ASAYİŞ - 31 Mayıs 2026 Pazar 11:27

SDÜ Öğretim Üyesi Üyesi Prof. Dr. İsmail Kır trafik kazasında hayatını kaybetti

A
A
A
SDÜ Öğretim Üyesi  Üyesi Prof. Dr. İsmail Kır trafik kazasında hayatını kaybetti

Isparta-Antalya karayolu üzerinde 4 aracın karıştığı, 4 kişinin hayatını kaybettiği, 3’ü ağır 11 kişinin yaralandığı zincirleme kazada Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Kır hayatını kaybetti.


Dün akşam saatlerinde Burdur’un Bucak ilçesi Elsazı köyü mevkisindeki Isparta-Antalya karayolu üzerinde meydana gelen kazada İbrahim Enes O. (25) idaresindeki 32 ABS 038 plakalı otomobil, Şerafettin Şükrullah B. (34) yönetimindeki 06 EHD 360 plakalı araç, İsmail Kır’ın (57) kullandığı 32 GE 132 plakalı araç ve Furkan Kürşat Yıldız’ın (30) idaresindeki 07 FIK 54 plakalı aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi.



4 aracın karıştığı zincirleme kazada 32 GE 132 plakalı aracın sürücüsü İsmail Kır ile 07 FIK 54 plakalı aracın sürücüsü Furkan Kürşat Yıldız ve aynı araçta bulunan İnci Yıldız (55) ile Ramazan Yıldız (60) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada hayatını kaybeden Prof. Dr. İsmail Kır’ın Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi olduğu öğrenildi. Kır’ın Kurban Bayramı nedeniyle geldiği memleketi Antalya’nın Serik ilçesine geldiği ve akraba ziyaretinin ardından Isparta’ya dönüş yolunda kazanın meydana geldiği öğrenildi. Kır’ın cenazesi bugün Isparta’da toprağa verilecek.



SDÜ Öğretim Üyesi  Üyesi Prof. Dr. İsmail Kır trafik kazasında hayatını kaybetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’da 85 yaşındaki usta, 70 yıldır ağaç dallarını keser ve bıçakla kaşığa dönüştürüyor Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde dağdan topladığı ağaç dallarını makine kullanmadan kaşığa dönüştüren kaşık ustası 85 yaşındaki Ahmet Eden, 70 yıldır keser, eğe ve bıçak yardımıyla kaşık yapmaya devam ediyor. Kırıkhan ilçesi Bektaşlı Mahallesi’nde yaşayan 85 yaşındaki Ahmet Eden, dayısından öğrendiği ağaç dallarından kaşık yapmayı 16 yaşından beri yapmaya devam ediyor. Amanos Dağları eteklerinden topladığı farklı ağaç türlerini toplayan Eden, ağaç dallarını keser, bıçak ve eğe yardımıyla oyarak; kaşık, salça kaşığı, bokla, balta ve kazma sapı gibi aletlere dönüştürüyor. Sabahtan akşama kadar uğraşıp kaşıklar yapan Eden, yaptığı kaşıklardan kazanç elde etmeyip sevdiklerine hediye ediyor. Yaşının ilerlemesinin ardından çobanlığı bırakıp hobisine yönelen Eden, 70 yılı aşkındır evinin bahçesinde ağaç dallarına şekil vererek kaşıkları yapmayı sürdürüyor. "Ağaç tükendiğinde dağa gidip ağaçları bıçkıyla kesiyorum, kestiklerimi eve getiriyorum ve yaptığım kaşıkları insanlara hediye ediyorum" Dayısından öğrendiği ağaç dallarından kaşık yapmayı 70 yıldan fazladır sürdüren 85 yaşındaki Ahmet Eden, "Ben 16 yaşından beri kaşık yapıyorum kaşık yapmaya dayımdan öğrendim. Çınar ağacı gibi çeşitli farklı ağaç türlerinden yapıyorum. Ağaç dallarından: comca, kaşık, salça küreği, bokla, evreç, kazma ve balta sapı yapıyorum. Benim için zor olmuyor. Sabah saat 10.00’da başlayıp akşama kadar yapıyorum. Bu işi sevmesem yapamazdım. Ağaç tükendiğinde dağa gidip ağaçları bıçkıyla kesiyorum. Kestiklerimi eve getiriyorum. Yaptım kaşıkları insanlara hediye ediyorum. Buradan Adana, Eskişehir, Mardin, Mersin hediye ediyorum. Keserle kaşığı tasarladım. Eğe ile içini oydum ve şimdi ise bıçakla dışını düzeltiyorum. Bu pilav kaşığı olacak" dedi. "Babam 70 yıldır bu işi yapıyor, yarım saatte bir kaşığı yaptı ve makine kullanmadan keserle yapıyor" Dağdan getirdiği ağaç dallarını kaşık yapması babasını teselli ettiğini söyleyen Mehmet Eden, "Benim aklım yetti yeteli babam bu işi yapıyor. Biz kendini elinden tuttuk. Çobancılığa biz gittik. Kendisi de işte bu kaşıkla ve çiftçilikle uğraşıyor. Bundan da mutlu oluyor. Bazen ağacı kendi getiremiyor, ona biz getiriyoruz. Burada bununla teselli olup günleri geçiyor. Bundan da para kazanmıyor. Eşe, dosta kaşıkları hediye ediyor. Bu tahtalardan kaşık cinsleri var. Yalpakaşık, comca kaşık, büyük kaşıklar da var. Onlar yemek karıştırmak ve aş yapmak için var. Babam 70 yıldır bu işi yapıyor. Yarım saatte bir kaşığı yaptı. Makine kullanmadan keserle yapıyor ama biz onu öyle yapamayız. Ben de 61 yaşındayım ve bunu yapamam. Babam bu işi yapınca mutlu oluyor. Bundan başka bir şey de yapmıyor. Bize diyor ki ağaç getirin. Bizde dağdan ağaçları getiriyoruz. Benim işte teselli olacak işim kalmadı diyor. Biz de ona göre getiriyoruz. Burada yapıyor" ifadelerini kullandı.