EKONOMİ - 28 Aralık 2023 Perşembe 12:34

Nazilli’de kestane üreticileri, Çin kestanesine karşı coğrafi işaretli ürünlerine sahip çıktı

A
A
A
Nazilli’de kestane üreticileri, Çin kestanesine karşı coğrafi işaretli ürünlerine sahip çıktı

Aydın’ın Nazilli ilçesinde kestane üreticileri Çin kestanesine karşı coğrafi işaretli Aydın kestanesine sahip çıktı.


2013 yılında coğrafi işaret, 2020 yılında AB tescilli Aydın kestanesinin üreticileri, Çin kestanesi satanların Aydın kestanesi, Nazilli kestanesi ismini kullanmasına tepki gösterdi. Çin kestanesinin bilinen adıyla at kestanesi olduğunu ve hayvanlara yem olarak yedirildiğini belirten üretici ve tüccar, Çin kestanesinin tadı olmadığı gibi çok geç sürede haşlanması, lifsiz olması nedeniyle közleme (kebab) ve kestane şekeri yapımında da kullanılmadığını belirtti.


Nazilli Ziraat Odası Başkanı Yahya Anlıak ve Kestane Şekeri Üreticisi ve İhracatçısı Mustafa Çetin, ithal edilen Çin kestanesinin Aydın kestanesiymiş gibi isminin kullanılarak pazarlarda satışının yapılmasına tepki gösterdi. Hem üreticinin hem de tüketicinin korunması gerektiğini ifade ederek Çin kestanesi ile Aydın kestanesi arasındaki farkı anlatan Nazillili üretici, Çin kestanesine karşı olmadıklarını ancak menşei belirtilerek satışının yapılması gerektiğini ifade etti.



"Çin kestanesi ile ilgili büyük sıkıntımız var"


Nazilli’ye bağlı Aksu Mahallesi’nde 17 yıldır kestane şekeri üreterek Uzakdoğu ülkeleri başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ve Türkiye geneline satış yapan kestane şekeri üretici ve ihracatçısı Mustafa Çetin, “Aydın-Nazilli’nin kestanesi dünyanın en güzel kestanesidir ve ’şekerci’ dediğimiz kestanedir. Bursa’daki işletmelerin büyük bölümü bizim yetiştirdiğimiz ve ürettiğimiz şekerci kestanesini kullanır. Şu anda dışarıdan getirilen Çin kestanesi ile ilgili büyük sıkıntımız var. Ben çocukluğumdan beri kestanenin içindeyim. Bizim kestanemizi Çin kestanesi ile karıştırıp şekerci kestanesi diye satmaya kalkıştılar. Bu durumdan hem işletmeci hem tüketici hem de üretici çok rahatsız. Bunun önleminin alınmasını rica ediyoruz” dedi.



“Satılışı yapılırken mutlaka menşei belirtilsin”


Çin kestanesi ile ilgili büyük sıkıntıları olduğunu ifade eden Nazilli Ziraat Odası Başkanı Yahya Anlıak, “Dışarıdan getirilen bu ürünün satılışı yapılırken mutlaka menşei belirtilsin istiyoruz. Menşei belirtilmeden ismimiz kullanılarak satışının yapılmasından dolayı hem üretici hem de tüketici olarak çok rahatsız oluyoruz. Çünkü Çin’den gelen kestanelerin damak tadı ve aroma olarak Aydın kestanesine hiç uymadığı görülüyor. Bizim sıkıntımız Çin’den kestane gelmesi değil, pazarda, çarşıda, markette Aydın kestanesi olarak satılmasıdır. Tabii bu sıkıntılar hem üreticiye hem tüketiciye zarar veriyor. Üretici; nişastası, aroması yüksek Aydın kestanesini yetiştirirken Çin’den gelen, daha açıkça söyleyeyim, bizde bu kestane türü ‘at kestanesi’ olarak bilinir. Yani hayvan yemi olarak kullanılır. E tabii bu hayvan yemi olarak değil de çarşıda, pazarda Aydın kestanesi olarak satılmasında hem çiftçilerimiz hem de bu kestaneleri alan tüketiciler mağdur oluyor. Tabii bunlar at kestanesi olduğu için ve hayvan yeminde kullanıldığı için dolayısıyla hem haşlaması olmuyor hem de közlemesi olmuyor. Tabii kestane alan vatandaş bir daha kestane almak istemiyor. Tabii bu da Aydın kestane üreticisi için de büyük bir sıkıntı. Biz ülkeler arasında ithalata, ihracata bir şey dediğimiz yok. Sadece bunun geldiği yerler farklı. Çin kestanesi olarak gelip sadece at haralarına gitmesi lazım. Ama bunlar çarşıya, pazara geldiği zaman bu büyük bir sıkıntı oluyor. Aydınlı üreticilerimiz çiftçilerimiz olarak Tarım Bakanlığımızın bu konu ile ilgilenmesini, belediyelerin tabii bu konuda denetimlerini artırmasını talep ediyoruz. Coğrafi işaretli olan Aydın kestanemizin ithal olarak gelen Çin kestanesi ile karıştırılmasını istemiyoruz. Markamıza sahip çıkmak istiyoruz” dedi.


Çin kestanesi ile Aydın kestanesi arasındaki farkı da anlatan Anlıak, tüketicinin ve tüccarın mutlaka buna dikkat etmesi gerektiğini söyledi.



Nazilli’de kestane üreticileri, Çin kestanesine karşı coğrafi işaretli ürünlerine sahip çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Avrupa Kış Sporları Haftası etkinlikleri Hakkâri’de düzenlendi Avrupa Kış Sporları Haftası kapsamında Hakkâri’de düzenlenen etkinlikler, Mergabütan Kayak Merkezi’nde vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Hakkâri Valisi Ali Çelik, Mergabütan Kayak Merkezi’nde düzenlenen etkinliklere katılarak sporcular ve vatandaşlarla bir araya geldi. Program kapsamında kar raftingi, kayak, kar voleybolu, bilek güreşi, yamaç paraşütü, geleneksel okçuluk ve geleneksel güreşler gibi birçok spor branşında faaliyetler yapıldı. Vali Çelik, etkinlik alanında müsabakaları izleyerek sporcularla sohbet etti. Etkinlikler kapsamında değerlendirmelerde bulunan Vali Çelik, 1-8 Şubat tarihleri arasında Avrupa genelinde kutlanan Kış Sporları Haftası’nın, kış mevsiminin zorlu şartlarına rağmen bireylerin sporla buluşmasını teşvik etmeyi amaçladığını söyledi. Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle birlikte ortaya çıkan zorluklara dikkat çeken Çelik, spor yoluyla farkındalık oluşturulmasının önemine vurgu yaptı. Avrupa Kış Sporları Haftası’nın Türkiye’de Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu öncülüğünde 11 ilde eş zamanlı olarak düzenlendiğini belirten Çelik, Hakkâri’nin bu iller arasında yer almasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çelik; Ankara, İstanbul, Bursa, Bolu, Gümüşhane, Erzurum, Kars, Samsun, Rize, Kahramanmaraş ve Hakkâri’nin etkinliklerin gerçekleştirildiği iller olduğunu kaydetti. Hakkâri’nin doğal şartlarının kış sporları açısından önemli bir potansiyel sunduğunu ifade eden Vali Çelik, Avrupa’nın uzun vadeli iklim projeksiyonlarında yüksek kar potansiyeline sahip iller arasında Hakkâri’nin öne çıktığını söyledi. Mergabütan Kayak Merkezi’nin uzun süre kış sporlarının yapılabildiği nadir merkezlerden biri olduğuna dikkat çeken Çelik, yapılacak yatırımlarla birlikte bölgenin önemli bir cazibe merkezi hâline geleceğini belirtti. Hakkârili gençlerin ve her yaştan vatandaşın kış sporlarına ilgi gösterdiğini ifade eden Çelik, gençlere seslenerek kayak ve kış sporlarını bırakmamaları gerektiğini söyledi. "Kış sporları hem çok keyifli hem de sağlıklı bir yaşamın önemli bir parçasıdır" diyen Çelik, bu alandaki çalışmaların artarak devam edeceğini belirtti.
Bursa 6 Şubat depremi unutulmadı, Osmangazi’de anma töreni düzenlendi Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla Bursa’da Osmangazi Belediyesi tarafından Osmangazi Meydanı’nda anma programı düzenlendi. Meydanda kurulan alanda hazır bulunan ekipler eşliğinde önce saygı duruşu gerçekleştirildi. Saygı duruşu sırasında çalınan sirenler deprem anını hatırlatırken, katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Programa Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Esendemir, Adıyamanlılar Dernek Başkanı Ramazan Alp, çok sayıda arama kurtarma ekibi ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Anma programında Adıyamanlılar Dernek Başkanı Alp depremin Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu vurgulayarak, yapı güvenliğinin önemine dikkat çekti. Alp, "Deprem öldürmez, bina öldürür sözünün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gördük. Millet olarak büyük bir dayanışma örneği sergiledik. Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin her yerinden ilk saatlerden itibaren yardımlar bölgeye ulaştı. Günlerce bölgede kalan, tüm zorluklara rağmen destek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Programda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Esendemir ise depremin üzerinden üç yıl geçtiğini fakat bu sürenin depremzedeler ve yakınları için daha farklı olduğunu hatırlatarak, "Resmi kayıtlara göre 53 bin vatandaşımızı kaybettik. Kayıtlara girmeyenlerle birlikte bu sayı belki daha da fazla. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Bu deprem yerel yönetimlere sorumluluklarını yeniden hatırlattı. Her an deprem olacakmış gibi hazırlıklı olmak zorundayız" dedi. Osmangazi Belediyesi arama kurtarma ekiplerinin 24 saat teyakkuz halinde olduğunu belirten Esendemir, ilçe genelinde 159 toplanma alanı bulunduğunu ve bu sayıyı artırmayı hedeflediklerini söyledi. Her mahalleye bir afet konteyneri yerleştirmek için çalışma yürüttüklerini ifade eden Esendemir, "Nüfusumuzun yüzde 44’ünü bir çatı altında toplayabilecek barınma alanına sahibiz. Bu oran ortalamanın üzerinde. Ancak bunu yeterli görmüyor, daha fazlasını yapmak zorunda olduğumuzu biliyoruz" diye konuştu. Program, konuşmaların ardından katılımcılar ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Mutlu Esendemir’in arama kurtarma ekiplerinin oluşturduğu stantları ziyaret etmesiyle sona erdi.
Ankara MİT’ten Mossad casusuna operasyon Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi’ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı. MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı. Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna Maden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke’de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi’nin dikkatini çekti. İsrail’in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012’de Mehmet Budak Derya’yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa’da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013’te Avrupa’da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü. Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya’ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu’nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu’nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi. Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldular İsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu’nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail’in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail’in Gazze’yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze’ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze’de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti. İsrail Servisi’nin desteği ile işlerini büyüttü Ticari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya’ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu’nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016’da Tunus’ta suikasta uğradı. Üçüncü ülke görüşmesi Mehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013’te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi. İsrail servisinin testlerini geçti İsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya’ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya’ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024’te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail’in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti. Paravan şirket kuracakken yakalandı Ocak 2026’da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya’nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi’nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı. Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya’nın servis görevlileri ile Ocak 2026’da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı. MİT’ten kaçamadılar Bir süredir MİT’in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına alındı.