ASAYİŞ
10 Mart 2026 Salı - 18:10 Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Silahla vurulan vatandaşa yerde yatarken tekme atan sanığa müebbet hapis cezası
05 Mart 2026 Perşembe - 11:46 Silahla vurulan vatandaşa yerde yatarken tekme atan sanığa müebbet hapis cezası Kastamonu’da kavga sırasında silahla vurulan vatandaşa yerde yatarken tekme atan sanığa müebbet cezası verildi. 18 yaşındaki gencin öldüğü, ağabeyinin yaralandığı kavga anının görüntüleri de ortaya çıktı. Olay, 29 Haziran 2024 yılında Kastamonu’da İnönü Mahallesi Rauf Denktaş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daha önceden aralarında husumet olduğu öğrenilen iki grup arasında bir market önünde çıkan silahlı ve bıçaklı kavgada Özgür Uzun (18) hayatını kaybetti, ağabeyi S.A.U. (25) ise yaralandı. Olayın ardından gözaltına alınan cinayet şüphelisi Özkan Y. ile kardeşleri Yaşar Y., Adem Y. ve Özcan Y. hakkında Kastamonu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme ve yaralama" suçlarından dava açıldı. Davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti, Özkan Y.’yi ve Adem Y.’yi ’kasten öldürme’ suçundan tahrik indirimi uygulayarak 18’er yıl, S.A.’yı ’silahla yaralama’ suçundan 3 yıl ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçundan da 1 yıl 6 ay ve 15 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Özcan Y.’ye ise 6 ay hapis cezası verildi. Dava üst mahkemeye taşındı Bozma talebiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne taşınan davada, sanıklar yeniden savunma yaptı. Özkan Y., kimseyi öldürme niyetinin olmadığını ve olay yerine konuşmak için gittiğini belirterek, "Ben kimseyi kasti ya da planlı bir şekilde öldürmedim. Kimseyi aramadım. Akrabam oluyor benim, sürekli görüştüğüm birisidir. Silah sürekli üzerimde durur. Öldürme kastım olsa orman kesiminde yapardım. Sürekli evine gittiğim, görüştüğüm birisi, rast gele bir olay yaşandı. S.A., bize bıçakla saldırdı. Ben yaralanınca can havliyle silahı çekip ateş ettim. Kavganın en başından itibaren silah belimdeydi. S.A., bıçağı çekene kadar silahı hiç belimden çıkarmadım. S.A., bıçakla bize saldırınca silahı çıkardım. Suçsuzum, beraatımı talep ederim" dedi. Tutuklu sanık Adem Y. ise, "Özgür ve S.A. ile birlikte çalışıyorduk, husumetimiz yoktu. Olay yerinde ağabeyim minibüsü durdurup aşağıya indi, ben onların arabasını o zaman gördüm. Ben arabanın yanına gitmedim. Ağabeyim de konuşmak için gitmiş, Özgür karşıdan gelirken küfürler ederek saldırdı" diye konuştu. Olay sırasında Özgür ile boğuşurken silah sesini duyduğunu belirten Adem Y., "Ancak silahı kimin ateşlediğini görmedim. Silah sesinden sonra önüme düştü, o zaman uzaklaştım. Geriye dönüp tekme attığım söyleniyor, ben onu hatırlamıyorum. Suçsuzum, beraatımı talep ederim" şeklinde konuştu. Tutuksuz yargılanan sanık Yaşar Y. de, "Arabayı durdurduğumda kardeşlerimin bir anda oraya gitti, bir anda oluverdi. Benim olaya bir dahilim, önceden bir konuşmamız yoktu. Daha öncesinden kardeşimi darp etmişlerdi. Biz, kimseyi takip etmiyorduk. Böyle bir olay olacağını bilsem aynı istikametten olay yerine gitmezdim. Ben, kardeşlerimi araçtan indirip dönmek için tekrar hareket ettim. Olay yerine yeniden geldiğimde S.A. ile maktul Özgür’ü yerde gördüm. Öldürme gibi bir düşüncemiz ya da kastımız yoktu. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tutuksuz yargılanan Özcan Y. ise önceki beyanlarını tekrarladı. Müşteki sanık S.A.U. da, "Ben sanıklardan hem kendi adıma hem de kardeşim adına şikayetçiyim. O gün biz, ağabeyimi cezaevine ziyarete gitmiştik. O gün Ş.Z. bizi gördü, sanıkların akrabası oluyor. O da sanıklarla birlikte hareket edince başımıza bu olaylar geldi. Onun haber verdiğini, karşı tarafın olay yerine bizi öldürmeye geldiklerini düşünüyorum" dedi. Katılanlar vekili Av. Mehmet Çiftçi, mütalaada aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek, "Olayın evveliyatıyla birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ve soruşturma dışı bilgi sahibi olarak ifadeleri alınan R.E., Y.E.E., Ş.Z. ve C.U.’nun da fikir ve eylem birliği içerisinde tasarlayarak Özgür’ü öldürdükleri, S.A.’yı da öldürmeye teşebbüs ettikleri açıktır. Bu gerekçelerle sanıkların iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarını, bilgi sahibi olarak isimleri geçen kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunularak tutuklanmalarını talep ederiz" dedi. Sanıklara ceza yağdı Savunmaların dinlenmesinin ardından 2. Ceza Dairesi, Özkan Y.’yi ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına, ’kasten yaralama’ suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Adem Y.’ye ye ise ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası verildi. Yaşar Y.’ye ise ’kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan 12 yıl, Özcan Y.’ye ’kasten öldürme’ suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, Adem Y.’yi ise maktul Özgür Uzun’a yerde yatarken tekme attığı gerekçesiyle kasten öldürmeye iştirakte bulunduğu belirtilerek müebbet hapis cezasına çarptırdı. S.A.U. ise yaralama suçundan da beraat ederken, Özcan Y.’ye de 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Diğer sanıklar S.A.U. ile Yaşar Y. de beraat etti. Öte yandan, Yaşar Y. ve Özcan Y. hakkında adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verildi. Cinayet anının görüntüleri ortaya çıktı Cinayet anının güvenlik kamerası görüntüleri ise dava dosyasına girdi. Görüntülerde, sanıkların olay yerine minibüsle geldiği görülüyor. Özgür Uzun’un aracını kontrol eden sanıklar daha sonra bir süre bekliyor Daha sonra iki taraf arasında arbede yaşanıyor. Daha sonra Özkan Y. silahıyla ateş ederek Özgür Uzun’u vuruyor.
Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı
05 Mart 2026 Perşembe - 11:44 Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.