EKONOMİ - 29 Nisan 2026 Çarşamba 08:50

Aydın’da taksici esnafı kısa mesafe fiyat tarifelerinde iyileştirme bekliyor

A
A
A
Aydın’da taksici esnafı kısa mesafe fiyat tarifelerinde iyileştirme bekliyor

Turizm sezonunun yaklaşması ile taksici esnafının kısa mesafe ücret tarifesi ile ilgili oluşan sorununun çözümü için Aydın Şoförler Odası’nda Kuşadası, Didim ve Aydın Şoförler Odası yönetimi bir araya geldi. Toplantı sonunda taksici esnafın kısa mesafe ücret tarifesinin iyileştirilmesi için Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’de grubu olan siyasi partilerin il başkanlıklarına ‘talep dilekçesi’ gönderilmesine karar verildi.


Aydın Şoförler Odası’nda Başkan Semih Özmeriç’in makamında gerçekleştirilen toplantıya Kuşadası Şoförler Odası Başkanı Ufuk Turan, Didim Şoförler Odası Başkanı Barış Şam ile birlikte Aydın Efeler, Kuşadası ve Didim Şoförler Odası’nın yönetim kurulu üyeleri de katıldı.


Toplantı sonrası açıklama yapan Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç, "Aydın Büyükşehir Belediyesi Plan Bütçe Komisyonu tarafından hazırlanan taksici esnafına yönelik fiyat tarifelerinde kısa mesafe ücretleri günümüz koşullarında yetersiz duruma düştü. Taksici esnafımızın bu sıkıntısının giderilmesine ilişkin Kuşadası, Didim ve Aydın Efeler Şoförler Odası başkan ve yönetim kurulları ile toplantı yaptık. Bu yönde oluşan ortak görüşe ilişkin, taksici esnafımızın kısa mesafe tarife ücretlerinin yenilenip günün şartlarına uygun hale getirilmesine yönelik taleplerden oluşan bir dilekçe metni hazırlayıp Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde grubu olan siyasi partilerin il başkanlığına göndererek yardım talep ettik" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ ile LÖSEV arasında iş birliği protokolü imzalandı Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ile Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) arasında, lösemiyle mücadele eden çocuklar ve ailelerine yönelik ortak çalışmaların hayata geçirilmesini hedefleyen iş birliği protokolü imzalandı. Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ile LÖSEV arasında toplumsal duyarlılığı artırmaya yönelik hazırlanan iş birliği protokolü, Rektörlük Toplantı Salonu’nda düzenlenen törenle imzalandı. Öğrenci topluluklarından ETÜ LÖSEV Fayda Topluluğu öncülüğünde gerçekleştirilen protokolün imza törenine ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı, Toplumsal Katkı ve Eşitlik Politikaları Koordinatörlüğü Koordinatörü Doç. Dr. Burak Başkan, LÖSEV Fayda Projesi Koordinatör Yardımcısı Selma Dursun, ETÜ LÖSEV Fayda Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Onur Çamlı, Kulüp Başkanı Rabia Oğuz ile LÖSEV Erzurum ve Ankara temsilciliklerinden yetkililer katıldı. İmzalanan protokol kapsamında ETÜ öğrencilerinin gönüllülük faaliyetlerine daha aktif katılım sağlaması, lösemili çocuklar ve ailelerine yönelik sosyal destek çalışmalarının artırılması ve üniversite bünyesinde farkındalık odaklı ortak projelerin hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak, üniversiteler ile sivil toplum kuruluşları arasında yapılan iş birliklerinin sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi açısından önemine vurgu yaparak, toplumsal sorunlara duyarlılık geliştiren ve sosyal sorumluluk bilincini güçlendiren çalışmaların yükseköğretim kurumlarının temel görevleri arasında yer aldığını ifade etti. Rektör Çakmak, LÖSEV ile gerçekleştirilen iş birliğinin öğrencilerin gönüllülük kültürünü geliştirmesine katkı sağlayacağını ve toplum yararına önemli projelere zemin hazırlayacağını söyledi.
İzmir Tiyatronun kalbi İzmir Ekonomi’de attı İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), sanat tutkunlarını 5 gün süren eğlence ve coşku dolu Tiyatro Festivali’nde konuk etti. İzmir, İstanbul ve Adana’daki 6 farklı üniversiteden tiyatro topluluklarının sunduğu performanslarla renklenen festival, konuklara unutulmaz anlar yaşattı. İEÜ’nün ev sahipliğinde halka açık ve ücretsiz düzenlenen festivalde öğrenciler, yetenekleri ve sahne şovlarıyla oyunlara damga vurarak binlerce tiyatroseverden büyük alkış aldı. İEÜ Öğrenci Dekanlığı Sanat Koordinatörlüğü ve Tiyatro Kulübü iş birliğiyle bu yıl 4’üncüsü düzenlenen festivalin ilk gününde İzmir Ekonomili gençler, ‘On İkinci Gece’ adlı oyunlarını sahneledi. Festivalin ikinci gününde ise, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü, ‘Bedensel Acı Üzerine’ oyunuyla sanatseverlerin karşısına çıktı. Art arda tiyatro şöleni Festival, Ege Üniversitesi Yaratıcı Drama ve Doğaçlama Tiyatro Topluluğu’nun sunduğu ‘Doğaçlama Tiyatro’ ve Çukurova Üniversitesi Tiyatro Topluluğu’nun sahnelediği ‘Canlı Maymun Lokantası’ adlı oyunlarla devam etti. Festivalin son iki gününde ise İstanbul Teknik Üniversitesi Tiyatro Topluluğu, ‘Arturo Uİ’nin Önlenebilir Yükselişi’, Galatasaray Üniversitesi Tiyatro Topluluğu da ‘Deliorman’ isimli oyunlarını sahneledi. Sanat sohbetleri büyük ilgi gördü Festival, tiyatro gösterilerinin yanı sıra sanat sohbetleriyle de konuklara keyifli anlar yaşattı. Ünlü oyuncular Levent Üzümcü ve Ercan Kesal ile film yönetmeni M. Caner Alper ve film yapımcısı Mehmet Binay, tecrübelerini ve anılarını konuklarla paylaştı. Sanatçı Orkun Kocabıyıkoğlu’nun gerçekleştirdiği ‘Fiziksel Olanın İçindeki Oyun’ atölyesi de festivale renk kattı. Sokak hayvanları unutulmadı Festival kapsamında sokak hayvanları için de örnek bir kampanya gerçekleştirildi. Festivale gelen bazı konuklar, daha önce yapılan duyurular doğrultusunda can dostlar için yanlarında paketli mamalar getirdi. Bu mamalar, İEÜ’deki yetkililer tarafından teslim alınarak özel mama kumbaralarına aktarıldı. "İzmir’in sanat hafızası zenginleşiyor" İEÜ Sanat Koordinatörü Sinemis Eser Akaoğlu, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleşen festivalin, İzmir’in kültür ve sanat hayatına değer katan önemli bir buluşma noktası haline geldiğini söyledi. Üniversite olarak sanatı; üretilen, paylaşılan ve birlikte büyütülen bir değer olarak gördüklerini vurgulayan Akaoğlu, "Festivalimizde, farklı üniversitelerden gelen genç tiyatrocuların aynı sahnede buluşması, hem sanatsal bir çeşitlilik sağladı hem de çok kıymetli bir etkileşim ortamı sağladı. İzmir, güçlü kültür birikimine sahip bir şehir. Bu tür buluşmaların artması, İzmir’in sanat hafızasını da zenginleştiriyor. Gençler açısından baktığımızda ise bu festival, yalnızca sahneye çıkıp oyun sergiledikleri bir platform değil; kendilerini ifade ettikleri, cesaret kazandıkları ve sanat yolculuklarını derinleştirdikleri bir deneyim alanı oldu. Burada kurulan dostluklar ve paylaşılan sahne deneyimleri, onların gelecekteki sanat üretimlerine doğrudan katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. "Kapsayıcı bir kültür ortamı oluştu" Akaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üniversite olarak sanata olan yakınlığımızı sadece eğitimle sınırlı tutmuyor, kampüsümüzü ve sahnelerimizi toplumla buluşturarak daha kapsayıcı bir kültür ortamı oluşturmayı hedefliyoruz. Halka açık ve ücretsiz olarak düzenlediğimiz bu festivalle, sanatı herkes için erişilebilir kılmak bizim için çok kıymetli. Sanat, bir kenti dönüştüren en güçlü unsurlardan biridir. Biz de bu dönüşümün aktif bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz."
Ankara Tarım Kredi 2025’i rekorla kapattı Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar liraya taşıyarak, yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik" dedi. Türkiye’nin en büyük çiftçi kuruluşu olan tarımsal sanayinin lider ismi Tarım Kredi Grubu, 2025 yılını tarihi bir başarı ile tamamladı. Aktif büyüklüğünü yüzde 50, öz kaynak büyüklüğünü yüzde 45 büyüten Tarım Kredi, konsolide net karını ise 5 milyar liradan 18 milyar liraya yükseltti. Geçen yıl rakamlarını değerlendiren Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Çiftçimizle omuz omuza bir başarı hikayesi yazdık, yazmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin tarımsal sanayi lideri haline geldik. Bu karı, bu rakamları tarımsal üretimin her alanında çiftçimizi destekleyerek, aracılardan, fırsatçılardan ve piyasadaki dalgalanmalardan koruyarak gerçekleştirdik" diye konuştu. Tarım Kredi’nin kasıtlı olarak siyasi tartışmaların merkezine çekilmeye çalışıldığına vurgu yapan Aydın, "Biz bir kamu kurumu değil, çiftçi kuruluşuyuz. Bizi ortaklarımız olan çiftçilerimize sorun. 365 gün çiftçimizin derdi ile dertlenen, kampanyalarla, projelerle, yatırımlarla Türk Tarımını daha ileri taşımaya çalışan çalışma arkadaşlarımıza sorun. Kim üretmek için, gübreden ilaca hangi tarımsal girdiye ihtiyaç duyduysa en iyi koşullarda sunduk. Kim ürettikten sonra satmak için arayışa girdiyse en iyi şartlarda aldık. Tarlasında ürünü kalan kim varsa onu kaderiyle baş başa bırakmadık. Yeni yatırımlarla, yeni kampanya ve projelerle bu kârı çiftçimize, üreticimize geri döndüreceğiz. Biz hep üreticimizin yanında olduk, bundan sonra da daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz. Bize emanet edilen bu dev organizasyonu başarıdan başarıya taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın" ifadelerini kullandı. "Aktif büyüklüğü 219 milyar liraya taşıyarak yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik" Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna kıyasla verilerini değerlendiren Aydın, "Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda, bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar liraya taşıyarak yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik. Öz kaynaklarımızı da 65 milyar liradan yüzde 45 artışla 94 milyar liraya yükselttik. Grubumuz aynı dönemde faaliyet karlılığını yüzde 3’ten yüzde 7’ye, vergi öncesi karlılığını yüzde 3’ten yüzde 10’a, net karlılığını ise yüzde 3’ten yüzde 8’e çıkardık. Bir önceki yıl 5 milyar lira olan konsolide net karımız 2025 yıl sonu itibarıyla 18 milyar liraya ulaştı. Bu güçlü sonucun arkasında etkin maliyet yönetimi, sıkı mali disiplin, doğru finansman ve yatırım stratejimiz yatıyor. Elde ettiğimiz bu güçlü sonuç tesadüfi değildir. Bu başarı; kaynakların dikkatli yönetilmesi, nakdin doğru zamanda doğru alana yönlendirilmesi, maliyetlerin sıkı biçimde kontrol edilmesi ve grubun tüm imkânlarının ortak hedefler doğrultusunda sevk edilmesiyle sağlanmıştır. Kredi maliyetlerinin yüksek seyrettiği zorlu makroekonomik koşullara rağmen, etkin finansman yönetimi sayesinde kârlılık artışını sürdürülebilir biçimde destekledik. Genel Müdürlük ve yönetim ekibimizin finans kökeninden gelen disiplinli yaklaşımı, bu sonucun ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır" diye konuştu. "Tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle üreticilerimizi destekledik" Aydın, 2025 yılında üreticilerin zorlu ekonomik ve iklimsel koşullarla karşı karşıya geldiğini ifade ederek, "Yıl boyunca zirai don, su sıkıntısı gibi ülke sathında çiftçilerimizin etkilendiği koşullar oldu. Biz tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle girdi temininde gerekse ürünlerin piyasa değerinden daha iyi koşullarda alımıyla üreticilerimizi destekledik. Grubumuzun bilançosundaki bu iyileşme, çiftçimizi mutlu etmemizin ve üreticimizden aldığımız duanın bereketidir" ifadelerine yer verdi. "Biz bir takımız, tek tek şirketlerle değil, konsolide değerlendirmek gerekir" Tarım Kredi Grubu sıradan bir şirketler topluluğu olmadığını ve üreticiden tüketiciye kadar uzanan çok katmanlı ve birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu aktaran Aydın, "Biz bir takımız, bu takımın güçlü olduğu alanlar olduğu gibi güçlenmeye çalıştığı alanlar, şirketler de var. Burası toprağa yani çiftçiye, fabrikaya yani üretime, depoya yani arz güvenliğine ve rafa yani tüketiciye aynı anda dokunan entegre bir tarım ekosistemidir. Bu nedenle grubumuzu tek tek şirketlerin dönemsel performansları üzerinden değerlendirmek eksik olduğu kadar yanıltıcıdır. Bizim yapımızda her şirket, üreticinin veya tüketicinin farklı bir ihtiyacına çözüm üretir; dönem dönem bir şirket daha fazla sorumluluk üstlenirken diğer şirketler onu destekler, güçlendirir ve dengeler. Bu yapı içinde nakit de durağan bir bilanço kalemi değil, ihtiyaca göre yön değiştiren canlı ve stratejik bir unsurdur. Dolayısıyla Tarım Kredi’ye bakarken alt toplamlara değil, konsolide yapıya ve bütünün ülkeye sağladığı faydaya odaklanmak gerekir" değerlendirmesinde bulundu. "Kooperatif gücünden sanayi liderliğine" Aydın, Tarım Kredi’nin kamuoyunun hafızasında ‘Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi ve köklü bir kooperatif yapısı’ olarak yer aldığını kaydederek, "Birlikte, son yıllarda hayata geçirdiği yatırım ve büyüme hamleleriyle çok daha geniş bir üretim ve sanayi gücüne ulaşmıştır. Bugün Tarım Kredi; yalnızca üreticiyi tarlada destekleyen bir yapı olmanın ötesine geçerek, sanayide, tarımsal sanayide, lojistikte ve perakendede de etkin bir konuma yükselmiştir. 18 şirketi, 2 limanı, 53 fabrikası ile üreticinin emeğini işleyen, katma değere dönüştüren ve tüketiciye ulaştıran entegre bir ekosistem haline gelen Grup, ISO 500 listesinde yer alan 6 şirketiyle de bu gücünü somut biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle son dört yılda yapılan yatırımlar ve tesis alımlarıyla gübre ve yem sektörlerinde liderliğini güçlendiren Tarım Kredi, süt ve süt ürünleri ile yağ sanayinde de liderlik yolunda önemli adımlar atarak sektörün belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir" şeklinde konuştu. "2025’te tüm şirketlerimiz faaliyet karı elde etti" Aydın, 2025 yılı çerçevesinde Grup bünyesindeki şirketlerin karına ilişkin de konuşarak, "2025 yılı itibarıyla Grup bünyesindeki tüm şirketlerimiz faaliyet karı elde etti. Bu operasyonel verimliliğin ve mali disiplinin en somut göstergelerinden biridir. Doğru yolda olduğumuzun, tüm yapıyı doğru yönettiğimizin ispatıdır. Bu faaliyet karını üretirken, çiftçimizi üreticimizi mutlu ederek ürettik. Örneğin, süt ve süt ürünlerinde çok yeni bir şirketimiz olan Tarım Kredi Süt ile faaliyet kârı üretirken, üreticiden sütü en iyi koşullarda alarak yaptık. Gübretaş’ta faaliyet karını, üreticimize en uygun koşullarda gübre girdisi sunarak elde ettik. Yağ’da çok önemli yatırımlar yaptık, faaliyette başarı elde ettik ama ürün aldığımız tüm üreticilerimizi de mutlu ettik" dedi. "Olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu" Aydın, 2025 yılında birçok tarımsal üründe önceki yıllara kıyasla ciddi verim kayıpları yaşandığını da hatırlatarak, "Bu olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu. Bu karı elde ederken üreticilere yaptığımız kampanyaları azaltmadık. Bir taraftan üreticilerimize finansman kolaylığı sağlayacak projeler geliştirdik. Diğer taraftan girdilerini en rahat koşullarda almalarını sağladık. En sonunda da ürettikleri ürünleri piyasa koşullarına ezdirmeden onlardan aldık" diye belirtti. "Tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık" Tarlada kalan ürünleri aldıklarını da ifade eden Aydın, "40 farklı çeşitte toplam 1 milyon ton ürün alımı yaptık. Çiftçimize yaklaşık 20 milyar lira ürün ödemesi yaptık. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık. Tarım Kredi olarak yalnızca ticari bir refleksle değil, üretimin devamlılığını ve üreticinin korunmasını esas alan bir sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz" diye konuştu. "Tarımsal sanayinin lokomotifiyiz" Tarım Kredi Grubu’nun kapasitesine de değinen Aydın, "Tarım Kredi Grubu, Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde faaliyet gösteren bin 598 adet kooperatifi, 6’sı Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde yer alan toplam 18 şirketi, 53 fabrikası, binlerce deposu ve 10 milyon metrekare büyüklüğündeki faaliyet alanıyla Türkiye’nin en yaygın ve en güçlü tarımsal yapılarından biri olmayı sürdürdü. Son yıllarda perakende sektöründe de olağanüstü bir büyüme ivmesi yakalayan Grup, marketçilik faaliyetleri kapsamında yaklaşık 5 bin satış noktasıyla nihai tüketiciye ulaşarak hem üretici hem de tüketici açısından stratejik bir köprü işlevi görmeye devam etti" dedi. "Elde edilen kar yeniden yatırıma dönüştürülecek" Aydın, kar anlayışlarının kasada bekletilecek pasif bir büyüklük değil; yeniden üretime, sanayiye, modernizasyona ve çiftçimizi güçlendirecek alanlara yönlendirilecek ülke geleceği için stratejik bir imkan olduğunun altını çizdi. Aydın, "2025 yılında elde edilen bu büyük kar da yine aynı anlayışla değerlendirilecek, grubumuzun büyümesini, üreticimizin desteklenmesini ve tüketicimizin korunmasını sağlayacak yeni yatırımlara dönüştürülecektir" ifadelerine yer verdi. "Siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz" Tarım Kredi’nin büyümeye devam ettiğini işaret eden Aydın, şu ifadelere yer verdi: "Tarım Kredi çiftçisi ile ortakları ile büyüyor. Yaklaşık 1 milyon çiftçimizin hakkını gözetiyoruz, derdi ile dertleniyoruz. Ancak kasıtlı olarak sürekli siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz. Biz yapımızı samimi olarak öğrenmek isteyen herkese anlatırız. Ancak bazı çevrelerin değerlendirmelerine baktığınızda, ortada çoğu zaman belge değil dedikodu, veri değil çarpıtma, gerçek değil algı oyunu görüyorsunuz. Oysa bizim cevabımız nettir; Tarım Kredi’nin başarısı yorumlarla değil, sonuçlarla ölçülür. Tarlada, fabrikada, depoda, mağazada ve konsolide mali tablolarımızda ortaya koyduğumuz tablo ortadadır."