EKONOMİ - 30 Mart 2026 Pazartesi 16:27

Aydın’ın ilek bahçeleri törenle hizmete açıldı

A
A
A
Aydın’ın ilek bahçeleri törenle hizmete açıldı

Aydın’da Buharkent Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen 1. ve 2. Etap İlek Bahçeleri düzenlenen törenle hizmete açıldı. Proje ile incir üreticilerinin ilek ihtiyacının karşılanması hedefleniyor.



Buharkent Belediyesi tarafından incir üreticilerine destek olmak, çiftçilerin uygun fiyatlı, sağlıklı ve kaliteli ileğe erişimini sağlamak amacıyla hayata geçirilen 1. ve 2. Etap İlek Bahçeleri, düzenlenen törenle hizmete açıldı.



Program, İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından protokol konuşmalarıyla devam etti. Açılışta konuşan Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, projenin ilçe tarımı açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, ilek üretiminin artık ilçe içerisinde yapılacağını ve üreticilerin dışa bağımlılığının sona ereceğini ifade etti. Erol, ayrıca son yıllarda fahiş seviyelere ulaşan ilek piyasasını dengelemek, fiyatları aşağı çekmek ve üreticiyi korumak amacıyla bu projeyi hayata geçirdiklerini vurguladı.



"Kaliteli üretim materyali temini sağlanacak"


Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz, "Aydın, sadece ülkemiz için değil, dünya ölçeğinde stratejik öneme sahip bir incir üretim merkezidir. Sahip olduğumuz bu güçlü potansiyelin sürdürülebilirliği için kaliteli üretim materyali temini büyük önem arz etmektedir. Birçok meyvede olduğu gibi incirde de tozlaşma biyolojisi; meyve tutumu ve olgunlaşma aşamaları açısından son derece kritiktir. Geçtiğimiz yıl; kaliteli üretimi sürdürülebilir kılmak, ilek arz-talep dengesini sağlamak ve hastalıktan ari ilek temin etmek amacıyla projemizin birinci etabını hayata geçirdik. Aydın Valiliğimiz Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının (YİKOB) ve Buharkent Belediyemizin katkılarıyla, ilçemizde 17 dekarlık alanda 400 fidan ile ilk ilek bahçemizi tesis ettik. Bu yıl da projenin ikinci etabını, Aydın Valiliğimiz Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının (YİKOB) ve Buharkent Belediyemizin katkılarıyla 8 çeşitte 520 adet fidanla gerçekleştirdik. Toplam bütçesi 1 milyon 500 bin TL olan proje ile son 2 yılda Aydınımıza 2 ilek bahçesi kazandırmanın heyecanını yaşıyoruz" dedi.



"Devlet, yerel yönetim, üretici iş birliği"


Buharkent Kaymakamı Abdullah Emre Özefe, yaptığı konuşmada, "İlçemizin temel geçim kaynaklarından biri olan incir üretiminde, yıllardır sahada yaşanan yapısal bir soruna kalıcı bir çözüm üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İlek, incir üretiminde verimi ve kaliteyi belirleyen en kritik unsurlardan biridir. Yeterli miktarda, sağlıklı ve zamanında temin edilemediğinde hem verim kaybına hem de ürün kalitesinde düşüşe yol açmakta, üründe değer kaybına neden olarak üreticimizi ekonomik açıdan zorlayabilmektedir. Ayrıca her yıl ilek talebinin giderek artması, fiyat dalgalanmalarına neden olmaktadır. İşte bugün açılışını yaptığımız Kapama İlek Bahçesi Projesi, inanıyorum ki bu soruna geçici değil yapısal, sürdürülebilir ve kamu güvenceli bir çözüm getirecektir. Bu proje Aydın Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile Buharkent Belediyesinin katkıları, İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün teknik takibi ile hayata geçirilmesi yönüyle de devlet, yerel yönetim, üretici iş birliğinin somut bir örneği olmuştur" dedi.



"Dünyanın en iyi inciri bizim bölgemizde yetişmektedir"


Kurdele kesiminde konuşan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, yaptığı konuşmada, "Başta Mehmet Erol olmak üzere hepinizi tebrik ediyorum. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Dünyanın en iyi inciri bizim bölgemizde yetişmektedir. En önemli özelliği de stratejik bir ürün olmasıdır. Çok kıymetli ve değerlidir. Çok önemli bir adım attınız. İnşallah sizin sayenizde de diğer ilçelerde de beraber örnek olacak, beraber tekrar devam edeceğiz. Bu konuda ben her türlü desteği vermeye hazırım" dedi.



900 ilek fidanı toprakla buluşturuldu


Proje kapsamında Ortakçı Mahallesi’nde 17 dönümlük alanda kurulan 1. Etapta 400 adet, Feslek Mahallesi’nde 20 dönümlük alanda kurulan 2. Etapta ise 500 adet ilek fidanı toprakla buluşturuldu. Modern damlama sulama sistemiyle desteklenen bahçelerde, sürdürülebilir ve verimli üretim hedefleniyor. İlek bahçelerinde üretilecek sağlıklı ve kaliteli ilekler sayesinde ilçedeki incir üretiminde döllenme kalitesinin artırılması, buna bağlı olarak ürün kalitesi ve rekoltenin yükseltilmesi amaçlanıyor. Program kapsamında açılış öncesinde üreticilere ayrıca İncir Araştırma Enstitüsü tarafından "İlekten incir bahçelerine bulaşan hastalık ve zararlılarla mücadele" konulu teknik sunum gerçekleştirildi. Tesis edilen ilek bahçeleri projesi ile "Taze İncirin Başkenti Buharkent" vizyonu doğrultusunda yerli üretimin güçlendirilmesi, üreticinin desteklenmesi ve tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması hedefleniyor.



Feslek Mahallesi’nde bulunan 2. Etap İlek Bahçesi’nde gerçekleştirilen açılış törenine; Buharkent Kaymakamı Abdullah Emre Özefe, AK Parti Aydın Milletvekilleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem, Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz, ilçe tarım müdürleri, daire müdürleri, ziraat odası başkanları, incir üreticileri ile vatandaşlar katıldı.



Aydın’ın ilek bahçeleri törenle hizmete açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kozan’daki kavşak düzenlemesine vatandaşlardan tepki Adana’nın Kozan ilçesinde Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan kavşak düzenlemesiyle iki kavşağın kapatılmasına muhtarlar, mahalle sakinleri ve esnaf tepki gösterdi. Kısa süreliğine trafiğe kapatılan yol polisin iknasıyla yeniden ulaşıma açılırken, mahalle temsilcileri Kozan Kaymakamı ile görüşerek taleplerini iletti. Adana’nın Kozan ilçesinde Karayolları Genel Müdürlüğü’nün mevzuatı kapsamında çevre yolunda başlatılan düzenleme çalışmaları çerçevesinde Üniversite Kavşağı ile Çanaklı Kavşağı kapatıldı. Kavşaklar arasındaki mesafenin kısa olması nedeniyle alınan karar, bölgede yaşayan vatandaşlar ve esnafın tepkisine neden oldu. Çanaklı Mahallesi Muhtarı Burak Çürümez, Şevkiye Mahallesi Muhtarı Bilal Özdemir ve çok sayıda vatandaş, Üniversite Kavşağı’nda bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar kısa süreliğine yolu trafiğe kapattı. Bölge halkı, daha önce söz verilen trafik ışığı uygulamasının hayata geçirilmesini ve kavşağın kontrollü şekilde yeniden açılmasını istedi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, vatandaşları ikna ederek, yolun yeniden ulaşıma açılmasını sağladı. Kozan İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin de vatandaşları dinleyerek, Kozan Kaymakamı Bahattin Alparslanköylü ile bir araya getirdi. "Büyük mağduriyet oluşturuyor" Mahalle muhtarlarından Burak Çürümez, yapılan düzenlemeye tepki göstererek, "Burada üniversite var, üniversite yolu kapanamaz. Yapılan uygulama vatandaş için büyük mağduriyet oluşturuyor" dedi. Şevkiye Mahallesi Muhtarı Bilal Özdemir ise daha önce yapılan görüşmelerde kavşağa trafik ışığı konulmasının gündeme geldiğini belirterek, "Servisçilerden ve vatandaşlardan yoğun şikayet var. Bu şekilde çözüm olmaz" ifadelerini kullandı. Bazı vatandaşlar, alternatif güzergahların uzaması nedeniyle özellikle yaşlı ve hastaların hastaneye ulaşımında zorluk yaşandığını, ulaşım maliyetlerinin arttığını dile getirdi. Yaşanan gerginliğin ardından mahalleden seçilen temsilciler, Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü ile görüşerek taleplerini iletti. Kaymakam Arslanköylü, vatandaşların taleplerinin değerlendirileceğini ve gerekli incelemelerin ardından kamuoyuna bilgi verileceğini belirtti.
Sivas Uzmanı değerlendirmelerde bulundu: "Yastık altında bulunan tonlarca altın üretime kazandırılmalı" Türkiye’de yastık altında tutulan altın miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu ifade eden Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, bu büyük birikimin ekonomiye kazandırılamamasının üretim, istihdam ve yatırım açısından önemli bir kayıp olarak değerlendirdiğini ifade etti. Türkiye’de vatandaşların geleneksel tasarruf aracı olarak gördüğü altın, son dönemde artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklerle birlikte yeniden gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. Ülkede yastık altındaki altının miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu belirtilirken, bu birikimin ekonominin dışında kalması dikkat çekiyor. Küçük miktarlarda dahi kolayca alınabilmesi ve güvenli liman olarak görülmesi nedeniyle vatandaşlar, ellerine geçen birikimleri çoğunlukla altına yönlendiriyor. Finansal okuryazarlığın sınırlı olması ve yüksek enflasyon ortamı da bu eğilimi güçlendiriyor. Son dönemde artan küresel gerilimler ve bölgesel çatışmaların da etkisiyle altına olan talebin daha da yükseldiği gözlenirken, krediye erişimin zorlaşması ve konut fiyatlarının artması da vatandaşların küçük birikimlerini altına yönlendirmesine neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, söz konusu altın birikiminin ekonomiye kazandırılması halinde büyük ölçekli yatırımların yapılabileceği, milyonlarca kişiye istihdam sağlanabileceği ve özellikle enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılabileceğini söyleyerek, "Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli. Bununla ilgili doğru, güvene dayalı ve istikrar sağlayıcı politikalar uygulanmalıdır. Reel sektöre kazandırılan bu kaynaklar doğru yatırımlarda kullanılarak insanların daha da fazla kazanmasına sebep olmalıdır. Yani insanları buna inandırmak gerekir. Bu şekilde bu kaynaklardan faydalanabiliriz" dedi. Yalman, yastık altında tutulan altın miktarının değeri ile alakalı bilgiler de vererek, "Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Bunu örneklendirecek olursak bazı makalelerde, bu konuda çalışmalarda yaklaşık 8 bin 500 fabrika, 4 milyon insanın üzerinde istihdam veya enerji sektörüne bu parayla yatırım yapıldığı zaman Türkiye’nin cari açığının kapanması demek. Yani paranın büyüklüğünü ifade etmek için bu örnekleri veriyorum" diye konuştu. "Reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp" Türkiye’deki yastık altı altın miktarının Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkarabilecek enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam olduğunu söyleyen İlkay Noyan Yalman, "Türkiye’de son dönemlerde özellikle savaşın da çıkmasıyla beraber altın çok konuşulan bir konu oldu ve buna paralel olarak yastık altındaki altınımız çok konuşuluyor. Bu da gayet doğal çünkü gerçekten çok büyük bir hacim, yaklaşık 4 bin ton ya da 5 bin ton altından bahsediliyor. Bunun ekonominin dışında olması, reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp. Çünkü Türk halkı altını seven bir halk. Özellikle düğünlerde, özel günlerde altınla hediyeleşme gelir seviyesi en düşükten en yükseğe kadar altın edinmek de aslında kolaydır. Bölünebilir olduğu için 1 gramdan tutun da külçe altına kadar herkes altın edinebiliyor. Eline birkaç kuruş para geçse onu altına hemen yatırıyor, yöneltiyor. Çünkü enflasyon yüksek, diğer finans araçları konusunda belki tam haberdar değil, finansal okuryazarlık oranı da Türkiye’de çok yüksek değil. Onu da saklaması kolay. Gerçi çok fazla tehdit de var tabii çalınması ile ilgili ama yine de biz buna yastık altı diyoruz. Bazı kaynaklarda bu 8 bin tona kadar çıkıyor. Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Enerji sektörüne yöneltildiği zaman bu altın, Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkaracak enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam. Şimdi böyle ciddi bir rakamın hala yastık altında duruyor olması, tabii ki bunun en önemli sebebi ekonomide güven ve istikrar eksikliği" dedi. "Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke" Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesini çokta kolay olmadığını söyleyen Yalman, "Güven ve istikrar kronik bir hale geldi. Çünkü Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke. Son yıllarda, son 20 yılda tek rakamlı haneye düştüğü dönemler oldu enflasyonun ama o da tekrar yukarı çıktı. Enflasyonun olduğu dönemlerde Türk parasından, daha doğrusu ulusal paradan kaçış olur ve güvenli limanlara yönelim başlar. Burada da en önemli güvenli liman Türkiye için, Türkiye gibi benzer ülkeler için altındır. Mesela bu konuda Hindistan’ı da örnek verebiliriz. Türkiye’de 5 bin ton gibi bir yastık altı altın hacminden bahsederken Hindistan’da bu miktar 25 bin ton civarında olarak ifade ediliyor. Yani orada da ekonomiye duyulan istikrarın ve güvenin eksikliğinden kaynaklı bir durum söz konusu. Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesi de çok kolay değil açıkçası" diye konuştu. "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde" Amerika, İsrail ve İran savaşının Türkiye ekonomisine yansımalarından bahseden Yalman, "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde, bunu hepimiz biliyoruz dünyaca. Yakın zamanda başlayan Amerika, İsrail ve İran savaşı Türkiye için hem güvenlik açısından hem ekonomik açıdan çok ciddi bir tehdit. Bu sadece güvenliği değil, tabii ki ekonomiyi de olumsuz yönde etkiliyor. Biz bunun etkisini hemen altınla ölçüyoruz, yani altının fiyatı ne olacak diye herkes altını takip ediyor. Çünkü herkesin az da olsa çok da olsa altını var. Son dönemlerde yastık altı altının arttığını görüyoruz. Bu aslında konut fiyatlarının da artmasına sebep oldu. Çünkü konut alımında krediye ulaşmak zorlaştığı için insanlar büyük yatırım yapamıyorlar, yani bir ev alamıyorlar. Çünkü evin fiyatları yüksek. Ev alamayınca da insanlar küçük ölçekli tasarruflarını yine altın alarak yastık altına aktarıyorlar. Böylece bir yandan yastık altı altınlar artarken ev fiyatları da yükseliyor. Yani emlak piyasasını da olumsuz etkileyen bir sonuç ortaya çıkıyor. Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli" şeklinde konuştu.