SAĞLIK - 13 Ocak 2026 Salı 12:21

Uzm. Dr. Şengül Can Duman: "İki doz KKK aşısı yüzde 97 koruma sağlar"

A
A
A
Uzm. Dr. Şengül Can Duman: "İki doz KKK aşısı yüzde 97 koruma sağlar"

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Şengül Can Duman, kızamık vakalarındaki artışla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.


Son dönemde tamamen önlenebilir bir hastalık olan kızamık yeniden yükselişe geçti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF’in 2025 verilerine göre, Avrupa Bölgesi’nde 2024 yılında 127 bini aşkın kızamık vakası bildirildi ve bu sayı son 25 yılın en yüksek seviyesi oldu. Türkiye’de de önceki yıllara kıyasla vaka sayılarının belirgin şekilde arttığı belirtiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Şengül Can Duman, kızamık vakalarındaki artışla ilgili değerlendirmelerde bulundu.



5 yaş altı çocuklar risk altında


Kızamığın havayoluyla bulaşan viral bir hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Şengül Can Duman, "Enfekte bir kişi, ortalama 18 kişiye virüsü yayabilir. Belirtiler yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve karakteristik döküntüyle başlar. Ancak asıl tehlike komplikasyonlardadır. Zatürre, beyin iltihabı (ensefalit) ve nadir olsa da ölümcül sonuçlar doğurabilir. Özellikle 5 yaş altı çocuklar ve bağışıklığı baskılanmış bireyler risk altındadır. DSÖ’ye göre, küresel olarak kızamık hâlâ çocuk ölümlerinin önde gelen nedenlerinden biridir" dedi.



"Aşısız çocuklar salgının ana kaynağı"


Kızamığın Türkiye’de yıllardır uygulanan aşılama programıyla önemli ölçüde kontrol altına alındığını hatırlatan Duman, "İki doz kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısı sayesinde vaka sayıları tek hanelere kadar düşmüştür. Ancak pandemi sonrası aşı kapsama oranlarında yaşanan düşüş ve aşı tereddüdünün yayılması tabloyu değiştirmiştir. Pandemi sırasında yayılan yanlış bilgiler bu eğilimi körüklemiştir. Mitler; örneğin aşıların otizm yaptığı iddiası yıllardır çürütülmüş olsa da sosyal medya üzerinden hızla yayılmıştır. Sağlık Bakanlığı verileri, birinci doz aşı oranlarının yüzde 95 civarında olduğunu gösterse de, bölgesel eşitsizlikler ve eksik dozlar nedeniyle toplum bağışıklığı zayıflamaktadır. Aşısız veya eksik aşılı çocuklar salgının ana kaynağıdır. Ayrıca göç hareketleri ve uluslararası seyahatler ithal vakaları artırmaktadır" şeklinde konuştu.



"Aşı karşıtlığı toplumsal sonuçlar doğuruyor"


Aşı karşıtlığının yalnızca bireyleri değil tüm toplumu etkilediğini belirten Duman, "Toplum bağışıklığı için yüzde 95’in üzerinde kapsama gerekir; bu eşik altına düşüldüğünde virüs savunmasız gruplara sıçrar. Hastalık geçiren çocuklar zatürre veya ensefalitle hastaneye yatmaktadır. Uzmanlar, aşıların güvenli ve etkili olduğunu binlerce çalışma ile kanıtlamaktadır. İki doz KKK aşısı yüzde 97 koruma sağlar" ifadelerini kullandı.



"Gelecek nesillerin kızamıkla tanışmaması bizim elimizde"


Aşıların insanlık tarihindeki en büyük sağlık başarılarından biri olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Şengül Can Duman, "Bu salgın, aşıların değerini bir kez daha hatırlatmaktadır. Kızamık gibi yok edilebilir bir hastalığın geri dönmesine izin vermek sadece bireysel bir tercih değil, topluma karşı bir sorumluluk ihmalidir. Ebeveynler, çocuklarının aşı takvimini gözden geçirerek; sağlık çalışanları doğru bilgiyle tereddütleri gidererek; toplum ise dayanışmayla bu zinciri güçlendirerek harekete geçmelidir. Aşılar güvenlidir, etkilidir ve milyonlarca hayat kurtarmıştır. Gelecek nesillerin kızamıkla tanışmaması ailelerin elindedir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’ta kafes balıkçılığına karşı eylem kararı Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesi ile Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesine karşı çıkan balıkçılar, düzenlenen toplantıda eylem kararı aldı. Karadeniz Ereğli Su Ürünleri Kooperatifi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Bozhane balıkçı esnafı başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden gelen balıkçılar projeye yönelik endişelerini dile getirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kooperatif Başkanı Murat Toprak, kafes balıkçılığı projesine karşı çıkışlarının bireysel değil, tamamen üyelerin talepleri doğrultusunda alındığını söyledi. Küçük ölçekli balıkçıların geçim kaynaklarının tehlikeye girebileceğine dikkat çeken Toprak, "Hepimizin bildiği gibi Karadeniz Ereğli-Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesi bölgemizin en önemli gündem maddesi haline geldi. Küçük ölçekli balıkçılar ciddi endişeler yaşıyor. Geçim kaynağını riske atabileceği düşünülen, rekabet şartlarını ağırlaştırabileceği öğrenilen ve deniz üzerindeki faaliyet alanlarının daralmasına kaygı duyan çok sayıda üyemiz var. Hiçbir proje, balıkçı esnafımızın emeğinin ve geleceğinin önüne geçemez. Bu nedenle aldığımız karar bireysel değildir. Sizlerin iradesinin bir sonucudur. Kafes balıkçılığına karşı çıkma tutumumuz tamamen üyelerimizin talepleri sonucu şekillenmiştir. Biz gelişme, yatırım ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak projelere karşı değiliz" dedi. Toprak, projeye karşı olmadıkları yatırımların da bulunduğunu ancak bu tür girişimlerin mevcut düzeni bozmayacak ve küçük esnafı koruyacak şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. Sürecin şeffaf şekilde yürütüleceğini belirten Toprak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "Proje deniz ekosistemine zarar verir" Mali Müşavir Adnan Manaş ise kafes balıkçılığının çevresel etkilerine dikkat çekti. Manaş, denizde yoğun şekilde yapılan kafes balıkçılığının yem atıkları, balık dışkıları ve kimyasal kullanımı nedeniyle deniz kirliliğine yol açtığını belirterek, oksijen seviyesinin düşmesiyle birlikte ekosistemin zarar görebileceğini ifade etti. Kafes balıkçılığının hastalıkların yayılmasına, biyoçeşitliliğin bozulmasına ve kıyı kullanım alanlarının daralmasına neden olabileceğini dile getiren Manaş, "Bu proje hayata geçirilirse sadece balıkçılar değil, bölgedeki tüm kıyı yerleşimleri olumsuz etkilenecek" diye konuştu. Çevre ilçelerden destek Toplantıya Kozlu, Alaplı, Kocaali, Akçakoca ve Karasu’dan gelen su ürünleri kooperatif başkan ve yöneticileri de katılarak, Bozhaneli balıkçılara destek verdi. Katılımcılar, söz konusu projenin bölge balıkçılığı ve denizcilik faaliyetlerine zarar vereceğini savundu. Akçakoca Su Ürünleri Kooperatif Başkan Yardımcısı Çağdaş Özer, "Bu proje de olursa zaten ortalama bizim yasak sahanın bittiği yerde burası başlayacak. Biz Ereğli balıkçıları ile beraber avlanmaya başladık. Şimdi buraya da sığamayacağız. Melen tarafına gitmeye başlayacağız. Orada da fazlasıyla balıkçı var" diyerek endişelerini dile getirdi. Toplantı sonunda balıkçılar, kafes balıkçılığı projesine karşı ortak hareket etme ve süreci birlikte takip etme kararı aldı.