GÜNDEM - 31 Mart 2026 Salı 09:21

Altın değerindeki künara kameralı önlem

A
A
A
Altın değerindeki künara kameralı önlem

Türkiye’nin önemli ihracat ürünlerinden olan çam fıstığında hasat sezonu devam ederken, altın değerindeki künar ağaçlarını korumak isteyen üreticiler de güvenlik kameralarıyla önlem almaya başladı.



Aydın’da, incir, zeytin, pamuk ve kestaneden sonra önemli geçim kaynaklarından olan çam fıstığında hasat sezonu devam ederken, bir yandan da zor şartlar altında toplanan künarların ihracat yolculuğu başladı. Hasat işlemi oldukça tehlikeli ve zor olmasına rağmen kozalak toplayan işçiler ölümü hiçe sayıp ağaçlara adeta bir kedi gibi tırmanırken, toplanan kozalaklar da çuvallarla işleme tesislerine getiriliyor. Son yıllarda Aydın’da dağlık alanlarda sıkça dikilip yetiştirilmeye başlanan çam fıstığı hem çiftçilerin hem de işçilerin yüzünü güldürüyor. Toptan olarak kilosu 3 bin TL’yi bulan fıstık çamlarının bir tek kozalağı bile altın değerinde olurken, emeklerini korumak isteyen üreticiler de çam ağaçlarına güvenlik kamera sistemleri takmaya başladı. Özellikle Koçarlı ilçesine bağlı köylerde yaygın olarak üretilen çam fıstığı, ihracat değeri ile ülke ekonomisine önemli katkı sağlarken, emek hırsızlarından ürünlerini korumak isteyen üreticiler de kendi imkanlarıyla önlemini alıyor.



Altın değerindeki künara kameralı önlem

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Kronik ağrı ve spastisite tedavisinde güncel yaklaşımlar Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" dedi. Liv Hospital Gaziantep Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, kronik ağrı ve spastisite tedavisinde uygulanan ileri yöntemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta, yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" şeklinde konuştu. "Spastisite günlük yaşamı zorlaştırıyor" Spastisitenin beyin veya omurilik kaynaklı sinir hasarlarına bağlı olarak kasların istemsiz kasılı kalmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Op. Dr. Kara, "Bu durum hastalarda hareket kısıtlılığına, ağrıya ve günlük yaşam aktivitelerinde ciddi zorluklara yol açar" diye konuştu. Spastisitenin inme, omurilik yaralanmaları, serebral palsi, multipl skleroz ve travmatik beyin hasarı sonrası gelişebildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Tedavi mutlaka kişiye özel planlanmalıdır. Amacımız sadece kas sertliğini azaltmak değil, hastanın bağımsızlığını artırmaktır" ifadelerini kullandı. "Baklofen pompası ile daha etkili sonuç" İleri düzey spastisite hastalarında baklofen pompası uyguladıklarını söyleyen Op. Dr. Kara, "Bu yöntemle kas gevşetici ilaç doğrudan omurilik çevresine verilir. Böylece daha düşük dozlarla daha güçlü etki elde edilir" dedi. Ağızdan alınan ilaçların yüksek dozlarda yan etkilere yol açabildiğini vurgulayan Op. Dr. Kara, "Baklofen pompası sayesinde hem etki artar hem de yan etkiler minimuma iner" diye konuştu. Pompa sisteminin cerrahi olarak yerleştirildiğini dile getiren Op. Dr. Kara, "İlaç gün boyunca kontrollü şekilde verilir. Bu sayede hastalarda kas sertliği azalır, hareket kabiliyeti artar ve bakım süreçleri kolaylaşır" dedi. "Kemik tutulumu olan kronik kanser ağrısında morfin pompası etkilidir" Şiddetli ve uzun süreli ağrılarda morfin pompasının önemli bir seçenek olduğunu belirten Kara, "Klasik tedavilerle kontrol altına alınamayan ağrılarda bu yöntem etkili sonuçlar sağlar. İlaç doğrudan sinir sistemi üzerinden verilir. Daha düşük dozlarla daha güçlü ve uzun süreli ağrı kontrolü sağlanır. Bu yöntem sayesinde hastaların uyku düzeni, beslenmesi ve günlük aktivitelerinde iyileşme görülür. Ağızdan alınan ilaçlara bağlı yan etkiler de azalabilir" açıklamasında bulundu. "Her bel ve boyun ağrısı ameliyat gerektirmez" Ameliyatsız tedavi yöntemlerinin de uygulandığına değinen Op. Dr. Kara, "Bel ve boyun ağrılarında epidural enjeksiyonlar, sinir blokları ve radyofrekans gibi yöntemlerden faydalanıyoruz. Toplumda sık görülen bel ve boyun ağrıları her zaman cerrahi gerektirmez. Doğru tanı ile birçok hastayı ameliyatsız tedavi edebiliyoruz. Bu işlemler kısa sürede uygulanır ve hastalar aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi sürecinde doğru hasta seçimi önemli" Spastisite ve kronik ağrı tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çeken Op. Dr. Kara, "Nöroloji, fizik tedavi ve beyin cerrahisi uzmanlarının birlikte değerlendirme yaptığı hastalarda başarı oranı artar. Her hasta detaylı şekilde değerlendirilir. Uyguladığımız yöntemler her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle en doğru tedavi planını hastaya özel olarak belirliyoruz" dedi. Açıklamasının sonunda önemli bir mesaj veren Op. Dr. Kara, "Günümüzde ağrı ve spastisite tedavisinde çok önemli gelişmeler var. Doğru hastaya, doğru zamanda uygulanan tedavilerle yaşam kalitesi artırılabilir" dedi.
Eskişehir Eskişehirli motosikletçilerin pist talebi Eskişehir’de motor sporları için antrenman sahası bulamadıkları için çevre illerdeki parkurlara gitmek zorunda kalan sporcular, yetkililerden sadece doğal bir etap ve çalışma alanı talep ediyor. Eskişehir’de motor sporlarına gönül veren profesyonel yarışçılar ve minik yetenekler, kentte antrenman yapabilecekleri bir tesis olmamasının sıkıntısını yaşıyor. Aralarında Türkiye şampiyonalarında derece hedefleyen çocukların da bulunduğu sporcular, uygun saha olmadığı için boş arazilerde ya da kilometrelerce yol kat ederek komşu illerdeki parkurlarda çalışıyor. Yerel yönetimlerden yıllardır pist talebinde bulunan motosiklet tutkunları, güvenli ve resmi bir alanın hem sporcu yetişmesi hem de sokaktaki bilinçsiz sürüşün önüne geçilmesi için şart olduğunu vurguluyor. "Küçük illerde var, bizde yok" 2008 yılından bu yana mücadele verdiğini belirten Fatih Yılmaz, "Şehrimizdeki problem şu; motor sporlarıyla ilgili hiçbir etkinliğimiz, antrenman alanımız veya yarış alanımız yok. 2008 yılından beri bu mücadeleyi veriyorum. Benimle birlikte yola çıkan, yarışan çok değerli arkadaşlarım var ama hala bir sonuç alamadık. Her seçim zamanında sözler veriliyor. Tepebaşı, Büyükşehir ve Odunpazarı belediyelerine kulüp olarak defalarca başvurduk ama bir antrenman sahası bile elde edemedik. Şu an boş bir alanda çocukları yetiştirmeye çalışıyoruz. Balıkesir, Bilecik, Afyon, Uşak gibi bizden daha küçük iller bile antrenman sahası oluşturuyor fakat bizde yok. Bu bir belediyenin yapamayacağı bir şey değil; iş makineleriyle, doğal etaplarla yapılabilir. Biz asfalt istemiyoruz, maliyeti olmayan doğal bir antrenman sahası istiyoruz" dedi. "Çayırda köylüler, ormanda yasaklar durduruyor" Oğlu Melih’in antrenmanları için şehir dışına gitmek zorunda kaldıklarını ifade eden Serdar Közmez, "Melih şu an 9 yaşında ve 3 yıldır biniyor. Geçen sene 2025’te TMF’nin düzenlediği üç motokros yarışına katıldı. Eskişehir’de pistimiz olmadığından dolayı antrenmanlara ya Afyon’a ya da Balıkesir’e gidiyoruz. Eskişehir’de hiç antrenman yerimiz yok. Biz zaten enduro camiasının içindeyiz, Melih de çok istekli. Ancak parkur olmadığı için antrenman yaptıramıyoruz; böyle çayırlara geliyoruz, burada da köylüler koyunları olduğu için rahatsız oluyor. Kent ormanına gidiyoruz, orası da yazın yangın riskinden dolayı yasak oluyor. Kendi imkanlarımızla sürekli şehir dışına gidiyoruz" diye konuştu. "Sokaktaki gençlerin gazını parkurda alırız" Kocaeli’ndeki imkanları örnek gösteren Poyraz Davut Avcı, "2005 yılından beri Kocaeli’ndeyim ve orada her ilçede parkurumuz var. Eskişehir’de 50’ye yakın yarışçımız var, çocuklarımız da yarışıyor ama en yakın parkur Afyon’da, Kütahya’da veya Bilecik’te. Bizden küçük illerin bile parkuru varken Eskişehir’de olmaması üzücü. Bize sadece atıl bir yeri göstersinler, biz kendi imkanlarımızla orayı yaparız. Bize taş, toprak, ağaç yeterli. Ayrıca sokaklarda bilinçsiz motor sürenler var; o parkurda o gençlerin gazını alır, onlara ileri sürüş eğitimi veririz diye düşünüyoruz. Oğlum 9 yaşında ve hayali Zayn Sofuoğlu gibi kendi parkurunun olması" ifadelerini kullandı. "Hayalim dünya yarışlarında birinci olmak" Minik sporcu Melih Közmez, duygularını şöyle dile getirdi: "Yaklaşık 3-4 yıl oldu, motora binince çok eğleniyorum. Eskişehir’de bir parkur olsa çok güzel olurdu ama maalesef yok. Hayalim Türkiye’yi temsil etmek ve dünya yarışlarında birinci olmak. Yaşıma en yakın olarak Zayn Sofuoğlu’nu örnek alıyorum, onunla tanışmak isterim." "Dünya şampiyonu olmak ve Türkiye’yi temsil etmek istiyorum" 9 yaşındaki Rüzgar Avcı ise, "5 yaşından beri motora biniyorum ve asla ekipmansız binmiyorum. Babam bana çok yardımcı oldu, motor sürmeyi onun sayesinde öğrendim. Zayn Sofuoğlu’nu örnek alıyorum. Dünya şampiyonu olmak ve Türkiye’yi temsil etmek istiyorum. Yakınımızda parkur yok, olsa aslında çok güzel olurdu." dedi.
İstanbul Müslüm Gürses’in hologramı, 5G teknolojisi sayesinde sanatçılarla düet yaptı Türk Telekom, yenilikçi teknolojilerdeki rolüyle Türkiye’yi geleceğe taşımaya devam ediyor. Güçlü fiber altyapısı, uzun yıllardır sürdürdüğü 5G odaklı yatırımları, Ar-Ge çalışmaları, milli 5G ekosistemini büyüten stratejik adımları ve saha uygulamalarıyla yeni döneme güçlü bir giriş yapmaya hazır olan Türk Telekom, 1 Nisan’da kullanıma sunulacak 5G teknolojisine dair vizyonunu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilen 5G gala gecesinde kamuoyuyla paylaştı. "Herkes için 5G" vizyonuyla müşterileri için eşit bir dijital gelecek inşa etmeyi hedefleyen Türk Telekom, 81 ili uçtan uca bağlayan güçlü fiber altyapısı, 5G’de kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonları, abone başına en yüksek 5G kapasitesi ve müşteri deneyimi odaklı mobil stratejisiyle 5G deneyimini Türkiye’nin her köşesinde herkes için sunmaya hazır olduğunu duyurdu. 5G’nin sunduğu ultra düşük gecikme, yüksek hız ve eş zamanlı bağlantı özelliklerinden faydalanarak hologram teknolojisi sayesinde bir ilke imza atan Türk Telekom, hayatını kaybeden sanatçı Müslüm Gürses’i sahneye taşıdı. Yapay zeka aracılığıyla daha önce hiç söylemediği yeni şarkılara ses veren Müslüm Gürses’in 5G tabanlı hologramı birbirinden önemli sanatçılarla birlikte konser verdi. "5G herkes için geliyor" 5G gala gecesinde yaptığı konuşmada, asırları aşan köklü mirasın omuzlarına yüklediği tarihi sorumluluğa ve 5G’nin Türkiye için bir teknoloji geçişinden çok daha fazlası olduğuna dikkat çeken Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "186 yıl öncesinde uzakları yakın kılmak amacıyla başlayan hikayemiz Türkiye’yi geleceğe ulaştırma şiarıyla devam ediyor. Bu toprakların hafızasını, kültürünü ve tarihini genetik kodlarında taşıyan bir kurum olarak dijital geleceği bu zengin miras ve teknoloji birikimimizle inşa ediyoruz. İlmek ilmek oluşturduğumuz dijital omurgayla Türkiye’nin her bir hücresine dokunan Türk Telekom olarak, bugün sadece yeni bir teknolojiye geçiş yapmakla kalmıyor, ülkemizi geleceğe taşıma yolunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Sağlıkta erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, üretimde verimlilik ve enerjide tasarrufa imkan sağlayan 5G teknolojisinin bir bağlantı hızının ötesinde ekonomik ve sosyal ilerlemeyi hızlandıracak itici bir güç olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin dijital dönüşümü için 2005’ten bu yana 23 milyar doları aşan yatırım yaptık. Son dört yıldır ise sektörün yatırım lideri olarak ülkemizi yenilikçi teknolojilere hazırlayarak dijital dünyanın inşasında emin adımlarla ilerliyoruz. Yıllardır yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı bu bilinçle 5G uyumlu olarak gerçekleştirdik. Sağlıktan sanayiye, tarımdan spora ve kültür sanata farklı alanlarda öncü 5G kullanım senaryolarını hayata geçirdik. Yarım milyon kilometreyi aşan fiber altyapımız 5G’nin yüksek veri taşıma kapasitesinin en büyük teminatı olurken, 5G’nin can damarı olan fiberle bağlı istasyonu oranında dünya genelinin 2030 hedeflerini şimdiden aşmış bulunuyoruz. 81 ilin her köşesine uzanan fiber ağımız, yaygın 5G altyapımız, 5G uygulamalarındaki deneyimimiz, yüzde 61’ini fiberle bağladığımız LTE baz istasyonlarımız ve 5G’de sahip olduğumuz müşteri başına en yüksek kapasiteyle herkes için en kapsayıcı 5G deneyimini sunmaya hazırız. "Herkes için 5G" vizyonumuzla dijital uçurumları kapatmayı ve teknolojiyi bir lüks olmaktan çıkararak milli egemenliğin üzerinde yükseldiği sarsılmaz bir temel haline getirmeyi hedefliyoruz. Köklerimizden aldığımız güç, yenilikçi vizyonumuz, uzman mühendislerimiz ve yüksek teknoloji birikimimizle ülkemizi daha güçlü yarınlara taşımak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Mobildeki yükselişimiz 5G döneminde de sürecek" Mobildeki yükseliş ivmesini 5G döneminde de sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Ebubekir Şahin, "Mobil alandaki gücümüzü ve başarılı stratejimizi 2025 yılındaki başarılı sonuçlarla taçlandırdık. Yılı tarihin en yüksek net abone kazanımı ile tamamladık ve mobil numara taşıma pazarında dört yıl üst üste en çok tercih edilen operatör olduk. Müşteri deneyimi odaklı uzun vadeli stratejimiz ile bu alanda büyümeyi sürdürürken, BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) 2025 üçüncü çeyrek verilerine göre mobil sektörde sıralamayı değiştirerek tarihi bir başarıya imza attık. 5G’deki güçlü kapasite konumumuz ve yapay zeka destekli müşteri deneyimi yönetimi ile mobildeki yükseliş ivmemizi yeni dönemde de sürdürmeyi hedefliyoruz. Proaktif bir anlayışla müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik ürün ve teklifler tasarlamaya ve her temas noktasında müşterilerimize değerli hissettiren bir dijital ekosistem sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "5G alanında 70’in üzerinde uluslararası patentimiz bulunuyor" 5G’de milli çalışmalara odaklandıklarını belirten Ebubekir Şahin, "Ülkemizin teknolojide dışa bağımlılığını azaltmak ve küresel teknoloji liginde üst sıralara taşımak adına, Ar-Ge çalışmalarımızın yanı sıra milli çözümler üreten firmalara yatırım yapıyoruz. Milli ekosistemimizi güçlendirecek iş birlikleri ve projeleri hayata geçirerek ülkemizi ileriye taşıyacak her hamleye Türk Telekom imzasını atıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı 5G odaklı ‘Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’ni açılışını gerçekleştirdik. Bir telekomünikasyon şirketi olmanın ötesinde dijital geleceğin mimarı olarak 2025 yılında 921 milli patent başvurusu ile dijital dönüşüme liderlik etmenin gururunu yaşıyoruz. Ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine katkı sunmak amacıyla çalışmalar yürüten grup şirketlerimiz Argela ve Silikon Vadisi’ndeki iştiraki Netsia’nın 5G alanında 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor" dedi.
Tokat TOGÜ küresel eğitim ağını Pakistan’da genişletti Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Pakistan’ın İslamabad kentinde düzenlenen Türk Üniversiteleri Fuarı 2026’da uluslararası tanıtım ve iş birliği görüşmeleriyle küresel akademik ağını genişletti. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ), Pakistan’ın başkenti İslamabad’da düzenlenen Türk Üniversiteleri Fuarı 2026’da aktif bir şekilde yer alarak uluslararası tanıtım faaliyetlerini sürdürdü. Fuar programına Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Temür katıldı. Üniversite standında gerçekleştirilen görüşmelerde, uluslararası öğrenci ve akademisyenlere Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin eğitim imkanları tanıtıldı. Fuar süresince çok sayıda üniversite ile ikili görüşmelerde yeni akademik ortaklıkların temelleri atıldı. Program kapsamında Türkiye Cumhuriyeti İslamabad Büyükelçisi Doç. Dr. İrfan Neziroğlu üniversite standını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ayrıca Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Büyükelçi Neziroğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu. Fuar çerçevesinde Maarif Okulları Koordinatörü Harun Küçükaladağlı üniversite standını ziyaret ederken, Pakistan Eğitim Müşaviri Dr. Mehmet Toyran ile de eğitim alanındaki iş birliği imkânları üzerine görüşmeler gerçekleştirildi. Öte yandan, Büyükelçi Neziroğlu ile birlikte Pakistan Yükseköğretim Kurulu’na (HEC) gerçekleştirilen ziyarette, Kurul Başkanı Prof. Dr. Niaz Ahmad Akhtar ile bir araya gelinerek yükseköğretim alanındaki iş birlikleri ele alındı. TOGÜ, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda küresel ölçekte akademik iş birliklerini güçlendirmeye ve eğitim alanındaki etkinliğini artırmaya devam ediyor.