YEREL HABERLER - 12 Mart 2012 Pazartesi 16:31

DİDİM ALEVİ DERNEĞİ ÜYELERİ ZAMANAŞIMI İÇİN ANKARA YOLLARINA DÜŞTÜLER

A
A
A
DİDİM ALEVİ DERNEĞİ ÜYELERİ ZAMANAŞIMI İÇİN ANKARA YOLLARINA DÜŞTÜLER

Didim Alevi Bektaşi Kültür Derneği öncülüğünde bir grup dernek üyesi Ankara adliyesi önünde gerçekleştirilecek olan “Sivas Davası Zaman Aşımına Uğramasın” mitingine katılmak üzere Ankara’ya gidecek.
2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin yakılması ve bir çok kişinin yanarak can vermesiyle sonuçlanan Sivas olaylarının 13 Mart Salı günü Ankara’da görülecek olan duruşması ile firari sanıkların zaman aşımından faydalanacak olmalarına dönük tepkiler yurt genelinde sürerken Didim Alevi Bektaşi Kültür Derneği de davanın görülecek olduğu Ankara adliyesi önünde Alevi Bektaşi Dernekleri tarafından yapılacak olan “Sivas Davası Zaman Aşımına Uğramasın” adı altına düzenlenecek miting için 30 kişilik bir ekiple yola çıkıyor.
Dernek Başkanı Yusuf Doğan konuyla ilgili yaptığı açıklamada “2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yakılmasına ilişkin süren ve ana davadan dosyası ayrılan 7 firari sanığın yargılandığı davada, zamanaşımı kıskacının “insanlık suçu” değerlendirmesiyle aşılması bekleniyor. Savcılığın 15 yıllık zamanaşımından düşme talebine 13 Mart Salı günü yapılacak duruşmada cevap verecek olan Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Sivas’ta yaşananları “insanlık suçu” olarak nitelemezse dava düşecek, dosya tamamen kapanacak. 19 yıldır sonuçlandırılmayan bu dava sürecine ilişkin yaşanılanlar insanım diyen herkesin kanını donduracak boyutlardaydı. Dava sürecinde bu davanın insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında değerlendirilmesi gerekliliği defalarca dillendirilmesine rağmen iktidarlar tarafından görmezden gelindi. Ancak yarın yapılacak olan mitingle birlikte “zaman aşımı” ile korunmaya izin vermeyeceğiz” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da ramazan hazırlığı: Geleneksel lezzetler imeceyle sofralara taşınıyor Erzincan’da ramazan öncesi ev hanımları kete, börek, baklava, sırın ve katmer hazırlıklarına başladı. İmece usulü yapılan geleneksel lezzetler hem ibadete zaman kazandırıyor hem de kültürel mirası yaşatıyor. Erzincan’da ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte mutfaklarda tatlı bir telaş yaşanıyor. Özellikle Akyazı Mahallesi başta olmak üzere birçok mahalle ve köyde ev hanımları, Ramazan boyunca ibadete daha fazla vakit ayırabilmek için geleneksel lezzetleri önceden hazırlamaya başladı. Kete, börek, baklava, sırın, katmer ve gözleme gibi yöresel tatlar imece usulüyle hazırlanıyor. Kadınlar bir araya gelerek hem üretim yapıyor hem de dayanışma kültürünü canlı tutuyor. Hazırlanan yiyecekler özenle paketlenerek derin dondurucularda muhafaza ediliyor. Böylece Ramazan ayında günlük yemek telaşı azalırken, iftar sofraları da boş kalmıyor. İbadete zaman, sofraya bereket Kalabalık ailelerin vazgeçilmezi olan bu yöresel ürünler, özellikle iftar sofralarında önemli bir yer tutuyor. Önceden yapılan hazırlıklar sayesinde ev hanımları hem zamandan tasarruf sağlıyor hem de Ramazan’ın manevi atmosferine daha fazla odaklanabiliyor. Ev hanımlarından Şehnaz Demirol, her yıl olduğu gibi bu Ramazan öncesinde de hazırlıkları erkenden yaptıklarını belirterek, "Eskiden nenelerimiz, annelerimiz nasıl yapıyorsa biz de aynı şekilde yapıyoruz. Hazır gıda almamak için her şeyi evde hazırlamaya çalışıyoruz." dedi. Münife Demirol ise ramazan hazırlıklarının sadece yemek yapmak olmadığını vurgulayarak, "Ekmek pişiriyoruz, kete yapıyoruz, sırın bağlayacağız. Daha çok ibadet edebilmek için önceden hazırlık yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Kültürel miras yaşatılıyor Erzincan’da her yıl tekrar eden bu gelenek, yalnızca mutfak pratiği olarak görülmüyor. İmece usulü yapılan hazırlıklar, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel mirasın da bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ramazan öncesi bir araya gelen kadınlar, hem üretmenin hem paylaşmanın bereketini sofralara taşıyor. Bu hazırlıklar sayesinde Erzincan’da Ramazan coşkusu daha gelmeden hissedilirken, birlik ve dayanışma ruhu da güçleniyor.