GÜNDEM - 10 Mayıs 2026 Pazar 09:18

Üç kuşak kadın serada: Nineden toruna hem üretime hem aile ekonomisine katkı sağlıyorlar

A
A
A
Üç kuşak kadın serada: Nineden toruna hem üretime hem aile ekonomisine katkı sağlıyorlar

Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Boztepe Mahallesi’nde yaşayan Teslime Uçkan, kızı Nebise Tekerek ve torunu Teslime Tekerek, üç kuşaktır seracılıkla uğraşarak hem üretime hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Yaklaşık 25 yıldır patlıcan üretimi yapan aile, sıcağa rağmen sabahın ilk ışıklarıyla seraya girdiklerini, gün boyu büyük emekle hasat yaptıklarını söyledi.


On dönümlük serada üretim yapan aile, patlıcan sezonunun ardından yaylada domates üretimine geçiyor. Nesilden nesile aktarılan üretim kültürüyle çalışan kadınlar, tarımı sadece bir geçim kaynağı değil aynı zamanda yaşam biçimi olarak görüyor.



"Üç kuşaktır bu mesleğin içindeyiz"


Teslime Tekerek, hemşirelik mezunu olduğunu ve atama beklediğini belirterek, boş durmak yerine ailesine destek olmaya devam ettiğini söyledi. Küçük yaşlardan beri üretimin içinde olduğunu anlatan genç kadın,"Anneannem Teslime Uçkan, annem Nebise Tekerek, biz üç kuşaktır patlıcan topluyoruz, sera işi yapıyoruz. Sabah çok erken kalkıp seraya geliyoruz. Öğlen hava aşırı ısınınca eve gidip biraz dinleniyoruz, sonra tekrar seraya dönüp hasada devam ediyoruz. Haziran sonuna kadar burada patlıcan topluyoruz. Ardından yayladaki üretim başlıyor. Yaylada da üç dönüm domatesimiz var. Burayı bitirmeden orayı ekiyoruz. Sürekli üretimin içindeyiz."


İlk yıllarda sera işinin kendisine zor geldiğini ancak zamanla alıştığını söyleyen Teslime Tekerek, "İnsan kendi işi olunca severek yapıyor. Baba mesleği olduğu için ben de alıştım. Şu anda severek yapıyorum. Eğer atanamazsam çiftçiliğe devam ederim. Şu anda patlıcanın kilosu 15 lira civarında. Ama yaptığımız iş gerçekten çok zor. Sıcak, soğuk demeden çalışıyoruz. Hastalanıyoruz, tozun içinde kalıyoruz. O kadar emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını bazen alamıyoruz. Şu anki fiyat bir ekmek parası bile değil" diye konuştu.


Ailenin en büyüğü olan 67 yaşındaki Teslime Uçkan ise yıllardır üretim yaptıklarını belirterek çalışmayı bırakmadığını söyledi.


Kış aylarını Aksu’da, yaz aylarını ise yaylada geçirdiklerini anlatan Uçkan, "Patlıcan topluyoruz, dolama yapıyoruz. Yıllardır bu işi yapıyoruz. Genç çiftçi kadınlara Allah yardımcıları olsun diyorum. Yapacak bir şey yok, mesleğimiz bu" ifadelerini kullandı.



"Sağlığımız el verdiği sürece üretmeye devam edeceğiz"


Anne Nebise Tekerek de üretimin ailece sürdürüldüğünü belirterek, "Annem, kızım, eşim hep birlikte seracılık yapıyoruz. Üretmeyi seviyoruz. Sağlığımız el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğiz. Bu bizim hayatımız oldu" dedi.



"Tarım bir bilgelik işidir"


Aileyi ziyaret eden İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise üç kuşaktır üretim yapan kadın çiftçilerin örnek olduğunu söyledi. Tarımın kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültür olduğuna dikkat çeken Boğatimur, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Boztepe Mahallemizin üç kuşak hanımıyla bir aradayız. Bu hanımlar bana göre bilgeliğe sahip. Çünkü tarım bir bilgelik işidir. Elden ele geçer. Teslime Hanım’dan Nebise Hanım’a, Nebise Hanım’dan genç Teslime’ye geçmiş. Bunu görmek bizi çok mutlu ediyor."


Seradaki çalışma şartlarının zorluğuna dikkat çeken Boğatimur, "Şu anda yaklaşık 45 derece sıcaklık var. Bu sıcaklıkta ürünlerin hazırlanıp sofralara ulaşması gerçekten takdir edilesi bir emek. İnsanlar marketten ürünü alırken belki fark etmiyor ama bu işin arkasında çok büyük bir emek var" dedi.



"Üretmek haz veren bir iş"


Kadın üreticilerin çalışma azmine hayran kaldığını ifade eden Boğatimur, "Teslime teyzemiz bize ilham veriyor. Enerjik, mutlu ve üretmeye devam ediyor. Üretmek aslında haz veren bir iş. Belki günümüzde unutulan bir duygu ama burada bunu net şekilde görüyoruz" diye konuştu.


Genç Teslime’nin eğitimli bir genç olmasına rağmen tarıma değer vermesinin önemli olduğunu belirten Boğatimur, "Bugünün gençlerinden onu farklı kılan şey tarıma olan saygısı ve sevgisi. Bizi güler yüzle karşıladılar. Üretime olan bağlılıklarını görmek çok kıymetli" ifadelerini kullandı.



Üç kuşak kadın serada: Nineden toruna hem üretime hem aile ekonomisine katkı sağlıyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Göztepe, Avrupa umudunu son haftaya taşıdı Trabzonspor’un Türkiye Kupası’nı kazanması halinde Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım da Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı elde edecek. Bu senaryoda Göztepe, Gaziantep FK galibiyetiyle önemli bir avantaj yakalarken, son haftada Samsunspor’u mağlup etmesi durumunda ligi beşinci sırada tamamlayacak. Göztepe, Avrupa hedefiyle başladığı sezonda yoluna emin adımlarla devam ediyor. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında sahasında Gaziantep FK’yi ağırlayan İzmir temsilcisi, taraftarı önünde rakibini 2-1 mağlup ederek kritik bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla puanını 55’e yükselten sarı-kırmızılı ekip, RAMS Başakşehir’in de kazandığı haftada beşinci sıradaki yerini korudu. Avrupa kupalarına katılım yolunda avantajını sürdüren Göztepe, ligin son haftasında Samsunspor’u mağlup etmesi halinde, Başakşehir’in sonucuna bakmaksızın sezonu beşinci sırada tamamlayacak. İzmir ekibinin Avrupa kupalarına katılıp katılamayacağı ise Trabzonspor’un Türkiye Kupası performansına bağlı olacak. Trabzonspor, yarı finalde Gençlerbirliği ile karşı karşıya gelecek. Bordo-mavililerin finale yükselmesi halinde rakibi Konyaspor olacak. Trabzonspor’un kupayı kazanması durumunda ise Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım Avrupa kupalarına katılım hakkı elde edecek. Bu nedenle Göztepe, Samsunspor karşısında alacağı galibiyetle Avrupa hayalini gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atmış olacak.
Hatay Paletli kepçeyi asfalta zarar vererek önlem almadan yürüten firmaya vatandaşlardan tepki Hatay’da asfalt yoldan kepçe yürüten şahıslar mahallenin tepkisiyle karşılaştılar. Vatandaşlar, ‘Başımıza bir iş geldikten sonra önlem almanın anlamı yok’ diyerek önlem alınmadan iş makinasının yolu kullanmasına tepki gösterdiler. Antakya ilçesinde depremden sonra inşa edilen Gülderen Mahallesi’nde adeta yeniden bir şehir kuruldu. İnşa sürecinin üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen yollar ağır tonajlı iş makinaları yüzünden zarar gördü. Geçtiğimiz günlerde akşam saatlerinde ağır tonajlı paletli iş makinasını yoldan yürüterek götüren firma çalışanları vatandaşların tepkisiyle karşılaştılar. İş makinasının önlem alınmadan yürütülmesine tepki gösteren bir vatandaşın ‘Başımıza bir iş geldikten sonra önlem almanın anlamı yok’ sözleriyse dikkat çekti. "Caddeden geçem iş makinası adeta evleri sarstı ve tüm yolu olumsuz etkiledi" Yolu kullanan ağır tonajlı iş makinasının yola zarar verdiğini ifade eden gazeteci Sadullah Ergin, "Sorumsuz çalışanlar dün akşam buradan ağır tonajlı paletli iş makinesini yürüttüler. Caddeden geçem iş makinası adeta evleri sarstı ve tüm yolu olumsuz etkiledi. Hatta yolu ve kaldırımları parçaladı. Biz istiyoruz ki bu tür ağır tonajlı iş makinaları tıra yüklenip, araçla taşınmalıydı. Kendileri masraf olmasın diye direk paletli ağır iş makinaları caddeyi kullanarak buradan geçtiler" dedi. "Akşam buradan kepçe geçti, sanki biz deprem gibi hissettik" İş makinesinin yoldan geçtiği esnada deprem etkisi oluşturduğunu ifade eden Ayhan Genç, "Biz karşıdaki binada oturuyoruz, çok rahatsız oluyoruz. Ağır tonajlı araçlar çok hızlı geçiyorlar. Akşam buradan kepçe geçti, sanki biz deprem gibi hissettik. Ben kalktım dışarı fırladım, deprem oldu sandım. Ben çocuğumu dışarı gönderip de oynatamıyorum. Hep yollarımızı bozdular, böyle olmaz. Daha yeni yapılan yol nasıl oldu. Yazık günah şehrimiz yeni kuruldu" ifadelerini kullandı.
Sakarya Küresel ticarette "savaş bahanesi" ödemeleri geciktiriyor Dünyanın gündeminde olan ve 71 gündür devam eden İran-İsrail savaşının etkilerinden olan, stratejik konumuyla ticarette önemli rol oynayan Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından Türkiye’de ihracat yapan firmalar zor günler yaşamaya başladı. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde süt ve süt ürünleri entegre tesis makineleri ihraç eden STK Makina Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tecelli, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ile son dönemde uluslararası ticarette ödeme disiplininin bozulduğunu, savaş ortamının bazı firmalar tarafından bahane olarak kullanıldığını dile getirdi. Küresel pazarda ciddi bir ödeme trafiğini yönettiğini ifade eden Tecelli, "Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim elbette dünya ticaretini etkiliyor. Ancak savaşla doğrudan ilgisi olmayan ülkelerdeki bazı firmalar da ödemeleri geciktirmek için bu süreci gerekçe gösteriyor. Kanada’daki bir şirket bile ödeme ertelemesini savaş riskine bağlayabiliyor" dedi. "Tahsilat süreçleri uzuyor" Uluslararası ticarette güven unsurunun zedelenmeye başladığını kaydeden Tecelli, özellikle üretici ve ihracatçı firmaların nakit akışında ciddi baskı oluştuğunu söyledi. Küresel lojistikte maliyetlerin arttığını vurgulayan Tecelli, "Sadece navlun değil, finansal süreçlerde de ek yükler oluşuyor. Bankacılık işlemleri, transfer süreleri ve tahsilat süreçleri uzuyor" diye konuştu. "Ödeme disiplininin korunması gerekiyor" Türk makine sektörünün kriz dönemlerinde dahi üretim ve ihracata devam ettiğini belirten Tecelli, "Süt ve süt ürünleri entegre tesisleri alanında dünyanın birçok ülkesine teknoloji ihraç ediyoruz. Buna rağmen küresel ticarette yaşanan bu belirsizlikler, özellikle ödeme tarafında yeni riskler oluşturuyor. Türk sanayicisi üretmeye devam ediyor ancak finansal sürdürülebilirlik için ödeme disiplininin korunması gerekiyor" şeklinde konuştu. Sektör temsilcileri, jeopolitik krizlerin dünya ticaretinde yeni bir risk bahanesi dönemini başlattığını, özellikle ihracatçı firmaların tahsilat süreçlerinde daha dikkatli hareket etmek zorunda kaldığını ifade etti.