YEREL HABERLER - 18 Nisan 2012 Çarşamba 12:16

NAZİLLİ`DE OKULLAR HAYAT OLUYOR

A
A
A
NAZİLLİ`DE OKULLAR HAYAT OLUYOR

Okulların ders saatleri dışında, hafta sonlarında ve yaz aylarında halka açılmasını, mahallelinin okulun imkanlarından yararlanmasını esas alan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan ``˜Okullar Hayat Olsun` projesinin imza töreni Nazilli Kaymakamlığı`nda gerçekleştirildi. Protokol imza törenine; Kaymakam Mehmet Okur, Belediye Başkanı Haluk Alıcık, İlçe Milli Eğitim Müdürü Faruk Ercan, Orman İşletme Müdürü Necat Demirsu, Ticaret Odası Başkanı Tacettin Pirinç ve Ticaret Odası Genel Sekreteri Eray Taka katıldı.
Törende konuşan Kaymakam Mehmet Okur, projenin Nazilli Belediyesi sınırları içerisinde bulunan tüm okulları kapsadığını söyledi. İlk aşamada 9 pilot okul seçildiğini ve projenin bu okullarda uygulanacağını hatırlatan Okur, ``Derslikler, kütüphanelerin bilgi teknolojileri sınıfları, çok amaçlı salonlar, konferans salonları, spor salonları ve okul bahçeleri eğitim-öğretim saatleri dışında, hafta sonlarında, yarıyıl tatili ve yaz aylarında velilerin, mahallelinin ve çevrenin hizmetine açılacak`` dedi.
``HAYAT BOYU ÖОRENME MERKEZİ``
Bu proje ile okulların öğrenciler ve yetişkinler için birer ``˜Hayat Boyu Öğrenme Merkezi` haline geleceğini hatırlatan Kaymakam Okur, eğlenme ve dinlenme aktivitelerine imkan verecek olan projenin okulları ``˜yaşayan güvenli alanlar`` haline dönüştüreceğini söyledi. Okur şöyle devam etti: ``Yapılacak düzenlemeler ile mahalle sakinleri dersliklerde seminer düzenleyebilecekler, bilgisayar laboratuarlarında internete güvenli bir şekilde girebilecekler ve kütüphanelerde huzurlu bir ortamda istedikleri bilgiye ulaşabileceklerdir. Ayrıca, okul bahçeleri mahallelinin ve mahalle çocuklarının kaynaşacakları ve sosyalleşecekleri alanlar haline dönüşecektir. İmzalanan protokol ile okul bahçeleri fiziki yapılarına uygun projelere göre yeniden düzenlenecek. Nazilli Orman İşletme Müdürlüğü, Nazilli Belediyesi, Nazilli Ticaret Odası ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde peyzaj ve tasarımları yapılacak, ağaçlandırılacak, ekolojik okul bahçeleri oluşturularak çevrenin yararlanabileceği alanlar haline getirilecektir``
``İMKANLARDAN YARARLANMA FIRSATI BULACAKLAR``
Okulların bugüne kadar halka açık olduğunu hatırlatan Faruk Ercan; ``Bu proje ile birlikte Belediyemiz ve Sivil Toplum Kuruluşlarımızın desteği hem o mahallede olan çocuklarımıza, gençlerimize ve o mahallede ikamet etmekte olan yetişkin insanlara hizmet edecek. O okullarımızda her türlü imkanlardan yararlanma fırsatı bulacaklar. Böylece okullarımızla o mahallenin insanı yapı itibari ile kültürel ilişkiler bakımından, oyun sahalarından faydalanacaklar. Bu sayede de Devlet ile Vatandaşımızın kucaklaşması sağlanacak`` dedi.
``OKULLARA 4 MİLYON TL DESTEK``
Nazilli Belediyesi olarak ilçedeki okullara 4 milyon TL`ye yakın yardım yaptıklarını söyleyen Belediye Başkanı Haluk Alıcık, ``Türkiye`nin geleceği ve Lider Ülke Türkiye`nin gençleri bizim gençlerimizdir. Bu gençlerimiz hayata okullarda başlıyor. Ben de öğretmen kökenli biri olarak okulları, öğrencileri çok önemsiyorum. Yani okullar bizim her şeyimiz. ``˜Okullar Hayat Olsun` projesi ile okullara yardımlarımız devam edecek. Biz bu proje öncesinde de okullarımıza gerekli yardımı yapıyorduk. Bu desteğimizi bir beklentimiz olduğu için yapmıyoruz. Bugün Nazilli Belediyesi`ne İller Bankası`ndan okullara yardım için para gelmiyor. 55 milyon TL civarından bütçesi bulunan Nazilli Belediyesi`nin okullara 4 milyon TL yardım yapması okullara verdiğimiz önemi gösteriyor`` şeklinde konuştu.
``PİLOT OKULLAR BELİRLENDİ``
Konuşmaların ardından ``˜Okullar Hayat Olsun` projesi Kaymakam Mehmet Okur, Belediye Başkanı Haluk Alıcık, İlçe Milli Eğitim Müdürü Faruk Ercan, Orman İşletme Müdürü Necat Demirsu ve Ticaret Odası Başkanı Tacettin Pirinç tarafından imzalandı. Projenin ilk aşamasının uygulanacağı pilot okullar şöyle sıralanıyor: Nahit Menteşe Kız Teknik ve Meslek Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi, 50.Yıl Ticaret Meslek Lisesi, Sümer İlköğretim Okulu, Vakıfbank İlköğretim Okulu, Zafer İlköğretim Okulu, Anadolu Sağlık Meslek Lisesi, Süleyman Efendi İlköğretim Okulu ve Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü.
``AОA`NIN ELİ TUTULMAZ``
İmza töreninde Belediye olarak okullara ciddi yatırım yaptığını ifade eden Alıcık, ``Eğitim camiasından geldiğim için okullarımızın sorunlarını iyi biliyorum. Geleceğimizi şekillendirecek gençlerimize yatırım yapıyoruz. 4 Milyon TL ciddi bir destek. Bu desteği projeler için ayırsaydık belki halkın gözünde daha farklı değerlendirildi ama bu da geleceğimiz için önemli`` dedi. Alıcık`ın konuşmasının ardından İlçe Milli Eğitim Müdürü Faruk Ercan`a, basın mensuplarının okullara Nazilli Belediyesi`nin 4 milyon TL destek vermesinin çok önemli bir etken olduğunun hatırlatılması üzerine Ercan ise; ``Ağa`nın eli tutulmaz`` sözleri ise gülüşmelere neden oldu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Hınıs’tan Avrupa’ya uzanan eğitim hamlesi: Öğretmenler Lüksemburg’da iklim değişikliği eğitimi alıyor Erzurum’un Hınıs ilçesinde görev yapan 5 öğrenmen, Erasmus+ Programı kapsamında kabul edilen "Change Yourself, Not the Climate (CYNC)" "Kendini Değiştir, İklimi Değiştirme" adlı uluslararası proje kapsamında iklim değişikliği eğitimi alıyor. Fransa Ulusal Ajansı tarafından desteklenerek uygulamaya alınan proje Fransa, Lüksemburg, Yunanistan ve Türkiye ortaklığında yürütülüyor. Proje ortaklarından biri de Hınıs İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü oldu. Proje kapsamında Hınıs İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden seçilen 5 öğretmen, 11-17 Ocak 2026 tarihleri arasında Lüksemburg’da eğitim faaliyetlerine katılıyor. Öğretmenler, Lüksemburg’daki cole Internationale Gaston Thorn ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik temalı eğitimlere katılacak. Projenin ana amacının öğretmenleri güçlendirmek olduğu belirtilirken projenin temel hedefin iklim değişikliği ile mücadelede öğretmenlerin bilgi ve becerilerini artırmak olarak ifade edildi. İklim değişikliğinin derslere entegrasyonu konusunda uygulamalı yöntemler geliştirmek, öğrencilerde çevre bilincini güçlendirmek, okullarda yeşil okul, sıfır atık ve karbon ayak izinin azaltılması yönünde uygulamalar başlatmanın amaçlandığı proje; çevre ve iklim değişikliği ile mücadeleyi merkeze alan Erasmus+ yatay öncelikleri ile uyumlu olarak tasarlandı. Aynı zamanda öğretmenlerin mesleki gelişimine ve temel anahtar becerilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Lüksemburg hareketliliğinde yoğun eğitim programı Lüksemburg’daki eğitim hareketliliğinde öğretmenler; iklim okuryazarlığı, derslerde iklim değişikliğinin nasıl ele alınacağı, müfredat entegrasyonu, yenilikçi öğretim yöntemleri, okulda yeşil uygulamalar ve sıfır atık çalışmaları, karbon ayak izinin azaltılması faaliyetleri konularında atölye çalışmalarına katılacak. Program süresince öğretmenler, Lüksemburg eğitim sistemi ve yerel çevre uygulamalarını yerinde inceleyerek farklı ülkelerden gelen öğretmenlerle ortak çalışma fırsatı elde edecek. Eğitim sonunda katılımcı öğretmenlerin kendi okullarında uygulayabilecekleri ders içi ve okul temelli etkinlik planları geliştirmeleri bekleniyor. Hınıs’ta öğrencilere ve okullara doğrudan katkı sağlayacak Harekete katılan öğretmenler dönüşte: edindikleri bilgi ve deneyimleri diğer öğretmenlerle paylaşacak, okullarda çevre ve iklim değişikliği temalı eğitim faaliyetleri yürütecek, öğrencilerle sıfır atık, geri dönüşüm, ağaçlandırma ve sürdürülebilir yaşam uygulamalarını hayata geçirecek. Proje kapsamında elde edilen çıktılar; yerel basın, sosyal medya ve okul web siteleri aracılığıyla da kamuoyu ile paylaşılacak. Bu uluslararası iş birliği ile Hınıs’taki öğretmenler ve öğrenciler, Avrupa düzeyinde yürütülen iklim değişikliği çalışmalarının aktif bir parçası haline geliyor.
İstanbul Akalazya hastalığına modern tedavi yöntemi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Altay Kandemir, Akalazya hastalığında kullanılacak yeni tedavi yöntemini anlattı. Kandemir, "Geleneksel olarak akalazya tedavisinde balon dilatasyon veya cerrahi yöntemler kullanılırdı. Günümüzde bu hedefe ulaşmada en modern ve etkili yöntemlerden biri POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) tedavisidir" dedi. Yemek yerken takılma hissi ve yutma güçlüğü ile kendini gösteren Akalazya hastalığında yeni bir tedavi çözümü geliştirildi. Zamanla beslenme yetersizliğine ve şiddetli kilo kaybına neden olan hastalığa karşı uyaran Liv Hospital Ulus Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Altay Kandemir, hastaların hayatını normale döndüren POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) yöntemini anlattı. Kandemir, endoskopik olarak gerçekleştirilen tedavinin Akalazya ile mücadelede yeni bir dönem başlattığını vurguladı. Akalazya nedir? Akalazya’nın yemek borusunun nadir görülen ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir hastalığı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Altay Kandemir, "Bu hastalıkta, yemek borusunun alt ucundaki kasların gevşeyememesi ve yemek borusunun gıdaları mideye itme yeteneğini kaybetmesiyle karakterize bir hastalıktır. Sonuç olarak hastalar uzun süredir devam eden yutma güçlüğü, göğüs ağrısı, yemek sonrası takılma hissi, zamanla kilo kaybı gibi şikâyetler yaşar. Akalazya tedavisinde amaç, yemek borusunun alt ucundaki bu kasın gevşemesini sağlayarak yiyeceklerin mideye rahat geçmesini sağlamaktır. Geleneksel olarak akalazya tedavisinde balon dilatasyon veya cerrahi yöntemler kullanılırdı. Günümüzde bu hedefe ulaşmada en modern ve etkili yöntemlerden biri POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) tedavisidir" ifadelerini kullandı. "POEM, tamamen endoskopik olarak, yani ağız yoluyla girilerek gerçekleştirilen bir işlemdir" diyen Prof. Dr. Kandemir, vücudun dışında hiçbir kesi, dikiş veya yara izinin oluşmayacağını belirtti. POEM tedavisinin avantajlarından bahseden Kandemir, şöyle devam etti: "Ciltte kesi yoktur, tamamen ağız yoluyla yapılır. Hastanede yatış süresi genellikle 1-2 gün ile sınırlıdır. İyileşme süreci hızlıdır, hasta kısa sürede günlük yaşamına döner. Uzun dönem başarı oranları oldukça yüksektir. Daha önce balon, botoks veya cerrahi tedavi uygulanmış hastalarda da etkili bir seçenektir. Akalazyanın tüm tiplerinde uygulanabilir." İşlem süreciyle ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kandemir, "POEM işlemi genel anestezi altında, donanımlı bir endoskopi ünitesinde gerçekleştirilir. Endoskopla yemek borusuna girilerek, tıkanıklığa yol açan kaslara müdahale edilir ve yemek borusu çıkışı gevşetilir. Böylece gıdalar rahatça mideye iner" dedi. "Sağlığınızı ertelemeyin" Yutma güçlüğünün sadece bir konfor sorunu olmadığını, aynı zamanda beslenme yetersizliği ve akciğer komplikasyonlarına yol açabilen ciddi bir durum olduğunu kaydeden Prof. Dr. Altay Kandemir, "Yutma güçlüğü yaşayan hastaların, gecikmeden bir gastroenteroloji uzmanına başvurarak güncel tedavi seçenekleri hakkında bilgi alması büyük önem taşır" diye konuştu.
Mersin Köy okulu 2 öğrenci için açık: Öğrenciler karnelerini aldı Mersin’in Mut ilçesine 40 kilometre uzaklıktaki kırsal mahallede 2 öğrenci için açık tutulan köy okulunda da karne heyecanı yaşandı. Biri asker diğeri ise hemşire olmak isteyen 2 öğrenci karnelerini alırken öğretmenlerine olan sevgilerini dile getirdi. Mut ilçesine bağlı 360 nüfuslu Sarıkavak Mahallesi’ndeki Kürkçü İlkokulu’nda öğrenci sayısı her geçen eğitim öğretim dönemi nüfus azlığı nedeniyle düştü. Son 3 yıldır 10 öğrenci olan ilçe merkezine 40 kilometre uzaklıktaki okulda 2025-2026 eğitim öğretim döneminde biri yeni kayıt 2 öğrenci kaldı. Okulun tek öğretmeni Öğretmen Emine Kılıç, haftanın 5 günü aynı sınıfta ilkokul birinci sınıf öğrencisi 7 yaşındaki Ersan Özel ile dördüncü sınıf öğrencisi 10 yaşındaki Miray Güdür’e eğitim verdi. Özel okul gibi eğitim gören 2 öğrenci yarı yılı başarıyla tamamlayarak karnelerini aldı. Okula gelen İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdal Dölek’te öğrencilere kitap hediye etti. 3 yıl önce 10 öğrenci vardı, 2 kaldı 3 yıldır okulda görev yaptığını anlatan öğretmen Emine Kılıç, "Burada ilk 10 öğrenciyle göreve başlamıştım. Şu an 2 tane öğrencimiz kaldı. Bunun nedeni köyün nüfusunun genellikle yaş almış nüfus olması, doğurganlık oranının az olması ve çocuk sayısının azalmasından kaynaklı. Ayrıca köyün merkeze uzak olması da bunu çok etkiledi. Şu an 2 tane öğrencimizle eğitim öğretime devam ediyoruz" dedi. Resmi törenleri ihmal etmediklerini de aktaran Kılıç, "Her hafta pazartesi ve cuma günü kesinlikle istiklal marşımızı okuyoruz. Bir tane öğrencimiz bile kalsa istiklal marşımızı okumaya devam edeceğiz" diye konuştu. Asker ve hemşire olmanın hayalini kuruyorlar Birinci sınıf öğrencisi Ersan Özel ise "Okulumu çok seviyorum arkadaşımı da, öğretmenimi de çok seviyorum. Asker olacağım, vatanımı koruyacağım" ifadelerini kullandı. Dördüncü sınıf öğrencisi Miray Güdür ise "Öğretmenimi çok seviyorum, okuldaki arkadaşımı çok seviyorum. Okulumuzda iki kişi olsak bile arkadaşımla güzel oyunlar oynuyoruz. Öğretmenimiz okuldan sonra bizimle etkinlik yapıyor, bize çiğköfte yapıyor, bize çorbalar yapıyor, makarna yapıyor. Onu çok seviyoruz, oda bizi çok seviyor. Onun değeri bizde çok fazla. Onu çok seviyoruz o bize her şeyi öğretti. Okuyunca hemşire olacağım. Hasta insanları iyileştireceğim, onların tedavilerine gireceğim, onların iyi olmasını sağlayacağım" şeklinde konuştu.
Hatay Depremde evi yıkılan ailenin yeni yuvası alev alev yandı Hatay’da depremde evi yıkılan Özlem Berrak ve ailesinin yaşadıkları yeni yuvaları yangında zarar gördü. Depremin ardından ikinci kez felaketi yaşayan Berrak, 1 yıldır yaşadığı yuvasının yeniden eski haline dönmesini istiyor. Edinilen bilgilere göre yangın, Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’ndeki apartmanda meydana geldi. Özlem Berrak ve ailesinin yaşadığı 4. kattaki daire henüz bilinmeyen nedenle alevlere teslim oldu. Yangını fark eden ev sahibi Özlem Berrak durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangını diğer odalara sıçramadan söndürdü. Asrın felaketinde evi yıkılan Berrak, depremi atlatmaya çalışırken yangınla birlikte ikinci kez felaketi yaşadı. Evlatlarıyla birlikte son anda yangından kaçmayı başaran Berrak ailesi, yuvalarının yeniden eski haline dönmesini istiyor. "Birden alevler yükselince müdahale edemedik" Evlatlarıyla evde oturdukları esnada alevlerin içinde kaldıklarını ifade eden Özlem Berrak, "Çocuklar birlikte yangın esnasında evdeydik. Oğlum yangın var anne dedi. Geldiğimizde kanepeler ve perdeler yanıyordu. Birden alevler yükselince müdahale edemedik. İtfaiye ekiplerine haber ettik. Ekipler de gelip müdahale ettiler. Yangını fark etmedik. Küçük oğlum koku var, yangın çıktı galiba diye söyledi. Geldiğimizde ise alevlerle karşılaştık. Apartman girişine inip yardım istedim, yardım edin diye bağırdım. Komşular da itfaiye ekiplerine haber verdiler. Depremde bu mahallede oturuyorduk. Depremde evimiz yan yattı ve sonrasında yıkıldı. Burada 1 yıldır yaşıyorum. Bu odada büyük oğlum kalıyor. Oğlum içeride değil de mutfaktaydı. Odasına geri döndüğünde odam yanıyor diye bağırmıştı. Çocuğumun odası komple yandı ve biraz da benim odama sıçradı. Evimizin eski haline dönmesini çok istiyorum" ifadelerini kullandı.