ÇEVRE - 03 Şubat 2026 Salı 19:45

Vali Ergün: "Arama kurtarma çalışmaları durmadı, çığ riski sebebiyle ara verildi"

A
A
A
Vali Ergün: "Arama kurtarma çalışmaları durmadı, çığ riski sebebiyle ara verildi"

Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, Ardanuç’taki çığ bölgesinde 5 ayrı noktada yüksek risk bulunduğunu, kaçış süresinin yalnızca 10-15 saniye olduğunu belirterek, arama çalışmalarının durmadığını, çığ riski sebebiyle ara verildiğini açıkladı.


Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyü Aksu Dağı bölgesinde 31 Aralık 2025’te meydana gelen çığ felaketinde kaybolan çoban Bülent Gezer için yürütülen arama çalışmalarının durdurulduğu yönündeki iddialara sert tepki gösterdi. Ergün, kamuoyunda kasıtlı bir algı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek, "Ailenin acısını istismar edenler var. Arama faaliyetleri bitti diye bir algı oluşturuluyor, bu doğru değil" dedi.


Vali Ergün, bu açıklamaları Artvin’de, AFAD gönüllülük sistemi kapsamında akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayan Hopa Arama Kurtarma Derneği (HOPAK) için düzenlenen bröve ve sertifika takdim töreninde yaptı. Törende HOPAK ekibine brövelerini takan Ergün, akreditasyonun afet ve acil durumlarda hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.


Vali Ergün, afet anlarında iyi niyetle ancak plansız yapılan müdahalelerin ciddi riskler doğurabileceğini ifade ederek, akreditasyon sayesinde can güvenliğini esas alan, koordinasyon içinde ve disiplinli bir müdahale anlayışının güçlendirildiğini söyledi. "Zamanla yarışıyoruz; doğru ekiplerin doğru zamanda ve doğru şekilde sahaya sevk edilmesi büyük önem taşıyor" dedi.


Törende konuşmasının devamında çığ felaketiyle ilgili iddialara değinen Vali Ergün, şu ifadeleri kullandı:


"Arama faaliyetleri bitti diye bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bunu söyleyenlerin büyük çoğunluğu bırakın çığ bölgesini, Zekeriya köyünü hayatında bir defa görmüş insanlar değil. Bu arkadaşlarımızın hepsi oradaydı. Onlar güzel güzel çaylarını, kahvelerini içiyorlardı. Öyle absürt talepler oluyor ki; helikopterle su dökelim, karı eritelim deniliyor. Bir köpek var, o buluyormuş; bir de horoz var, o horozu getirin, ötüp buluyormuş gibi abuk sabuk talepler var. Böyle abuk sabuk fantezilerle, hiç alakası olmayan hurafelerle uğraşmayı bir kenara bırakalım."


Vali Ergün, çığ altında kalan kişilerin meslekleri üzerinden yapılan yorumlara da sert tepki göstererek, "Bir de çıkıyorlar, ‘utanmazlar, çoban olmasa kurtarılırdı’ diyorlar. Oraya gittiğimizde çığ altında kalan insanların çoban olduğunu bilmiyor muyduk? Çıkartılan iki insan başka bir iş mi yapıyordu? Onlar çoban değil miydi? Onları kim çıkarttı? Bunlara verilecek cevap yok. Vatandaşlarımız zaten biliyor" dedi.


Arama kurtarma çalışmalarının sona ermediğini vurgulayan Ergün, yalnızca çığ riski nedeniyle ara verildiğini belirterek şunları söyledi:


"Doğruları size aktarayım; arama kurtarma çalışmaları durmadı, ara verildi. Neden ara verildi? Çığ riski sebebiyle. Bunu da yaşadık, bir iş makinesinin üzerine çığ düştü. Şu anda ne yapıyoruz? İki günde bir, gün aşırı bölgeye gidiliyor. Dronlarla arkadaşlarımız bölgeyi tarıyor. Bu zamana kadar 14 kez bu çalışma yapıldı. Ayrıca bir defa da AFAD Başkanlığından bir ekip geldi."


Yapılan tüm çalışmaların sonuçlarının aileyle paylaşıldığını ifade eden Ergün, bölgedeki riskin devam ettiğini vurgulayarak şöyle devam etti:


"Bu incelemelerin tamamında yüksek çığ riskinin bulunduğu ifade edildi. Dünyada çığ altında kalan kişileri, insan gücü kullanmadan çıkartabilecek bir teknoloji yok. Burada 5 ayrı bölgeden çığ düşme riski var ve dönem dönem de düşüyor. Bunları kar yapısından, yukarıdaki kar birikintilerinden simüle etmişler. Kaçmak için maksimum süre 10 ya da 15 saniye. Bizim bölgemizde eğim yüzde 55, Van’daki ise yüzde 38’di. Ayrıca çığ riski sadece bölgede değil, bölgeye ulaşımda da var."


Vali Ergün, herkesin ortak amacının kayıp vatandaşa ulaşmak olduğunu belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:


"Hepimizin amacı, cansız da olsa o vatandaşımızı oradan çıkartmak. O acılı anneyi, o acılı eşi bir an olsun rahatlatmak. Mezarının başında dua okuyabilecekleri bir ortam sağlamak."



Vali Ergün: "Arama kurtarma çalışmaları durmadı, çığ riski sebebiyle ara verildi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar: "Türkiye’de bugüne kadar gördüğümüz en düşük fiyatla elektriği alacağız" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan ile imzalanan enerji anlaşması sonrası "2 bin megavatlık ilk fazdaki proje, yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım demek, Türkiye’de bugüne kadar gördüğümüz en düşük fiyatla elektriği alacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ile Mısır’ı kapsayan ve iki gün sürecek olan resmi ziyaretlerine başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretlerine eşlik eden heyette Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da yer aldı. Bugün Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman tarafından resmî törenle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Veliaht Prens Muhammed Bin Selman arasındaki ikili görüşmenin ardından, Bakan Bayraktar’ın da yer aldığı heyetler arası görüşme gerçekleştirildi. Hükümetler arası anlaşma Görüşmelerin arından da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdulaziz bin Selman Al-Suud, Sıuudi Arabistan Enerji Bakanlığı’nda ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma’ya imza koydu. Bakan Bayraktar, imza töreninin ardından anlaşmanın detaylarını açıkladı. Türkiye’nin 2035 yılında güneş ve rüzgarda 120 bin megavat kurulu güç hedefine ulaşmayı hedeflediğini hatırlatan Bayraktar, bu güce ulaşırken her yıl 8-9 bin megavat yeni kapasiteyi sisteme katmaları gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda YEKA ihalelerinin, öztüketim amaçlı kurulan santral yatırımlarının ve depolamalı enerji projelerinin devam ettiğine işaret eden Bayraktar, "Bunlara bir ilave, yeni bir yöntem; hükümetler arası anlaşma yoluyla, ikili anlaşma yoluyla yaptığımız büyük ölçekli ve çok daha ucuz fiyatlı elektriği uzun süre boyunca ülkemize alabileceğimiz projelerdi" dedi. Projenin kapsamı 5 bin megavat Anlaşma üzerinde uzun müzakerelerin yaşandığını ifade eden Bayraktar, "Bugün nihai olarak imzalarımızı attık. Esas itibariyle projenin kapsamı, yaklaşık 5 bin megavat. Bugün imza attığımız ilk kısım, 2 bin megavatlık güneş projelerini içeriyor. Bunun bin megavatı Sivas’ta, bin megavatı da Karaman Taşeli’nde gerçekleşecek" dedi. Anlaşmanın Türkiye açısından tarihi bir önemde olduğuna vurgu yapan Bayraktar, "Biz burada üretilen elektriği, özellikle Taşeli’ndeki proje için söylüyorum, kilovat başına 1,995 euro/cent bir bedelle alıyoruz. Türkiye, yaklaşık 25 yıl boyunca bu fiyattan elektrik alacak. Yani, Türkiye’de bugüne kadar gördüğümüz en düşük fiyatla elektriği alacağız ve bunu Türkiye’deki tüketicilere, vatandaşlarımıza sunacağız" ifadelerini kullandı. Bayraktar, Sivas’ta yapılacak santralden ise 2,3415 euro/cent üzerinden 25 yıl boyunca elektrik alımı yapılacağını kaydetti. Yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırım Bakan Bayraktar, "Bu 2 bin megavatlık ilk fazdaki proje, yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım demek. Bu da aynı zamanda doğrudan dış finansmanın ülkemize gelmesi demek. Bunun bir kısmı buradaki kaynaklardan, bir kısmı da uluslararası finansal kuruluşlardan sağlanmış olacak" dedi. Projede yüzde 50 mertebesinde bir yerlileştirme istediklerini anlatan Bayraktar, "Bu atılan imzalar sonrasında yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek büyüklükte bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Projenin temeli 2027’de Projenin temelini 2027’de atacaklarını ifade eden Bakan Bayraktar, 2027’nin sonuna doğru ilk fazı tamamlamayı, 2028 ve 2029’da da projenin tümüyle tamamlanmasını hedeflediklerini kaydetti.