EĞİTİM - 04 Şubat 2026 Çarşamba 09:28

ADÜ Rektörü Kent, Tayvan Veteriner hekimlik öğrencilerini ağırladı

A
A
A
ADÜ Rektörü Kent, Tayvan Veteriner hekimlik öğrencilerini ağırladı

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Veteriner Öğrencileri Birliği Aydın Topluluğu (IVSA Aydın) tarafından yürütülen öğrenci değişim programı kapsamında Tayvan’dan gelen veteriner fakültesi öğrencilerini makamında ağırladı.


Dört farklı üniversiteden (National Taiwan University, National Chung Hsing University, National Pingtung University of Science and Technology ve National Chiayi University) gelen toplam sekiz veteriner hekimlik öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilen ziyaret, üniversitenin uluslararasılaşma vizyonunun önemli bir yansıması oldu.


Ziyaretin başlangıcında misafir öğrenciler, kendilerini ve ülkelerini tanıtarak Tayvan’daki veteriner hekimlik eğitimi ve kültürel yaşam hakkında kısa bilgiler paylaştı. Rektör Prof. Dr. Bülent Kent, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin öğrenci merkezli eğitim anlayışı ve uluslararası akademik iş birliklerine verdiği öneme dikkat çekerek, farklı ülkelerden gelen öğrencileri üniversitede ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu tür değişim programlarının akademik katkıların yanı sıra kültürlerarası etkileşimi güçlendirdiğini ve öğrencilerin küresel bakış açılarını geliştirdiğini ifade etti.


Ziyaret kapsamında misafir öğrencilere Türk kültürü tanıtıldı ve Türk misafirperverliğinin simgelerinden biri olan Türk kahvesi ikram edildi. Öğrenciler, üniversiteyi yakından tanıma fırsatı buldu.


Program sırasında öğrencilerden gelen sorular da yanıtlandı. Veteriner hekimliğin geleceğine ilişkin bir soru üzerine Rektör Prof. Dr. Bülent Kent, veteriner hekimliğin yalnızca hayvan sağlığı ile sınırlı kalmadığını; araştırma, halk sağlığı, sürdürülebilirlik ve uluslararası çalışmalarla giderek genişleyen bir etki alanına sahip olduğunu vurguladı. Merak eden, üreten ve kendini sürekli geliştiren öğrencilerin bu süreçte her zaman bir adım önde olacağını belirtti.


Ziyarete; Veteriner Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Cavit Kum, IVSA Aydın Öğrenci Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Cemil Şahiner ve IVSA Aydın Topluluğu öğrencileri de katıldı.


Aydın’da 1-10 Şubat 2026 tarihleri arasında akademik ve kültürel faaliyetlere katılacak olan Tayvanlı öğrencilerin ardından programın ikinci ayağı Ağustos ayında gerçekleştirilecek. 25 Ağustos-3 Eylül 2026 tarihleri arasında ADÜ Veteriner Fakültesi öğrencileri Tayvan’a giderek karşılıklı öğrenci değişim sürecini tamamlayacak.



ADÜ Rektörü Kent, Tayvan Veteriner hekimlik öğrencilerini ağırladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.