EKONOMİ - 03 Ağustos 2025 Pazar 11:46

Buharkent’in damak çatlatan lezzeti taze incir, sofralarda yerini aldı

A
A
A
Buharkent’in damak çatlatan lezzeti taze incir, sofralarda yerini aldı

"Taze incirin başkenti" Aydın’ın Buharkent ilçesinde hasadı devam eden incir, damak çatlatan lezzetiyle sofralarda da yerini aldı. Bölgenin en önemli ihracat ürünü olan incirde bu sezon yaklaşık 25 bin ton rekolte bekleniyor.


Aydın’ın tadıyla damaklarda iz bırakan lezzeti taze incirde hasat sürüyor. Yetiştirildiği diğer bölgelere göre ortalama 15 gün daha erken hasadı yapılan Buharkent taze inciri, bu erkenciliği ile ilçeye önemli bir ekonomik katkı sağlıyor. Aroması, lezzeti, rengi ve kukusuyla bir marka olan Buharkent sarı lop taze incirleri sofralara da ulaştı. İlk çıktığı anda pazarda 250 TL gibi fiyatla alıcı bulan incirin şu anki fiyatı ise 150 TL civarında alıcı buluyor. Üreticinin, tüccarın ve tüketicinin memnun olduğu ve sezonda rekoltenin 25 bin ile 30 bin ton arasında gerçekleştirileceği taze incirde yaklaşık 100 milyon dolarlık bir ihracat geliri bekleniyor.



"Aydın’ın en gözde meyvesi"


Sabahın erken saatlerinde bahçeye gelerek incir toplama işi yapan Ege Üniversitesi Ziraat Mühendisliği son sınıf öğrencisi İhsan Civaroğlu, "Büyüklerimizden kalma incir bahçelerimizde hasat yapmaktayız. 30 yaşlarındaki ağaçlarımızda hasat yapıyoruz. Havalarımız iyi gidiyor. Eskiden kalan tarımı şu anki modern tarımla birleştirerek aldığım eğitimi burada da değerlendirmek istiyorum. Turfanda dediğimiz ilk hasatlarda iyi kar elde ediyoruz" dedi.



"Taze incirde bir numarayız"


İncir üretimi ve aynı zamanda da toptancı hali işletmeciliği yapan İbrahim Sancak, ilçede taze incir sezonunun başladığını ifade ederek, "Önümüzdeki birkaç gün içerisinde ihracatımız da başlayacak. Buharkent’te sarı lop olsun, Bursa siyahı cinsi incir olsun güzel bir pazarımız var. Rekoltemiz ve kalitemiz çok iyi. Allah’ın izniyle inşallah güzel bir sezon geçireceğiz. Tüketicimiz bu sene bolca taze incir yiyecek" diye konuştu.



"En önemli değerimiz aslında incirdir"


Dünyada taze incirin en kalitelisinin yetiştirildiği ve toptan ticaretinin yapıldığı tek bölgenin Buharkent olduğunu ve Buharkent’i taze incirin başkenti olarak isimlendirdiklerini ifade eden Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, "Geçmişten gelen alışkanlığımızı ve geleneğimizi sürdürüyoruz. Biz incirde taze incir hasadına yönelmiş durumdayız. Dünyada erkenci taze incirin en kalitelisinin yetiştirildiği bölge olan Buharkent’te ayrıcalık katıyor. Buharkent, Aydın’da ilk incir hasadının yapıldığı yerdir. Erkenci incirlerimiz olan sarı lop ve Bursa siyahı incirlerimizin hasadı, diğer bölgelere göre yaklaşık bir hafta 15 gün önce yapılır. Buharkent açısından ekonomik değeri çok yüksek olan ve ilçe ekonomimize can veren en önemli ürünümüzdür. İnşallah güzel bir sezon geçireceğiz" dedi.



"Üretimde de toptanda da tek yer Buharkent"


Aydın’ın Türkiye’de kuru incir üretiminin en fazla yapıldığı yer olduğunun altını çizen Başkan Erol, "Türkiye’de taze incir üretiminin, toptan ticaretinin yapıldığı tek nokta Buharkent’tir. Bizi de farklı kılan unsur budur. Buharkent’te 25 bin ton civarında taze incir üretimi yapılıyor. Buharkent’in ekonomisini ayakta tutan en önemli unsur taze incirdir. Geçen senenin çok öncesinde bir fiyat görüyoruz. Mevsim nedeniyle de kalitede en üst düzeydeyiz. Kuru incire de dönülecek ancak bizim asıl ürünümüz taze incirdir. Tüm Türkiye’ye ve dünyaya taze incir Buharkent’imizden gönderilir. Vatandaşımız da, çiftçimiz de, üreticimiz de emeğinin karşılığını alsın istiyoruz. Sezonumuz hayırlı, uğurlu, bereketli olsun inşallah" şeklinde konuştu.



Buharkent’in damak çatlatan lezzeti taze incir, sofralarda yerini aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Alper Gezeravcı’dan BTÜ öğrencilerinin TEKNOFEST projelerine tam not Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Bursa Teknik Üniversitesi programı kapsamında Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret etti. Öğrencilerin TEKNOFEST hazırlıkları kapsamında geliştirdiği projeleri inceleyen Gezeravcı, gençlerin ortaya koyduğu çalışmaların Türkiye’nin teknoloji hedefleri açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) öğrencilerle buluşan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ile birlikte Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret etti. Atölyede öğrencilerin TEKNOFEST için hazırladığı ve daha önce yarışmalardan dereceyle dönen projeleri inceleyen Gezeravcı, insansız hava araçları ve savunma teknolojileri alanında geliştirilen çalışmalar hakkında öğrencilerden bilgi aldı. Atölyede yürütülen projeler hakkında öğrencilerle sohbet eden Gezeravcı, gençlerin teknoloji üretme motivasyonunun Türkiye’nin geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu belirtti. Öğrencilerin ortaya koyduğu projelerin sadece yarışmalar için değil aynı zamanda ülkenin teknoloji ekosistemine katkı sağlayacak nitelikte olduğunu ifade etti. "Üretmekten, hayal kurmaktan vazgeçmeyin" BTÜ öğrencilerini, projeleri ve azminden dolayı tebrik eden Gezeravcı, "Bugün burada gördüğümüz projeler, ülkemizin teknoloji alanındaki geleceğinin en somut göstergelerinden biri. Sizlerin ortaya koyduğu bu çalışmalar, yalnızca bir yarışmaya hazırlık değil; aynı zamanda Türkiye’nin bilim ve teknoloji yolculuğuna katkı sağlayacak önemli adımlar. Hayal kurmaktan ve üretmekten asla vazgeçmeyin" dedi. "Gençlerimizin üretim heyecanı gurur verici" Akademik birikimi öğrencilerin projelerine aktarmak amacıyla kurdukları Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü ile öğrencilere destek verdiklerini belirten BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak öğrencilerin teknoloji üretme süreçlerini teşvik etmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Rektör Çağlar, "Üniversite olarak gençlerimizin hayal kuran, araştıran ve üreten bireyler olarak yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyemizde öğrencilerimiz çok değerli projeler geliştiriyor. Sayın Alper Gezeravcı’nın bu çalışmaları yerinde görmesi ve öğrencilerimizle bir araya gelmesi öğrencilerimiz ve bizler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu" diye konuştu. Ziyaret, öğrencilerle yapılan sohbetlerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Manisa Manisa’da fırın denetimleri yoğunlaştı Manisa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı, rutin denetimlerine ek olarak, Ramazan ayında vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini sağlamak amacıyla fırınlara yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Merkez ve ilçelerde eş zamanlı gerçekleştirilen denetimlerde hijyen, gramaj ve ruhsat kontrolleri titizlikle yürütülüyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini sağlamak amacıyla fırınlara yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri, merkez ve ilçelerde eş zamanlı olarak pide ve ekmek üretimi yapan işletmeleri mercek altına aldı. Denetimlerde hijyen standartları, gramaj kuralları, etiket bilgileri ve ruhsat durumu titizlikle kontrol ediliyor. Uygulamayla hem üreticilerin bilinçlendirilmesi hem de kurallara uygun üretim yapan işletmeler ile standart dışı üretim yapanlar arasında net bir ayrım oluşturulması hedefleniyor. Esnaftan denetimlere destek Yapılan denetimler saha düzeyinde de karşılık buluyor. Yaklaşık 30 yıldır fırıncılık yaptığını belirten bir esnaf, "Bu zamana kadar gelip denetleyen olmadı. Böyle bir uygulama başlatmanız çok güzel" diyerek denetimlerin devam etmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti. Şeffaf denetim dönemi Denetim sürecini değerlendiren Zabıta Daire Başkanı Bilgihan Hasturan, sistemli bir çalışma yürüttüklerini belirterek, "Gıda denetimlerinde stratejik olarak tablet sistemine geçiyoruz. Bu sayede denetlenen işletmeler belediyemizin web sayfasında görülebilecek. Amacımız, işini iyi yapan işletmelerin üretim kalitesini öne çıkarmak ve kurallara uymayanlar için net bir çizgi oluşturmaktır" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun gıda güvenliği konusundaki kararlı tutumunun altını çizen Hasturan, Manisa genelindeki 120’ye yakın taş fırının mercek altında olduğunu ifade etti. 8 ekip ve 3 gıda mühendisiyle günlük rutinlerin yanı sıra ani denetimler de gerçekleştirdiklerini belirten Hasturan, süreçle ilgili şu bilgileri verdi: "Günlük 30 civarında fırını denetliyoruz. İmalathanelerden satış reyonlarına kadar her noktayı detaylı inceliyoruz. Gramaj konusunda halkı yanıltan veya halk sağlığını hiçe sayan işletmelere kesinlikle taviz vermiyoruz. Ruhsatsız veya eksikleri olan işletmelere 15 gün süre tanıyor, sürenin sonunda aksaklıkların giderilip giderilmediğini tekrar kontrol ediyoruz."