ASAYİŞ - 17 Nisan 2026 Cuma 15:34

İmamın titreyen sesiyle konuşması duygulandırdı

A
A
A
İmamın titreyen sesiyle konuşması duygulandırdı

Manisa’da Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybedenler için düzenlenen gıyabi cenaze namazına yoğun katılım sağlanırken, namaz öncesi konuşan Hatuniye İmam Hatibi Hayrettin Çoban’ın titreyen sesi cemaate duygu dolu anlar yaşattı.


Manisa’da tarihi Hatuniye Camiinde cuma namazını müteakip Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Eğitim-Bir-Sen Manisa Şubesi tarafından düzenlenen gıyabi cenaze namazına Memur Sen Manisa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Ahmet Yasav, Kamu Sen Manisa İl Temsilcisi Aydın Akagündüz, öğretmenler ve yüzlerce vatandaş katıldı.


Gıyabi Cenaze Namazı öncesi cemaate bir konuşma yapan Hatuniye Camii İmam Hatibi Hayrettin Çoban, "Kahramanmaraş’ta yüreklerimizi burkan, gönüllerimizi yıkan bir saldırı olayıyla karşı karşıya kaldık ve öğretmenimiz, öğrencilerimiz vefat etti. Rabb’im rahmete giden öğretmenimize ve öğrencilerimize rahmet eylesin. Geride bıraktıkları yüreği yanık annelere, babalara, yakınlara Rabbim sabır ihsan eylesin. Yaralı çocuklarımıza acil şifalar versin. Acımız büyük. Bugün Türkiye genelinde cuma namazı hutbelerimizde de konu ele alındı ve cemaatimizle paylaşıldı. Gün kenetlenme günü, gün acıyı paylaşma günü, gün yarayı sarma günü. Rabb’im tekrarını göstermesin" dedi.



Sesi titreyerek devam etti


Kendisinin iki öğretmen babası olduğunu kaydeden Çoban, "Ben iki öğretmen babasıyım. Üç çocuğa velilik yaptım. Hepinizin yaptığı gibi. Bugün sabah saat 8.30’du. Büyük kızım aradı. Bursa’da İngilizce öğretmeni. Dedim herhalde acil bir şey var. Olayla bağlantı kuramadım bir anda. Ağlıyor. Dedim hayırdır? ’Baba ben okuldayım’ dedi. ’Nöbetçiyim’ dedi. Onların okulu 2 bin kişi öğrencisi olan bir okul. Kalabalık bir okul. Ben birkaç kez gittiğimde gördüm. Öğrenci dağıldığı zaman adeta çocuk seli atıyor. Bir de düşünün hiç kimse yok. ’Baba hiçbir öğrenci yok’ dedi. ’Hiçbir veli yok.’ O ağladı, ben ağladım. Bir anda korona dönemini hatırladım. Korona virüs hadisesinde camiler kapanmıştı. Bilirsiniz. Biz camiye geldik, ezan okuduk. Merkez camii açık, diğerleri kapalıydı. Bomboş, bir ben varım, bir kubbe var. Kaç kez ağladım, yakın dostlarımı aradım. Onun için bir imam için cemaati ne ise, bir öğretmen için öğrenci o kadar ayrı bir özelliği var. Onun gönlünde ayrı bir yeri var. Anne babalar ne olur öğretmenlerimizin kıymetini bilelim. Veli ile öğrenciyi karıştırmayalım. Herkes yerini sınırını bilsin. Veliler öğretmenlere kök söktürüyor. Siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum. Sınırlarımızı yeniden belirleyelim. Kimsenin canı yanmasın. Hükmü şehittir bunlar. İlim yolunda canlarını feda etmişlerdir." şeklinde konuştu.



"Gün suçlu arama günü değildir"


Cemaatin haklarını helal etmesinin ardından kılınan gıyabi cenaze namazı sonrası Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube tarafından basın açıklaması düzenlendi. Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Ahmet Yasav açıklamasında oynanan kirli oyunun farkında olduklarını belirterek şunları söyledi: "Öğretmene şiddet görüntüsüyle başladı, arkasından çok daha büyük bir plan çıktı. Şer odakları, dijital ortamda tuzağa çektiği çocuklarımızı, oyunlar ve sapkın inançlarla, arkadaş ve öğretmen katili haline getiriyor. İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar, hepimize çok daha büyük sorumluluklar yüklüyor. Gün suçlu arama günü değil, aklıselimle düşünüp milletçe yaşadığımız bu kötü günleri atlattıktan sonra, ortaya sivil toplum, üniversiteler ve devletimizin bütün birimlerinin katkısıyla kalıcı çözüm üretecek bir eylem planı koyma günüdür. Eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan kirli oyunların farkındayız. Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız. Dijital oyunlar zorunlu içerik denetiminden geçirilmeli, çocuklar için uygundur sertifikası bulunmayan oyunlara oyunların satışı ve erişimi engellenmelidir."



"Kaosa dönüştürmeye çalışanlar var"


Yasav açıklamasını şöyle tamamladı: "Bugün yaşanan bu eğitim olayları kaosa dönüştürmek için her türlü provokasyonu yapan okullarımızda sapkın akımları nasıl desteklediklerini, din ve maneviyat adına ne varsa nasıl karşı çıktıklarını, değerlerimize nasıl düşmanlık ettiklerini çok iyi biliyoruz. Sözde tepkilerine, içine düştükleri çelişkilerle baktığımızda maskelerinin arkasındaki kirli yüzü görmüyor değiliz. Artık bu sapkınlara tahammül edeceğimiz günler geride kaldı. Mecliste 15 yaş altına sosyal medya kullanımına sınır getiren düzenlemeye karşı çıkıp bir ay önce ’okullar karakol değildir. Eğitim polis nezaretinde sürdürülemez’ deyip Şanlıurfa ve Kahramanmaraş meydanında ise ’bakanlığın önünde polis var. Okulların önünde yok. Neden okulların güvenliği sağlanmıyor’ diyerek sorumsuzluğun dibini görenlerin gerçek yüzlerini milletimize anlatacağız. Ölenlerimize rahmet, yaralı olan yavrularımıza da inşallah Rabbimden acil şifalar diliyorum."


Basın açıklaması okunan Fatihalar ile sona erdi.



İmamın titreyen sesiyle konuşması duygulandırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal birçok yeniliğe imza attı Vefatının 33. yılında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal saygıyla yad ediliyor. Vefatının 33’üncü yıl döneminde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın siyasi hayatıyla ilgili detaylar bir kez daha gündeme geldi. Türkiye demokrasi tarihinde çığır açmış birkaç isimden biri olan Turgut Özal, Adnan Menderes’in açtığı yolu genişleten siyasetçi olarak bilinir. "Tam bir inovasyon (yenilenme) taraftarı" olarak nitelenen Özal, Türkiye’yi pek çok ilkle tanıştırdı. Serbest piyasa ekonomisi ve liberalleşme onun zamanında başlarken, iktidarı zamanında (1983-1991) Türkiye ekonomisi yıllık ortalama 5,2 büyüdü. Gerek idari, gerek siyasi, gerekse iktisadi programını tatbik ederken büyük riskleri göze alan Özal, 60 senelik tabuları yıktı. İhracat önündeki engelleri kaldıran, işadamlarının elinden tutup onlara ufuklar açan Turgu Özal, herkesle görüşmesi ve istişareye verdiği önemle tanındı. Adeta zamanla yarışırcasına, bitmez tükenmez bir çalışma enerjiye sahip olam Özal, yurtdışı seyahatlerini de bürokratlarla değil, hep işadamlarıyla yaptı. "Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar birçok yenilikle tanıştı" Turgut Özal, bir yandan ihracat için gerekli kaliteli mal imal etmek üzere altyapıyı hazırlarken, diğer yandan da limanlar, hava ve kara yolları, barajlar yaptırdı. Onun döneminde haberleşme ağı yayıldı, bütün köylere elektrik ve telefon gitti. Yatırımlar için kaynağı ise fonlar kurarak temin etti. Karaborsacılığı ortadan kaldıran Özal, içine kapalı bir ülkeyi süratle dünyaya açtı. Döneminde Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar bir çok yenilikle tanıştı. Ekonomideki iyileştirmelere ses çıkaramayanlar, ailesinden ve çevresinden vurmaya kendisini hedef alsa da Özal, bu tenkitlere gözleri dolarak, "Hanımına söz geçiremeyen ilk erkek ben miyim?" diye cevapladı. Dindar insanlara demokrasi ve liberalizm çerçevesinde, o zamana kadar görmedikleri bir toleransın tanınması, ülkedeki din karşıtlarını öfkelendirdi. Doğuda başlayan terör faaliyetlerine karşı Özal, terörle mücadelede sivil inisiyatifi devreye soktu, koruculuk sistemini kurdu, savunma sanayiini modernize etti. Memur maaşlarını insani seviyeye getiren Özal, çalışmayan memur eşlerine bir maaş kadar aile parası verdi. "Allah’ın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" Özal, 1988 yılında kendisini suikast girişimine maruz kaldı. 1988’de parti kongresi esnasında Kartal Demirağ adında bir tetikçi kendisini öldürmeye çalıştı. Turgut Özal, olaydan parmağından yara alarak kurtulurken, 20 yıla mahkum olan tetikçiyi sonradan affetti. Özal’ın suikast girşiminin hemen ardından gösterdiği metanet ve sonrasında yaptığı samimi konuşmada geçen "Allahın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" sözleri hafızalara kazındı. Hayalperest değil gerçekçi bir insan olarak tanınan Özal, idealistliğini de her daim korudu, askeri demokrasi önündeki engel olmaktan çıkarmaya çalıştı. Profesyonel askerliğe ağırlık veren Özal, OYAK ve sair kuruluşlarla orduyu ekonomik sistemin içine soktu. Hatta "Asker artık paranın tadını aldı, kolay kolay darbe yapamaz" sözü de hafızalara kazındı. Özal, 1989’da cumhurbaşkanı olduğunda, dindar bir şahsiyetin ilk defa Köşk’e çıkışı bazı kesimleri endişelendirdi. Hatta Kenan Evren, Köşk arşivini emniyete almak için askeriyeye naklettirdi. Muhalifler "Çankaya, Ezankaya mı oluyor?" derken, Turgut Özal, "Reisicumhur oldum diye namazı terk mi edeceğim?" cevabını verdi. "Alışamadık" diyenlere ise Özal, "Alışırsınız, alışırsınız" diye cevap verdi.
Ankara Milli Eğitim Bakanı Tekin, 81 il milli eğitim müdürüyle bir araya geldi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilin milli eğitim müdürüyle çevrim içi toplantı gerçekleştirdi. Bakan Tekin, toplantının başında Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu ve Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’dan 14 ve 15 Nisan’da iki okulda gerçekleşen silahlı saldırılarda yaralananların sağlık durumlarına ilişkin son durum hakkında bilgi aldı. Bakanlık birimlerince yürütülen psiko-sosyal destek faaliyetleri ve alınan tedbirlere ilişkin il milli eğitim müdürlerinden bilgi alan Bakan Tekin; öğretmen, öğrenci ve velilerle irtibat halinde kalınarak sürecin hassasiyetle yürütülmesi talimatı verdi. Bakan Tekin, yaşanan saldırılardan duyduğu derin üzüntüyü aktararak eğitim camiasına ve tüm Türkiye’ye başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini tekrar dile getirdi. Bakan Tekin, "Evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyecek, çocuklarımızın insani değerlerini, devletle ve milletle bağını kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’nin millî birliğinin, beraberliğinin her daim korunması için el birliğiyle dayanışma içinde olmamız gerekiyor" dedi. Olayı tüm boyutlarıyla değerlendirdiklerini, alınacak tedbirlerle ilgili çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Milli Eğitim Bakanı Tekin, bunları yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.