GÜNDEM - 20 Şubat 2026 Cuma 10:31

Efeler’in ilk iftar sofrası Alanlı Mahallesi’nde kuruldu

A
A
A
Efeler’in ilk iftar sofrası Alanlı Mahallesi’nde kuruldu

Efeler Belediye Başkanlığı tarafından Ramazan ayı boyunca kurulacak olan iftar sofralarının ilk durağı Alanlı Mahallesi oldu.


Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in talimatıyla Ramazan boyunca şehrin dört bir yanında kuracağı gönül sofralarıyla vatandaşlarla buluşmaya başladı. Paylaşmanın, dayanışmanın ve birlik ruhunun en güçlü şekilde hissedildiği mübarek Ramazan ayının ilk iftarı Alanlı Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Efeler Belediyesi tarafından hazırlanan iftar programına mahalle sakinleri yoğun ilgi gösterirken, Ramazan’ın manevi atmosferinin hakim olduğu programda samimi görüntüler ortaya çıktı. Ramazan ayının ilk sofrasında vatandaşlarla birlikte olan Başkan Yetişkin ise ezanın okunmasıyla birlikte vatandaşlarla aynı sofrada orucunu açtı. İftar öncesinde masaları tek tek dolaşarak mahalle sakinleriyle selamlaşan Yetişkin, yemek dağıtımına da katıldı. Vatandaşlara kendi elleriyle yemek ikram eden Başkan, tüm hemşehrilerinin Ramazan ayını tebrik ederek sağlık, huzur ve bereket dileklerinde bulundu.


İftarın ardından vatandaşlarla sohbet eden Başkan Yetişkin, mahalle sakinlerinin talep ve önerilerini dinleyerek "Ramazan ayı, birlik olmanın, aynı sofrada buluşmanın ve gönülleri birleştirmenin ayıdır. Bu sofralar sadece yemek değil, dayanışma ve kardeşlik sofrasıdır" mesajını verdi.


Programa, CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz da katılarak Başkan Yetişkin’e eşlik etti. Vatandaşlarla bir araya gelen Karakoz, Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yaptı. Alanlı Mahalle Muhtarı Yalçın Savran ise mahallede böylesine kapsamlı bir iftar organizasyonu düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Başkan Yetişkin ve belediye ekiplerine teşekkür etti.


Efeler Belediyesi’nin Ramazan boyunca farklı mahallelerde sürdüreceği iftar programlarının ikinci durağı ise Işıklı Mahallesi olacak. Başkan Anıl Yetişkin, tüm vatandaşları bu anlamlı buluşmalara davet etti.



Efeler’in ilk iftar sofrası Alanlı Mahallesi’nde kuruldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kötü karne korkusuyla evden kaçıp camiye sığındığı gün hayatı değişti Kocaeli’de ortaokul yıllarında karnesi kötü geldiği için eve gidemeyip sığındığı cami avlusunda donmak üzereyken uyanan ve o gecenin travmasıyla yüzde 45 engelli kalan 33 yaşındaki Akan Uran, tedavi sürecinde başladığı resim sanatıyla karanlık günleri geride bırakarak 4’üncü kişisel sergisini açtı. Yaklaşık 15 yaşlarındayken zayıf gelen karnesini ailesine göstermekten korkarak evden ayrılan ve başka bir ilçeye kadar yürüyen Akan Uran, geceyi geçirmek için girdiği bir cami avlusunda donmak üzereyken duyduğu bir sesle uyandı. O gece yaşadığı korku ve travma nedeniyle psikolojik rahatsızlıklar yaşamaya başlayan Uran’a, yüzde 45 engelli raporu verildi. Hastalığının ilk dönemlerinde eve kapanan Uran, bu zorlu süreci kendi imkanlarıyla çizdiği karakalem ve boya resimleriyle aşmaya çalıştı. Zamanla sanat eğitimleri alarak yeteneğini geliştiren genç adam, 300’den fazla eser üreterek 4’üncü sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu. "O sesi duymasaydım donarak ölecektim" Yaşadığı o zorlu geceyi ve rahatsızlığının başlama sürecini anlatan Uran, korkunun hayatını nasıl değiştirdiğini anlattı. Uran, "Benim karnem zayıftı ve sınıfta kalırım diye çok korktum. Başka bir ilçeye kadar yürüdüm. Akşam vaktiydi, kalacak yer bulamayınca bir cami avlusunda uyudum. Kış günüydü. Uyurken bir ses duydum ve uyandım. O sesin Allah tarafından geldiğine inanıyorum; çünkü o sesi duymasaydım kış günü orada donarak ölecektim. O uyandıran sesten sonra korkularım ve başka sesler duymalarım başladı. Tedavim de bu şekilde başlamış oldu" dedi. "Kalemim elimde olduğu sürece hiçbir engel tanımam" Rahatsızlandığı ilk dönemde çevresiyle iletişimini kestiğini ancak resim çizmenin kendisine bir çıkış kapısı olduğunu belirten Uran, sanata tutunma serüvenini şöyle anlattı: "İlk başlarda kendimi tamamen eve kapattım. Çizimlere de o dönemde kendi imkanlarımla başladım. Ortaokulu bitirdikten sonra eğitime de katılarak kendimi geliştirdim. Karakalem, çizgi film karakterleri, manzara, karikatür ve doğa resimleri yapıyorum. Uzun zamandan beri hastanede tedavi görüyorum ama şu an resimlerim bana büyük bir huzur veriyor, mutlu oluyorum. Şimdiki halime çok şükrediyorum, eskisinden çok daha iyiyim. Kalemim elimde olduğu sürece hiçbir engel tanımam." Bugüne kadar 300’ü aşkın esere imza atan Uran, "Eğer destek verip elimden tutarlarsa kendimi çok daha fazla geliştirmek, daha iyi seviyelere gelmek isterim. İnşallah çizimlerim ve sergilerim çoğalacak" diye konuştu.
Trabzon Karadeniz’in öne çıkan tatlıları arasında yerini alan Laz böreği ve gocaman gerdanı Ramazan’da daha çok ilgi görüyor Doğu Karadeniz Bölgesi’nde açılan yufkaların arasında konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği her Ramazan ayında sofraları süslüyor. Adını yöre insanından alan ve iftar sofralarının vazgeçilmezi olan börek görünümlü tatlı olarak da hafızalara kazınan Laz böreği, Ramazan ayında sofraları süslüyor. Kendisine has lezzeti ile dikkat çeken, yufkaların arasına konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği hem ismi ile şaşırtıyor hem de lezzeti ile kendine hayran bırakıyor. Özellikle Ramazan ayında hafif bir tatlı olması ile de vatandaşların ilgi gösterdiği Laz böreğinin sırrı ise doğal ürünler kullanılması. Evinde yaptığı Laz börekleri ile Trabzon’da ismini duyurduktan sonra açtığı işletmesinde Laz böreği imal ederek yörede Laz böreğinin tanıtımında önemli rol oynayan Nejla Keresteci, Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirterek tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanında yapılmaya başlanan Laz böreğine olan ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Keresteci, "Laz böreği genellikle Ramazan ayında daha fazla tercih ediliyor. Oldukça hafif bir tatlı olduğu için beğenilerek tüketiliyor. Günümüzde Türkiye’nin her tarafında yapılmaya başlandı. Malzemelerimiz ağırlıklı olarak süt ürünlerinden oluşuyor. Çok özenle hazırlanan bir tatlıdır. Sevgiyle ve titizlikle yapılırsa ortaya çok güzel bir lezzet çıkar; aksi durumda aynı lezzeti yakalamak mümkün olmaz. Yaklaşık 30 yıldır bu sektördeyiz. Laz böreğine olan ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan ayında da diğer zamanlarda da yoğun talep görüyor. İlimize dışarıdan gelen turistler de beğenerek tüketiyor. Ürünlerimizi hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiyoruz. İzmir’de de bir şubemiz bulunuyor ve orada da büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin her tarafına gönderim yapıyoruz. En fazla sipariş ise Almanya’dan geliyor" dedi. Laz böreği ile birlikte yine bölgeye özgü bir tatlı çeşidi olan gocaman gerdanının da Ramazan’da tercih edildiğini kaydeden Keresteci, "Yöremizde yetişen fındık ve tereyağı ile yapılan bir tatlıdır. Yöresel ismi gocaman gerdanıdır. Büzülerek hazırlandığı için bu isimle anılır. Lezzetli ve hafif bir tatlıdır; ağır değildir. Ramazan ayında da tüketilir, ancak yılın her döneminde tercih edilebilecek bir üründür. Laz böreği ile birlikte sıkça tercih edilmekte ve beğenilmektedir" diye konuştu. "Daha fazla tanıtılmalı" Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirten Keresteci, tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade ederek, "Laz böreği çok ilgi görüyor ve beğeniliyor; ancak hala duymayan insanlar var. Bu nedenle daha fazla tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Daha çok ön plana çıkarırsak ilginin ve beğeninin artacağına inanıyorum" dedi. Mesleğe ilk başladığı yıllarda çalışanlarına sadece "Oklava tutabiliyor musunuz?" sorusunu yönelttiğini zamanla işin inceliklerinin daha iyi anlaşıldığını belirten Keresteci, "İşe ilk başladığım zamanlarda çalışanlara ’Oklava tutabiliyor musunuz?’ diye sorardım; bu benim için yeterliydi. Yıllar geçtikçe işin zorluğu daha iyi anlaşılıyor. Şimdi ise hamurdan anlayan biri olsun istiyorum. Çok şey bilmelerine gerek yok; her şeyi ben öğretiyor ve gösteriyorum. Sürekli işin başındayım, şubeler arasında sürekli dolaşarak süreci yakından takip ediyorum" şeklinde konuştu.