KÜLTÜR SANAT - 29 Eylül 2025 Pazartesi 14:29

Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak

A
A
A
Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda finalistler belli oldu. 75 okuldan 34 projenin başvurduğu yarışmada 10 öğrenci filmi, Altın Portakal heykelciği için yarışacak.


Türkiye’nin en köklü film festivali olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında genç sinemacılar için önemli bir adım atıldı. 24 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında 62.’si düzenlenecek festivalde, sinema eğitimi alan öğrencileri desteklemek, onların profesyonel çevrelerle buluşmasını sağlamak ve potansiyellerini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın finalistleri belli oldu.


Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu yarışmada, yönetmen ve senarist Aydın Sayman ile yönetmen Onur Güler’in yer aldığı Ön Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda 10 proje finale kaldı. Finale kalan öğrenciler, festival süresince yerli ve yabancı filmlere akredite olacak, sektörün önde gelen profesyonelleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Yarışmada "En İyi Film" seçilen öğrenci projesi ise Altın Portakal heykelciği ile ödüllendirilecek.


Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak öğrenci filmleri şöyle:


Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Seni Görebilecek Miyim Anne? (Hasan Hüseyin Korkmaz), Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Köye Dönerken (Musa Uysun), Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Bölümü’nden Sahnenin Kadınları (Mustafa Uçar), Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nden Buharlaşır Tüm Katı Olanlar (Baturay Tunçat), İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Kusursuz Ölçü Nedir? (Eylül Babur), İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Tümseğin Uğultusu (Abdurrahim Karabulut), İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nden Sevim (Yağmur Canpolat), Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Radyo Televizyon Programcılığı Bölümü’nden Sazdan Örülen Hayat (Zeynep Aslı Yoncu & Zübeyde Melek Algül), Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Çukurova’nın Kara Ekmeği (Onur Sürek) ve Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden RAH (Beyza Nimet Emişen).


Bu yıl Altın Portakal’da genç sinemacıların eserleri de geniş kitlelerle buluşacak ve festivalin uluslararası atmosferinde önemli bir görünürlük kazanacak.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Sel ve soğuk arasında kalan gezgin arıcı: "Ne gidebiliyoruz, ne kalabiliyoruz" Tokat’ın Erbaa ilçesinde sel ve taşkın tehdidi altında kalan gezgin arıcılar, yükselen Kelkit Irmağı ile kar nedeniyle çıkamadıkları yaylalar arasında mahsur kaldı. Erbaa ilçesine bağlı Kızılçubuk köyünde etkili olan sel felaketi ve olumsuz hava şartları, bölgede gezgin arıcılık yapan üreticileri zor durumda bıraktı. Kelkit Irmağı’nda yükselen su seviyesi ile Sivas yaylalarında etkili olan kar yağışı arasında kalan arıcılar, ne mevcut bölgelerden ayrılabildi ne de bal üretimi için yaylalara çıkabildi. Ne yaylaya çıkabiliyoruz, ne de bulunduğumuz yerden ayrılabiliyoruz Yaklaşık 15 yıldır bölgede gezgin arıcılık yaptığını belirten Ordulu arıcı Fatih Çelebi, bu yıl mevsim şartlarının üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Flora bölgesinde bal üretimi için hazırlık yaptıklarını ifade eden Çelebi, "Erbaa’dan Sivas yaylalarına gitmeyi planlıyorduk ancak orada da kar yağışı ve eksi derecelerde soğuk hava etkili oluyor. Burada ise sel riski var. Ne yaylaya çıkabiliyoruz ne de bulunduğumuz yerden ayrılabiliyoruz" dedi. Arkadaşımızın 500 kovanı taşkın nedeniyle kayboldu Son günlerde etkili olan yağışlar ve barajlardan bırakılan sular nedeniyle Kelkit Irmağı’nın debisinin hızla yükseldiğini belirten Çelebi, Kızılçubuk Köyü yakınlarında bulunan başka bir arıcının büyük zarar gördüğünü söyledi. Çelebi, "Köyün yaklaşık 500-600 metre ilerisinde bulunan bir arkadaşımızın yüzlerce arı kovanı sel sularına kapıldı. Su bir anda yükseldi. Yaklaşık 500-600 kovan kayboldu. Müdahale etmeye fırsat olmadı" diye konuştu. En büyük tesellimiz can kaybının yaşanmaması Kendilerinin de geçmiş yıllarda aynı bölgede konakladığını ifade eden Çelebi, bu yıl farklı bir noktaya yerleşmelerinin muhtemel bir faciayı önlediğini belirtti. Çelebi, "Geçen yıllarda bizim bulunduğumuz yerde bu kez arkadaşımız vardı. Bugün aynı durumda biz de olabilirdik. En büyük tesellimiz can kaybının yaşanmaması" ifadelerini kullandı. Suyun daha da yükseleceği söyleniyor Bölgede bazı köylerin tedbir amacıyla tahliye edildiğini aktaran Çelebi, hayvanların güvenli alanlara taşındığını ve devlet ekiplerinin bölgede yoğun çalışma yürüttüğünü söyledi. Çelebi, "Devletin bütün kurumları sahada görev yapıyor. İnsanların daha fazla zarar görmemesi için herkes seferber olmuş durumda. Biz de arılarımızla birlikte hazır bekliyoruz. Suyun daha da yükseleceği söyleniyor. Tedirginiz ama umut kesmiyoruz" dedi.
İstanbul II. Geleneksel SATMER Kültür Sanat Festivali düzenlendi İstanbul Gelişim Üniversitesi Sanat ve Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi (SATMER) tarafından düzenlenen II. Geleneksel SATMER Kültür Sanat Festivali, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getirdi. Üç gün süren festivale akademisyenler, öğrenciler, sanatçılar ve sanatseverler katıldı. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), kültürel mirasın korunması ve sanatsal üretimin teşvik edilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda İstanbul Gelişim Üniversitesi Sanat ve Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi (SATMER) tarafından düzenlenen II. Geleneksel SATMER Kültür Sanat Festivali gerçekleştirildi. Üç gün süren festival kapsamında sanatın farklı disiplinleri bir araya geldi. Festivalin açılış programına; İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan, Avcılar Kaymakamı Orhan Burhan, İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin, Avcılar İlçe Milli Eğitim Müdürü Özcan Şahin, İGÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükran Güzin Ilıcak Aydınalp’in yanı sıra akademisyenler, öğrenciler, sanatçılar ve sanatseverler katıldı. Vali Yardımcısı Alkan’dan İGÜ ve SATMER değerlendirmesi İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan ise üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki başarısına ve yüksek yabancı öğrenci kapasitesine dikkat çekerek üniversitenin küresel ölçekte önemli bir eğitim markası haline geldiğini belirtti. SATMER Kültür Sanat Festivali’nin kapsamı ve çok yönlü yapısıyla kültürel gelişime önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Bahri Şahin: "SATMER, üniversitemizin kültürel vizyonuna güç katıyor" Açılış programında konuşan İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin ise SATMER’in kuruluşundan itibaren kısa sürede gerçekleştirdiği çalışmaların üniversite adına önemli bir akademik ve kültürel kazanım olduğunu ifade etti. Sanat ve tasarım alanındaki üretim odaklı faaliyetlerin üniversitelerinin gelişim vizyonuna önemli katkılar sunduğunu belirten Şahin, üniversitenin bilimsel üretimin yanı sıra kültür ve sanat alanındaki etkinliklerle de toplumsal katkı sağlamaya devam ettiğini vurguladı. "SATMER kısa sürede ulusal ve uluslararası çalışmalara imza attı" Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren SATMER Müdürü ve Düzenleme Kurulu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Günay, SATMER’in 2024 yılında İstanbul Gelişim Üniversitesi bünyesinde Türkiye’de bir ilk olarak kurulduğunu belirtti. Günay, merkezin kısa sürede ulusal ve uluslararası düzeyde sergiler, bilimsel yayınlar, patent çalışmaları, konserler, workshoplar ve sanatsal projeler gerçekleştirdiğini ifade etti. "Festivali uluslararası ölçekte bir marka haline getirmeyi hedefliyoruz" Konuşmasında festivalin yalnızca bir kültür sanat etkinliği olmadığını vurgulayan Mustafa Günay, geleneksel sanatlar ile çağdaş sanat disiplinlerini bir araya getiren festivalin; sürdürülebilirlik, geri dönüşüm bilinci, kültürlerarası etkileşim ve yenilikçi düşünce gibi çağın önemli kavramlarını sanat aracılığıyla görünür kıldığını belirtti. Festivalin uzun vadede uluslararası ölçekte marka bir organizasyona dönüştürülmesinin hedeflendiğini ifade eden Günay, sanatın toplumsal dönüşümdeki güçlü etkisine dikkat çekti. Workshoplardan performanslara sanat dolu üç gün Konuşmaların ardından İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan ve İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin’e özel hazırlanan sanat eserleri takdim edildi. Festival kapsamında yer alan sanatçılara plaketleri sunulurken açılış kurdelesinin kesilmesiyle festival resmi olarak başladı. Açılış töreninin ardından protokol heyeti festival alanlarını gezerek sanatçılarla bir araya geldi. Karikatürden kaligrafiye, ebrudan epoksi tasarıma, değerli taş işlemeciliğinden tekstil sanatlarına kadar 20 uygulamalı, 5 performans olmak üzere 25 farklı sanat disiplinini bir araya getiren festival katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Üç gün boyunca devam eden festival kapsamında konserler, söyleşiler, tiyatro gösterileri, pandomim performansları ve canlı sanat etkinlikleri düzenlendi. Üniversitenin öğrencileri ve akademisyenlerinin yanı sıra üniversite dışından katılan çok sayıda sanatseverin ilgisiyle tamamlanan festival, sanat dolu atmosferiyle dikkat çekti.