ASAYİŞ - 19 Eylül 2023 Salı 09:38

Artvin’de ayının saldırısına uğrayan şahıs yaşadığı o dehşet anlarını anlattı

A
A
A
Artvin’de ayının saldırısına uğrayan şahıs yaşadığı o dehşet anlarını anlattı

Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde ayının saldırdığı bir kişi yaralandı. Karşılaştığı ayı ile uzun süre boğuşan ve bunun sonucunda yaralanan şahıs yaşadığı korku dolu anları anlattı.


İlçeye bağlı Köprücü köyünde önceki gün ayı saldırısına uğrayan ve çeşitli yerlerinden yaralanan Cafer Yalvaç, tedavi gördüğü Artvin Devlet Hastanesi’nden taburcu oldu.


Çay sezonunda Erzurum’un Şenkaya ilçesinden Artvin’in Kemalpaşa ilçesine gelerek çay yarıcılığı yapan Cafer Yalvaç (65) Köprücü köyünde yeğenine misafirliğe giderken ayının saldırısına uğradı.


Köyde tek başına yolda yürürken çıkan ayı ile boğuşan Yalvaç, yolun hemen yanında bulunan boş bir eve sığınmak istedi ama ayı peşini bırakmadı. Ayı ile boğuşan adam ayak, kol ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı. Şans eseri ayı kendisini bırakıp kaçarken, telefonla yakınlarından yardım istedi. Ambulansla Hopa Devlet Hastanesine götürülen Yalvaç, buradaki ilk müdahalenin ardından Artvin Devlet Hastanesine sevk edilerek iki gün süren tedavisinin ardından taburcu oldu.



“Gözlerimi hastanede açtım”


Yaşadığı o dehşet anları anlatan Cafer Yalvaç “Kemalpaşa’da yeğenimin yanına misafirliğe giderken ayı ile karşılaştım. Ayı bir anda peşime takıldı. Bende kaçmaya çalıştım ama çok yakındı. Harabe bir ev vardı oraya saklanayım derken o da peşime geldi. Orda boğuştuk, beni yaraladı ayağımdan, bacağımdan, kolumdan. Ondan sonrada nasıl olduysa bıraktı gitti. Gözlerimi hastanede açtım” dedi.


Olayı haber alır almaz aracıyla köye giden Yalvaç’ın arkadaşı Şerafettin Çelik ise "Arabama çay yükledim buradan yukarı geçtik. 50-100 metre yukarıda ayıyla karşılaştık. Ayı bizi görünce kendini çaydan aşağı attı. Biz de yolumuza devam ettik kaçtı diye. 10 dakika sonra bir arkadaşımızdan telefon geldi. ’Ayı bana saldırdı acele yetişin’ diye. Biz de çayları attık, hemen olay yerine gittik. Vatandaş kanlar içinde duruyordu. Bizden sonra ayı buraya iniyor vatandaş da buradan yukarı yaya geliyor. Ayı ile karşılaşınca panikliyor o anda. Bu kapıyı zorluyor, orayı açamayınca şu kapıyı açıyor. Kendisini buradan içeri atıyor ayı da peşine takılıyor. İçeride boğuşuyorlar vatandaşı darbeliyor sonrasında ayı çekip gidiyor” diye konuştu.


Yalvaç’ın yakını Ersin Canpolat ise "Burada çay yarıcılığı yapıyorum. Eniştem yola yukarı doğru gelirken ayı ile karşılaşmış. Telefonla bizi aradı. Bizde apar topar çayı boşalttık gittik ki eniştem burada uzanmış şekilde gördük. Kalp hastası zaten görünce şok oldum. Çok kötü oldum. Kendi imkânlarımızla aracımıza koyduk ambulansa teslim ettik” ifadelerini kullandı.



Artvin’de ayının saldırısına uğrayan şahıs yaşadığı o dehşet anlarını anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.