ASAYİŞ
16 Nisan 2026 Perşembe - 01:53 Polisle 3 sokak boyunca çatıştı, okul önünde vurularak etkisiz hale getirildi... Korku dolu anlar kamerada Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 3 sokak boyunca polisle çatışan şahıs, okul önünde vurularak etkisiz hale getirildi. Aksiyon filmlerini aratmayan çatışma anı ve şahsın etkisiz hale getirilmesi saniye saniye cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Hızırtepe Mahallesi’nde meydana gelen olayda, henüz belirlenemeyen sebepten dolayı polisle 3 sokak boyunca çatışan şahıs, okul önünde vurularak etkisiz hale getirildi. Çatışmanın yaşandığı sokaklarda Polis Özel Harekat ekiplerince yoğun güvenlik önlemleri alındı. Etkisiz hale getirilen şahıs ambulans ile Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Meydana gelen çatışmada, bölgede bulunan bazı araç ve evlere kurşun isabet etti. Aksiyon filmlerini aratmayan çatışma anı ve şahsın etkisiz hale getirilmesi saniye saniye cep telefonuna kaydedildi. Film gibi çatışma anlarını saniye saniye kaydetti Çatışma anını evinin balkonundan cep telefonundan kayıt altına alan Melih Mısır, "Biz evimizdeydik, polisler mahalleyi çevreledi ve biz ne olduğunu anlamadık. Sonrasında balkondayken içeri girmemizi söylediler ardından da silah seslerini duyduk. Biri vuruldu ve şu anda da olay yeri ekipleri bölgeyi inceliyor. Benim evimin balkonuna yüksek ihtimalle mermi geldi sebebi ise balkonumda zedelenme var. Çatışma, yukarıda bulunan sokakta başladı ve ilerleyerek devam ettikten sonra bitti. Tek kişiydi, nereye ateş ettiğini görmedim ama rastgele ateş ediyordu bunun sebebi ise kurşunlar arabalara ve evlere gelmiş" dedi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 01:30 Kamuoyunda korku ve paniğe yönelik paylaşılan içeriklere resen soruşturma başlatıldı Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen olaylara ilişkin, kamuoyunda endişe, korku ve panik oluşturmaya yönelik paylaşılan içerikler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, "Bazı basın-yayın organları ile sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayımlanan haber ve paylaşımlarda; Kahramanmaraş ve Şanlıurfa illerinde meydana gelen elim hadiselere ilişkin olarak, kamuoyunda endişe, korku ve paniğe sebep olacak içerikler Cumhuriyet Başsavcılığımızca yakından takip edilmektedir. Söz konusu içerik ve paylaşımlarda; elim hadiselerin faillerini övücü ifadeler kullanıldığı, farklı eğitim kurumlarında suç işlemeye tahrik edici yönlendirmelerde bulunulduğu ve kamu düzenini açık ve yakın şekilde tehlikeye düşürebilecek mahiyette paylaşımlar yapıldığı ayrıca yetkili kurum ve kuruluşlarca yapılan resmi açıklamalar dışında, halk arasında korku ve paniğe sebep olacak içerikler gerçeğe aykırı ve dezenformasyon içerikli bilgilerin bilinçli şekilde dolaşıma sokulduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda; söz konusu içerikleri oluşturan, yayan veya aracılık eden kişi ve hesapların tespiti amacıyla ilgili kolluk birimleriyle koordinasyon içerisinde yürütülen inceleme ve ’sanal devriye’ faaliyetleri aralıksız devam etmekte olup, suç teşkil eden paylaşımlar hakkında gözaltı ve arama işlemleri dahil gerekli tüm adli işlemler derhal ve kararlılıkla uygulanacaktır. Belirtilen eylemler bakımından Türk Ceza Kanunu’nun 213, 214, 215 ve 217/A maddeleri kapsamında ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmış olup, soruşturma işlemleri titizlikle ve çok yönlü şekilde sürdürülmektedir" ifadeleri yer aldı.
Uzmanı uyardı: "Dijital oyunlar şiddeti normalleştiriyor"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 19:34 Uzmanı uyardı: "Dijital oyunlar şiddeti normalleştiriyor" Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen silahlı saldırılar bilgisayar oyunlarını akıllara getirdi. Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijital oyunların başkalarına karşı şiddet eğilimini normalleştirdiğini söyledi. Türkiye’de 1 gün arayla okullarda meydana gelen silahlı saldırılar, küçük yaştaki çocukların şiddet eğilimi şiddet içerikli dijital oyunları akıllara getirdi. Çocukların erken yaşta suça meyletmesi, diziler ve oyunlarla bağdaştırılırken dizi ve film karakterlerinin çocuklar üzerinde olumsuz davranışlara yol açtığı konusu tekrar gündeme geldi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, "Çocuklardaki davranışsal sapmaların arkasında öğrenilmiş davranışlar olmakla beraber birçok faktör var. Birçok bileşenin bir araya gelmesiyle olgunlaşan bir sorunsal davranış haline dönüşmektedir. Bu sorunlara bağlı olarak da birtakım dürtü bozukluklarıyla, duygusal problemlerin daha zirve yapmasıyla, kontrol becerisinin zayıflaması ve bu zayıflığa bağlı olarak da dışarıya karşı tepki verme söz konusu. Herhangi bir stres sonrası, travma sonrası ki bu çocukların eylemi gerçekleştirdiği bölge daha çok deprem bölgesi olduğu için burada birkaç yıl daha stres sonrası olayları göreceğiz. Buna bağlı olarak da yine aile yapısı ve bağları çok önemli. Aile içerisinde şiddete maruz kalanlar, aşırı otorite kuran aileler veya ilgisiz ailelerin çocuklarında daha çok yaygın olduğunu görüyoruz" dedi. Dizi ve film sektörüne dikkat çekti Oyun bağımlılığının yanı sıra dizi sektörünün olumsuz rol model olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dilci, "Türkiye’deki diziler maalesef ciddi bir rol model haline dönüşmüş durumda. Şiddet normalleştirilirken bu çocukların beğendikleri aktörleri, artistleri ve figürleri o dizi içerisindeki bir takım şiddet eylemlerinde rol transferi yoluyla alabilmektedirler. Aileler bu konuda daha ilgili olmalı ve hangi diziyi, hangi içeriği ne derece izlediğine dair daha etkin bir takip içerisinde olmalı" diye konuştu. "Çocukların silahla temasına dikkat edilmeli" Silah bulunduran polis ve asker ebeveynleri uyaran Dilci, "Bildiğini üzere dijital oyunlar hep silah odaklı. Silah odaklı olduğu için çocuklarda silaha erişmek için çevresinde ne var ne yok kontrol edebilmekte. Ailede asker polis, emniyet kökenli veya herhangi bir güvenlik çalışanı söz konusuysa silahlarıyla çocukların kurabileceği temaslarda dikkat etmeleri gerekiyor. Bunun yanı sıra çevreden edinme konusu da gündeme geliyor. Ama Türkiye’de yaygın olan bir şey değil. Türkiye’de daha çok duygusal problemlere bağlı öfke patlamaları ve travmatolojik olaylar sonunda sürdürülen stres bozukluğuna bağlı öfkelenmeler söz konusu. Özellikle intikam duygusuna dikkat çekmek istiyorum. Aile içi şiddet uygulaması veya kaotik aile ortamında da bu tür sorunları görebiliyoruz. Özellikle aile içerisinde yeterince sevgi, ilgi görememiş, toplumsal anlamda arkadaşları ve akranları arasında yeterince saygı görememiş, izole, yaşam süren gençlerimizde daha çok bu tür öfke patlamaları olabilmekte. Dolayısıyla ailelerimizin sorumlu davranması, akran içerisindeki rol ve paylaşımlarına dönük çocuklarımızı takip etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. Çocukların söylemleri, karakteri ortaya koyuyor Çocukların günlük hayattaki söylemlerin şiddet eğiliminin belirtisi olabileceğini ifade eden Dilci, "Şu anki dijital oyunlarda başkalarına karşı şiddet eğiliminin normalleştiğini de söyleyebiliriz. Yapılan bilimsel çalışmalarda özellikle olumsuz davranışların yüzde 70 oranında öğrenilmiş davranışlar olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın şiddet haritalarının çıkarılması, bu şiddet eğilimlerinin olması durumunda ne tür önlemler alınacağına dair okul programlarının oluşturulması çok önemli. Yine ailelerin bu konuda uyarılarak okul, aile iş birliğinde sürdürülmesi gerekir. Şiddetle ilgili ‘herkesten nefret ediyorum, herkesin canıma kıymak istiyorum, etrafımdaki herkesi öldürmek istiyorum’ gibi söz ve eylemleri çok sık kullanan çocuklarda bu tür davranışları gözlemleyebiliriz. Bununla beraber bazı çocuklardaki işaretler, doneler de ileride bunun olacağını gösterebilir" ifadelerine yer verdi. "Önlemlerin devlet politikası haline dönüştürülmesi gerekir" Konuya ilişkin alınabilecek önlemleri aktaran Dilci, "Ailelerin özellikle çocukların bütüncül yetişmesine fırsat verecek ortamlar hazırlamaları gerekir. Sonuç olarak bu bir davranışsal kodlama ve öğrenme şeklinde ortaya çıkan bir sorun. Bu anlamda medya içerik üreticilerine, şiddet içerikli oyun, dizi, film karakterlerine dikkat edilmesi gerekir. Bunun bir devlet politikası haline dönüştürülmesi gerekir. Yapıcı, insani ve insancıl olayların örneklerinin çoğaltılması gerekir. Tüm okulların davranışsal risk haritasının çıkarılması gerekmektedir. Ailelerimizin evde silah, bıçak vb. aletler konusunda dikkat etmeleri gerekir. Yine yangın ve patlayıcı maddeler üretme, türetme gibi çocukların meraklı olduğu konular vardır. Ergenlik dönemindeki çocukların özellikle duygu durum eşiğine dikkat etmek gerekir. Duygularını yönetme becerisi, sosyal uyum becerisi ahlaki ve diğer toplumsal değerleri içselleştirme, sorumluluk bilinci gibi birçok yönden kurallara tabi tutulması gerekir ve ailelerin de bu sorumluluk için elini taşın altına koyması gerekir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Siverek’te okul saldırısına tepki
15 Nisan 2026 Çarşamba - 19:08 Siverek’te okul saldırısına tepki Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırıya tepki göstermek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. Eğitim Bir Sen tarafından yapılan yürüyüş ve basın açıklaması, Memur-Sen ve Eğitim Bir Sen Genel Başkan Ali Yalçın’ın katılımıyla gerçekleşti. Kanlıkuyu Meydanı’ndan başlayan yürüyüş, saldırının yaşandığı Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne kadar sürdü. Öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte "Şiddete hayır", "Öğretmene dokunma" ve "Öğrenciye dokunma" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından basın açıklamasını Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ali Yalçın okudu. Yalçın, eğitim kurumlarında şiddet olaylarının arttığını belirterek, "Eğitim çalışanları açık hedef haline gelmiştir. Bu durum toplumsal değerlerdeki çözülmenin göstergesidir" dedi. Öğretmenlik mesleğinin itibar kaybına uğradığını ifade eden Yalçın, eğitimcilerin giderek daha güvensiz bir ortamda görev yaptığını vurguladı. Siverek’te yaşanan saldırının münferit olmadığını dile getiren Yalçın, okullarda yaşanan şiddetin yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini söyledi. Şiddetin eğitim ortamlarını tehdit ettiğini kaydeden Yalçın, eğitim çağındaki çocukların dahi şiddetin faili haline gelebildiğine dikkat çekti. Basın açıklamasında ayrıca, sosyal medya üzerinden yapılan tehditlerin önceden tespit edilmesi, okul polisi uygulamasının yaygınlaştırılması, rehberlik hizmetlerinin artırılması ve öğrenci disiplin yönetmeliğinin yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi. Yalçın, "Eğitimciye yapılan saldırı, milletin vicdanına yapılmıştır. Eğitimciler sahipsiz değildir" diyerek gerekli adımların atılmaması halinde mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Açıklamada, saldırıya uğrayan öğretmen, öğrenci ve güvenlik görevlilerine geçmiş olsun dilekleri iletilirken, eyleme katılan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlara teşekkür edildi. Basın açıklamasına Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Eski eşini öldürüp oğlunu yaralayan sanığın ceza almamak için yaptığı şok savunma
15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:54 Eski eşini öldürüp oğlunu yaralayan sanığın ceza almamak için yaptığı şok savunma Kocaeli’de boşandığı eşini öldürdüğü, oğlunu da yaraladığı gerekçesiyle yargılanan sanık suçlamaları kabul etmeyerek, "Yüce yaratıcı tarafından insanlara yol göstermek amacıyla gönderildim. Benden sonra kimse gelmeyecek. Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim. Bunu devlet büyükleri de biliyor" dedi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 20 yıldan 32 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Olay, 27 Temmuz 2024’de Gölcük ilçesi Yeni Mahalle Kazım Karabekir Caddesi’ndeki apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, eski eşi Sözen Tutci’nin (55) evine gelen Mustafa Y. (50), tabancayla ateş etti. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yerde kalırken; Mustafa Y., oğlu Vedat Y.’yi (33) de bacağından vurdu. Vedat Y. de babasını, silahla ateş ederek yaraladı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Sözen Tutci’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınan Vedat Y., tekerlekli sandalye ile sevk edildiği adliyede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ağır yaralanan Mustafa Y., Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yaklaşık 1 ay süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Gözaltına alınan Mustafa Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Baba ve oğlu hakkında dava açıldı Mustafa Y. hakkında, ’tasarlayarak kadına karşı ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürme’, ’tasarlayarak alt soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs’, ’konut dokunulmazlığını ihlal’, ’ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma ve taşıma suretiyle 6136 sayılı yasaya muhalefet’ suçlarından, oğlu Vedat Y. hakkında ise babasına yönelik eylemi için ’üst soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan dava açıldı. Tasarlayarak eylemi gerçekleştirdi Olaya ilişkin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 4. celsesine devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Y. ile avukatı katıldı. Savcı, sanık Mustafa Y’nin boşandığı eşi Sözen Tutci’ye yönelik husumet beslediğini ve bu husumetin olayın nedeni olduğunu belirtti. Mütalaada, sanığın Sözen Tutci’nin pornografik videolar çektirdiğini düşündüğü ve oğlu Vedat Y’nin kendi öz oğlu olmadığına inandığı ifade edildi. Bu nedenle sanığın, eşine ve oğluna karşı öldürme kastı oluşturduğu, silah temin ederek plan yapıp olay yerine geldiği kaydedildi. Ağırlaştırılmış müebbet ve ile 20 yıldan 32 yıla kadar toplamda hapis istemi Mütalaada; sanık Mustafa Y’nin Sözen Tutci’ye yönelik eylemi sebebiyle "Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, oğlu Vedat Y’ye yönelik tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıldan 21 yıl hapse kadar cezalandırılmasını talep edildi. Ayrıca sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar, vahim nitelikte silah bulundurma suçundan 5 yıldan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Sanık Vedat Y. hakkında ise eylemin saldırıyı önlemeye yönelik olduğu değerlendirilerek meşru müdafaa kapsamında kaldığı ve ceza verilmesine yer olmadığı yönünde mütalaa verildi. "Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim" Duruşmada, geçen celse istenen akıl sağlığı raporuna ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu tarafından kanaate varılamadığı, sanığın gözlem altına alınarak değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği okundu. Bunun üzerine sanık, "Akıl sağlığım yerindedir. Yüce yaratıcı tarafından insanlara yol göstermek amacıyla gönderildim. Benden sonra kimse gelmeyecek. Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim. Bu durum bana 2023’te tebliğ edildi. Bunu devlet büyükleri de biliyor. Bunu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Celal Şengör ve hakimler de biliyor. Ben bunu açıklamadan gelip beni almayacaklar. Ben bunu açıklamadan gelip beni almayacaklar. Benden mermi geçmez, inanmazsınız deneyelim. Tahliyemi istiyorum. Sözen’i ben öldürmedim, suçum yok " diye konuştu. Sanık Mustafa Y.; önceki celselerde verdiği savunmasında Sözen Tutci’nin Vedat Y. tarafından öldürüldüğünü iddia etmişti. Akıl sağlığı raporu için gözlem altında tutulacak Mahkeme heyeti, ATK ihtisas kararı gereğince sanığın gözlem altına alınarak düzenlenecek raporun mahkemeye gönderilmesine ve tutukluluğunun devamına karar verdi.