GÜNDEM - 30 Mayıs 2025 Cuma 12:37

Topluma değer katan kadınlar: MÜSİAD Antalya’dan çok yönlü etkinlik

A
A
A
Topluma değer katan kadınlar: MÜSİAD Antalya’dan çok yönlü etkinlik

MÜSİAD Antalya Şubesi, kadın üyeleri, üye eşleri ve Antalya’nın önde gelen iş kadınlarının katılımıyla düzenlenen buluşmada, aile değerleri, kadın gücü ve sosyal farkındalık konularına dikkat çekti. Etkinlik kapsamında, Din Eğitimi Uzmanı, Sosyolog-Yazar Asiye Aykut tarafından "Popüler Kültür Endüstrisine Karşı Güvenli Liman: Aile" başlıklı seminer gerçekleştirildi. Aynı zamanda Antalya Down Sendromlular ve Engelliler Derneği Başkanı Gülcan Ay ile down sendromlu bireylerin de katılımı ile farkındalık çalışmaları ön plana çıktı.



Başkan Yusuf Akgül: "Kadın faaliyetleri toplumsal kalkınmanın temelidir"


Etkinlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel hayattaki yerini güçlendiren her adımın, sadece kadınlara değil, tüm topluma kazanç sağladığını vurguladı. Başkan Akgül, "Kadınlarımızın üretime katılımı, sosyal sorumluluk projelerindeki öncülüğü ve aile yapısını korumadaki bilinçli yaklaşımları, toplumsal gelişimin temel dinamiklerinden biridir. MÜSİAD Antalya olarak kadın üyelerimizin öncülüğünde yürütülen faaliyetleri, yalnızca derneğimiz içinde değil, şehrimizde de kalıcı ve yaygın etki oluşturacak şekilde planlıyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz çalışmalar bu vizyonun bir yansımasıdır." ifadelerini kullandı.



Ailenin koruyucu rolüne akademik bir bakış


Seminer sunumunda Asiye Aykut, popüler kültürün dijital çağda çocuklar üzerindeki etkisini derinlemesine analiz etti. Aile yapısının dijital mecralardan gelen kültürel erozyona karşı nasıl direnç gösterebileceğini bilimsel verilerle ortaya koydu. "Çocuklarımızı teknolojiden izole etmek yerine, sağlam bir aile yapısıyla içerden güçlendirmeliyiz," diyen Aykut, ebeveynlere önemli görevler düştüğünü vurguladı.



Özel bireyler için üreten eller konuşuldu


Etkinliğe katılan Antalya Down Sendromlular ve Engelliler Derneği Başkanı Gülcan Ay, engelli bireylerin topluma kazandırılması, üretime dahil edilmesi ve istihdam imkanlarının artırılması amacıyla hayata geçirdikleri projeleri katılımcılarla paylaştı. Dernek çatısı altında yürütülen "Üreten Eller Atölyesi" projesinin detaylarını aktaran Gülcan Ay, özel bireylerin el emeğiyle ortaya koyduğu ürünlerin sadece ekonomik bir katkı değil; aynı zamanda psikolojik ve sosyal açıdan da güçlendirici bir etki sağladığını vurguladı. Down sendromlu bireyler tarafından el emeğiyle üretilen ürünler katılımcılara hediye edilirken, bu uygulama özel bireylerin üretime katılımı ve istihdamına imkan sağlayan örnek bir model olarak öne çıktı.



Kadın gücüyle topluma değer katan projeler


Etkinlikte açılış konuşmasını gerçekleştiren MÜSİAD Antalya yönetim kurulu üyesi Büşra Demirtaş, kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta daha etkin olmalarını sağlamak amacıyla hayata geçirilen projeleri paylaştı. Demirtaş, "Şube olarak 2025 yılı itibarıyla kadın faaliyetleri kapsamında; Manevi Bahara Hazırlık semineri ile ruhsal ve fiziksel sağlığa yönelik farkındalık çalışmaları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü buluşmasıyla kadın emeği ve dayanışmasının vurgulanması, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında iki hastanenin çocuk onkoloji servislerine yönelik medikal destek ve kutlama etkinlikleri gibi birçok faaliyeti başarıyla gerçekleştirdik" diye konuştu.



Yeni sosyal sorumluluk projeleri yolda


Buluşma kapsamında katılımcıların destekleri ile başlatılan yeni bir sosyal sorumluluk projesiyle, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çatısı altında koruma altındaki çocuklarla karne haftasında özel bir kutlama etkinliği düzenleneceği duyuruldu. Bu etkinlikle çocuklara sadece bir gün değil, hayatlarında iz bırakacak bir anı hediye edilmesi hedefleniyor.



"Toplumun her kesimine dokunan çok yönlü bir yaklaşım"


Büşra Demirtaş programın kapanış konuşmasında "MÜSİAD Antalya Şubesi, attığı her adımda kadınların üretim gücünü ve aile yapısının toplumsal rolünü önceleyen bir vizyonla hareket ediyor. Bu kapsamda düzenlediğimiz bu etkinlik, kadınların dayanışma gücünü görünür kılarken, özel bireylerin sosyal ve ekonomik hayata aktif katılımını destekleyen örnek bir model sunuyor" cümlelerini kullandı.



Topluma değer katan kadınlar: MÜSİAD Antalya’dan çok yönlü etkinlik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.