GÜNDEM - 13 Ocak 2026 Salı 11:13

Zeytinyağı kalite yarışması için son gün 15 Ocak

A
A
A
Zeytinyağı kalite yarışması için son gün 15 Ocak

Antalya’nın kadim zeytin kültürünü ve zeytinyağı kalitesini öne çıkarmak amacıyla düzenlenen ’1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’na başvurular 15 Ocak günü sona eriyor.


Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve BATEM iş birliğiyle düzenlenen yarışma, üreticiyi teşvik etmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, hatalı uygulamaları azaltmayı ve yüksek kaliteli zeytinyağı üretimini desteklemeyi hedefliyor.



Dereceye girenlere ekipman desteği


Yarışmada yer alacak zeytinyağları, tat, koku, meyvemsi, acılık ve yakıcılık dengesini içeren duygusal analiz ile serbest yağ asidi, polifenol değerini içeren kimyasal analiz kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan zeytinyağlarına, Altın, Gümüş ve Bronz Madalya Beratları verilecek. Yarışmada dereceye girenlere, zeytin silkme makinesi, zeytin sıkım tankları, budama makası, eldiven, testere, bordo bulamacı gibi ekipmanlar hediye edilecek. Yarışmaya katılmak isteyen üreticiler, 15 Ocak gününe kadar numunelerini Antalya Tarım ve Orman İlçe Müdürlükleri’ne ulaştırabilecek. Yarışmada dereceye girenlere ödülü Side Antik Kenti’nde takdim edilecek. Yarışma öncesinde zeytinin tarihi gelişiminden ekonomisine kadar pek çok konunun ele alınacağı geniş kapsamlı çalıştay düzenlenecek.



"Antalya zeytinde parlayan merkez"


Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinin binlerce yıldır Akdeniz kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu belirtirken, Pamfilya döneminden bu yana Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı üretiminde öne çıkan bir bölge olduğunu kaydetti. Bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytinin aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu söyleyen Çandır, "Antalya, iklimi, bereketli toprakları ve bilinçli üreticileriyle yeniden zeytinciliğin parlayan merkezlerinden biri haline geliyor. Hedefimiz üreticimizin daha kaliteli ürünü üretmesi, tüccarın da kaliteli ürünleri pazara sunmasını sağlamaktır" dedi.



Hedef zeytinde kalite ve rekolte


Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, dünyada zeytin ağaç varlığının yüzde 90’ının Akdeniz kıyısındaki ülkelerde yer aldığını belirtirken, Türkiye’nin zeytin üretiminin yaklaşık 4 milyon ton olduğunu bunun 77 bin tonunu Antalya’nın ürettiğini kaydetti. Erkal, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 15’ini 475 bin ton ile Türkiye’nin karşıladığına dikkat çekerken, Antalya’nın üretiminin ise 7 bin ton civarında olduğunu söyledi. Yarışma ile Antalya’nın verimli ve kaliteli zeytin üretimini artırmayı hedeflediklerini belirten Erkal, "Yarışmayla hasattan sofraya kadar üreticilerimizin yaptığı hatalı uygulamaları azaltmak, bilgi paylaşımını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Antalya’daki tüm üreticilerimizin bu yarışmaya katılarak ürünlerini ulusal ve uluslararası standartlarda değerlendirme fırsatı bulacağına inanıyoruz" dedi.



"Zeytinyağı Antalya’nın simgesi olsun"


Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, zeytin ve zeytinyağının kültürel bir miras olduğunu vurguladı. Zoroğlu, yarışma ile zeytinyağının markalaşmasında önemli adım atılacağını söylerken, "Antalya’yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin, kentten ayrılırken yanlarında götürebilecekleri, Antalya’yı hatırlatan en özel değerlerden biri zeytinyağıdır. Amacımız, zeytinyağını gastronomi turizminin ve yerel kimliğin ayrılmaz bir parçası haline getirmek, bu doğal değeri kentin simgeleri arasına taşımaktır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Özel fizyoterapi kliniklerine ’Ruhsat Denetimi’ uyarısı KIRŞEHİR (İHA) – Türkiye Fizyoterapistler Derneği Kırşehir İl Temsilcisi Samet Ardıç; özel fizyoterapi kliniklerinin yönetmeliğe uygun şekilde ruhsatlandırılması konusunda uyarıda bulunarak, Sağlık Bakanlığı’nın denetimlere başlayacağını açıkladı. Ardıç yaptığı yazılı açıklamada; 29 Mart’ta yayımlanan yeni yönetmelik kapsamında fizyoterapistlerin hizmet verdiği özel sağlık meslek hizmet birimlerinin belirlenen standartlara uygun hale getirilerek Sağlık Bakanlığı bünyesinde ruhsatlandırılmasının zorunlu olduğunu belirtti. Özel fizyoterapi kliniklerinin dönüşüm ve ruhsatlandırma sürecinin 1 Ocak itibarıyla sona erdiğini hatırlatan Ardıç, bu tarihten sonra ruhsatsız şekilde hizmet verilmesinin mevzuata aykırı sayılacağını ifade etti. Yeni yönetmelikle birlikte kliniklerin fiziki şartları, donanımı, hasta güvenliği ve hizmet standartlarının net şekilde tanımlandığını vurguladı. Meslektaşlarına çağrıda bulunan Ardıç, klinik sahiplerinin ruhsat başvurularını gecikmeden tamamlamaları gerektiğini belirterek, önümüzdeki süreçte denetimlerin başlayacağını ve ruhsatsız birimlere yaptırım uygulanacağını kaydetti. Vatandaşlara da uyarılarda bulunan Ardıç, fizyoterapi hizmeti alınırken mutlaka Sağlık Bakanlığı’na bağlı, ruhsatlı özel sağlık meslek hizmet birimlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Ruhsatsız yerlerde sunulan hizmetlerin hasta güvenliğini riske attığını ve hukuki sorunlara yol açabileceğini ifade etti.
Kars Kars Sağlık Müdürü Uzman Dr. Arif Eker’den Karbonmonoksit zehirlenmesi uyarısı Kars İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Arif Eker, karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı vatandaşları uyardı. Eker, Karbonmonoksit’in renksiz, kokusuz, tatsız ve son derece zehirli bir gaz olduğunu belirterek, oksijenin yetersiz olduğu ortamlarda gerçekleşen yanma sonucu ortaya çıktığını söyledi. Eker, ortama yayılan gazın, fark edilmeden solunarak kısa sürede ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini kaydetti. Kars İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Arif Eker, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Karbonmonoksit, solunum yoluyla akciğerlerden kana geçerek oksijen taşınmasını engeller ve vücudu hızla oksijensiz bırakır. Bu nedenle "görünmez katil" olarak adlandırılmaktadır. Zehirlenme; baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik gibi belirtilerle başlar; maruziyetin devam etmesi halinde bilinç kaybı, koma ve ölümle sonuçlanabilir. Kombi, soba ve şofben gibi yakıtla çalışan cihazların yanlış kurulması ve düzenli bakımının yapılmaması; kapalı alanlarda çalışan motorlu araçlar ve jeneratörler ile tıkanmış ya da hatalı tasarlanmış bacalar karbonmonoksit oluşma riskini artırmaktadır" dedi. Eker, "Kapalı alanlarda kömür veya odun yakılması, mangal yapılması, küçük ve havalandırması yetersiz ortamlarda kamp ocağı ya da gaz lambası kullanılması son derece tehlikelidir. Ayrıca yangın ve patlamalar sonucu ortaya çıkan duman da yoğun miktarda karbonmonoksit içererek hızla zehirlenmeye yol açabilmektedir. Özellikle soba dumanına bağlı karbonmonoksit zehirlenmeleri, toplu ölümlerle sonuçlanabilmekte ve ailelerin yok olmasına neden olabilmektedir. Ancak alınacak basit ve etkili önlemlerle bu zehirlenmelere bağlı ölümler önlenebilir niteliktedir. Vatandaşlarımızın gerekli tedbirleri alması, cihazların bakımını düzenli olarak yaptırması ve kapalı alanlarda havalandırmaya azami özen göstermesi hayati önem taşımaktadır" diye konuştu.
Erzurum Erzurum Lokantacılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası’na tecrübeli başkan adayı: Şener Kolaçoğlu Erzurum Lokantacılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nda yıllardır üyelerine hizmet eden Şener Kolaçoğlu, deneyimi ve vizyonu ile oda başkanlığı için aday oldu. Uzun süredir Genel Sekreter olarak görev yapan Kolaçoğlu, bu süreçte edindiği tecrübeler ve gözlemler sayesinde, odanın geleceğini daha güçlü temeller üzerine inşa etmeyi hedefliyor. Kolaçoğlu açıklamasında, "Siz değerli üyelerimize uzun yıllar boyunca hizmet ederken edindiğim tecrübeler, gözlemlerim ve sizlerden aldığım yoğun destek, beni odamızı daha ileriye taşımak için aday olmaya teşvik etti. Bu görev benim için büyük bir onur ve heyecandır." ifadelerini kullandı. Tecrübeli aday, üyelerle iletişim, şeffaf yönetim ve esnafın haklarını koruma ilkelerini öncelik olarak belirlediklerini vurguladı. Kolaçoğlu, "Odamızın köklü geçmişi ve güçlü potansiyeli ile yeni bir vizyon ortaya koymak istiyoruz. Hep birlikte, Erzurum lokantacılık sektörünü ve esnaf camiamızı daha ileriye taşıyacağız" dedi. Erzurum’un lokantacılar camiasında güven ve saygı kazanmış bir isim olan Şener Kolaçoğlu, üyelerin taleplerini merkeze alan, çözüm odaklı ve yenilikçi bir yönetim anlayışıyla yola çıkıyor. Uzun yıllara dayanan deneyimi, oda işleyişine hâkimiyeti ve sektörün sorunlarına duyarlılığı ile Kolaçoğlu’nun adaylığı, esnaf çevrelerinde büyük destek görüyor. Oda üyeleri, deneyimli ve vizyon sahibi bir liderle yola çıkacak olmanın heyecanını şimdiden hissediyor. Şener Kolaçoğlu’nun başkanlığı, Erzurum Lokantacılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nda güven, şeffaflık ve güçlü iletişim üzerine kurulmuş bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.