ASAYİŞ - 01 Nisan 2026 Çarşamba 08:55

Didim’de 11 düzensiz göçmen yakalandı

A
A
A
Didim’de 11 düzensiz göçmen yakalandı

Aydın’ın Didim ilçesinde deniz yoluyla yurt dışına çıkmaya çalışan 11 düzensiz göçmen yakalandı.



Edinilen bilgiye göre, Didim kıyılarında bir gurup düzensiz göçmen bulunduğu ihbarı üzerine bölgeye Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler 11 düzensiz göçmeni yakaladı. Yakalanan göçmenler hakkında işlem başlatıldığı öğrenildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli DTO Başkanı Erdoğan; "Herkes için daha verimli, güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir bir hayat inşa etmeye çalışıyoruz" Denizli Ticaret Odası (DTO) ile Pamukkale Üniversitesi (PAÜ), Avrupa Birliği (AB) destekli Sürdürülebilirlik İçin Gıda Tedarik Zinciri Ekosistemleri Food Chase Projesi kapsamında düzenlenen toplantıda bir araya geldi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Ticaret Odası olarak sektörlerin yanı sıra üyelerinin ve üretimin olduğu her alanda oldukları gibi sosyal sorumluluktan da kaçmadıklarının altını çizdi. Ulusal ve uluslararası çok sayıda proje yürüttüklerini vurgulayarak "Herkes için daha verimli, güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir bir hayat inşa etmeye çalışıyoruz" dedi. Toplantıya PAÜ’den Dr. Öğr. Üyesi Havva Boyacıoğlu, Doç. Dr. Ömür Kaya Kalkan ve Dr. Öğr. Üyesi Aysel Yeşilyurt Er ile Denizli Ticaret Odası’ndan Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Akay Gündoğan ile Kıdemli Proje Uzmanı Enis Erdal katıldı. Çiftlikten çatala uzmanları yetiştirilecek Gıda kaybı ve israfıyla etkin mücadele amacı taşıyan proje ile, gıda tedarik zincirinin üretim, işleme, dağıtım ve tüketim aşamalarında çalışanlara yeni beceriler kazandırılması hedeflendi. Bu doğrultuda 7 ülkeden 12 kurum ve kuruluşun katkılarıyla yürütülen çalışmalarda, Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi’nin lisans mezunlarını kapsayan 5’inci seviyesine uygun 750 saatlik 5 yenilikçi müfredatın geliştirilmesinde sona gelindi. Söz konusu müfredatlar, genel eğitim, tarım üretimi, gıda işleme, gıda dağıtımı ve gıda tüketimi olmak üzere beş modülden oluşuyor. Program kapsamında 336 katılımcıya AB sertifikalı, çevrim içi ve ücretsiz eğitim verilmesi planlanırken 168 katılımcıya da iş başı stajı imkânı sunulacak. Ayrıca 42 Çiftlikten Çatala Uzmanı da yetiştirilecek. Toplantıda, geliştirilen yenilikçi müfredatların sektörle buluşturulması amacıyla ulusötesi gıda tedarik zinciri ekosistemlerine yönelik ziyaret planlaması da yapıldı. Bu kapsamda Nisan ile Haziran ayları arasında; sektör temsilcileri, KOBİ’ler, gıda tedarik zinciri şirketleri, yükseköğretim kurumları ve mesleki eğitim kuruluşlarının yer aldığı paydaşlara yönelik bilgilendirme ziyaretlerinin gerçekleştirilmesi planlandı. Başkan Erdoğan; "Sosyal sorumluluklarımızdan kaçmayız" DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Gıda Tedarik Zinciri Ekosistemleri Food Chase Projelerinin sürdürülebilir gıda sistemlerinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ve gıda israfının azaltılmasında önemli bir rol üstleneceğini ifade etti. Başkan Erdoğan, "Denizli Ticaret Odası olarak sektörlerimizin yanı sıra üyelerimizin ve üretimin olduğu her alanda olduğu gibi sosyal sorumlulukta da varız. Halkımız için daha verimli ve güvenli bir hayat inşa etmeye çalışıyoruz. Bu kapsamda ulusal ve uluslararası çok sayıda proje yürütüyoruz. Bu projemiz sayesinde el birliği ile gıda israfını önleyip tedarik zincirinin sürdürülebilirliğini sağlamaya çalışıyoruz" dedi.
Muğla Muğla’da eğitimde yeni dönem planlaması yapıldı Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay başkanlığında gerçekleştirilen Planlama ve Değerlendirme Toplantısı’nda, eğitimde mevcut durum analizi yapılırken gelecek dönemin yol haritası da netleşti. Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, il genelinde yürütülen eğitim faaliyetlerini değerlendirmek ve gelecek projeleri planlamak üzere birim amirleriyle bir araya geldi. Planlama ve Değerlendirme Toplantısı’nda, eğitimin niteliğini artırmaya yönelik stratejik adımlar masaya yatırıldı. Toplantı kapsamında, müdürlük bünyesindeki birimlerin yürüttüğü projeler ve saha çalışmaları detaylı bir şekilde incelendi. Devam eden süreçlerin etkinliğinin ölçüldüğü görüşmelerde, verimliliği artıracak çözüm önerileri üzerinde duruldu. İl Müdürü Emre Çay, birim amirlerinden yürütülen faaliyetlerin son durumu hakkında brifing aldı. Toplantının ana gündem maddelerinden birini ise önümüzdeki döneme ilişkin planlamalar oluşturdu. Eğitimde fırsat eşitliği, akademik başarının artırılması ve okul bazlı gelişim projelerinin üzerinde hassasiyetle durulurken; yeni dönemde izlenecek stratejiler hakkında istişarelerde bulunuldu. Toplantı sonunda bir değerlendirmede bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, birimler arası koordinasyonun önemine dikkat çekerek, Muğla’da eğitimin çıtasını daha yukarı taşımak adına tüm birimlerle eş güdüm içerisinde, kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Konya Beyin damar tıkanıklığında acil müdahale hayati önem taşıyor Beyin damar tıkanıklığı, tıbbi adıyla iskemik inmenin beyne giden damarların ani şekilde tıkanması sonucu ortaya çıkan ölümcül bir hastalık olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "İnme, acil müdahale gerektiren hayati bir durumdur. Erken fark edilip hızlı tedavi edilirse kalıcı hasar önlenebilir" dedi. Beyin damar tıkanıklığında beyin hücreleri oksijensiz kaldığında dakikalar içinde hasar görmeye başlıyor. Beyin damar tıkanıklık belirtilerinde çok çeşitli şikayetlerin görülebileceğini ve bu şikayetlerin aniden başladığını ifade eden Medicana Konya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "Görme bulanıklığı, görme kaybı, ağızda ve yüzde kayma, konuşmanın bozulması, bir kol veya bacakta ani güçsüzlük ya da uyuşma, yürümede bozulma en tipik işaretlerdir. Kişi konuşulanı anlayamayabilir veya kelimeleri düzgün çıkaramayabilir. Ani görme kaybı, şiddetli baş dönmesi ve denge kaybı da görülebilir. Bu belirtilerin birkaç dakika sürüp düzelmesi durumunda bile ciddiye alınması gerekir" dedi. İnme belirtileri varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalı Beyin damar tıkanıklığında tanının hasta veya hasta yakınından alınan anemnezle birlikte bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans (MR) yöntemlerinden biri ile konabileceğini anlatan Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, "Beyin anjiyografisi, beyin damarlarının detaylı bir şekilde görüntülenmesini sağlayan bir tıbbi testtir. Beyin anjiyografisi, damar tıkanıklıkları, anevrizmalar veya diğer damar patolojilerini tespit etmek için kullanılır. İnme belirtileri olduktan sonra halk arasında akılda kalması için ’Yüz-Kol-Konuşma’ kontrolü dediğimiz belirtilerin tespit edilmesi önerilir. Kişiden gülümsemesi, iki kolunu kaldırması, basit bir cümle söylemesi istenir. Yüz kayıyor mu, kolunun biri düşüyor mu, konuşma bozuk mu, bu bulgulardan biri varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır. Çünkü inmede zaman önemlidir. Tanının konmasında hasta ve hasta yakınlarından bu bilgileri almak çok kıymetlidir’’ ifadelerini kullandı. Tedavi sürecinde zamanla yarışılıyor Beyinde damar tıkanıklığı tedavisinin, zamanla yarışıldığı ve multidisipliner yaklaşım gerektirdiği bir süreci kapsadığını vurgulayan Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl, şu bilgileri verdi: "Tedavinin temel amacı, beyin dokusuna kan akışını yeniden sağlamak ve ikincil hasarı önlemektir. Akut dönem tedavisi ve uzun dönem koruyucu tedavi olmak üzere iki ana bölümde ele alınır. Akut dönem tedavisinde trombolitik tedavi önemli bir yer tutar. İntravenöz tromboliz, pıhtıyı çözücü ilaçların kullanımı ile damar açıklığının sağlanmasını amaçlar. Bu tedavi, belirtilerin başlangıcından itibaren ilk 4,5 saat içinde uygulanmalıdır. Bu tedavi seçilmiş hastalara yapılmalıdır. Endovasküler tedaviler (girişimsel tedaviler), özellikle büyük damar tıkanıklıklarında mekanik trombektomi olarak uygulanır. Kateter yardımı ile pıhtı fiziksel olarak çıkarılır veya emilir. Bu yöntem, belirtilerin başlangıcından itibaren 24 saat içinde bile etkili olabilmektedir. Tedavi başarısı yüksek olmakla birlikte, deneyimli merkezlerde uygulanmalıdır. Ayrıca beyin damar tıkanıklığı stent tedavisi diğer bir tedavi seçeneğidir. Stent, daralmış damarı açık tutmak için kullanılır ve özellikle kronik olarak daralan damarlarda etkilidir." Hastalığın uzun dönem tedavisinde kan sulandırıcı diye tabir edilen antiplatelet ve antikoagülan ajanlar kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Büyükgöl, "Antiplatelet tedavi, pıhtı oluşumunu önlemek amacı ile kullanılır. Aspirin, klopidogrel gibi ilaçlar uzun dönem kullanılır. Antikoagülan tedavi, özellikle kardiyak emboli durumlarında warfarin veya yeni nesil antikoagülanlar ile uygulanır. Beyinde damar tıkanıklığı iyileşme süresi, tıkanıklığın şiddeti, etkilenen beyin bölgesi, yaş ve genel sağlık durumuna göre değişir. Hastanede ayrıca tansiyon, şeker ve oksijen düzeyi dikkatle kontrol edilir. Yutma güçlüğü varsa beslenme düzenlenir ve komplikasyonlar önlenmeye çalışılır. Tedaviden sonra fizik tedavi ve konuşma terapisi gibi rehabilitasyon süreçleri hastanın yeniden bağımsız yaşama dönmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu. "Risk faktörlerini kontrol etmek çok önemli" Beyin damar tıkanıklığından korunmak için risk faktörlerini kontrol etmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Büyükgöl, "Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı ve kalp ritim bozuklukları en önemli nedenler arasındadır. Sağlıklı beslenme, egzersiz ve sigarayı bırakmak inme riskini belirgin şekilde azaltır. Altta yatan nedenler tedavi edilmezse veya yaşam tarzı değiştirilmezse tıkanıklık tekrar edebilir. İkinci veya üçüncü inme geçirme riski ilkinden sonra daha yüksektir. Bu yüzden düzenli tedavi ve takip büyük önem taşır" dedi.