ASAYİŞ - 26 Ocak 2025 Pazar 15:22

Yüksek kesimlerinde kar etkili olan Antalya’nın sahilinde deniz keyfi

A
A
A

İki gündür devam eden yağışlı havanın ardından açan güneşi fırsat bilen Antalyalılar Pazar gününü Konyaaltı Sahilinde geçirdi.

Yurdun bir çok noktasında ve Antalya’nın yüksek kesimlerinde kar yağışı etkisini gösterirken kent merkezinde iki gündür devam eden yağmur yerini güneşli havaya bıraktı. Sabah saatlerinden itibaren güneşli ve mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığını fırsat bilen Antalyalılar ve yabancı turistler dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’ni doldurdu. Kimi Antalyalılar aileleri ile birlikte yanlarında getirdikleri kamp sandalyeleri ve masalarını yeşil alanlara kurarak piknik yapmayı tercih ederken, yabancı turistler ve yerleşik yabancılar güneşli havayı denize girerek değerlendirdi.

Güneşli havayı gören sahile koştu

Hava ve deniz suyu sıcaklığının 19 derece olarak ölçüldüğü kentte neredeyse yaz mevsimini aratmayacak bir yoğunluğun yaşandığı Konyaaltı’nda kimi vatandaşlar bisiklet sürerek ve spor yaparak Pazar gününü değerlendirirken, kimileri de kumsalda oturmayı tercih etti. Bugün oynanacak olan Antalyaspor-Beşiktaş karşılaşması için Ankara’dan Antalya’ya geldiklerini belirten, Mehmet Akif Zobu, “Ankara’dan maça gelmiştik. Ankara ayazından sonra buradaki sıcaklığı görüp de denize girmemek olmazdı. Böyle bir havayı bulmuşken direk değerlendirdik. Su baya dalgalı ama sıcak. Hoşuma gitti, Sahil genel olarak kalabalık, herkes gelmiş oturmaya, bizde bu şansı değerlendirdik. Bizim içinde çok iyi oldu.

“Denizi görünce girmek istedim”

Ailesi bile Ankara’dan gelen ve denizin keyfini çıkartan Talha Murat Zobu ise, “Ankara’dan geldim, burası çok sıcak. Ankara eksilerde iken burası 18 derece falan. Ben Ankara’da hiç deniz görmediğim için, burayı görünce denize girmek istedim. Sıcaklığı çok iyi girince alışıyorsun” ifadelerini kullandı. Çağrı Kaymer ise “Ankara’dan geldik Antalya’ya, gelmişken de denize girelim dedik. Ankara’da hava soğukken burası sıcak” şeklinde konuştu.

Ramazan Bozca - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.