ASAYİŞ - 16 Nisan 2026 Perşembe 10:52

Yediemin otoparkları araç mezarlığına döndü, milyonluk araçlarla hurdaya dönenler aynı alanda sahiplerini bekliyor

A
A
A

Antalya’da büyük kısmı haciz yoluyla bağlanan binlerce araç yediemin otoparklarında yıllardır bekliyor. Aralarında 20 yıldan fazla süredir bekleyen araçların da bulunduğu otoparkta milyonluk araçlar çürümeye terk edildi. Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı Mustafa Hakan Topçu, "Burada değer olarak 6-7 milyonluk araçta var, hurdaya satılacak 500 TL’lik araçta var. Aracın parçaları sökülüp satıldıktan sonra sadece kuru şasi halinde polise ’Şüpheli araç’ diye ihbar ediyorlar" dedi.

Antalya’da çeşitli nedenlerle gerek haciz yoluyla gerekse trafik kazası ve kural ihlali nedeniyle bağlanarak yediemin otoparklarına çekilen binlerce araç, yıllardır çürümeye terk edildi. Kent merkezinde açık alanlarda aralarında 20 yıldan uzun süredir bekletilen otomobil ve motosikletlerin büyük bölümü meydana gelen yıpranma ve çürüme nedeniyle artık kullanılamaz hale geldi. Araç sahipleri artan otopark ve dava masrafları nedeniyle araçlarını teslim almazken araçlar Yediemin otoparklarında yazın aşırı sıcaklara, kışın ise yoğun yağışlara maruz kalarak ekonomik değer kaybı yaşıyor.

Yediemin otoparkları araç mezarlığına döndü, milyonluk araçlarla hurdaya dönenler aynı alanda sahiplerini bekliyor

"20 seneden fazla bekleyen araçlar var"

Tasfiye süreci tamamlanmadığı için yıllardır yediemin otoparklarında bekleyen araçların satışa çıkarılmaması nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığını söyleyen Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı Mustafa Hakan Topçu, "Burada 2004-2005 yılından bu yana beklediğimiz araçlar var. 20 seneyi aşkın yatan motosikletler, araçlar var otoparkımızda, bununla ilgili Çevre ve şehircilik Bakanlığı’nın, İç İşleri Bakanlığı’nın gerekli kurumları yapmış olduğu yönetmeliklere rağmen ilgili kurumlar gerekli hassasiyeti göstermediğinden dolayı bu araçlar maalesef otoparklarda çürütülüyor. Türkiye’deki bütün Yediemin Otoparklarında bu durum söz konusu" dedi.

Yediemin otoparkları araç mezarlığına döndü, milyonluk araçlarla hurdaya dönenler aynı alanda sahiplerini bekliyor

"Satışları ile ilgili çalışmanın hızlandırılması lazım"

Yıllardır otoparklarda bekleyen araçların hem ekonomik değer kaybına uğradığını hem de vatandaşları mağdur ettiğini belirten Topçu, "Bununla ilgili gerekli çalışmaların hızlandırılması lazım. Ama maalesef yetkili kurumlar bu konu ile ilgili gerekli özeni göstermiyor, gerekli çalışmayı yapmıyorlar. Prosedüre göre 6 aydan sonra sahibi tarafından alınmayan araçlar İl Emlak Müdürlüğü tarafından satışa çıkartılır. Bu kanun 5-6 sene öncesinden çıkmasına rağmen ilgili kanunu uygulayan yetkili kurumlar yok. İstendiği zaman yapılıyor. 2020 ile 2022 yılları arasında Milli Emlak Müdürlüğü 3 bin 500’e yakın motor 800’e yakın araç satışı gerçekleştirdi. Ama 2023’ten sonra bir frene basıldı, o tarihten sonra motosiklet dahil 200-300 araç ancak satılmıştır" şeklinde konuştu.

Yediemin otoparkları araç mezarlığına döndü, milyonluk araçlarla hurdaya dönenler aynı alanda sahiplerini bekliyor

"Yediemin otoparkları artık doldu"

Yediemin otoparklarında yaşanan doluluk nedeniyle artık sorunlar yaşandığını belirten Topçu, "Bugün bir Yediemin deposu dolduğu zaman tekrar yer yapmak, UKOME’den kararını çıkartmak hem zaman alıyor, hem de büyük maliyetlere neden oluyor. Bu yüzden Yedieminler bu konuna sıkıntı çekiyor. Her Yedieminin işlettiği yer haricinde 1 veya 2 tane daha deposu var. Biz Antalya genelinde yılda 2 kez savcılık tarafından, 2 kez de valiliğin kurduğu komisyon tarafından denetleniyoruz. Ama bu denetlemelerde maalesef sadece otopark ve otoparkçı denetleniyor. Bu otoparkta uzun süredir kalan araçlar, satılmayan araçlar neden satılmadı, kim işini aksattı, bunları denetleyen yok. Aynı araçlar olduğu yerde duruyor. Bakanlıklar üzerlerine düşen görevi yapmış. Bundan sonrası ilgili kurumların çıkan yönetmeliklere uygun şekilde hareket etmesi lazım" ifadelerini kullandı.

Yediemin otoparkları araç mezarlığına döndü, milyonluk araçlarla hurdaya dönenler aynı alanda sahiplerini bekliyor

"Parçaları söküp, şüpheli bir araç var diye ihbar ediyorlar"

Bazı hacizli araçların sahipleri tarafından Motor, iç elektrik aksamı gibi maddi olarak değerli parçalarının söküldükten sonra kendileri ya da dolaylı yollarla ihbarda bulunulduğunu ve aracın yakalama hacizli olduğunu belirlenince yediemin otoparkına kaldırıldığını söyleyen Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı Mustafa Hakan Topçu, "Burada değer olarak 6-7 milyonluk araçta var, hurdaya satılacak 500 TL’lik araçta var. Bunların hepsi bizim milli servetimiz. Yurtdışından dövizle alıyoruz. 20 sene bekleyen bir aracın ne hale geleceği ortada. Bazı borçlular borcunu ödeyemediğinden aracını söktürüp, parçalarını sattırıp sonrasında sadece kuru şase halinde polise ihbar ediyorlar "Şüpheli bir araç var" diye. Sonrasında otoparka geliyor, ama maalesef bekliyor. Aracın değerli parçalarını söktürüp Yediemin Otoparkına teslim ettiriyorlar. Şu ana kadar gelen en tuhaf hacizli aracımız bir tane lüks aracın sadece arka bagaj kaputu var. Üzerinde plakası var, ama bagaj kapağından başka bir şey yok. 2-3 yıldır o bagaj kaputunu bekliyoruz" dedi.

Ramazan Bozca - Fatma Nisa Yorluk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Üniversiteli Gizem, Rektör Çakmak’ın bir günlük mesaisine eşlik etti Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) İngiliz Dili ve Edebiyatı 4. sınıf öğrencisi Gizem Nur Ünlü, Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın bir günlük mesaisine eşlik etti, farklı deneyimler yaşadı. ETÜ bünyesindeki Kalite Kulübü faaliyetleri kapsamında "Rektörün Bir Günü" etkinliği planlandı. İngiliz Dili ve Edebiyatı 4. sınıf öğrencisi Gizem Nur Ünlü, Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın bir gün içinde gerçekleştirdiği tüm kurumsal faaliyetlere katıldı. ETÜ tarafından yapılan açıklamada, Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın öğrencilerle bir araya geldiği bu tip etkinliklerin, kampüs yaşamını güçlendirmek, talepleri doğrudan dinlemek ve iletişimi artırmak amacıyla düzenlenen aktif buluşmalar olduğu vurgulandı. "Öğrencilerimizin yönetim süreçlerini anlaması kıymetli" ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, yaptıkları benzeri paylaşım ve etkinliklerin öğrencilerin yönetim süreçlerini anlaması, taleplerin aktarılması ve bunların sonucunda gerekli iyileştirmelerin yapılabilmesi için fırsat doğurduğunu vurgulayarak, "Bu programlar kapsamında sabahleyin öncelikli olarak üst yönetim toplantımızda Gizem’le birlikte toplantımıza katıldık. Rektör yardımcılarımız, genel sekreterimizle birlikte gündemi tartıştık. Gündemdeki konularımızdan bir tanesi de bahar şenliği düzenleme konusu vardı. İsabetti oldu, öğrencimizin de katılmış olmasından dolayı onun fikrini de almak suretiyle bahar şenliğinin içeriğinin nasıl olacağı konusunda istişare toplantısı gerçekleştirmiş olduk. Dolayısıyla bahar şenliği gibi programlar öğrencilerimiz için gerçekleştirdiğimiz programlar olduğundan onların fikirleri de programın şekillenmesinde, zenginleştirilmesinde faydalı oldu. Bu anlamda böyle güzel bir tecrübe de birlikte öğrencimizle yaşamış olduk. Bununla birlikte kurumsal akreditasyonla ilgili toplantılarda da öğrencimiz bize eşlik etti ve kurumsal akreditasyon süreçlerinde öğrencilerimizin beklentileri neler olabileceği konusunda da kendisiyle fikir teatisinde bulunduk. Ve akşamüzeri de sizlerle birlikte öğrencimizle gün içerisinde gerçekleştirdiğimiz etkinlikler konusunda söyleşi gerçekleştirmiş oluyoruz" dedi. "Çizginin bu tarafını görmek çok başka bir duygu" "Rektörün Bir Günü" etkinliğine katılan İngiliz Dili ve Edebiyatı 4. sınıf öğrencisi Gizem Nur Ünlü, kendisi için heyecan dolu bir gün olduğunu belirterek, "Biz öğrenciyiz, hep çizginin bu tarafını görüyoruz; ders çalışmak, kendimize bir şeyler katmak, bulunduğumuz çevreye bir şeyler katmak ve benzeri üzerine çok fazla haşır neşir oluyoruz. Fakat çizginin bu tarafını görmek çok çok başka bir duygu, kesinlikle çok heyecan vericiydi. Arka planda derin bir vizyon oluşturma, öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verebilme ve çok büyük bir çaba söz konusu. Arka planda çok takdir ettim ve çok yoğun bir gündü ki bu sadece bir gün; Rektör hocamızın sadece bir günü. Eminim ki bu genele vurulduğunda çok daha stresli vakitlerle devam ediyordur süreç. Biz sabah 08:00’den bu yana birçok toplantıya katıldık Rektör hocamızla beraber. "Hayırlı olsun"lara gittik, sempozyumlara katıldık vesaire. Ve çok paha biçilemez bir andı benim için. Ben zaten akademisyenlik düşünen birisiyim. Araştırmayı çok seviyorum, öğrenmeyi çok seviyorum. Fakat işin bu tarafında görmek, yöneticilik boyutunda görmek açıkçası çok büyük bir cesaret verdi bana, özellikle bir kadın olarak. Çalışmalarıma bu yönde devam etmek istiyorum. Bakalım, son sınıf öğrencisiyim zaten. Normalde üniversitelerde yaygın bir görüştür hocalara ulaşımı sağlayamamak ya da Rektörle iletişime geçememek vesaire. Ben bugün Rektör hocamızla bir gün geçirmiş oldum ve benim için çok kıymetli bir andı açıkçası. Geri dönüp baktığımda, mezun olduğumda benim için unutulmaz bir an olacak" şeklinde konuştu.
Ankara TESK Başkanı Palandöken: "Hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın kaldırılması lazım" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Araç muayene istasyonlarında aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak" dedi. Palandöken, hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın bir an evvel kaldırılması gerektiğini söyledi. Araç muayene ücretlerinin yüksek olduğunu ve uygulamada çift ücretlendirme sistemi bulunduğunu söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Araç muayene istasyonlarında yapılan muayenelerde, bilindiği üzere aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Bunun miktarı da 3 bin 750 lira civarında oluyor. Aynı işlevi yapan muayene istasyonunda ayrıyeten emisyon için de ayrı bir ücret alınıyor. Bununla da kalınmıyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak. Ama bunlar münhasıran ayrı bir statüye tabi tutuluyor. Götüreceksiniz, 3 bin 750 lirayı cebinizde taşıyacaksınız. Nakit verirseniz bu komisyondan kurtulacaksınız. 21. yüzyılın sonunda yapay zekanın olduğu bir dönemde ancak bunun yapılması esnafa eziyet. Saatlerce hem trafikte çalışma saatinizi durdurup orada sıraya girmek için kuyruk bekleyeceksiniz. Gittiğiniz zaman da söylediğim bu eziyetlerle karşı karşıya kalacaksınız. Bu hakkaniyetli değil hem de adil değil." "Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış" Araç muayene işlemleri süreci için yeni bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bunun için yapılması gereken şey aynı şekilde daha önce olduğu gibi muayene istasyonlarındaki yapılan sistemde araçların gerçekten de alınan paranın miktarıyla bugün karşılaştırdığınız zaman astronomik bir rakam çıkıyor. Bunu da bir tarafa koyun. Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış. 13 milyon araç 33 milyon araca dönüşmüş. Yani trafikte şu anda kamyon, kamyonet, binek, ticari olmak üzere 33 milyon vasıta karayolları üzerinde çalışıyor. E şimdi 2007 ile 19 yıl arasındaki bu artışı hesap ettiğiniz zaman bir düzenlemenin acilen yapılması lazım. Devir işlemleri yapıldıktan sonra istasyonları farklı gruplar yönetecekler. En azından bu süreç içerisinde bu komisyonun kalkması, ücretlerin neye göre ayarlandığı, 3 bin 750 lira gibi bir rakamın niçin alındığını, 5 dakikalık muayene için, 450 lira niçin emisyon ücretinin alındığını hesap ettiğiniz zaman gerçekten de esnaf üzülüyor. Esnaf değil, vatandaşa da aynı şeyler oluyor. Bilindiği üzere aracınız varsa bu şekilde hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamayla bu adil olmayan uygulamanın bir an evvel kaldırılması lazım" diye konuştu. "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor" Özellikle ulaştırma sektöründeki esnafın bu konudaki mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor. Sadece ticari araçların takometreden tutun taksimetreye kadar, yani bir tornavida ile 2 saniyede ayarlanan şey 3-4 bin liralık bir yeni parça mı ekleniyor? Veyahut işte onlar atıl oluyor da yenileri mi yapılıyor? Bunun için esnafın bu kadar mağdur edilmesi ve fiyatların bu kadar yükselmesi ama yanı sıra da biliyorsunuz ülkemizin üç tarafında yangın var. Hadi şimdi petroldeki bu artışları buna bağlayalım. Ama bunların üzerindeki eşel mobil sistemi biraz insanlar rahatladım derken ulaşan fiyatlarla birlikte benzin fiyatları da bu hem halka yansıyor hem esnaf aldığı tarifelerle aracını bakıma götürdüğü zamanki parça maliyetleriyle en azından KDV’yi kaldırın diyoruz. Niçin? Vatandaşın daha konforlu daha sağlıklı araçlarla sonra teknolojiler artık süratli değişiyor. Bilindiği üzere eskiden ne vardı? Benzinli mazotlu vardı. Şimdi elektrikli araçlar çıktı. Daha tasarruflu doğayı kirletmeyen. Bunlara göre sırasıyla tedbirlerin alınması lazım ve esnafın mağduriyetinin önünü geçirmesi lazım. Hem vatandaşların aracını kullanan vatandaşların aynı şekilde ticaretini yapanların nakliyeyi yapan o şoför esnafının gerçekten de bu handikaptan kurtarılması lazım" ifadelerini kullandı.
Hatay Fırtınanın uçurduğu çatı araçlara zarar verdi: O anlar kamerada Hatay’da kuvvetli fırtınanın uçurduğu çatının park halindeki 3 otomobil ve 1 motosiklete zarar verdiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Meteorolojinin yağışlı hava ve fırtına uyarısında bulunduğu Hatay’da akşam saatlerinde yağış ve fırtına etkisini göstermeye başladı. Sahil ilçeleri olan; İskenderun, Arsuz, Dörtyol, Payas ve Dörtyol’da fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Akşam saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar kendini gösteren kuvvetli fırtına çevreye zarar verdi. Arsuz ilçesinin Karaağaç Mahallesi’nde etkili olan fırtına apartmanın çatısını uçurdu. Uçan çatı park halindeki 3 otomobil ve 1 motosiklete zarar verdi. Çatının uçarak araçlara zarar verdiği anlar anbean kameraya yansıdı. ’Kızım gibi bakıyordum’ dediği aracı çatının uçmasıyla zarar gören Yunus Emre Batıayaz, "Rüzgardan dolayı çatı uçtu ve aracıma zarar verdi. Telaşla aşağı indik, şu an perte çıktı ve maddi büyük bir zararımız var. Ayrıyeten can kaybımız da olabilirdi. Sadece benim arabam değil, üç dört araba birlikte gitti. Bu arabanın dün alıcısı çıkmıştı, müşterisi çıktı. Ben de satmak istemedim ve şu an arabam bu halde. Kızım gibi bakıyordum, ne diyeceğimi bilemiyorum. Şikayetçi olduk, tutanak tutuldu. Mahkeme yoluyla ilerleyeceğiz, Hüseyin bey geldi hemen apartman sahibi ve masrafları karşılayacağını söyledi" dedi.