GENEL - 16 Temmuz 2022 Cumartesi 09:57

Ardahan’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü coşkusu

A
A
A
Ardahan’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü coşkusu

15 Temmuz Hain Darbe Kalkışmasının 6.

15 Temmuz Hain Darbe Kalkışmasının 6. yıl dönümünde, “15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü” programı Ardahan’da çeşitli etkinliklerle gerçekleşti.


15 Temmuz Hain Darbe Kalkışmasının 6’ncı yıldönümü etkinlikleri bayraklı yürüyüş ile başladı. Milli Egemenlik Meydanında ki tören alanında başlayan programda Kuran-ı Kerim okunmasının ardından Şehitler için dua edildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka seslenişi canlı olarak katılımcılara izletildi, ardından Vali Hüseyin Öner tarafından 15 Temmuz Şehitleri Sancak Koşusu’nun startı verildi.


Burada günün anlam ve önemine ilişkin konuşan Vali Hüseyin Öner, milletimizin 15 Temmuz gecesi destan yazdığını ifade ederek şunları söyledi:


“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kutlama programımıza hepiniz hoş geldiniz. Sözlerime başlarken, sizleri saygıyla selamlıyorum. Kıymetli Ardahanlılar, yüce Milletimizin yüzyıllar boyunca ilmek ilmek dokuduğu, harcı şehit kanıyla atılmış devletimizi işgal etmek, sömürge yapmak, rengini şehit kanının kırmızısından alan bayrağımızı bu semalardan indirmek için, 15 Temmuz 2016’da küresel istilacı güçler ve içimizdeki işbirlikçi FETÖ’cü hainler, alçak bir darbe teşebbüsüne kalkıştılar. Bu hain darbe kalkışması, devletimizin geleceğini küresel dış güçlere teslim etmeyi ve işgale zemin hazırlamayı amaçlıyordu. O gece ülkemizi, milletimizi, cumhuriyetimizi ve demokrasimizi yok etmek isteyen ve tüm devlet kurumları ile birlikte silahlı kuvvetlerin içinde yuvalanmış bu asker suretli vatan hainleri ve diğer hain unsurlar, milletin parasıyla alınan silahları, milletin seçtiği Cumhurbaşkanımıza, milletin kurumu olan Türkiye Büyük Millet Meclisine, Devletin güvenlik kurumları ile birlikte, bu aziz ve cefakar millete doğrultarak kanlı bir darbe kalkışmasında bulunmuşlardır. Vatanımızın bütünlüğüne, hak ve özgürlüklerimize kasteden bu alçak girişim, Milletimizin tıpkı Çanakkale’de ve Kurtuluş Mücadelesinde olduğu gibi, kahramanca bir duruş sergilemesiyle püskürtülmüştür. Tankların, uçakların, tüfeklerin karşısına imanıyla, inancıyla, yüreğiyle ve bedeniyle dikilen kahraman milletimiz, cesaretiyle, dirayetiyle, kararlı ve dik duruşuyla tarih yazmıştır. Ve milletimiz, Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımızın çağrısıyla darbe teşebbüsünü, sokakları ve meydanları doldurarak, ölümü göze alarak başarısızlığa uğratmıştır. Türk Milleti, demokrasisini ve millet iradesini korumak için 251 şehit vermiş, her biri bu millete emanet olan 2.194 gazimiz olmuştur.


Değerli Davetliler, Kıymetli Ardahanlılar, bu silahlı darbe kalkışmasının bertaraf edilmesiyle, Türkiye artık yeni bir döneme girmiştir. Bu darbe teşebbüsüne karşı verilen mücadelenin ve direnişin, diğer darbe ve kalkışmalardan farkı, milletin topyekun darbeye karşı durması, milli iradeye sahip çıkması, bu hainlere ve küresel işbirlikçilerine ülkeyi teslim etmemesidir. Yani 15 Temmuz Direnişi, 1960 Darbesi, 1971 Muhtırası, 1980 Darbesi ve diğer muhtıralardan çok farklı bir reflekstir. 15 Temmuz, Milletimizin; kökü nerede olursa olsun, hangi güce dayanırsa dayansın, bu millete ve bu ülkeye ait olmayanlara karşı tarihi bir meydan okumasıdır. Dolayısıyla bu cennet vatan, 15 Temmuz öncesinden daha güçlü, daha huzurlu ve daha güvenlidir.


İşbirlikçi FETÖ’cü hainler ve arkalarında ki emperyal devletler ve odakların 15 Temmuz’da darbe teşebbüsü ile ve ekonomik olarak da sürekli her türlü oyunu oynamalarına rağmen, Devletimiz büyüyor, gelişiyor ve kendi gündemini kendisi belirliyor. Ülkemizin 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine ulaşması, yani dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi içerisine girebilmesi için, önümüzdeki engelleri bertaraf ederek, hep birlikte her zamankinden daha çok çalışacağız. Birlik olacağız ve hep birlikte güçlü Türkiye’yi inşa edeceğiz.


Kıymetli Ardahanlılar, Değerli Davetliler, 15 Temmuz’da korkunun ve ölümün üzerine giden, Aziz Şehitlerimizi ve Kahraman Gazilerimizi, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günlerinde gönülden yad edecek, hatıralarını gelecek nesillere aktaracağız. Sözlerime son verirken, tüm şehitlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, tüm Kahraman Gazilerimize Şükranlarımı sunuyor, hepinizi bir kez daha saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.”


Konuşmaların ardından Vali Hüseyin Öner 15 Temmuz Şehitleri Sancak Koşusu’nun startını verdi. Programda İl Müftülüğü Yatılı Kuran Kursu öğrencileri ilahi dinletisi sunarken, Ardahan Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri de konser verdi.


15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri Sela okunarak son buldu.


Programa, Vali Hüseyin Öner ve eşi Zehra Mine Öner, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Berat Acar, Belediye Başkan Vekili Tahsin Bulut, Ardahan Cumhuriyet Başsavcı Vekili Abdulkadir Bakır, Vali Yardımcıları Şahin Demir, Mehmet Fatih Kılıç, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri, şehit yakınları, gaziler, sporcular ve vatandaşlar katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."