ASAYİŞ
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında beyanda bulunan tanık: "Adaletin sağlanması için müracaatta bulundum"
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:49 Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında beyanda bulunan tanık: "Adaletin sağlanması için müracaatta bulundum" Aziz İhsan Aktaş’ın duruşmasında dinlenen tanık Hakan Küçükbaşkan "Yusuf Yadoğlu ve Aziz İhsan Aktaş’ın Türkiye genelinde hayatın doğal akışına uygun olmayan ihalelere katılması nedeniyle şikayetçi olmuştum. Ben vatandaşlık hakkımı kullanarak adaletin sağlanması için müracaatta bulundum" ifadelerini kullandı. Duruşma tanık beyanları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar’ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada tanık Hakan Küçükbaşkan dinlendi. "Türkiye genelinde hayatın doğal akışına uygun olmayan ihalelere katılması nedeniyle şikayetçi olmuştum" Küçükbaşkan tanık sıfatıyla verdiği beyanında, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 3 defa yazılı ifadede bulundum. Devlet kurumlarında yaşanan yolsuzlukla ilgili soruşturma başlatıldığını duyunca yazılı ifadelerde bulundum ve ifadelerimi tekrarlıyorum. Yusuf Yadoğlu ve Aziz İhsan Aktaş’ın Türkiye genelinde hayatın doğal akışına uygun olmayan ihalelere katılması nedeniyle şikayetçi olmuştum. Ben vatandaşlık hakkımı kullanarak adaletin sağlanması için müracaatta bulundum" dedi. Söz alan Yadoğlu’nun avukatı, tanığa sorusunda "Benim müvekkilim Yusuf Yadoğlu’nu ne zaman gördünüz, benim müvekkilim ile ihaleye girdiniz mi?" dedi. Tanık "Yakın zamanda görmedim. Tanık olarak ne konuda tanıklık yapacağımı bilmiyorum. Burada öğrendim. Yusuf Yadoğlu’nu abisinin yanında çalışan olarak bilirim. Ortak girişim iş yapmışlığım vardır" cevabını verdi. Aziz İhsan Aktaş’ın avukatı ise sorusunda "Aziz İhsan Aktaş ile ilgili beyanları bilgiye dayalı beyanlar mı? Aktaş’ı hayatında hiç görmüş mü?" dedi. Tanık cevabında "Aziz İhsan Aktaş ile yüz yüze hiç gelmedim. Hiçbir şekilde görüşmedim. Bana anlatılanlar budur" şeklinde cevap verdi. Tanık Necati Tosun ise "Aziz İhsan Bey bana 10 milyon TL çekeceğini ve araba alımında kullanacağını söyledi. Kendisi bana Adana’ya gitmem konusunda ricada bulundu, ben de kabul ettim. İhsan Bey bankadan çekip bana teslim etti. Ben de parayı bagajıma koyup oradan ayrıldım. Adana’da Kadir Aydar’ın çiftlik evine geçtik. Kadir Aydar geldi ve ben de parayı ona teslim ettim" dedi. Öte yandan duruşmada tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tanık Necati Tosun’un kendisine çiftlik evinde para verdiği iddiasına tepki gösterdi. Aydar "Yalan söylüyor. Sen bunu nereden duydun? Öyle bir şey yok. Şeref ve namusun üzerine böyle yalan söylenmez" dedi. Aydar tepkilerini sürdürmesi nedeniyle duruşma salonundan mahkeme başkanının talimatı ile duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle çıkarıldı. Duruşma yarın tanıkların dinlenilmesi ile devam edilmek üzere ertelendi.
Antalya’daki teleferik kazası davasında karar açıklandı: 8 sanığa hapis cezası
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:45 Antalya’daki teleferik kazası davasında karar açıklandı: 8 sanığa hapis cezası Antalya’daki teleferik faciasına ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Heyet, dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de aralarında bulunduğu 4 sanık hakkında beraat kararı verirken, 4 sanığı bilinçli taksir, 4 sanığı ise taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan farklı sürelerde hapis cezasına mahkum etti. Antalya’da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin 12 tutuksuz sanığın yargılandığı davada karar duruşması görüldü. Savcının 7 sanık hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan mahkumiyet, dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de aralarında bulunduğu 5 sanık hakkında beraat talep ettiği davada, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafların son beyanlarının ardından kararını açıkladı. Konyaaltı ilçesindeki Sarısu mevkiinde bulunan teleferik tesisinde 12 Nisan 2024’te meydana gelen, 1 kişinin hayatını kaybettiği ve 7 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın karar duruşmasına Okan E., Aziz A., Ahmet Buğra S., Mesut Kocagöz, Serkan Y. ve Hüseyin A. ile taraf avukatları ve yakınları katıldı. Karar duruşmasında sanık avukatları ile müşteki vekilleri son kez söz aldı. Sanıklar, önceki savunmalarını tekrar ettiklerini belirterek beraatlerini talep ederken, müşteki tarafı ise olayda kusuru bulunan sanıkların cezalandırılmasını istedi. Sanıklar beraat talebinde bulundu Davada tutuksuz olarak yargılanan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, mütalaaya ilişkin savunmasında, "Beraatimi talep ediyorum, mütalaaya katılıyorum" dedi. Ahmet Buğra S. ise, "Mütalaayı kabul etmiyorum. Genel müdür vekili olarak görev yaptığım dönemde yetkin personel görevlendirilmişti. Teleferik işletmesinde konunun uzmanı bir müdür ile işletme yetkilisi bulunuyordu. Olay günü sahada herhangi bir yetkim ve operasyona ilişkin bir görevim yoktu, varsa yalnızca idari yetkim vardı. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu. Okan E. de savunmasında, "Mütalaaya katılmıyorum. 2017 yılından bu yana kurulu olan tesiste 2022 yılının Ağustos ayında işe başladım. Benden beklenen hususları üst kuruma ilettiğimi düşünüyorum. Arıza kaydını bildirmediğimiz söyleniyor ancak söz konusu kayıt, 2017 yılından bu yana mevcut olan bir arıza kaydıdır. Benden önceki arıza formlarından sorumlu tutulamam. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum" ifadelerini kullandı. "İyi ki sistemi durdurmuşum" Serkan Y. ise, "İyi ki sistemi durdurmuşum, durdurmasaydım daha büyük bir kazaya sebebiyet verecekti. Yangın ihbarı geldiği için durdurdum. İnsanlar yanarak can vermesin diye sistemi yeniden çalıştırdım. Çalıştırmasaydım bu kez neden çalıştırmadığım sorgulanacaktı. Teleferiğe yönelik bakım kapsamında yapılacak işlemler başlangıçta 220’yi aşkın kalemden oluşuyordu. Daha sonra bu sayı önce 156’ya düşürüldü, ardından 19 kalem iş için seçim sonrasını işaret ettiler. Seçimden sonra yapılacağı söylendi, araya bayram girdi ve yapılmadı. Suçsuz olduğumu düşünüyorum. Ben lise mezunuyum, üniversite mezunu değilim. Beni oraya müdür olarak görevlendirdiler. Arıza denilen husus 2017 yılından bu yana mevcut ve bu durum mahkeme dosyasındaki bilirkişi raporlarında da yer alıyor. Beraatimi istiyorum" dedi. Hüseyin A., "Beraatimi talep ediyorum" derken, Aziz A. da "Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, beraatimi istiyorum" dedi. Mahkeme heyeti tarafından son sözü istenilen tutuksuz yargılanan sanıklar, beraatini talep etti. Savcı mütalaasında 7 sanık için mahkumiyet istemişti Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E., Serkan Y., Suphi K. ve Edip Kemal B. hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan mahkumiyet talep etmişti. Savcı, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile K.K., O.K., H.A. ve A.A. hakkında ise aynı suç yönünden beraat istemişti. Savcı ayrıca, tüm sanıklar hakkında ’trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma’ suçundan beraat talebinde bulunmuştu. Ek bilirkişi raporu dosyaya girmişti Davanın önceki celsesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştu. Raporda Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E. ve Serkan Y.’nin birinci derecede, Edip Kemal B.’nin ise ikinci derecede sorumlu olduğu değerlendirmesine yer verilmişti. Raporda, Suphi K. ile Kazım K. hakkında kazaya ilişkin doğrudan hata yaptıklarına dair bilgi ya da belge bulunmadığı, Hüseyin A. ile Aziz A. bakımından ise görev tanımları itibarıyla kazaya neden olacak bir görevde bulunmadıkları gerekçesiyle kusur bulunmadığı kanaati paylaşılmıştı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz bakımından ise kaza tarihinde resmi görevi bulunmadığı, kaza öncesindeki süreçteki etkisi ve sorumluluğunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmişti. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, tarafların son beyanlarının ardından hükmünü açıkladı. Heyet, ’taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle Edip Kemal B., Mesut Kocagöz, Hüseyin A. ve Aziz A. hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme, Kazım K. ile Orhan K.’yi aynı suçtan 3 yıl 4’er ay, Özgür E.’yi 4 yıl 2 ay, Serdar T.’yi 5 yıl hapis cezasına mahkum etti. Ahmet Buğra S., Okan E., Serkan Y. ve Suphi K. ise ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, 8 sanık hakkında hüküm kurarken iyi hal indirimi hükümlerini de uyguladı. Mahkeme ayrıca, tüm sanıklar hakkında ’trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma’ suçundan suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Karara karşı 2 hafta içinde itiraz yolunun açık olduğu bildirildi. Olayın geçmişi Sarısu mevkiindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024’te meydana gelen kazada, parçalanan kabinden düşen 1 kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabinde bulunan 2’si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Sistem durduğu için havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi ise yaklaşık 22,5 saat süren operasyonla tahliye edilmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 12 sanığın, ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ ile ’trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma’ suçlarından 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edilmişti.
Avukat Serdar Öktem cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:43 Avukat Serdar Öktem cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul Şişli’de, aracında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin iddianame düzenlendi. Öktem’in öldürülmesinin altından yeni nesil suç örgütleri olan Daltonlar ve Gündoğmuşlar çıktı. İddianamede, ‘Daltonlar’ suç örgütünün olay öncesi Bağcılar’da, Öktem’e yönelik saldırı girişiminde bulundukları aktarıldı. Şişli’de, 6 Ekim 2025 tarihinde aracının içerisinde uğradığı uzun namlulu silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Serdar Öktem’in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 213 sayfalık iddianamede, Serdar Öktem ‘maktul’, aralarında en küçüğü 20 yaşında olan 16 şahıs ‘şüpheli’, 2 kişi ise ‘müşteki’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, olay günü olan 6 Ekim 2025 tarihinde saat 16.30 sıralarında Şişli’de Serdar Öktem’in aracının içerisinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi üzerine başsavcılık tarafından soruşturma başlatıldığı bilgisi yer aldı. Olay yerine çalıntı araçla geldikleri belirtildi Hazırlanan iddianamede, 34 KVJ 726 plakalı araç içerisinde şüpheliler tarafından olayın gerçekleştirildiği, eylemi gerçekleştiren 5 şüphelinin olay yerine çalıntı araçla geldikleri, olay sonrası ise aracı Arnavutköy’de ormanlık bir alanda bırakarak kaçtıkları aktarıldı. Yapılan incelemeler neticesinde şahısların, aracı bıraktıktan sonra yaya olarak ormandan geçtikleri, örgüt mensuplarının gönderdikleri taksiye bindikleri, yolda polis ekiplerince yakalandıkları belirtildi. İddianamede, şüpheliler yakalandıktan sonra polis ekiplerince ormanda arama yapıldığı, ekiplerin bir ağacın altında, sırt çantası içerisinde, 2 adet uzun namlulu silah, 2 adet ruhsatsız tabanca, kar maskesi ve eldiven ele geçirildiği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede, Beratcan Gökdemir’in liderliğini yaptığı ‘Daltonlar’ silahlı suç örgütünün ortaya çıkışına ilişkin de iddialar da yer aldı. Örgütün, yasadışı ekonomik kazanç elde etme amacı güttüğü, hukuka aykırı bu amacın gerçekleştirilmesini hayat tarzı haline getirdiği, kamu düzeni, otoritesi ve barışını tehdit eden ve tehlikeye düşüren, anayasa ile teminat altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliğini, yaşam hakkını tehdit ettikleri kaydedildi. Öktem cinayetini ‘Daltonlar’ ile ‘Gündoğmuşlar’ suç örgütlerinin gerçekleştirdiğine dair paylaşımlar tespit edildi Silahlı suç örgütü yöneticileri ve üyelerinin, örgütü övücü çok sayıda paylaşımda bulunan sosyal medya hesaplarını ve örgüt lideri ve yöneticisinin sosyal medya hesaplarını takip ettikleri, telefon rehberlerinde ‘Daltonlar’ suç örgütünün sıklıkla kullanılan kısaltması olan ‘DLT’ ile başlayan veya biten çok sayıda telefon numarasının kayıtlı olduğu da iddianamede aktarıldı. Yapılan incelemelerde, örgüt evlerinde veya başka yerlerde çekilmiş çok sayıda silahlı fotoğraflarının bulunduğu, telefonlarında düşman grupları yerici, kendi suç örgütlerini övücü paylaşımlarda bulundukları, örgüt lideri ve yöneticisinin fotoğraflarının da bulunduğu görsellerin yer aldığı anlatıldı. İddianamede, şüphelilerin birçoğunun eylem içerikli görüşmelerinin bulunduğu ve doğrudan örgüt lideri veya yöneticisi ile irtibatlarının bulunduğu, yapmış oldukları yazışmalarda örgüt lideri ve yöneticilerine kesin ve şartsız bir itaat içerisinde olduklarına değinildi. İddianamede, Serdar Öktem’in öldürülmesinin ardından sosyal medya platformlarında söz konusu eylemi, liderliğini halen Rusya’da tutuklu bulunan Beratcan Gökdemir’in yaptığı ‘Daltonlar’ suç örgütü ile liderliğini, firari Uğurcan Gündoğmuş’un yaptığı ‘Gündoğmuşlar’ suç örgütü tarafından gerçekleştirildiğine dair, şahıslar tarafından peş peşe paylaşımlar yapıldığı aktarıldı. ‘Daltonlar’ ve ‘Gündoğmuşlar’ örgütlerine ait hesaplardan yapılan paylaşımlarda, Serdar Öktem’in öldürülmesi olayını, İspanya’da öldürülen ‘Daltonlar’ suç örgütü Yöneticisi Caner Kocar’ın öldürülmesinin intikamı olarak yorumladıkları ve bu eylem ile ‘Casperlar’ Suç Örgütü Lideri Hamuş Atız olarak bilinen, İsmail Atız’a ve ‘Çirkinler’ suç örgütü Lideri Zuhat Altunç’a göndermeler yaptıkları belirtildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Öktem hakkında güvenlik tedbiri alınması için ilgili kurumlara yazı yazıldığı belirtildi Serdar Öktem’in 2014 yılından itibaren ‘Şirinler’ suç örgütü lideri ‘Meks’ lakaplı Mehmet Sabri Şirin’in avukatı olduğu, 2018 yılından itibaren Öktem’in ‘Casperlar’ suç örgütü lideri İsmail Atız’ın da avukatı olduğu iddianamede aktarıldı. ‘Daltonlar’ suç örgütü mensuplarının vermiş olduğu ifadelerde Öktem’in, ‘Casperlar’ın’ parasını akladığı, ‘ Casperlar’ ve ‘Çirkinler’ örgütüne hasım suç örgütleri aleyhine bilgiler aktardığı, bu neticede suç örgütlerinin hedefi haline geldiği, Öktem’in öldürülmesinin ardından ‘Daltonlar’ ve ‘Gündoğmuş’ örgütlerine ait sayfalarda, "Daltonlar vurur, Gündoğmuşlar noktayı koyar. Hamuş Zuhat Zatpara kazansanız da gitti, bundan sonra ticaretiniz de bitti, paralarınız da yalan oldu. Biz size demedik mi sizi bitireceğiz" şeklinde paylaşımların yer aldığı belirtildi. İddianamede, şüphelilerin eylemlere yönelik sosyal medya paylaşımlarına da görsel olarak yer verildi. İddianamede, ‘Daltonlar’ suç örgütünün eylem ve faaliyetleri kapsamında 6 Ağustos 2025 tarihinde Bağcılar’da, faaliyet gösteren Kardeşler Kıraathanesine yönelik silahlı saldırı gerçekleştirildiği, olayda yakalanan Şüpheli Ali Karapınar’ın ifadesinde "Örgüte maddi destek sağladıklarını söyledikleri avukata saldırı girişiminde bulunduğunu" söylemesi üzerine yaptırılan fotoğraf teşhis işleminde bahsettiği şahsın Avukat Serdar Öktem olduğu aktarıldı. Fotoğraf teşhis işlemi sonrası Savcılıkça, Öktem hakkında güvenlik tedbiri alınması için ilgili kurumlara yazı yazıldığı belirtildi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebi Hazırlanan iddianame, şüpheliler Naci Yılmaz, Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir’in de bulunduğu 9 şüpheli hakkında ‘tasarlayarak kasten öldürme’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘sayı ve nitelik bakımından ruhsatsız silah ve mermi bulundurma, satın alma ve taşıma’ suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 7’şer yıldan 13’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Şüpheliler Sidar Öz, Ejder Parlak, Semih Aydın ve Faruk Efe hakkında ise, ‘tasarlayarak kasten öldürme’, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 10’ar yıldan 20’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Öte yandan, iddianamede, şüpheliler Devran Yıldırım, Samet Alperen Söğütlü ve Erkan Kan ‘tasarlayarak öldürmeye yardım’, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ başta olmak üzere 4 suçtan, 25’er yıldan, 38’er yıl 6’şar aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Öte yandan yaşları 18’den küçük 2 çocuk şüphelinin de soruşturması ayrı bir dosya üzerinden devam ettiği öğrenildi. İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
Ankara’da boya fabrikasındaki yangına ilişkin Başsavcılıktan açıklama
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:30 Ankara’da boya fabrikasındaki yangına ilişkin Başsavcılıktan açıklama Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, Sincan ilçesinde bir boya fabrikasında çıkan yangına ilişkin açıklama yaptı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, 20 Nisan 2026 günü saat 09.00 sıralarında Sincan ilçesi Alcı Mahallesi ASO 2-3 Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Kardelen Boya isimli firmanın üretim bölümünde yangın meydana geldiği belirtildi. Yangının ekiplerin müdahalesiyle söndürüldüğü ve ardından soğutma çalışmalarının yapıldığı ifade edildi. Yangın sırasında üretim alanında bulunan A.U. isimli çalışanın içeride kaldığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, yürütülen arama kurtarma çalışmaları neticesinde söz konusu kişiye ait olduğu değerlendirilen doku parçalarına ulaşıldığı kaydedildi. Açıklamada, olayda F.Y. ve Y.E. isimli şahısların hayati tehlike oluşturmayacak şekilde yaralandığı bilgisine yer verildi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili bilirkişi eşliğinde olay yeri inceleme ve ölü muayene işlemlerinin gerçekleştirildiği, klasik otopsi ile karşılaştırmalı moleküler genetik incelemelerin Adli Tıp Kurumu tarafından yürütüldüğü bildirildi. Ayrıca bilirkişi heyetince kusur tespitine yönelik çalışmaların sürdüğü, soruşturmanın ise çok yönlü ve titizlikle devam ettiği ifade edildi.