ASAYİŞ
Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı 19 Nisan 2026 Pazar - 16:05:30 Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Son tutuklanan isim ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel olmuştu. Sonel’in jandarmadaki ifadeleri ortaya çıktı. Umut Altaş’ı lise arkadaşı olmasından dolayı tanıdığını aktaran Mustafa Türkay Sonel, "Umut Altaş’ın aile düzeni bozuktur. Bunu da şahit olduğum beraber olduğumuz bir ortamda anne babasının sürekli kavga ettiğini ve durumlardan çok rahatsız olduğunu hatta 2 dayanılmaz bir hale gelerek bileğini cama vurarak kestiğinden dolayı biliyorum. Umut Altaş’ın abisi Sidar Altaş’ın ismini bilmediğim sevgilisi benim hakkımda Umut’a yönelik olarak sürekli ‘valinin oğlu ile arkadaşlık mı yapılır’ dediğini başkalarından duymuştum. Ancak Sidar Altaş kız arkadaşının dediği konulara hiçbir zaman katılmamış, bana boş ver onun söylediklerine takılma demiştir. Umut Altaş’ın babası Celal Altaş da arkadaşımın babası olmasından dolayı tanırım. Umut Altaş ile Tunceli’den ayrıldıktan sonra çok görüşmedim ancak üniversiteye başladığım zaman bana hayırlı olsuna Uğurcan Açıkgöz, Umut Altaş, Ercem Çelebi ziyarete İstanbul’a bir kaz defa gelmişlerdi. Umut Altaş ile son fiziki görüşmem o tarihtir" "Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir" Gülistan Doku’yu tanıyor musun sorusuna Sonel, "Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Her hangi bir yerde herhangi bir sürekle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişim olmadı. Sadece kaybından sonda herkes gibi bende basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiç birisi Gülistan Doku tanımazdı. Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün 2019-2020 yıllarında kullandıkları hatlardan başka hatları veya patates hat diye tabir edilen hatlar konusunda ne desem yalan olur, bilmiyorum çünkü. Mesela benim numaram çocukluğumdan beri aynıdır, hiç değişmedi, yıllardır da benden başkası bu hattı kullanmaz" diye konuştu. Alınan tanık beyanlarında bir kadını hamile bıraktığının sorulması üzerine Sonel, "Böyle bir durum söz konusu bile olamaz, öyle bir durum varsa ispatlasınlar" dedi. "Benim ateşli silahım yoktur" Umut Altaş’ın "Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum" ifadelerine yanıt veren Sonel, "Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bana AİRSOFT sporunu lise arkadaşım olan o dönem MİT müdürünün oğlu Oğulcan öğretmişti. Bu spor hobilerim arasında olduğu için bu sporda kullanılan boncuk atan (fosforlu, kırmızı, yeşil, beyaz renk) Hatta bu spora ait evin bahçesinde oynadığımıza dair birçok fotoğraf ve video telefonumda mevcuttur hatta bu sporda kullanılan silahların hepsinin faturası mevuttur. Bu sporda kullanılan silahları İzmir Av Market Airsoft isimli sarı renkli internet sitesinden sipariş verirdik. Hatta bu sporda kullanılan silahların boncuklarını da bu siteden sipariş verirdik. Bu silahlarda kullanılan boncuklara B.B denir ve pahalı olduğu için bir sonraki için kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık" cümlelerini kullandı. "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum" Gençlik merkezine gidip gitmediği sorulan Sonel, "Ben gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir. Ben o dönem arkadaşlarımla okuduğum Özel Uğur Temel Lisesinin karşısında bulunan kütüphaneye ders çalışmaya giderdik. Bu kütüphaneye genelde soy ismini hatırlamadığım Ünsal, Uğurcan, Şafak ve hatırlayamadığım birkaç dershane ve okul arkadaşlarımla giderdim" Ardında ekipler, daraltılmış baz raporunda gençlik merkezi binasında bulunduğunun tespit edildiği ve kimlerle ne amaçla gittiğini sorması üzerine Sonel, aradan çok zaman geçtiği için bu konuyla ilgili bir fikrinin olmadığını söyledi. "Tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur" Uğurcan Açıkgöz ile 04 Ocak 2020 günü 54 saniyelik görüşme ve gizli tanık beyanındaki tecavüz olayı soruldu. Sonel ifadesinde, "Bana bahsettiğiniz telefon konuşmalarının içeriklerini uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Bu konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var. Yanlış hatırlamıyorsam bahsettiğiniz Hanımeli cafenin sahibinin oğlu Sidar Elma bizim arkadaş grubunda okul arkadaşımdır. Hatta kendisine apple diyerek takılırdık. Bu arada ben bu hanımeli isimli kafeye bir yada iki kere gitmişimdir. O da arkadaşlarım Umut Altaş ve Ekincan’ın bu kafenin tatlılarını sevmeleridir. Ben zaten tatlı seven bir insan değilim geçerken onlar için oraya uğrar paket olarak tatlıları alırdık. Hatta bana da tatlı yememi ısrar ederlerdi ancak ben tatlı yemezdim. Ben en çok Balkon isimli kafeye giderdim" diye konuştu. "Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum" Umut Altaş ile yapılan telefon görüşmelerinin yönetilmesi sonrası Sonel, "Ben bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği hatırlamam mümkün değildir. Belki bir oyun ile ilgili, belki sınav dönemi ile ilgili, belki üniversite seçimi ile ilgili olarak konuşmuş olabilirim. Birisinin doğum günü için konuşmuş olabilirim. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir bilgim ve ilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir. Tekrar ediyorum benimde bir kız kardeşim var. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Bende bir üniversite öğrencisiyim benimde çevrem, komşularım, kız ve erkek arkadaşlarım var. Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum"
19 Nisan 2026 Pazar - 15:21 Su dolu kanala gömülmüş araç ekipleri alarma geçirdi Aksaray’da suyla dolu sulama kanalında gömülmüş olarak görülen araç ekipleri alarma geçirdi. Kaza sonucu düşmüş ve içerisinde insan olabileceği ihtimali üzerine harekete geçen ekipler dalgıçlarla suya girip aracı kontrol etti. Araçta kimsenin bulunmaması rahat bir nefes aldırırken vinç ile çıkarılan aracın kaza sonrası kanala düştüğü tespit edildi. Olay, Yavuz Sultan Selim Mahallesinden geçen sulama kanalında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, yoldan geçen bir vatandaşın sulama kanalında bir araç görmesi üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri kaza ve araç içerisinde insan olma ihtimali üzerine olay yerine kurtarma ekipleri istedi. Bunun üzerine İl Acil Afet Durum (AFAD) Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri olay yerine gelerek olaya müdahale etti. Sağlık ekiplerinin hazır beklediği olayda itfaiye kanal ve araç üzerine attığı merdivenle aracın üzerine çıkarken, suya gömülü aracın içine de AFAD dalgıçları girdi. Yapılan araştırma ve kontrollerde araç içerisinde kimsenin olmadığı anlaşılırken herkes rahat bir nefes aldı. Polis ekipleri yaptığı incelemede Habip K. (29) isimli sürücünün saatler öncesinde kaza yapıp aracı orada bıraktıktan sonra evine gittiğini belirledi. Kanal içerisindeki araç vinç marifeti ile kanaldan çıkarılarak çekiciye yüklendi.
İmamın titreyen sesiyle konuşması duygulandırdı
17 Nisan 2026 Cuma - 15:34 İmamın titreyen sesiyle konuşması duygulandırdı Manisa’da Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybedenler için düzenlenen gıyabi cenaze namazına yoğun katılım sağlanırken, namaz öncesi konuşan Hatuniye İmam Hatibi Hayrettin Çoban’ın titreyen sesi cemaate duygu dolu anlar yaşattı. Manisa’da tarihi Hatuniye Camiinde cuma namazını müteakip Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Eğitim-Bir-Sen Manisa Şubesi tarafından düzenlenen gıyabi cenaze namazına Memur Sen Manisa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Ahmet Yasav, Kamu Sen Manisa İl Temsilcisi Aydın Akagündüz, öğretmenler ve yüzlerce vatandaş katıldı. Gıyabi Cenaze Namazı öncesi cemaate bir konuşma yapan Hatuniye Camii İmam Hatibi Hayrettin Çoban, "Kahramanmaraş’ta yüreklerimizi burkan, gönüllerimizi yıkan bir saldırı olayıyla karşı karşıya kaldık ve öğretmenimiz, öğrencilerimiz vefat etti. Rabb’im rahmete giden öğretmenimize ve öğrencilerimize rahmet eylesin. Geride bıraktıkları yüreği yanık annelere, babalara, yakınlara Rabbim sabır ihsan eylesin. Yaralı çocuklarımıza acil şifalar versin. Acımız büyük. Bugün Türkiye genelinde cuma namazı hutbelerimizde de konu ele alındı ve cemaatimizle paylaşıldı. Gün kenetlenme günü, gün acıyı paylaşma günü, gün yarayı sarma günü. Rabb’im tekrarını göstermesin" dedi. Sesi titreyerek devam etti Kendisinin iki öğretmen babası olduğunu kaydeden Çoban, "Ben iki öğretmen babasıyım. Üç çocuğa velilik yaptım. Hepinizin yaptığı gibi. Bugün sabah saat 8.30’du. Büyük kızım aradı. Bursa’da İngilizce öğretmeni. Dedim herhalde acil bir şey var. Olayla bağlantı kuramadım bir anda. Ağlıyor. Dedim hayırdır? ’Baba ben okuldayım’ dedi. ’Nöbetçiyim’ dedi. Onların okulu 2 bin kişi öğrencisi olan bir okul. Kalabalık bir okul. Ben birkaç kez gittiğimde gördüm. Öğrenci dağıldığı zaman adeta çocuk seli atıyor. Bir de düşünün hiç kimse yok. ’Baba hiçbir öğrenci yok’ dedi. ’Hiçbir veli yok.’ O ağladı, ben ağladım. Bir anda korona dönemini hatırladım. Korona virüs hadisesinde camiler kapanmıştı. Bilirsiniz. Biz camiye geldik, ezan okuduk. Merkez camii açık, diğerleri kapalıydı. Bomboş, bir ben varım, bir kubbe var. Kaç kez ağladım, yakın dostlarımı aradım. Onun için bir imam için cemaati ne ise, bir öğretmen için öğrenci o kadar ayrı bir özelliği var. Onun gönlünde ayrı bir yeri var. Anne babalar ne olur öğretmenlerimizin kıymetini bilelim. Veli ile öğrenciyi karıştırmayalım. Herkes yerini sınırını bilsin. Veliler öğretmenlere kök söktürüyor. Siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum. Sınırlarımızı yeniden belirleyelim. Kimsenin canı yanmasın. Hükmü şehittir bunlar. İlim yolunda canlarını feda etmişlerdir." şeklinde konuştu. "Gün suçlu arama günü değildir" Cemaatin haklarını helal etmesinin ardından kılınan gıyabi cenaze namazı sonrası Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube tarafından basın açıklaması düzenlendi. Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Ahmet Yasav açıklamasında oynanan kirli oyunun farkında olduklarını belirterek şunları söyledi: "Öğretmene şiddet görüntüsüyle başladı, arkasından çok daha büyük bir plan çıktı. Şer odakları, dijital ortamda tuzağa çektiği çocuklarımızı, oyunlar ve sapkın inançlarla, arkadaş ve öğretmen katili haline getiriyor. İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar, hepimize çok daha büyük sorumluluklar yüklüyor. Gün suçlu arama günü değil, aklıselimle düşünüp milletçe yaşadığımız bu kötü günleri atlattıktan sonra, ortaya sivil toplum, üniversiteler ve devletimizin bütün birimlerinin katkısıyla kalıcı çözüm üretecek bir eylem planı koyma günüdür. Eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan kirli oyunların farkındayız. Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız. Dijital oyunlar zorunlu içerik denetiminden geçirilmeli, çocuklar için uygundur sertifikası bulunmayan oyunlara oyunların satışı ve erişimi engellenmelidir." "Kaosa dönüştürmeye çalışanlar var" Yasav açıklamasını şöyle tamamladı: "Bugün yaşanan bu eğitim olayları kaosa dönüştürmek için her türlü provokasyonu yapan okullarımızda sapkın akımları nasıl desteklediklerini, din ve maneviyat adına ne varsa nasıl karşı çıktıklarını, değerlerimize nasıl düşmanlık ettiklerini çok iyi biliyoruz. Sözde tepkilerine, içine düştükleri çelişkilerle baktığımızda maskelerinin arkasındaki kirli yüzü görmüyor değiliz. Artık bu sapkınlara tahammül edeceğimiz günler geride kaldı. Mecliste 15 yaş altına sosyal medya kullanımına sınır getiren düzenlemeye karşı çıkıp bir ay önce ’okullar karakol değildir. Eğitim polis nezaretinde sürdürülemez’ deyip Şanlıurfa ve Kahramanmaraş meydanında ise ’bakanlığın önünde polis var. Okulların önünde yok. Neden okulların güvenliği sağlanmıyor’ diyerek sorumsuzluğun dibini görenlerin gerçek yüzlerini milletimize anlatacağız. Ölenlerimize rahmet, yaralı olan yavrularımıza da inşallah Rabbimden acil şifalar diliyorum." Basın açıklaması okunan Fatihalar ile sona erdi.
Mihalgazi Belediye Başkanı’na hakaret davasında ilk duruşma
17 Nisan 2026 Cuma - 15:33 Mihalgazi Belediye Başkanı’na hakaret davasında ilk duruşma Eskişehir’de Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün Güneş’e hakaret iddiası ile tutuklu yangılanan Mehmet Emin Korkmaz ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkemede, "Paylaşım yapılan hesap bana aittir. Paylaşımı ben yapmadım. Olay günü hesabıma giriş yapmak istedim ancak giriş yapamadım" diyerek kendini savunan Korkmaz’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Dava, 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan getirilen Mehmet Emin Korkmaz, müdafisi Av. Yakup Demir, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Vekili Av. Rümeysa Çelik, müşteki Zeynep Güneş ve vekili Av. Pınar Turhanoğlu, Av. Halide Akay, Av. Kübra Yıldırım, Av. Zeyit Keskin ve Av. İsmail Doğancan Çıra duruşma salonunda hazır bulundu. "Paylaşımı ben yapmadım, olay günü hesaba giremedim" İddianamenin kabulü kararının okunmasıyla başlayan duruşmada savunma yapan sanık Mehmet Emin Korkmaz, "Paylaşım yapılan hesap bana aittir. Paylaşımı ben yapmadım. Olay günü hesabıma giriş yapmak istedim, ancak giriş yapamadım. Uygulama kaynaklı bir problem olduğunu düşündüm. Bundan sonrasında herhangi bir işlem yapmadım. Aynı gün akşam saatlerinde annem ile birlikte iken Nevşehir Gençlik Kolları Başkanı Musa Taşkın tarafından öğrendim. Olayı bu şekilde öğrendim. 28. Dönem aday adayı idim. Hesabım çalındığında partimiz avukatı Av. Ünzile hanımdan hukuki yardım istedim. İkametime en yakın karakol olan Yenişehir Şehit Polis Murat Elik Polis Merkez Amirliğine başvuru yapmak için gittim. Bu sırada başvuru yapamadan paylaşım sebebiyle gözaltına alındım. Burada bana gözaltı kararı tebliğ edildi. Şahsi olarak siyasi anlayışım gereği bir kadını dini inançları üzerinden hedef almak benim tavrım değildir. Benim de annemin başı kapalıdır. Her ne kadar olayı kabul etmesem de Belediye Başkanı Zeynep hanımdan özür dilemek istiyorum. Yaklaşık yetmiş gündür tutuklu olarak bulunuyorum. Ailem Erzurum’dadır. Olayda herhangi bir kastım yoktur. Kadınların gerek giyim tarzı gerek sosyal durumları gözetildiğinde hedef alınması kendi açımdan bir utanç olarak görüyorum. Öncelikle tahliyemi talep ediyorum" dedi. "Paylaşım beni toplum önünde küçük düşürmüştür" Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün Güneş ise, "Sanığın savunmalarına katılmıyorum. Beni paylaşım sebebiyle toplum önünde küçük düşürmüştür. Türk Anadolu kadınına yönelik paylaşımda yer aldığı üzere, bu şekilde noktası virgülüne kadar yazım yapıp beni küçük düşürebiliyorsa, yüksek lisans yapan bir gencin bunu yapmasından dolayı cezasını çekmesini istiyorum. Sanık ile önceye dayalı bir tanışıklığımız yoktur. Sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır" ifadelerini kullandı. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi Mahkeme heyeti, sanığın kovuşturma aşamasında öne sürmüş olduğu tanık dinlenmesine ilişkin soruşturma aşamasındaki savunması kapsamında ilgili delilli bildirmediği anlaşılmakla bu aşamada sonradan ortaya çıkan delillin uygulanmasının yargılamaya bir yenilik katmayacağı gözetildiğinde reddine; tutuklu sanık Mehmet Emir Korkmaz’ın üzerine atılı suçun kapsam ve mahiyeti, suç şüphesinde değişiklik olmaması, dosya içerisinde bulunan kolluk tutanakları gözetildiğinde sanığın yakalanma şekli ve savunmasının değerlendirilmesi neticesinde atılı suçu işlediği yönündeki kuvvetli şüphenin devam ediyor oluşu, kaçma ihtimali nazara alınarak tutukluluk halinin devamına karar verildi. Bu nedenle duruşmanın 8 Mayıs 2026 günü saat 09.10’a bırakıldığı belirtildi. "Gereğini Türk adaleti yapmıştır" Duruşmanın ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün Güneş, sözlerinin başında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarından etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Başkan Güneş, açıklamasında şu sözlere yer verdi: "Bugün beni yalnız bırakmayan, örf ve adetlerimize sahip çıkan, bizi destekleyen tüm vatandaşlarımıza; işlerini bırakıp gelen çalışanlara, emekçi kadınlarımıza ve desteğini esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, İl Başkanımıza ve desteğini esirgemeyen milletimize teşekkürü bir borç bilirim. Bugün şahsıma yönelik gerçekleştirilen hakaret içerikli ifadeler nedeniyle açmış olduğum davanın duruşması, duruşması yapılmıştır. Gereğini Türk adaleti yapmıştır. Türk adaletine güvenim sonsuzdur. Hepinize geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum, çok sağ olun." "Zeynep başkanımızın yanındayız" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Davanın ilk davası görülmüş oldu. İkinci davası da Mayıs ayı içerisinde yapılmış olacak. Bu konuyla alakalı biz Zeynep Başkanımızın dün de yanındaydık, bugün de yanındayız, yarın da yanındayız. Başkanımızın da ifade etmiş olduğu gibi, adalete güveniyoruz. Bu konuda da bizleri yalnız bırakmayan tüm Mihalgazili hemşehrilerimize, tüm Eskişehirlilerimize teşekkür ediyoruz. Teşkilatımız her zaman Zeynep Başkanımızın yanında olmaya devam edecek. Sağ olun" diye belirtti. "Biz bu kazanımları çok zor elde ettik" Avukat Pınar Turhanoğlu Gücüyener ise, "Duruşmamız Mayıs ayına bırakıldı. Zeynep Başkan seçilmiş bir belediye başkanı. İnancı gereği, değerleri gereği giyindiği şekliyle Belediye Başkanlığı yapıyor. Biz bu kazanımları çok zor elde ettik. Bugün Cumhurbaşkanımızın sayesinde Zeynep Hanım bu şekilde kamusal alanda var. Seçilmiş bir belediye başkanı ve görevini layığıyla yapıyor. Fakat buna rağmen hala bunu kabullenemeyenler var, buna dil uzatmaya çalışanlar var. Biz buna en iyi cevabı Türk yargısının vereceğini düşünüyoruz. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşmamız Mayıs ayına bırakıldı. Biz Zeynep Hanım’ın da söylediği gibi yargımıza güveniyoruz. Yargımız Türk milleti adına karar veriyor. Biz en iyi kararı vereceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.
Çobanları hamama götürüp oyaladılar, 36 büyükbaş hayvanı çaldılar
17 Nisan 2026 Cuma - 14:53 Çobanları hamama götürüp oyaladılar, 36 büyükbaş hayvanı çaldılar Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde, hamama götürdükleri çobanları oyalayıp yaklaşık 5 milyon TL değerindeki 36 büyükbaş hayvanı çalan zanlılar yakalandı. Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde sattıkları hayvanlar bulunup sahibine teslim edilirken, yakalanan 8 zanlıdan 4’ü tutuklandı. 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen büyükbaş hayvan hırsızlığı olayı ile ilgili Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı JASAT Dedektif Timleri ve Sivrihisar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından araştırma başlatıldı. Ekipler, şüphelilerin, çalınan hayvanların çobanlarını oyalamak maksadıyla Ankara’da bir hamama götürdükleri ve ağılda kimsenin kalmadığı esnada diğer 3 şüphelinin kamyon ile ağıla gelip hayvanları çalarak Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde sattıkları tespit etti. Eskişehir ve Afyonkarahisar’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda olaya karışan 8 şüpheli yakalandı ve yapılan aramada piyasa değeri yaklaşık 5 milyon TL olan 36 büyükbaş hayvan ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklandı. Konuyla ilgili açıklamada, "Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı halkımızın huzur ve güven içerisinde hayatlarına devam etmeleri amacıyla hırsızlık olaylarının kısa sürede aydınlatılması, faillerinin yakalanması ve çalınan malzemelerin ele geçirilmesi için her türlü tedbiri almaya kararlılıkla devam edecektir" denildi.