EKONOMİ - 07 Ekim 2020 Çarşamba 09:49

Efsane yat Kuşadası marinasına demirledi

A
A
A
Efsane yat Kuşadası marinasına demirledi

Legander G isimli 1992 yapımı ünlü yat Bodrum koylarını ziyaretin ardından Kuşadası Setur Marina’ya demirledi.

Legander G isimli 1992 yapımı ünlü yat Bodrum koylarını ziyaretin ardından Kuşadası Setur Marina’ya demirledi. Haftalık 490 bin dolara kiralanan yatla kimin tatil yaptığı açıklanmazken, içindeki misafirlerin Efes Antik Kenti ve Meryemana Evi gibi bölgedeki tarihi ve turistik yerleri gezdiği açıklandı.


Kuşadası Marinası’nda demirleyen Legander G isimli ünlü yata Kuşadalılar ve tatilciler büyük ilgi gösterdi. Su Üstünde blok yöneticisi Eren Budaklı, “‘Bu sene Türkiye kıyılarına gelen mega yat sayısı rekor kırdı. Dünyanın ilk 100 mega yat listesinde olan yatların birçoğu Türkiye kıyılarına ziyarete geldi. Bu sene gelen yatların çoğu en az 1 ay olmaz üzere Ege ve Akdeniz kıyılarında gezdi “ dedi.


Efsane yatın içinde yok yok


1992 yapımı 75 metre uzunluğunda ve üç katlı alüminyum yapıya sahip efsane Leander G isimli yatta altı güverte ve helikopter pisti de bulunuyor. Ana güvertesinde bir ana salon ve yemek odası, tekne güverte salonu, jakuzi güverte, gözlem güvertesi, çalışma, spor ve dalış odaları ile yüzme platformu da dahil olmak üzere bir dizi ortak konuk alanı bulunuyor. İki adet ofis / çalışma odası ve öne bakan bir salon içeren master süit, ebeveyn banyolu 3 adet çift kişilik misafir kabini ve banyolu 5 adet ikiz misafir kabini olmak üzere toplam 10 süit bulunan Legander G., toplamda 22 misafir ve 23 kişilik mürettebatı ağırlayabiliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de 23 Nisan coşkusu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle İzmir’de Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenlendi. Törende Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anısına saygı duruşunda bulunuldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerine katıldı. İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, kent protokolü ve İzmirli vatandaşların katıldığı törende, İstiklal Marşı okunarak Türk bayrağı göndere çekildi. Törende ayrıca, Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anısına saygı duruşunda bulunuldu. Öğrencilerin hazırladığı gösterileri izleyen Başkan Tugay, daha sonra alandaki çocuklarla bir araya gelerek bayramlarını kutladı. Çocukların sevgi gösterileri ile karşılanan Başkan Tugay, onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Yer gök kırmızı beyaz Kutlama programı kapsamında İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi bir konuşma yaptı. Ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in bayrama ilişkin mesajı okundu. Programda öğrenciler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı temalı şiirler seslendirdi. İlkokul öğrencileri Türkiye’m adlı gösteriyi sunarken, ilkokul ve ortaokul öğrencileri "Anadolu’nun Renkleri" adlı halk oyunu gösterisi gerçekleştirdi. Kutlamalar kapsamında ayrıca "Atatürk’ün Yıldızları" ve "Egemenlik Bandosu" gösterileri sahnelendi. Finalde 2 bin öğrenci, ellerindeki Türk bayraklarıyla kırmızı ve beyaz balonları gökyüzüne bırakarak kutlamalara renk kattı.
Antalya Anadolu’nun zenginliğine ilk günden yoğun ilgi Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl kapılarını 22 Nisan’da açan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, daha ilk günden büyük bir ilgiyle karşılandı. Anadolu’nun dört bir yanından gelen yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerin buluştuğu YÖREX’i, açılış gününde binlerce kişi ziyaret etti. ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in yalnızca bir fuar değil, köklü bir kültürün ve üretim mirasının vitrini olduğunu belirtti. "14 bin yıllık Anadolu’nun birikimini Antalya’da buluşturuyoruz. Fuarın ilk günden gördüğü yoğun ilgi, bu değerin toplumda ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor" dedi. "Fuardan fazlası" Türkiye’nin 7 bölgesinden yüzlerce yöresel ürünün ziyaretçilerle buluştuğunu belirten Çandır, YÖREX’in her geçen yıl daha da büyüyen bir fuar olduğunu ifade etti. Çandır, "Ziyaretçiler YÖREX’te sadece ürünleri görmüyor, alışveriş yapmıyor, geçmişle bağ kuruyor, kültürüne dokunuyor. YÖREX artık bir fuarın ötesinde, ortak hafızamızdır" diye konuştu. "Ticaretin nabzı YÖREX’te atıyor" TOBB’un organizasyonuyla düzenlenen ikili ticari görüşmelere de ilginin yoğun olduğunu söyleyen Çandır, "Yerel üreticiler, zincir marketler ve e-ticaret platformlarıyla ilişki kurarak ürünlerini daha geniş pazarlara taşıma fırsatı buluyor. TOBB koordinasyonunda yürütülen bu görüşmeler, üreticiye yeni kapılar aralarken, YÖREX’in ekonomik katkısını da güçlendiriyor. Anadolu’nun lezzetini, emeğini ve hikayesini yaşamak isteyen herkesi YÖREX’e bekliyoruz" dedi. 26 Nisan’a kadar ANFAŞ’ta 70 ilden 520 katılımcının yer aldığı YÖREX’te Anadolu’nun dört bir yanından gelen yöresel ürünler sergileniyor. "Sizin Oraların Nesi Meşhur" sloganıyla düzenlenen YÖREX, 26 Nisan’a kadar ANFAŞ Fuar Merkezi’nde yöresel ürünleri ziyaretçiyle buluşturacak.
Ankara Bakan Çiftçi’den okul güvenliğine ilişkin açıklama: "81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından okul güvenliğinin tüm boyutlarıyla yeniden ele alındığını belirterek, 81 ile kapsamlı tedbirleri içeren genelge gönderileceğini açıkladı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan Vilayetler Evi’nde basın mensupları ile bir araya geldi. Bakan Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan saldırıların ardından okul güvenliğine ilişkin yeni tedbirlerin hayata geçirileceğini duyurdu. "81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz" Bakan Çiftçi, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il millî eğitim müdürleriyle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildiğini belirterek, "81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz. Öncelikle bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergâhları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak. Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek; eksikler süratle giderilecek. Daha önce yılda iki kez yapılan ‘Okul Güvenliği’ toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir ‘güvenlik kurulu’ oluşturulacak. Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz: risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi. Bakan Çiftçi, akran zorbalığı, dijital riskler ve öğrencilerin psikososyal durumlarının da yakından izleneceğini belirterek, devamsızlık yapan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-kamu kurumları arasında daha güçlü bir takip mekanizması kurulacağını ifade etti. Rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirileceğini vurgulayan Çiftçi, ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının yapılacağını, ruhsatsız silahla mücadelenin de kararlılıkla süreceğini kaydetti. Her ilin kısa, orta ve uzun vadeli plan hazırlayarak tedbirleri düzenli şekilde Bakanlığa raporlayacağını bildiren Bakan Çiftçi, olası olaylara müdahale kapasitesinin de yeniden değerlendirileceğini ifade etti. Okul saldırılarının ardından dijital mecraların da yakından takip edildiğini belirten Bakan Çiftçi, bazı hesapların suçu övdüğünü, saldırganlığı teşvik ettiğini ve toplumu provoke etmeye çalıştığını söyledi. Bakan Çiftçi, "Kolluk kuvvetlerimizin sanal devriye faaliyetleri kapsamında 2025 yılında 210 bin 234, 2026 yılı 16 Nisan itibarıyla da 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısı tespit edildi. Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başlatıldı. Olaylarla bağlantılı 8 bin 11 URL için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi süreci işletildi; toplamda 8 bin 270 URL hakkında karar uygulandı. ‘C31K’ isimli oluşuma ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı. Provokatif paylaşım yapan çok sayıda sosyal medya hesabı tek tek incelendi; bunlarla ilgili adli süreçler devreye alındı. Tutuklama, adli kontrol, erişim engeli ve yakalama süreçleri de eş zamanlı yürütüldü. Ayrıca kamu düzenini bozan, suçu ve suçluyu öven, olayları manipüle eden çok sayıda hesap ve şahıs hakkında erişim engeli talebinde bulunuldu. Muhterem Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı irade doğrultusunda sanal devriye kapasitemizi artırdık. Bizim için dijital alan, hukukun dışında kalan bir alan değildir. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, sosyal medya ve dijital mecralarda suçu öven yapılara da aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz. Sanal dünya da hukuk dışı bir alan değildir; suçu övene de toplumu provoke edene de dijital mecralarda alan bırakmayacağız" Gülistan Doku dosyasında yeni gelişmeler Bakan Çiftçi, Gülistan Doku dosyasına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Dosyada maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının öncelikleri olduğunu belirten Çiftçi, 17 Nisan tarihli onayla dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında ortaya atılan iddiaların incelenmesi için iki mülkiye müfettişi görevlendirildiğini ifade etti. Aynı tarihte Sonel’in görevden uzaklaştırıldığını ve gözaltına alındığını belirten Bakan Çiftçi, 21 Nisan’da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandığına dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "20 Nisan 2026 tarihli onayla da olay sonrasındaki inceleme, araştırma ve soruşturma süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek üzere 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi. Jandarma Genel Komutanlığımız cesedin bulunması için teknik ve lojistik destek sağlıyor. Süreç çok yönlü şekilde devam ediyor. Dün Bakan Yardımcımız Kübra Güran Hanımefendi, hem yerinde incelemeler yapmak, hem de Adalet Bakanlığımızla ortak bir toplantı yapmak üzere Tunceli’deydi. Bizim yaklaşımımız nettir: hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz vardır: Somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması." Bakan Çiftçi, kasten öldürme suçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, temel önceliklerinin her olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesi olduğunun altını çizdi. Bakan Çiftçi, "2003’ten bugüne yani AK Parti hükümetimiz döneminde meydana gelen kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Özellikle faili meçhul dosyalarda son yıllarda çok ciddi bir düşüş sağladık. 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026’nın ilk döneminde faili meçhul olay kaydı bulunmuyor. Bu sonuç; kriminal kapasitenin güçlenmesinin, olay yeri inceleme kabiliyetinin gelişmesinin ve emniyet-jandarma koordinasyonunun kuvvetlenmesinin somut sonucudur. Faili firar dosyalarında da mücadelemiz kesintisiz sürüyor" değerlendirmesinde bulundu. Firari failler için uluslararası takip Faili firar dosyalarında da mücadelenin kesintisiz sürdüğünü belirten Bakan Çiftçi, 262 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını, 94 kişi için ise kırmızı bülten talebinde bulunulduğunu bildirdi. Yurt içine ya da yurt dışına kaçan faillerin yakalanması için tüm ulusal ve uluslararası mekanizmaların devreye alındığını ifade eden Bakan Çiftçi, "Hiçbir dosya sahipsiz değildir; her olay sonuna kadar takip edilir" dedi. Bakan Çiftçi, kasten öldürme suçlarında hiçbir dosyanın sahipsiz bırakılmadığını vurgulayarak, "Her failin peşine düşüyor, adalete teslim ediyoruz" ifadelerini kullandı. Faili meçhul cinayetler ve firari faillere ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Bakan Çiftçi, kasten öldürme gibi insan hayatını hedef alan suçlarda temel önceliklerinin her olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesi olduğunu belirtti. Çiftçi, "2003’ten bugüne yani AK Parti Hükümetimiz döneminde meydana gelen kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Özellikle faili meçhul dosyalarda son yıllarda çok ciddi bir düşüş sağladık. 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026’nın ilk döneminde faili meçhul olay kaydı bulunmuyor. Bu sonuç; kriminal kapasitenin güçlenmesinin, olay yeri inceleme kabiliyetinin gelişmesinin ve emniyet-jandarma koordinasyonunun kuvvetlenmesinin somut sonucudur. Faili firar dosyalarında da mücadelemiz kesintisiz sürüyor. 262 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 94 kişi için kırmızı bülten görüşü soruldu. Yurt içine ya da yurt dışına kaçmış faillerin yakalanması için ulusal ve uluslararası bütün mekanizmaları devreye alıyoruz. Hiçbir dosya sahipsiz değildir; her olay sonuna kadar takip edilir. Kasten öldürmede hiçbir dosyayı sahipsiz bırakmıyoruz; her failin peşine düşüyor, adalete teslim ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Sokak çetelerinin ise ‘Yeni Nesil Suç Örgütleri’ tanımlandığını kaydeden Çiftçi, bunların hem asayişi bozan hem de mahalle huzurunu hedef alan, gençleri suça sürükleyen ve şehir güvenliğini tehdit eden yapılar olduğuna dikkati çekti. Çiftçi, 2026 yılını ‘Yeni Nesil Suç Örgütleri’ mücadele yılı ilan ettiklerini kaydederek, "Kendilerine çizgi film karakterlerinden ya da takma isimlerden esinlenerek adlar veriyorlar. Gösterişi, sosyal medya görünürlüğünü ve korku yaymayı bir yöntem olarak kullanıyorlar. Yaş ortalamaları düşüyor, hızlı para kazanma hevesi öne çıkıyor. Dijital platformları hem propaganda hem de suç gelirleri bakımından daha yoğun kullanıyorlar. Sabit merkezleri zayıf, örgütsel bağları daha gevşek, hareket tarzları daha öngörülemez. Bu nedenle bunlarla mücadele de klasik yöntemlerle sınırlı kalamaz" diye konuştu. Geçen yıl yılında 652 organize suç çetesine yönelik bin 730 operasyon gerçekleştirdiklerini anımsatan Çiftçi, bu operasyonlarda 14 bin 75 şahsın gözaltına alındığını, 7 bin 659 şahsın tutuklandığını, 3 bin 463 şahıs hakkında ise adli kontrol işlemi yapıldığını bildirdi. Çiftçi 1 Ocak-16 Nisan 2026 döneminde ise 274 organize suç çetesine yönelik 676 operasyon yaptıklarını belirterek, geçen yılın aynı döneminde 222 çeteye yönelik 556 operasyon düzenlendiğini belirtti. Hem operasyon sayısını hem de darbe indirdikleri yapı sayısını artırdıklarına dikkati çeken Çiftçi, aynı dönemde 4 bin 963 şahsın gözaltına alındığını, 2 bin 219 şahsın tutuklandığını ve bin 129 şahıs hakkında adli kontrol kararı verildiğini dile getirdi. Operasyon yapılan suç çetelerinin 191’nin KOM, 41’nin narkotik ve 42’sinin ise siber bağlantılı organize suç örgütlerinden oluştuğunu ifade eden Çiftçi TCK 220 kapsamında mevcut planlı dosya sayısının da 489 olduğunu kaydetti. "1 Ocak-16 Nisan 2026 arasında 32 bin 523 ruhsatsız silah yakalandı" Çiftçi, ruhsatsız silah konusunun doğrudan kamu düzenini, vatandaşların güvenliğini ve toplumsal huzuru etkileyen bir başlık olduğunu söyleyerek, bu konudaki mücadelelerini tavizsiz sürdürdüklerini vurguladı. Çiftçi, son iki sene içerisinde ruhsatsız silah kapsamında 243 bin 208 şahıs hakkında işlem yapıldığını kaydetti ve 1 Ocak-16 Nisan 2026 arasında 32 bin 523 silah yakalandığını ve 33 bin 120 şahsa işlem yapıldığını sözlerine ekledi. Yakalanan silahların 14 bin 226’sının tabanca, 6 bin 170’inin kurusıkı tabanca, 11 bin 554’ünün av tüfeği ve 573’ünün uzun namlulu silah olduğunu açıklayan Çiftçi, Emniyet ve jandarma güçlerinin ruhsatsız silahları kaynağında tespit etmek, ele geçirmek ve sorumluları adli mercilere teslim etmek için aralıksız çalıştığını belirtti. Belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Çiftçi, İçişleri Bakanlığı’nın belediyelere yönelik işlemleri siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikayet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürüttüğünün altını çizdi. Çiftçi, 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinden 17 Nisan 2026 tarihine kadar 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldüğünü söyleyerek, bunların bin 535’i hakkında soruşturma izni verildiğini aktardı. Yapılan soruşturmalarda mükerrer dosyalar da olduğunu söyleyen Çiftçi, sözlerine şu şekilde devam etti: "Dağılıma baktığımızda 677’si AK Partili belediyelerle ilgili. 371’i CHP’li, 128’i MHP’li, 18’i DEM Partili, 9’u İYİ Partili, 332’si de diğer partilere mensup belediyelerle ilgili. Bu veriye göre en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Partili belediyelerdir. Yaklaşık toplamın yüzde 44’üne tekabül ediyor. Bu tablo bile tek başına ‘sadece muhalefet belediyeleri hedef alınıyor’ iddiasının gerçekle örtüşmediğini gösteriyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi özelinde ise Sayın Mansur Yavaş’ın görev dönemini kapsayan yaklaşık 7 yılda toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildi. 23 ön inceleme raporu düzenlendi. 32 iddia konusu değerlendirildi. Müfettiş önerileri doğrultusunda 7 konuda soruşturma izni verildi. Bunların 2’si Danıştay tarafından kaldırıldı, 2’si halen Danıştay incelemesinde, 3 dosyada ise karar sonrası işlemler sürüyor. 25 iddiada ise Yavaş’ın imzası, onayı veya talimatı tespit edilemediği için soruşturma izni verilmedi. Ayrıca 18 konuda suç unsuruna rastlanmadı. 13 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, 1 tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderildi. 2 tazmin raporu da belediyeye iletildi. Halen 11 araştırma ve ön inceleme süreci devam ediyor. Dolayısıyla burada yapılan işlem siyasi değil; iddia, inceleme, müfettiş raporu ve hukuk süreci temelinde yürüyen idari bir mekanizmadır. Çiftçi, İçişleri Bakanlığınca verilen soruşturma izinlerinin nihai hüküm niteliği taşımadığını da belirterek bu kararların, 4483 sayılı ‘Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’ çerçevesinde alınan idari kararlar olduğunu ve yargı denetimine tabi olduğunu söyledi.