını burası yapıyor. Yılda yaklaşık 1,3-1,4 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştiriyoruz. 8 bine yakın çalışanıyla, Türkiye’nin muhtelif şehirlerindeki tesisleriyle hakikaten dünya çapında, dünyadaki bor rezervlerinin çok önemli bir kısmına sahip olup dünya bor pazarında da yüzde 65’lik bir pazar payına sahip. Bu içinde bulunduğumuz Kırka tesisimiz de yine çok önemli bir üretim yeri, yaklaşık 2 bin 600 çalışanın olduğu önemli bir tesisimiz. Burada da gördüğünüz gibi yoğun bir çalışma var, yine yaklaşık 1,4 milyon tonluk yıllık bir üretimi gerçekleştiriyor" şeklinde konuştu. "Eskişehir’de bu sene adeta bir yatırım yılı haline gelmiş olacak" Ziyaret vesilesiyle başka çalışmaları da yerinde inceleme şansı bulduklarını belirten Bakan Bayraktar, "Şu anda içinde bulunduğumuz tesis aslında bizim lityum karbonat pilot tesisimiz. Malumunuz pilot tesislerden sonra endüstriyel tesis üretimine geçiyoruz ve inşallah lityum karbonatta da bu anlamda tesislerimizin temellerini bu sene atmayı hedefliyoruz. Keza penta tesislerimiz; en son Penta-5 ile şimdi biraz önce oradan hep birlikte geldik, Penta-6 tesisimizin de bu sene içerisinde yine temellerini atacağız, onun çalışmalarına başlamış durumdayız ve bunlarla Eskişehir’de bu sene adeta bir yatırım yılı haline gelmiş olacak. Beylikova’daki nadir toprak elementlerimiz; onda da bu sene için endüstriyel tesisi kurmayla alakalı çok önemli bir aşamaya geldik. 2026 yılı bu anlamda Eti Maden’in Eskişehir’de özellikle çok yoğun bir anlamda yatırıma gireceği ve inşallah önümüzdeki yıllarda da bunun istihdama dönüştüğünü göreceğimiz, sadece Penta-6’da yaklaşık 300 yeni çalışma arkadaşımıza kavuşacağız. Dolayısıyla biz bir taraftan hem Eti Maden’i buradaki faaliyetleri büyütmeye devam ediyoruz hem de ülkemizin ihracatına, ekonomisine katkı yapmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "500 milyon dolarlık bir endüstriyel tesis yatırımı" Yatırımların toplam miktarına da değinen Bayraktar, son olarak şunları söyledi: "Aslında 3 tesisten bahsettik; nadir toprak elementi ve diğer tesislerimizle bunlar yaklaşık olarak yarım milyar dolarlık, 500 milyon dolarlık bir endüstriyel tesis yatırımıdır ama Eti Maden’in güçlü finansal altyapısıyla ve tabii bu tesislerin ülkemize katacağı faydaları göz önünde bulundurduğumuzda hakikaten çok önemli, Eskişehir’e de katkıları olacak bu üç tesisimizin inşallah temellerini bu sene atmayı hedefliyoruz." Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın programı saat 16.00’da Eskişehir Valiliği ziyareti, saat 16.30’da AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı ziyareti ve saat 17.45’de Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde (EOSB) maden sektörü temsilcileri ile buluşma programıyla devam edecek.
Diyarbakır Aküzüm’den, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü açıklaması HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, emekçilerin gününü kutladı. HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, beraberindeki yönetici ve üyelerle birlikte Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi idare girişinde basın açıklaması düzenledi. Aküzüm, "Emeğin hakkını savunmak için omuz omuza yürüdüğümüz 81 ildeki ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki teşkilat mensuplarımızın, dünyanın dört bir yanında savaşa, soykırıma, zulme ve sömürüye rağmen haklarından vazgeçmeyen tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun. Bugün 1 Mayısta emeğin hak ettiği değeri görmesi, çalışma hayatında adaletin güçlendirilmesi, sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ancak barış, kardeşlik ve toplumsal dayanışma yoluyla mümkün olacaktır. Bizler bugün burada, savaşa, zulme, sömürüye ve adaletsizliğe karşı ses yükseltmek, birlik, mücadele ve dayanışma irademizi meydanlardan haykırmak için bir aradayız. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, şiddetin, terörün, savaşın ve her türlü çatışma ortamının karşısında, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokratik zeminde güçlenen Terörsüz Türkiye’nin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlardayız. Tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunmasını, emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, refahın adil paylaşılmasını istiyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını aile yükümlülüklerini dikkate alan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. 1 Mayısta meydanlardan bütün dünyaya sesleniyoruz, savaşa hayır, zulme hayır, soykırıma hayır. HAK-İŞ olarak, dünyanın dört bir yanında zulme uğrayan mazlumların yanındayız. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun. Savaşlara hayır, soykırıma hayır, zulme hayır’’ dedi. Atılan sloganlar ile basın açıklaması sorunsuz bir şekilde dağıldı.