EKONOMİ - 24 Ekim 2025 Cuma 13:06

Nazilli Ticaret Odası’ndan incir için birlikte hareket etme çağrısı

A
A
A
Nazilli Ticaret Odası’ndan incir için birlikte hareket etme çağrısı

Nazilli Ticaret Odası yöneticileri, üretici-tüccar-ihracatçı zincirinin uyum içerisinde çalışmasının önemine vurgu yaparak, incirde aflatoksin riski ve kalite kaybına karşı dikkatli olunması çağrısında bulunarak, birlikte hareket edilmesinin incir sektöründe her kesime fayda getireceğini açıkladılar.



Kuru incirde ihracat sezonunun açılması ile birlikte kaliteli incirlerin yetiştirildiği Aydın’ın Nazilli ilçesinde hareketlilik arttı. Geçtiğimiz 15 Ekim 2025 tarihinde ihracatın başlamasının ardından kuru incirde yaşanan sıkıntılar da dile getirildi. Geçtiğimiz sezonda yaşanan ihracat sorunlarının bu sezon yaşanmaması için Tarım ve Orman bakanlığınca gerekli çalışmaların başlatılmasının ardından incirin üretim ve pazarlama aşaması olan üretici-tüccar ve ihracatçı üçgeninin sağlıklı şekilde birbiri ile kenetlenmesi gerektiği ifade edildi.



Üyelerinin ihracat yapabilmeleri için yoğun çaba sarf eden Nazilli Ticaret Odası yönetimi ise ekim ayı başında Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen Dünyanın ve Avrupa’nın en büyük gıda fuarı olan ANUGA Gıda Fuarı dönüşü önemli açıklamalarda bulundu. Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan ve Meclis Başkanı Süleyman Gürbüz, yaptıkları açıklamaları açıklamalar ve çağrılarla kuru incirde üretici-tüccar-ihracatçı üçgeninin önemine dikkat çekti.



Nazilli Ticaret Odası Meclis Başkanı Süleyman Gürbüz, "2025-2026 incir sezonuna başladık. İlk ihracatlar 15 Ekim’de başladı. Avrupa’daki marketlerin raflarını süsleyecek ürünlerimiz yollarda. İnşallah iyi bir sezon geçecek. Bu sezonun üreticimize, depocumuza, ihracatçılarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Tabi ki sıkıntılarımız var, bunları da birlikte beraber çözeceğiz. Bu işin bakanlık yönü var, onlarla beraber bazı sıkıntıları hallederek ürünümüzü daha iyi bir yere getireceğiz. Bizim sektörümüzün 3 ayağı var. Bir tanesi üretici, diğeri tüccar diğeri de ihracatçı. Bu üç ayaktan birisi aksarsa bizim işlerimiz aksar. Öncelikle üreticimiz ürününü düzgün seçecek. Depocumuz da düzgün ürün alacağız. Biz de düzgün ürün alıp sevk edersek problemleri minimuma indirebiliriz. Bu sektörün ayakta kalabilmesi için hepimiz bu işe gayret göstereceğiz. Üretici bir ürünü düzgün seçip ihracat pazarını kaybederse bu kadar ürünü biz iç pazarda tüketemeyiz. Dolayısıyla hepimiz beraber bu ürünün devam etmesi için gayret göstermemiz lazım. İncirimiz dünyanın en kaliteli inciri. Rekoltenin dünyada yüzde 75’i bizde, Aydın’da. Bu kadar kaliteli bir ürünü daha iyi fiyatlarla piyasaya sunmak için biz üretici olarak, ihracatçı olarak daha dikkat etmemiz lazım. İlerleyen günlerde daha iyi yerlere geleceğimizi umuyorum.



Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan, "İncirde bazı sıkıntılarımız var. Birincisi aflatoksin. Bu da yeni çıkan bir mantar rahatsızlığı. Özellikle Avrupa bölgesinden giden ürünlerin geri dönmesi ile alakalı. Bu mantar maalesef gözle görülmeyen, elle tutulmayan, bizim işletme sahiplerimizin tespit etme durumu olmayan anca laboratuvar marifeti ile tespit edilebilen bir durum. Bu manada bizim ihracatçımız ihracat noktasında daha temkinli hareket ediyor. Üründeki kaliteyi arttırmak suretiyle geri dönüşleri minimum noktaya düşürebilmek için çaba sarf ediyorlar. Bizim sorumluluk sahamızda 7 ilçe 300 bin nüfusumuz var. Bu nüfusun 150 bine yakını direk veya dolaylı yönden incir ürününden belli bir miktarda da olsa bir gelir girmekte. Doğal olarak incir sıkıntıya düştüğünde bu hanelerin sorun yaşaması demektir. Bu da bölgemizde bir daralmaya sebep olacaktır. İnşallah sorunlar bir an evvel çözülür ve ihracatçı düzgün, kaliteli ve özelliğe uygun malla ihracatı daha da hızlandırır. Üreticilerimiz ürünlerini ayırarak mümkün mertebe kalitesine göre sınıflandırması lazım. Onlar bu görevi yaptıktan sonra bizim tüccarlarımıza düşen görev de her ürünü kalitesine göre fiyatlandırmaları gerekmektedir. Bu sistemi hayata geçirebilirsek bundan sonraki yıllarda bu sorunlar bir nebze çözülür. Sarı Lop denilen incir Nazilli bölgemize has bir incir. Farklı yerlerden inciri tüccarların bu incir çeşidinin içerisine katması da başka bir sorun. Bunu kimse dile getirmiyor ama durum bu şekilde. Bu incire farklı bir ürün katıyorsanız bizim kendi sarı lop incirimize kötülük ediyorsunuz. Her bölgenin inciri kendi bölgesinin adıyla satılması lazım" diye konuştu.



Nazilli Ticaret Odası’ndan incir için birlikte hareket etme çağrısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Canik’te mangala coşkusu Samsun’un Canik ilçesinde düzenlenen geleneksel Canik Mangala Turnuvası, yoğun katılımla renkli görüntülere sahne oldu. Canik Belediyesi tarafından bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Canik Mangala Turnuvası’nda aileler ve gençler birincilik için kıyasıya mücadele etti. "Bağımsız Gelecek" temasıyla düzenlenen turnuvada, bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturulurken aile içi iletişimin güçlendirilmesi hedeflendi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, turnuvaya ilişkin yaptığı açıklamada, Canik Mangala Turnuvası’nı her yıl farklı temalarla düzenlemeyi sürdürdüklerini belirterek, "Canik Mangala Turnuvamızla ailelerimizle buluştuk, gençlerimizin sevincine ortak olduk. Tarihi akıl, zekâ ve strateji oyunumuz Mangala’nın etrafında buluştuğumuz turnuvamızı bu yıl Bağımsız Gelecek temasında gerçekleştirdik. Bağımlılıktan uzak, sağlıklı bir gelecek için buluştuğumuz turnuvamızda ayrıca aile kavramının önemini bir kez daha hatırlatarak aile içi iletişimin güçlenmesini de hedefledik" dedi. Başkan Sandıkçı, Canik’te öğrencilerin hizmetine sunulan 27 adet Canik Akıl ve Zekâ Oyunları Sınıfı ile eğitim çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, bu sınıflarda öğrencilerin tarihi akıl ve strateji oyunlarıyla buluşturulduğunu söyledi. Sandıkçı, öğrencilerin bu oyunlar sayesinde eğlenirken öğrenme fırsatı yakaladığını ve mantık yürütme ile problem çözme gibi bilişsel becerilerini geliştirdiğini kaydetti. Canik Belediyesi ile Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle Hasan Doğan Spor ve Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen turnuva, ödül töreni ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
İzmir MHP İzmir İl Başkanlığı’ndan anlamlı Anneler Günü kutlaması Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı günlerin en güzelinde en anlamlı kutlamayı yaptı. İl Başkanı Veysel Şahin Şehit Annelerinin Anneler Gününü kutlayarak, "Balçova’da düzenlediği Şehit Aileleri Kahvaltısında her zaman önceliğin ‘Şehitlerimiz ve Aileleri’ olduğu vurgulandı. Türk Milleti için vazgeçilmez bir değer olan Şehit Aileleri ve Şehit Annelerinin "Anneler Günü" MHP İzmir il Başkanlığı tarafından düzenlenen kahvaltılı programla kutlandı. Balçova Termal Tesislerinde gerçekleştirilen programa Şehit Aileleri, Şehit ve Gazi Anneleri katıldı. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin yaptığı konuşmada, Şehit Ailelerinin ve Şehit Annelerinin Türk Milliyetçileri ve Türk Milleti için önemini vurgulayan bir konuşma yaptı. Şahin konuşmasında "bir milletin duasını omuzlarında taşıyan, acısını sabırla yoğurup vatana adayan, evladını toprağa verip Türk Milletine metanet öğreten yüce gönüllülerimizin huzurundayız" diyerek başladı. Kahraman analarımız Şehitlerimizin aziz hatıraları her an yanımızda diyerek sözlerini sürdüren İl Başkanı Veysel Şahin, "Bugün burada; Vatan sağ olsun derken yüreği kor gibi yanan, ama gözyaşını içine akıtıp devletinin yanında duran, evladını ay yıldızlı bayrağa emanet etmiş kahraman analarımızın huzurundayız. Ve inanıyorum ki; Bu salonda yalnızca anneler yoktur. Bu salonda şehitlerimizin aziz hatırası vardır. Dualar vardır. fedakârlık vardır vatan sevgisinin en saf, en temiz hali vardır. Kıymetli analarım Anne, Bir evladın ilk öğretmenidir. Duasıdır, sığınağıdır, merhametidir. İnsan konuşmayı annesinden öğrenir, sevmeyi annesinden öğrenir, vicdanı annesinden öğrenir, imanı annesinden öğrenir. Ama şehit anneliği Tarifi kelimelere sığmayan kutlu bir makamdır." dedi. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizler; ‘Cennet anaların ayakları altındadır’ buyuran Peygamber Efendimizin ümmetiyiz. İşte o cennetin kapısını aralayan anneler; Evladını kınalayıp vatana gönderen, ‘önce vatan’ diyebilen, acısını içine gömüp dimdik ayakta duran şehit anneleridir. Bu milletin anaları, gerektiğinde kendi yüreğini vatana siper edecek kadar büyük yürekli insanlardır. Onun için bu milletin tarihinde kahramanlık varsa arkasında mutlaka bir anne duası vardır. Şehitlerin canı, anaların duası Türk Milletinin tarihi varyantlarının her alanında Annelerin olduğunu da sözlerine ekleyen MHP İzmir İl Başkanı Şahin, "Çanakkale’de vardır. Sakarya’da vardır. Bugün sınır boylarında nöbet tutan Mehmetçiğin arkasında yine bir annenin duası vardır. Aziz şehit annelerimiz, Bugün bu topraklarda ezan okunuyorsa, bayrak dalgalanıyorsa, çocuklarımız huzur içinde uyuyabiliyorsa, bunda en büyük pay; şehitlerimizin fedakârlığında, sizlerin duasında ve sabrındadır. Türk milletinin geleceği Çünkü sizler yalnızca evlat yetiştirmediniz. Bir milletin istikbalini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca çocuk büyütmediniz; adam yetiştirdiniz, iman yetiştirdiniz, Ahlak yetiştirdiniz, vatan sevgisi yetiştirdiniz. Bir milleti ayakta tutan sadece tankı topu değildir. Asıl güç; inançlı evlatlardır. Asıl güç Asıl güç; vatan için gerektiğinde can vermeyi göze alan yüreklerdir. Ve o yürekleri yetiştirenler de annelerdir. Kıymetli misafirlerimiz, Dünya bugün hiç olmadığı kadar çalkantılı bir süreçten geçmektedir. Coğrafyamız adeta bir ateş çemberiyle kuşatılmıştır. Her sabah yeni bir çatışmaya, yeni bir krize, yeni bir gözyaşına uyanıyoruz. Mazlum milletlerin üzerine ölüm kusulurken, Türk umut demektir Uluslararası hukuk suskun, vicdanlar yorgun, insanlık ise büyük bir imtihanın içerisindedir. Böyle bir dönemde Türkiye’nin güçlü kalması bir tercih değil mecburiyettir. Birliğimizi korumak İç cephemizi sağlam tutmak bir tercih değil mecburiyettir. Çünkü bu coğrafyada güçlü bir Türkiye yalnızca kendi vatandaşları için değil; mazlum milletler için de umut demektir. Şehit ve gaziler onurumuzdur İşte bunun için şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak zorundayız. İşte bunun için kardeşliğimizi büyütüp, ayrılığa kapılarımızı kapatıp birlik olmak zorundayız. Çünkü şehitlerimizin bizlere bıraktığı en büyük emanet; Bayraktır, vatandır, kardeşlik hukukudur. Hiç kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın Şehitlerimiz bizim baş tacımızdır. Gazilerimiz bu milletin yüz akıdır. Şehit analarının duası Terörle mücadelede destan yazan kahramanlarımız; milletimizin ebedî şeref levhasına isimlerini altın harflerle yazdırmışlardır. Ve biz biliyoruz ki; Şehit analarının duası alınmadan hiçbir millet güçlü olamaz. Sizler yalnızca bir evlat değil; bir milletin geleceğini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca can vermediniz; Bu milletin ayakta kalmasına güç verdiniz. Şehitlerimiz bayrağımızdır Şunu da özellikle ifade etmek isterim ki; şehitlerimiz bir bayrak gibi bu milletin gökyüzünde dalgalanmaya devam edecektir. Şehit annelerimizin döktüğü her damla gözyaşı ise; bu milletin birlik ve beraberlik harcına karışmış mukaddes bir emanettir. Bizlere düşen görev; şehitlerimizin hatırasına layık olmak, Devletimize sahip çıkmak, milletimizi bir ve beraber tutmaktır. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin son olarak, "Bu duygu ve düşüncelerle; aşta aziz şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum. Ahirete irtihal etmiş annelerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum." diyerek sözlerine son verdi.
İstanbul Sosyalfest 2026 İstanbul’da başladı Türkiye’nin ilk ulusal ve uluslararası sosyal bilimler festivali olma özelliğini taşıyan Sosyalfest’in ikincisi, İstanbul Üniversitesi ev sahipliği ve Karabük Üniversitesi iş birliğiyle İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde başladı. Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, "Gençlerimizin yarınları inşa edebilmesi için sosyal modeller üretmesi lazım. Bu sosyal modellerin üretileceği sosyal bilim alanlarının desteklenmesi güçlendirilmesi gerekiyor. İşte bu Sosyalfest platformu gençlerimize böyle bir imkân ve kabiliyet tanımıştır" dedi. "Türkiye Sosyal Bilimler Hamlesi" vizyonuyla düzenlenen Sosyalfest 2026’da, insan ve toplum odaklı projeler gençlerle buluşturuldu. Festival kapsamında Türkiye Yüzyılı, Türk Dünyası, İlahiyat ve Sağlık olmak üzere 4 ana kategori ve 30 farklı temada yarışmalar düzenlendi. Açılış programına, İstanbul Valisi Davut Gül, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile çok sayıda akademisyen, öğrenci ve davetli katıldı. Açılış töreninde konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, sosyal bilimlerin toplumların gelişimindeki önemine dikkat çekerek gençlerin ortaya koyduğu projelerin Türkiye’nin geleceği açısından büyük değer taşıdığını ifade etti. İstanbul Valisi Davut Gül, "İstanbul’umuz da 58 tane üniversitemiz var 1 milyondan fazla öğrencimiz var. 2053 vizyonunu altını dolduracak kişiler başta hocalarımız olmak üzere öğrencilerimiz bu işlere maddi manevi katkı sunan arkadaşlarımız. Bu işi sadece matematikle sayısala teknolojiyle açıklayamayız. İşte sosyal bilimler bunun için kıymetli. İnanıyorum ki Karabük Üniversitemizin, İstanbul Üniversitemizin diğer üniversitelerimizle birlikte, iş yapma kültürünü ortaya koyduğu bu etkinlikle tıpkı teknofestte yapılan gibi günü geldiğinde bir gün çok daha büyük mekânlarda çok daha büyük katılımlarla bunları gerçekleştirmiş olacağız" şeklinde konuştu. Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık ise Sosyalfest’in kısa sürede büyük bir marka haline geldiğini belirterek, "Son derece gururluyuz. Uzun bir zamandır emek verdiğimiz çilesini çektiğimiz Türkiye’nin yarınlarını inşa edecek sosyal projeleri üretmeye ve üretilmeye çalıştığımız sosyal testin önemli bir töreninde bir arada bulunuyoruz. İlkini 2024 yılı iki 3 Mart 2024 tarihlerinde Karabük Üniversitesi Merkez Kampüsü’nde yapmış olduğumuz Sosyalfeste, şunu açıkça gördük ki gençlerimizin yarınları inşa edebilmesi için sosyal modeller üretmesi lazım. Bu sosyal modellerin üretileceği sosyal bilim alanlarının desteklenmesi güçlendirilmesi gerekiyor. İşte bu Sosyalfest platformu gençlerimize böyle bir imkân ve kabiliyet tanımıştır" ifadelerini kullandı. İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar da İstanbul Üniversitesi’nin böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, "Gençlerimizin sosyal model tasarlama becerilerini geliştirilmesi toplumsal sorunlara çözüm odaklı yaklaşması bilimsel düşünceyi gündelik hayatla buluşturması ve üretim süreçlerine de doğal olarak aktif şekilde katılmaları çok değerlidir. Sosyal ve sosyal bilimleri gençlerin diliyle yeniden konuşturan akademik bilgiyi toplumla buluşturan sosyal inovasyonun somut projelere dönüştüren güçlü bir platform" şeklinde konuştu. Sosyalfest’e ilişkin bilgiler veren Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, "Sosyalfest sosyal bilimler alanında gençlerimizin gençliğimizin toplumsal sorunlara çözümler ürettiği toplumun ülkemizin ihtiyaçlarına yönelik yeni projeler ürettiği yenilikçi yaklaşımlar ürettiği bir sosyal inovasyon hareketidir. SosyalFest aracılığıyla medeniyetimizin tarihi kültürel değerlerinden esinlenerek geleceğe yönelik yeni bir medeniyet inşa etme projesidir. Bu anlamda sosyalfest gençlerimizin fikirlerini vatandaşlarımızın fikirlerini sosyal projelerle bir sosyal inovasyon hareketine dönüştürme projesidir. Sosyalfest ilki 2024 yılında Karabük Üniversitesi merkez kampüsünde yapıldı 3 bin 783 sosyal proje gelmişti. Şimdi o zamandan bu zamana baktığımızda 12 bin 20 projeye ulaştık. Üç katından fazla bir sosyal proje almış olduk. Gençlerimizin bu yarışmalara ilgisini çok yüksek olduğunu görüyoruz. 2024’te yaptığımız yarışmalarda 41 paydaşımız vardı şu anda 90 paydaşımız var. İstanbul Üniversitesi kurumsal ortağımız olarak bu aksiyonda bizimle birlikte ortak bir şekilde yer alıyor ve Sosyalfeste İstanbul’da Beyazıt kampüsümüzde birlikte gerçekleştiriyoruz. İlk yarışmamızda 700 bin TL ödül dağıtmıştık. Şu anda 6 milyon TL gençlerimize ödül dağıtıyoruz" ifadelerini kullandı. Sosyalfest 2026’nın ödül töreni ve kapanış programının 11 Mayıs Pazartesi günü saat 18.30’da İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde gerçekleştirileceği öğrenildi.
Samsun Bilimfest ile Samsun’da bilim ve teknoloji şöleni Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından "Samsun’un Bereketli Topraklarında Bilimle Yeşeren Gelecek" temasıyla düzenlenen BİLİMFEST, 4 gün boyunca binlerce ziyaretçiyi bilim ve teknolojiyle buluşturdu. Bilim Samsun Kent Park yerleşkesinde 6-9 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen festivalde çocuklardan gençlere kadar her yaştan ziyaretçi bilim dolu etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. Festival kapsamında kurulan 60 farklı atölyede tarım teknolojileri, doğa bilimleri, çevre bilinci, mühendislik uygulamaları ve teknoloji temalı etkinlikler düzenlendi. Özellikle insansı robot ve köpek robotun yer aldığı alanlar çocukların en çok ilgi gösterdiği bölümler arasında yer aldı. Festival süresince gerçekleştirilen bilim şovları, sahne performansları ve çevre temalı tiyatro gösterileri de ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen organizasyon ile Samsun’da dört gün boyunca adeta bilim ve teknoloji rüzgarı esti. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında hayata geçirdiğimiz BİLİMFEST’in sonuna geldik. Dört gün boyunca şehrimizde bilim ve teknoloji şöleni yaşandı. Çocuklarımızın gözlerindeki heyecanı görmek bizler için en büyük mutluluk oldu. Gençlerimizin teknolojiyi sadece kullanan değil, aynı zamanda tasarlayan, üreten ve geliştiren bireyler olarak yetişmesini istiyoruz. Bilimle büyüyen ve teknolojiyle gelişen bir nesil için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.