GÜNDEM - 08 Mart 2026 Pazar 10:57

Sanayinin 17 yaşındaki oto tamircisi kadın ustası

A
A
A

Antalya’da babasının yanında oto tamirciliğini öğrenen 17 yaşındaki meslek lisesi öğrencisi Selen Tıraşoğlu, sanayi sitesinde araçların bakımından şanzıman söküp takmaya kadar birçok işi yapabiliyor. Küçük yaşlardan beri babasının yanında büyüyen genç kız, önyargıları kırarak mesleğini geliştirdiğini belirterek, "İleride kendi tamirhanemi açmayı çok istiyorum" dedi.

Antalya’da 45 yıldır oto tamirciliği yapan babası İbrahim Tıraşoğlu’nun yanında büyüyen 17 yaşındaki Selen Tıraşoğlu, küçük yaşlardan itibaren sanayi sitesine gidip gelmeye başladı. İlkokul yıllarında babasının esnaf arkadaşlarının güler yüzü ve sanayi sitesinde ikram edilen "sanayi tostu" ile ortama alışan genç kız, zamanla otomobillere olan ilgisini fark etti.

Lisede eğitimine devam eden Tıraşoğlu, bir süre Anadolu Lisesi’nde okuduktan sonra otomobillere olan ilgisinin ağır bastığını belirterek Endüstri Meslek Lisesi’ni tercih etti. Okul çıkışlarında babasının tamirhanesine gelerek çalışmaya başlayan genç kız, kısa sürede araç tamir setlerine hakimiyet kazandı.

Sanayinin 17 yaşındaki oto tamircisi kadın ustası

"Babanın mesleğini devralırsın’ diye şakalaşıyorlardı"

2025 yılında düzenlenen Ahilik Haftası etkinliklerinde "Yılın Çırağı" seçilen Selen Tıraşoğlu, küçük yaşlardan itibaren otomobillere karşı özel bir ilgisi olduğunu söyledi. Araba sürmeyi ve bir şeyleri söküp takmayı hobi olarak gördüğünü belirten Tıraşoğlu, mesleğe yönelme sürecini şu sözlerle anlattı: "Öncelikle bu benim baba mesleğim ve ben meslek lisesi okuyorum. Küçüklüğümden beri babam bu meslekte olduğu için arabalara karşı ilgim vardı. Araba sürmek, bir şeyleri söküp takmak benim hobimdi. Babam da bizi küçük yaşlardan itibaren böyle yetiştirdi. Sanayiye gelir giderdim, en çok da tost için gelirdim. Zamanla ustalarla bir samimiyet oluştu. Büyüdükçe ‘babanın mesleğini devralırsın’ diye şakalaşıyorlardı. Bir süre sonra bu işin gerçekten sevdiğim bir meslek olduğunu fark ettim ve tamamen mesleğime dönüştürmek istedim."

"Başta ‘yapabilir misin’ diye soruyorlar, sonra tebrik ediyorlar"

Sanayi sitesine gelen müşterilerin başlangıçta şaşırdığını ancak yaptığı işi gördükten sonra destek verdiğini ifade eden genç çırak, şöyle konuştu: "İlk başta ailem de çok sıcak yaklaşmıyordu ama elim takım tutunca ve müşterilerin tepkilerini görünce onlar da destek oldu. Gelen müşteriler önce şaşırıyor. ‘Bunu yapabilir misin, o tekerleği kaldırabilir misin’ gibi sorular soruyorlar. Sonra işimi yaptığımı görünce tebrik ediyorlar. Kendi çocuklarından örnek verip ‘Keşke benim çocuklarım da böyle olsa’ diyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor."

Sanayinin 17 yaşındaki oto tamircisi kadın ustası

"Kız çocuklarının bu mesleğe girmesini istiyorum"

Sanayi sitesinde çalışan bir kadın olarak birçok kişiye örnek olduğunu söyleyen Tıraşoğlu, sektörde kadınların sayısının artmasını istediğini şu şekilde dile getirdi: "Arkadaşlarım ve tanıdıklarım beni örnek gösterdiklerinde çok gururlanıyorum. Kız çocukları bu mesleğe girdikçe insanların önyargıları da kırılıyor. Bu önyargıyı kıran ilk kişilerden biri olmak beni çok mutlu ediyor. İleride kendi tamirhanemi açmayı çok istiyorum. Genel olarak da kız çocuklarını bu işe kazandırmak istiyorum."

Kadın müşterilerden özel ilgi

Kadın müşterilerin bir kadın tamirciyle muhatap olmaktan memnuniyet duyduğunu anlatan Tıraşoğlu, sanayide bu durumun kendisi için ayrı bir motivasyon olduğunu söyledi. Genç çırak, "Kadın müşterilerim çok mutlu oluyor. Sanayiye geldiklerinde bir kadınla muhatap olmanın ne kadar güzel olduğunu söylüyorlar. Dertlerini bana anlatmanın kendilerini rahatlattığını ifade ediyorlar. İlk defa gelenler ‘Bundan sonra hep sana geleceğiz’ diyor. Bu da bana daha fazla çalışma motivasyonu veriyor" şeklinde konuştu.

Sanayinin sevgisini "tost" ile öğrendi

Sanayi sitesine küçük yaşlardan itibaren gidip geldiğini anlatan genç kız, ustaların kendisine basit işler yaptırarak mesleğe alıştırdığını söyleyerek, şöyle devam etti: "10-11 yaşlarındayken babamla sürekli sanayiye gelirdik. Babamın arkadaşları bana küçük sökme takma işleri yaptırırdı. Bir yandan da bana tost söylerlerdi. O zamanlar sanayinin sevgisi ve esnaf sıcaklığı içime işlemişti. O yüzden daha çok gelmek istiyordum. Şimdi de bana çok yardımcı oluyorlar. Hepsine teşekkür ediyorum."

Sanayinin 17 yaşındaki oto tamircisi kadın ustası

"Şanzıman söküp takabiliyorum"

Meslekte birçok işi öğrenmeye başladığını belirten Tıraşoğlu, "Şu anda gelen araçların bakımını ve ön düzenini rahatlıkla yapabiliyorum. Yanımda kalfam olduğunda şanzımanı indirip söküp takabiliyorum. Hedefim motoru tamamen tek başıma toplayabilmek. Motor üzerinde çalışmak en zevk aldığım işlerden biri. Çünkü en zor iş o ve motorun parçalarını söküp takarken arızanın sebebini daha kolay anlayabiliyorum" ifadelerini kullandı.

"Kızımla gurur duyuyorum"

Genç kızın babası ve ustası İbrahim Tıraşoğlu ise kızının mesleği kendi isteğiyle seçtiğini belirterek gurur duyduğunu söyledi. Tıraşoğlu, "Bu mesleği sev veya sevme diye bir şey söylemedim, kendisi istedi. İnsan sevdiği işi yaparsa daha başarılı ve daha mutlu olur. Ben bu işe 1981 yılında başladım. 1996’dan beri kendi iş yerim var. Hayat şartları zor. En güzel şey insanın sevdiği işi yapması ve kendi ayaklarının üzerinde durması. Kızımla gurur duyuyorum. Zorlamayla değil kendi isteğiyle yaptığı için mutluyum. Müşterilerimiz de çok destek oluyor."

Sanayinin 17 yaşındaki oto tamircisi kadın ustası

Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Kent Konseyi’nden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, kadınların toplumdaki yeri ve önemine dikkat çekerek tüm kadınların gününü kutladı. Başkan Tanfer, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Kadınlarımız; aile kurumunun temel taşı, değerlerimizin en önemli temsilcisi, kültürümüzün taşıyıcısı ve koruyucusudur. Hayatın her alanında etkin şekilde yer almalarını sağlayacak şartların hazırlanması, kadın-erkek tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Kadınlarımızın iktisadi, sosyal ve siyasal alanlardaki etkinlik ve yetkinliklerinin artması, daha güçlü ve müreffeh bir toplumun en önemli teminatıdır. Kadınlarımız, hayatın her alanında sevgi ve fedakârlığın en güçlü temsilcileridir. Bizler, cenneti annelerin ayağının altına seren bir dinin mensupları; hem yönetimde hem de aile içinde vakur duruşlarıyla örnek olan, İstiklal Mücadelemizde eşsiz kahramanlıklar gösteren Nene Hatunların ve Kara Fatmaların torunlarıyız. Türk kadınının kahramanlık simgesi Nene Hatun, bebeğini beşikte bırakıp cepheye koşmuştur. Kadınlarımız, millet ve devlet hayatımızın merkezinde yer almış, fedakârlığın en yüce örneklerini sergilemişlerdir. İlk Türk devletlerinden günümüze uzanan süreçte olduğu gibi, özellikle Millî Mücadele yıllarında da vatanın kurtuluşu ve bağımsızlığı uğruna büyük özveriler göstermişlerdir. Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu kadınının cesaret ve fedakârlığına vurgu yapan sözleri, kadınlarımızın tarihimizdeki müstesna yerini en veciz şekilde ortaya koymaktadır. Başarıda kadınlarımızın emeği her geçen yıl daha güçlü şekilde hissedilmektedir. Erzurum Kent Konseyi olarak; evladını vatan uğruna şehit vermiş, en az şehit evlatları kadar kahraman olan şehit analarının, metanet timsali şehit eşlerinin ve şehit kızlarının; Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Sudan’a gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerindeki acılı annelerin ve eşlerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Kadına yönelik şiddetin son bulduğu bir dünya temennisiyle; başta vatan uğruna canını feda eden kahraman şehitlerimizin emaneti olan şehit annelerimiz ve eşleri olmak üzere, emeğiyle, sabrıyla ve merhametiyle dünyayı yaşanabilir kılan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbi duygularımızla kutluyorum."
İstanbul ING, Dünya Kadınlar Günü’nde iş hayatındaki görünmez engellere dikkat çekiyor Kadınların iş hayatında güçlendirilmesini önceliklendiren ING Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet politikası doğrultusunda farklılıkları kapsayıcı bir anlayışla ele alan ve fırsat eşitliğini destekleyen ING Türkiye, bu kapsamda kadınları iş hayatında güçlendirmeyi önceliklendiriyor. Banka, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Bu alanda çalışan farkındalığını da artırmayı hedefleyen ING, Genel Müdürlük binasının farklı bölümlerine yerleştirilen kurgusal engellerle, dar alanda verilen eşitlik mücadelesini somut bir deneyime dönüştürüyor. Kapsayıcı çalışma kültürü ile öne çıkıyor Banka çeşitlilik, kapsayıcılık ve aidiyet politikası ile daha eşit bir dünya için kadınların desteklenmesini önceliklendiriyor. Kadınların iş hayatındaki gelişimlerini ve iş-özel yaşam dengelerini destekleyen banka, bu yaklaşımını organizasyon yapısındaki kadın temsil oranlarıyla da ortaya koyuyor. ING Türkiye’de kadın çalışan oranı yüzde 52 seviyesinde bulunurken, yönetici kadrolarında kadın oranı yüzde 48’e ulaşıyor. Üst düzey kadın yönetici oranı ise yüzde 59 olarak gerçekleşiyor. Banka, kadınları iş hayatında desteklemek amacıyla anne olan çalışanlarına bebekleri 6 aylık olana kadar maaş kesintisi olmaksızın izin hakkı tanıyor, bebekleri bir yaşına gelinceye kadar uzaktan çalışma imkânı sunuyor. Babalık iznini 8 haftaya çıkaran banka, esnek çalışma modelleri ile de çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini gözetiyor. Kadın ve erkek yönetici oranında en az yüzde 30-70 dengesini koruyor, işe alım süreçlerinde ise yüzde 50-50 cinsiyet dağılımını hedefliyor. Ayrıca, çalışmaya ara vermiş kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen YenidenBiz Derneği’nin kurumsal üyeleri arasında yer alıyor. Kadın çalışanların psikolojik, profesyonel ve gelişimsel ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Lioness Kadın Çalışan Topluluğu ile de kurum içindeki dayanışma ve gelişim fırsatlarını güçlendiriyor.
Mardin Şiddet ve kuma gerçeğine rağmen 4 çocuğu için mücadele ediyor Mardin’in Artuklu ilçesinde yaşayan Ceyhan Eneş, şiddet gördüğü ve kuma gerçeğiyle yüzleştiği evliliğini sonlandırma sürecinde 4 çocuğunu temizlik işlerinde çalışarak büyütmeye çalışıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hayat mücadelesiyle dikkat çeken Ceyhan Eneş, çocuklarının okuyup iyi bir geleceğe sahip olması için mücadele ettiğini söyledi. Ceyhan Eneş, temizlik işlerinde çalışarak 4 çocuğunu büyütmeye çalışan, şiddet gördüğü eşiyle boşanma aşamasında olan ve hayatında kuma gerçeğiyle de mücadele eden bir anne olarak, tüm zorluklara rağmen çocuklarını okula gönderip onların okutarak iyi bir gelecek kurması için büyük bir çaba gösterdiğini kaydetti. Yaşadığı zorluklara rağmen pes etmediğini belirten Eneş, ’’Ben kocamdan şiddet görüyorum. Şiddetin sonunda da üstüme kuma getirdi. Sürekli şiddet görüyorum ben devam etmek istemedim. Temizlik işlerine gidiyorum. Çalışarak çocuklarımı büyütüyorum. Çok şükür şu an çocuklarım da ben de iyiyiz. Çocuklarımı okula gönderiyorum. Temizlik yapıyorum. Bu şekilde devam ediyorum çok şükür. Şu an çocuklarım iyi ve yanımdalar. Çocuklarım kocamdan aldım. Çocuklarım benim her şeyim" dedi. "En büyük hayalim çocuklarımın okuması" Çocuklarının kendisi için her şey olduğunu vurgulayan Eneş, en büyük hayalinin onların iyi bir eğitim alması olduğunu ifade etti. Çocuklarının okumasını çok istediğini söyleyen Eneş, "Çocuklarım benim her şeyim. Kadınlar ayakta durmalı ve savaşmalı çocukları için. Çocuklar için çalışacaksınız ve ayaklarınız üzerinde duracaksınız. Böyle çocuklarınıza yetiştireceksiniz. Çocuklarım için en büyük hayalim okumaları. Okumalarını istiyorum. Onlar için güzel ve sıcak bir ev istiyorum. Hayatın gülmesini hayal ediyorum. Okumalarını çok istiyorum. Çocuklarıma çalışsınlar okusunlar diyorum ve bu şekilde hayallerimize ulaşabiliriz. Bütün kadınlar ayaklarının üzerinde dursunlar. Dik dursunlar ve çalışsınlar. Başınızı kaldırın ve kocanıza kendinizi muhtaç etmeyin’’ diye konuştu.
Diyarbakır Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor Diyarbakır’da 57 yaşındaki 5 çocuk annesi Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte kar ve kış demeden 15 metrekarelik dükkanda halka tatlı yapıyor. Yılların emeğiyle 5 çocuğunu büyüten Sükut, kadınların gücünü herkese gösteriyor. Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte küçük dükkanlarında halka tatlı yaparak geçimlerini sağlıyor. Kar kış demeden Sükut ailesi, 15 metrekarelik dükkanda yıllardır aynı azimle üretim yapıyor. Tatlı yapıp satarak 5 çocuğunu büyüten Menduha Sükut, 3 oğlunu da evlendirdi. Eşini bir an olsun yalnız bırakmayan Menduha Sükut, kadınların isterse her işin üstesinden gelebileceğinin en büyük örneği oldu. Eşi ile beraber tatlı yapıp sattıklarını belirten Menduha Sükut, ’’31 yıldır halka tatlı yapıyoruz. Gelinlerim ve kızlarımda arka planda bize yardım ediyor. 11 yıl boyunca Sur ilçesi Dört Ayaklı Minare civarında dükkanımız vardı. Oradan taşınıp Şehitlik Mahallesi’ne geldik. 20 yıldır buradayız eşimle birlikte. 3 oğlumu bu dükkandan kazandıklarımız ile evlendirdik. Şuan 1 oğlum ve 1 kızım bekar. Ramazan ayında tüm aile burada çalışıyoruz, yetiştiremiyoruz" dedi. Yaz kış demeden bu sıcak kazanın önünde olduklarını, eşinin hamuru kızgın yağa döktüğünü kendisinin ise o hamuru el becerisi ile şekillendirdiğini aktaran Sükut, "Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Biz hepimiz kardeşiz. Ayrıca bütün çalışan kadınlara kolaylıklar diliyorum’’ diye konuştu. Menduha Sükut’un eşi Mehmet Şirin Sükut ise eşinin 31 yıldır yanında olduğunu ve destek verdiğini aktardı. Mehmet Şirin Sükut, "Her fedakarlığı yaptı. Ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun. Bütün kadınlarımızın, annelerimizin Kadınlar Gününü kutluyorum. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Çalışan tüm kadınlara başarılar diliyorum. Benim eşim çok fedakardır. Her fedakarlığı yaptı. Her zaman en büyük destekçim oldu. Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu.