ASAYİŞ
21 Mayıs 2026 Perşembe - 08:49 Poğaça yediği esnada nefes alamayan öğrenciyi, öğretmen heimlich manevrasıyla hayata tutundurdu Hatay’da yediği poğaça boğazına takılan ve nefes almakta güçlü çeken öğrenciyi, öğretmenin heimlich manevrası yaparak kurtardığı anlar kameraya yansıdı. Kırıkhan ilçesi Özyörük Mahallesi’ndeki Şehit Atilla Kurt Ortaokulu’nda beden öğretmenliği yapan Esra Çimen Öztürk, nöbeti sırasında Sait Kıvanç Kömürçukuru isimli öğrencinin nefes alamadığını ve zor anlar yaşadığını fark etti. Öğrencilerin Sait’e yardım etmeye çalıştığını fark eden öğretmen Öztürk, nefes alamayan öğrenciye Heimlich manevrası yaptı. Poğaça yediği esnada ölümle burun buruna gelen öğrencisini, öğretmeninin heimlich manevrası yaparak hayatını kurtardığı o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. "Saliseler içerisinde çok hızlı bir şekilde ve panik yapmadan soğukkanlı bir şekilde müdahale ederek Heimlich manevrası yaptım" Poğaça yediği esnada nefes alamayan öğrencisinin hayatını heimlich manevrası yaparak kurtaran öğretmen Esra Çimen Öztürk, "Kırıkhan Şehit Atilla Kurt Ortaokulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapıyorum. Teneffüsteyken nöbetçi öğretmenimiz benden yardım istediğini fark ettim. Öğrencimin hiçbir şekilde nefes alamıyordu. Hareketliydi ama nefes alamıyordu. Gözleri, yüzü kızarmış ve artık morarmak üzere gibiydi. Boğazına bir şey takıldığını anladım. Belki de saliseler içerisinde çok hızlı bir şekilde hiç panik yapmadan soğukkanlı bir şekilde müdahale ederek Heimlich manevrası yaptım. Heimlich manevrasının üçüncü denemesinde öğrencimin nefes almaya başladı. Benim için çok mutluluk, gurur, hüzün gibi bir sürü karışık duygu yaşadım. O an teneffüsteydik öğrencilerin hepsi dışarıdaydı. Fark etmek biraz güçtü ama öğrencimin iki büklüm bir şekilde koştuğunu gördüm. Uzaktan ne olduğunu anlamadım. Ardından arkadaşları ve nöbetçi öğretmen herhalde nefes alamıyor dediler. O şekilde nöbetçi öğretmen bana yönlendirdi. Nöbetçi öğretmen bana hocam diye seslenince bakmamla boğazına bir şey takıldığını anlamam bir oldu. Ardından hemen Heimlich manevrasını gerçekleştirdim ve nefes aldı. O an çok duygu yüklü bir andı" dedi. "Esra hoca bana Heimlich manevrası yaptı, ağzımdaki poğaça çıktı ve ondan sonra nefes alabildim" Poğaça yerken ölümle burun buruna geldiğini ifade eden öğrenci Sait Kıvanç Kömürçukuru, "Kırıkhan Şehit Atilla Kurt ortaokulunda okuyorum. Teneffüste kantinden poğaça almıştım. Poğaçaya yerken bir anda poğaça boğazıma takıldı. O anın paniği de ne yapacağımı bilemedim. Nefes alamadım ve nöbetçi öğretmenimizin yanına gittim. Nöbetçi öğretmenim beni Esra öğretmene yönlendirdi. Esra hoca bir anda geldi ve bana Heimlich manevrası yaptı. Hızlı bir şekilde üç dört kere hızlı ve sert bir şekilde yapınca ağzımdaki poğaça çıktı. Ondan sonra nefes alabildim. Esra öğretmenime çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 08:39 Yüksekova merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 27 tutuklama Hakkari’nin Yüksekova ilçesi merkezli düzenlenen eş zamanlı operasyonda, yasa dışı bahis üzerinden elde edilen suç gelirlerini akladıkları ve yaklaşık 6 milyar lira illegal işlem hacmine ulaştıkları belirlenen 33 şüpheliden 27’si tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları doğrultusunda Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekiplerince geniş kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Ekiplerin titizlikle yürüttüğü teknik ve fiziki takip neticesinde; "7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanuna Muhalefet" ve "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK 282)" suçlarını işledikleri tespit edilen şüphelilerin banka ve ödeme kuruluşu hesapları mercek altına alındı. Yapılan incelemelerde, suç ağının yalnızca yerel ayağında yer alan şüphelilerin 6 milyar Türk Lirası tutarında astronomik bir illegal işlem hacmine ulaştıkları saptandı. Şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin deşifre edilmesinin ardından ekipler, 18 Mayıs 2026 günü saat 06.00’da operasyon için düğmeye bastı. Yüksekova ve Şemdinli ilçeleri başta olmak üzere illegal finans ağının uzantılarının bulunduğu Van ve Tekirdağ illerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında 33 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 33 şüpheli, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 27’si, "yasa dışı bahis oynatmak" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
"İstanbul Senin" uygulamasındaki veri sızıntısıyla ilgili savunma yapan sanık: "Sürece bir katkım ve dahilim yoktur"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 21:35 "İstanbul Senin" uygulamasındaki veri sızıntısıyla ilgili savunma yapan sanık: "Sürece bir katkım ve dahilim yoktur" "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında "İstanbul Senin" isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen sanık Melih Geçek savunma yaptı. Tutuklu sanık, "Uygulama vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için kuruldu. Benim personelim yok, yazılımcı değilim. En başta test uygulaması yapıldı, ‘görsel olarak elden geçirilmesi lazım’ dedim. Bunun dışında sürece bir katkım ve dahilim yoktur" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 18. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar Yusuf Utku Şahin ve Melih Geçek savunma yaptı. Yusuf Utku Şahin hakkında iddianamede Murat Ongun’un sahibi olduğu Reklam İstanbul isimli firmada bilgisayar mühendisi olarak çalıştığı ve Ongun’un ‘üs’ olarak kullandığı "iletişim çadırı ekibi" olarak adlandırılan yerde faaliyet gösterdiği belirtilmişti. Şahin’in İstanbul Senin uygulamasının hayata geçirilmesi ile elde ettiği birçok veriyi mail atarak uygulamanın içerisine işlenmesini sağladığı aktarılmıştı. İddianamede Şahin’in örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu da belirtilmişti. Sanık Şahin iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Mesleğim reklamcılık. Bugün size yoku ispat etmeye çalışacağım. Ben bilgisayar mühendisliği mezunuyum ama kısmet, reklamcı olarak iş hayatına girdim. Reklam İstanbul firmasında işe girdikten 6 ay sonra operasyonlar oldu ve kayyum atandı. 2 haftalık incelemeden sonra tüm çalışanları karşılarına aldılar ve bundan sonra TMSF güvencesi altında olduğumuzu söylediler. Çok sıkı çalıştık kayyumlar ile birlikte. İstanbul Senin, İBB Hanem uygulamaları ve veri tabanına erişim konusunda kendimi dış kapının dış mandalı olarak bile görmüyorum. Bana operasyondan sonra sordular ‘İBB çalışanı mısınız’, ‘yok’. Ben yoku ispat etmeye çalıştığımı o zaman anladım. Şu konuyla ilgili herhangi bir standart İstanbullu vatandaş kadar bilgim var. En sonunda bir ifade çıktı. Emrah Yüksel denilen bir kişiden. İfadede ‘iletişim çadırı ekibinden Utku Şahin’ deniliyor. Ben çadır falan bilmiyorum. Benim şundan tutuklandığımı reklamcılık sektörü duysa 150 milyarlık sektör istifa edip gider" dedi. Tutuklu sanık Melih Geçek hakkında ise iddianamede örgütün kuruluşundan beri üyesi olduğu ve örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ile birlikte hareket ettiği belirtilmişti. Geçek’in İstanbul Senin isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını, seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini ve örgütün amaçları için kullanılmasını sağladığı da iddianamede aktarılmıştı. Bu verilerin 31 Mart 2024 seçim sürecinde ilçe başkan adayları ile de paylaştığı da iddianamede ifade edilmişti. Sanık Geçek savunmasında, "Ben İstanbul Senin’in lansmanına bile davet edilmemiş biriyim. İddianamede ‘İstanbul Senin kişisel veri alınmak için kuruldu’ deniliyor. Bu kişisel veriler alınıyordu önceden de. İstanbul Senin bir yenilikti ve vatandaşların hayatını kolaylaştırıyordu. Ben bu projede nerede yer aldım? Bu proje test edildi. Ben uygulamaya baktım sağlam ama çirkin dedim görsel olarak. Sadece burada yer aldım. Bugün burada uygulamayı kullanan vatandaşlardan bir farkım yoktur. Uygulama vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için kuruldu. Benim personelim yok, yazılımcı değilim. En başta test uygulaması yapıldı, ‘görsel olarak elden geçirilmesi lazım’ dedim. Bunun dışında sürece bir katkım ve dahilim yoktur. İstanbulluların kişisel verilerini toplamak için İstanbul Senin uygulamasını yapmışız iddiası var. Bir havuz var, İBB bütün uygulamalarını orada topluyor. 15 uygulamadan buraya veri akıyor. Yani İstanbul Senin uygulaması olmasa da veri geliyor. İstanbul Senin olmazsa 20 tane uygulama olurdu, hiçbir şey değişmezdi. Ekrem İmamoğlu ile eski tanışıklığım olmasa burada karşınızda olmayacaktım" dedi. Sanık Geçek, "İstanbul Senin uygulamasında sızıntı var, 3.7 milyon kişinin verisi sızmış, USOM (Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi) diyor ki ‘veri sızıntısı bulunmadı’. Burada sorumlu USOM yetkilileridir. Test kullanıcılarını veri sorumlusu diye tutukluyorsunuz, ancak İBB veri sorumlularına bu sorular soruldu mu? İBB Hanem’in ne olduğunu gerçekten bilmiyordum. Hiçbir yerinde olmadığım, bilmediğim bir uygulamayı burada savunamayacağım. Ben bu ülkenin vatandaşıyım, daha adil bir şekilde yargılanmayı talep ediyorum" dedi. İddianamede yer alan örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ile birlikte hareket ettiği iddiasına ilişkin de sanık Geçek, "Hüseyin Gün kim ki ben ona bağlıyım? Ben Hüseyin Gün’ü hayatımda bir kere gördüm. Bana ‘Hüseyin Gün burada’ deseniz ben tanımam. Ben bu adamın casusluk dosyasında bütün yazışmalarını okudum. Konuşmalarında ‘İstanbul Senin benim projem’ demiş bazı yerlerde. Adamın ne iş yaptığı belli değil, tam bir şarlatan. Savcılığın beni Hüseyin Gün denilen ne idiğü belirsiz bir kişiyle bağlantılı göstermesi bu iddianamede bana yapılan en büyük hakarettir" şeklinde konuştu. Duruşma, sanık avukatlarının savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.