SPOR - 04 Aralık 2025 Perşembe 15:02

Rıza Perçin: "Antalyaspor için biraz dilenci olduk, 35 milyon Dolar’dan fazla borç var"

A
A
A
Rıza Perçin: "Antalyaspor için biraz dilenci olduk, 35 milyon Dolar’dan fazla borç var"

Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, kırmızı-beyazlıların 35 milyon Dolar’dan fazla borcu olduğunu belirterek, "Antalyaspor için biraz dilenci olduk. Kendi şirketim için bugüne kadar kimseden borç almadım ama Antalyaspor için olduk" dedi. Perçin ayrıca Akdeniz ekibinin ligde kalacağı ve iyi bir sıralamada bitireceğini söyledi.


Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği Basın Sohbetleri programının konuğu oldu. Perçin, göreve geldikleri dönemde kulübün içinden geçtiği süreci ayrıntılarıyla anlattı.


Başkan Perçin, göreve geldiklerinde kulüp içinde iyi bir yapı olmadığını aktararak, "Sezon bittiğinde sıkıntılı bir süreç vardı. Futbolcular ayrılmıştı. Ödenmeyen borçlar yüzünden futbolcuların ayrılması yetmemiş gibi 20’nin üzerinde dosya vardı. Burdur kampına giderken ne zahmetler çektiğimizi, otobüs bağlanmasını, otelin bizi geçmiş dönemlerden dolayı içeriye bile almamasıyla karşılaştık. Futbol takımımız şu andaki kadronun yarısıyla beraber gitti" diye konuştu.



"Takım geç kuruldu, psikolojik travma yaşıyoruz"


Takımın geç kurulduğunu ve bunun saha içine doğrudan yansıdığını söyleyen Rıza Perçin, "Hazır başlamadık. İlk 4-5 hafta 10 puan topladık ama sonrasında sancılı dönem olacağını biliyorduk. 90+4’te iki maç kaybettik. Bu kendi sahamızda bir travma oluşturdu. Futbolcularla teker teker konuşuyorum. ’Burada bir şey var, artık psikolojik olarak etkileniyoruz. Şimdi gol yiyeceğiz, şans eseri gol yiyeceğiz’ diyorlar. Bu travmayı maçlarda da görüyoruz. Birinci dakikada gol yiyoruz, sekizinci dakikada gol yiyoruz. Bu yüzden kulübümüzde psikolojik anlamda iki profesyonelle anlaştık. Biri altyapıda, biri de milli takımlarda görev almış bir arkadaşımız. Futbolcularla bire bir analiz testleri yapıyor" ifadelerini kullandı.



Okullara Antalyaspor başkanı projesi


Taraftarın stada gelmesi konusunda uzun süredir çağrı yaptıklarını ancak karşılık alamadıklarını belirten Perçin, yeni projeyi şöyle anlattı:


"Seyirci çekebilmek için, projelerimizden bir tanesi kapsamında okullara indik. Okullarda Antalyaspor başkanını seçiyoruz, onlara bir görev veriyoruz. Kendi ailelerini, oradaki bütün öğrencileri ve velileri organize etsin diye. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz bütün okullara bu hafta olmasa da öbür hafta içerisinde bir yazı gönderecek. Antalyaspor’la ilgili, herkes okullarında bir erkek ve bir kız olmak üzere başkanlarını seçecek. Biz de onlara sertifikalarını göndereceğiz. Aslında burada bir Antalyaspor ruhunu oluşturmaya çalışacağız, bu tabii kısa vadeli bir proje değil. Önümüzdeki günlerde, yıllarda başarılı olacak proje."


Başkan Perçin, stada gelmeyen taraftar konusundaki sitemini ise şöyle dile getirdi:


"Seyirci sahaya gelmiyor. Çok çağrı yaptık. Artık çağrı yapmaktan ben de sıkıldım. Biletleri 7 TL yaptık, mecburen bir rakam koymak zorundaydık. Ama sonrasında gördük ki yine değişen hiçbir şey yok. Bu taraftara çağrı olayında her defasında çağrı yapmayacağım. Antalyaspor’u herkes seviyorsa bu saatten sonra mecburidir, gelmesi gerekiyordur. Bu saatten sonra biz de sonuç almaya başladıktan sonra inşallah ikinci devrede Antalyaspor’u, bu renkleri, bu armayı seven herkesin de stada yavaş yavaş geleceğini zannediyoruz."



"27 dosya CAS’ta, toplam yük 2,5 milyon Euro"


Transfer tahtasıyla ilgili tabloyu anlatan Rıza Perçin, Teknik Direktör Emre Belözoğlu döneminde anlaşılmış oyuncular olduğunu ancak yasağın pazarlık sürecini zorlaştırmaması için açıklayamadıklarını söyledi. Perçin, "18-19 dosyanın yüzde 70-80’ini ödeyerek transferi açtık. Şu anda CAS’ta 27 dosya var. 5 davamız aktif. Toplamda 2,5 milyon Euro ödememiz gereken bir rakam var. Transfer tahtamız kapalı, yüzde 90-99 bu yasağı açarız. İkinci yarıda transfer ihtimalini devreye sokabiliriz" dedi.



"Türkiye Kupası’nda format değişmeli"


Başkan Perçin, Ziraat Türkiye Kupası’nın mali yükünün de kulüpleri zorladığını ifade ederek, "Silifke’ye gittik, uçak yok. Konaklamanın maliyeti 600 küsur bin TL. Formatın değişmesi lazım, sponsor kimse elini cebine daha çok atmalı. Tabii ki bir yarış ama getirisi olması lazım. Bütün takımlar bundan muzdarip. Kuraya gönderdiğimiz arkadaşa ’Aman deplasman çekmeyin’ diye şaka yaptık. Formatın değişmesi şart. Bu konuda mücadele etmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.



Casusluk iddiası ve ’Günah’ videosu


Antalyaspor Teknik Direktörü Erol Bulut’un, Eyüpspor maçı sonrası ’Kulüp içinde casusluk’ çıkışıyla ilgili de konuşan Perçin, önemli bir detayı paylaştı:


"Hoca söylediklerinde haklı ama her şeyin yeri zamanı var. 5’li oynayacağımız daha önce karşı tarafın ekibine iletildiğine dair bilgiyi hoca bana söylemişti. Kulübün çalışanlarından karşı takımın analizcisine bilgilerin gittiğini biliyoruz. Zamanında Emre hocaya da bu görüntüler gelmişti. Emre hoca ’Bu günah, ben bunu izlemek istemiyorum’ deyip videoyu sildiğini söylemişti. Eksik gidiyor ama bilgi gidiyor. Kulüp profesyonellerine çağrımız olsun; kulüp içinde kalması gereken kulübün içinde kalsın."



Bahis soruşturması


Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) yürüttüğü bahis soruşturması için ise Rıza Perçin, "Futbolcu kardeşimizin cezası bitmek üzere, 45 gün bu konuyla alakalı. Kendisinin başka kulüpte oynarken oynadığını biliyoruz. Bizim 29 yönetim kurulu üyemiz var. ’Oynayan varsa bilelim’ dedim, oynadığını beyan eden olmadı. ’Oynamadık ama talimatları bilmiyorduk’ diyen birkaç arkadaşımız var. Gerekli uyarıyı yaptık" şeklinde konuştu.



"Antalyaspor ligde kalacak, iyi bir sıralamada bitirecek"


Takımdaki travmaya rağmen umutlu olduklarını vurgulayan Perçin: "Kendi sahamızdaki maçlar için alacağız diyemedim çünkü o travma bende doldu. Antalyaspor ligde kalacak, iyi bir seviyede tamamlayacağız" diye konuştu.



"Antalyaspor için dilenci oldum, borç 35 milyon doların üzerinde"


Kulübün mali durumunu ayrıntılarıyla aktaran Başkan Perçin, "Antalyaspor için biraz dilenci olduk. Kendi şirketim için bugüne kadar kimseden borç almadım ama Antalyaspor için olduk. Borcumuz 35 milyon Dolar’dan fazladır. Regnum grubuna olan borcu eklersek 100’dür. Vergi ve SSK borcumuz 400 milyon TL’ye yakın. SGK’ya ilk taksiti 18 milyona yakın ödedik" ifadelerini kullandı.



"Antalyaspor’un hakkı varsa takipçisi olacağız"


Antalya’daki ’hafriyat yolsuzluğu’ soruşturmasına ilişkin ise Rıza Perçin, "Hafriyatla ilgili konu aslında bizimle doğrudan alakalı olmamasına rağmen gündemi meşgul ediyor. Kulübe son 5 yılda bu kapsamda bir ödeme gelmiş midir hatırlamıyorum. 3-4 yıldır hiç böyle bir şey olmadı. Hafriyatla ilgili zaten bir belediyede soruşturma devam ediyor. Antalyaspor’a hafriyat gelirlerinin belli bir yüzdesinin gönderilmesine ilişkin bir anlaşma var. Ancak anladığım kadarıyla bugüne kadar bu pay gönderilmemiş. İnşallah bu saatten sonra yargı devreye girer. Bu işi yapan kişilerle ilgili bizim bildiğimiz kadarıyla yargılanan isimlerde böyle bir para görünmüyor ama dışarıda, hiç alakası olmayan kişilerde eğer gönderilmeyen bir ödeme varsa bunun Antalyaspor’a aktarılması konusunda takipçisi olacağımızı söyledik. Madem böyle bir hakkımız var; 3 yıl önce gönderilmediyse bu kadar hafriyat işi yapılmışken neden gönderilmedi?" diyerek sözlerini tamamladı.



Rıza Perçin: "Antalyaspor için biraz dilenci olduk, 35 milyon Dolar’dan fazla borç var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan çiftçisine ‘budama’ uyarısı Erzincan’da havaların ısınması ve baharın gelmesi ile birlikte meyve bahçelerinde budama işlemleri yapılmaya başladı. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü meyveciliğin yoğun bir şekilde yapıldığı Erzincan’da çiftçilere yönelik budama ile ilgili uyarılarda bulundu. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü, meyve bahçelerinde verim ve kaliteyi artırmanın en önemli adımlarından biri olan budama konusunda çiftçileri uyardı. Meyve ağaçlarında budamanın amacının ağaçlara istenilen şekli vermek, periyodisitenin etkisini azaltmak, ağaçlarda meyve verimi ile sürgün oluşumunu dengelemek, dal kırılma ve sarkmalarını azaltmak olduğu vurgulandı. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce yapılan bilgilendirme de şu ifadelere yer verildi; "Kışları çok soğuk geçen bölgelerde budama yerlerinin soğuktan zarar görmemeleri için budamayı soğuklar geçtikten sonra; fakat ağaçlar uyanmadan önce yapılması gerek meyve ağaçlarının budanma şekli, meyve tür ve çeşidine, ağaçların yaşına, toprak ve iklim şartlarına, budamadan beklenen amaca ve ağacın gelişme gücüne göre değişir. Bu nedenle her meyve tür ve çeşidinin değişik iklim ve toprak şartlarındaki gelişme gücünün ve bunların budamaya karşı gösterdiği tepkilerin iyi bilinmesi gerekir. Ayrıca dalların kesilmesi, bırakılacak ve kesilecek dalların iyi seçilmesi konusundaki genel kuralların da bilinmesi zorunludur. Meyve Ağaçlarında Budama Nasıl Yapılır? Kuvvetli gelişen ağaçlarda veya dallarda az kesim yapılmalı, zayıf gelişenlerde ise fazla kesim yapmalıdır. Zayıf gelişen dalların gelişmesini artırmak için açıları daraltılmalı, kuvvetli gelişen dalların gelişmesini azaltmak için ise dallar eğilerek açıları genişletilmelidir. Şekil oluşturma amacıyla ana dalların açılarının düzenlenmesinde ana dalların gövde ile açıları 45-60 olmalıdır. Bu işlem yaz aylarında da yapılabilir. Budanan yerlerde tırnak veya budak bırakılmamalıdır. Kalın dal kesimlerinde mutlaka yük alma işlemi yapılmalıdır. Bu sayede kabuk veya dal yarılmaları önlenmiş olur. Yara yerleri aşı macunu veya kara boya ile kapatılmalıdır. Dal kesimleri bir yan dalın veya gözün hemen üzerinden gözün veya dalın aksi yönüne doğru hafif meyilli olarak yapılmalıdır. Budama sonunda çıkan budama artıkları ve bahçe kenarlarındaki çalılıklar, kuru bitki parçaları hastalık ve zararlıların en iyi barınak yeridir. Meyve ağaçlarına ve ürünlerine zarar veren bu hastalık ve zararlıların çoğalmaması için bu artıklar yakılmalı veya bahçeden uzaklaştırılmalıdır"
Manisa Kızılay’ın iftar çadırı Alaşehir’de dayanışmanın simgesi oldu Türk Kızılay Alaşehir Şubesi tarafından Ramazan ayı dolayısıyla Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda kurulan iftar çadırı, her akşam yüzlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturuyor. Ramazan boyunca yaklaşık 12 bin kişiye iftar yemeği verilmesi planlanan organizasyon, Alaşehir’de birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Alaşehir’de kurulan Kızılay iftar çadırı, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmak isteyen vatandaşların yoğun ilgisiyle dolup taşıyor. Her akşam yüzlerce kişinin katıldığı iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruç açmanın mutluluğunu yaşıyor. Toplumun farklı kesimlerinden insanların bir araya geldiği iftar programı, hem yardımlaşma hem de kaynaşma açısından önemli bir ortam oluşturuyor. Kızılay gönüllüleri ise iftar saatine kadar hummalı bir hazırlık yaparak yemeklerin dağıtımını gerçekleştiriyor. Düzenlenen iftar programına Alaşehir Kaymakamı Alper Faruk Güngör, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, AK Parti Alaşehir İlçe Başkanı Fedayi Kozan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kurum amirleri katıldı. Protokol üyeleri vatandaşlarla aynı sofrada iftar yaparak Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu birlikte yaşadı. Programda vatandaşlarla yakından ilgilenen protokol üyeleri, iftar öncesi ve sonrasında vatandaşlarla sohbet etti. Kaymakam Güngör yemek dağıttı İftar programına katılan Kaymakam Alper Faruk Güngör, Kızılay gönüllü yeleğini giyerek vatandaşlara yemek dağıttı. Vatandaşlara kendi elleriyle yemek ikram eden Güngör, daha sonra vatandaşlarla sohbet ederek Ramazan aylarını tebrik etti. Vatandaşlar da Kaymakam Güngör’ün iftar programına katılarak yemek dağıtmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Türk Kızılayı Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak ise Ramazan ayının birlik ve beraberlik açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Ramazan ayı bolluk, bereket, mağfiret, birlik ve beraberlik ayıdır. Manevi duyguların en üst seviyeye ulaştığı bu mübarek ayda insanlar birbirine daha fazla yakınlaşır. Dargınlıklar unutulur, kardeşlik duyguları pekişir." dedi. Ramazan ayının aynı zamanda yardımlaşma ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çeken Yamak, ihtiyaç sahibi vatandaşların gözetildiği bu ayın toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Yamak, Kızılay olarak Ramazan boyunca iftar sofraları kurarak vatandaşlarla bu manevi atmosferi paylaşmaya devam edeceklerini söyledi. İftar programı, Alaşehir Müftüsü Mehmet Ali Dilek’in yaptığı dualarla vatandaşların oruçlarını açmasıyla başladı. Program, yemek sonrası yapılan dua ile sona erdi.
Manisa Manisa’da park ve trafik sorunu için dikkat çeken öneriler Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’daki park ve trafik sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şehir merkezindeki düzensiz parkların trafiği kilitlediğini söyledi. Köse, trafik düzeninin yeniden gözden geçirilmesi ve şehir planlamasında yeni adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da özellikle şehir merkezinde yaşanan park ve trafik sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şehirde birçok noktada üç sıra park uygulamasının trafiği ciddi şekilde etkilediğini belirten Köse, mevcut düzenin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Karaköy bölgesinde araçların üç sıra halinde park ettiğini ifade eden Köse, benzer bir durumun Doğu Caddesi’nde de yaşandığını belirtti. Köse, "Doğu Caddesi’nde Halil Yurtseven’den Gediz Tıp Merkezi’ne kadar olan bölümde üç sıra park yapılıyor. Bu durum trafiğin akışını ciddi şekilde zorlaştırıyor" dedi. Şehirde trafik düzeninin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Köse, bazı güzergahlarda eski sisteme dönülmesinin faydalı olabileceğini dile getirdi. Köse, "Trafik eski haline dönebilir. Ortada refüj olan, gidiş ve gelişin ayrı olduğu bir sistem yeniden düşünülebilir" ifadelerini kullandı. Mimar Sinan Bulvarı’nda da trafik düzenlemesi yapılabileceğini belirten Köse, bu güzergahın halen Bursa-İzmir sürat yolu gibi kullanıldığını belirterek kavşak noktalarına trafik ışığı konulmasının değerlendirilebileceğini söyledi. Şehir merkezinin yeniden planlanabileceğine dikkat çeken Köse, ticari hareketliliğin farklı bir noktaya kaydırılmasının da gündeme gelebileceğini belirtti. Köse, "Çarşı merkezi başka bir bölgeye kaydırılabilir. İzmir’deki Konak Caddesi ve Çankaya Caddesi benzeri bir düzenleme yapılabilir" diye konuştu. Manisa’nın gelecekteki şehirleşmesine ilişkin de dikkat çeken bir öneri dile getiren Köse, geniş bir planlamayla yeni yaşam alanları oluşturulabileceğini ifade etti. Köse, "Yaklaşık 30 bin dönüm arazi ile Manisa’nın tamamını üç katlı bahçeli evlerden oluşan yeni yaşam alanlarına taşıyabilmek mümkün. Bu da Muradiye Orman Fidanlığı büyüklüğünde yaklaşık 30 ayrı alan demek" dedi. Köse, şehir planlamasında uzun vadeli ve bütüncül çözümlerin ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.