POLİTİKA - 04 Şubat 2026 Çarşamba 12:18

Söke Belediyesi ile ADÜ arasında iş birliği güçlenecek

A
A
A
Söke Belediyesi ile ADÜ arasında iş birliği güçlenecek

Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cemal İyem’i makamında ağırladı.



Söke Belediyesi’nde gerçekleşen ziyarette, ADÜ tarafından 15-16 Nisan tarihlerinde düzenlenecek Ege Kariyer Fuarı ele alındı. Görüşmeler sonucunda Söke Belediyesi’nin de fuara katılım sağlaması kararlaştırılırken, bu kapsamda Rektör Prof. Dr. Bülent Kent ile Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan arasında iş birliği protokolü imzalandı.



Ziyarette ayrıca, daha önce Söke Belediyesi tarafından ADÜ Teknokent’e tahsis edilen ve Uzbek Konağı’nda yer alan merkezin yeniden canlandırılması ve daha etkin bir yapıya kavuşturulması konusu görüşüldü. Nezaket ziyareti kapsamında üniversite ile belediye arasında yapılabilecek yeni iş birlikleri üzerine de fikir alışverişinde bulunuldu.



Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan ziyaretle ilgili olarak, "Yaptığımız görüşme, Söke ile üniversitemiz arasındaki kurumsal ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlaması anlamında çok değerli. Bizleri onurlandıran Rektörümüz Bülent Kent ve Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Cemal İyem’e çok teşekkür ediyorum" dedi.



Söke Belediyesi ile ADÜ arasında iş birliği güçlenecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli DTO Başkanı Erdoğan; "100 milyar TL’lik finansman paketi, imalat sanayimize güç katacaktır" Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan, imalat sanayisi işletmelerine yönelik 100 milyar TL tutarındaki uygun koşullu finansman paketinin reel sektör açısından son derece önemli bir destek olduğunu söyledi ve teşekkür etti. Konuyla ilgili yazılı açıklamasında söz konusu paketin, başta KOBİ’ler olmak üzere imalat sanayi işletmelerinin istihdamı koruması ve üretimin sürdürülebilirliğini sağlaması açısından kritik bir rol üstleneceğini belirten DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde atılan bu adımı oldukça yerinde bir karar olarak nitelendirdi. Finansman paketinin tüm imalat sanayi işletmelerine açık olduğuna da dikkat çeken DTO Başkanı Uğur Erdoğan, 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkânı sunulmasının, yüksek faiz oranları ve sınırlı kredi limitleri nedeniyle zorlanan reel sektör için önemli bir nefes alma alanı oluşturacağını vurguladı. İşletme başına 50 milyon TL’ye kadar kredi imkânı Paket kapsamında işletme başına 50 milyon TL’ye kadar kredi imkânı sağlanmasının ve istihdamını koruyan KOBİ’lere KOSGEB aracılığıyla 10 puanlık indirim uygulanmasının, tedarik zincirinin tüm halkalarına olumlu yansıyacağını belirten Başkan Erdoğan, bu desteklerin yatırımı, üretimi ve istihdamı teşvik ederek ekonomik büyümeye katkı sunacağını dile getirdi. Ayrıca bir süredir dile getirdikleri taleplerin karşılık bulmasından memnuniyet duyduklarını da ifade eden DTO Başkanı Uğur Erdoğan, iş dünyasına verdikleri destekler dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederek, finansman paketinin ülkemiz, imalat sanayimiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni etti.
Erzurum Kotanlı; "Mutfaktaki yangın resmileşti emekli perişan memur çaresiz" Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu ALKON Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı; TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları ile ilgili yaptığı açıklamada; Ocak ayı verileri ve sabit gelirlinin alım gücü kaybının ramazan ayı öncesi umutsuzluğu artırdığını söyledi. Kotanlı, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayında %0,89 olarak ilan ettiği enflasyonu, ocak ayında %4,84 olarak açıklayarak mutfaktaki yangını resmen tescil etmiştir. Ancak sokaktaki vatandaş için bu rakamlar sadece birer istatistik değil, hayatta kalma mücadelesinin ne kadar zorlaştığının belgesidir. Bu keskin artışın oluşturduğu hayal kırıklığını ve geçim kaygısını anlamamak imkânsız. Bir ayda %0,89’dan %4,84’e fırlayan rakamlar, mutfaktaki yangının kâğıt üzerindeki itirafı gibi duruyor. Özellikle sabit gelirli memur ve emekliler için bu durum, zammın daha cebe girmeden erimesi anlamına geliyor" dedi. Kotanlı açıklamasında; TÜİK’in açıkladığı rakamlar arasındaki uçurumun yüzde 0,89’dan yüzde 4,84’e sadece 30 gün içerisinde enflasyonun 5 katına çıkması, piyasadaki fiyat istikrarsızlığının en somut göstergesi olduğunu ifade ederek, "Aralık ayında Memur ve Emekli maaş zamlarının açıklanacağı dönemde "durağan" gösterilen rakamların, ocak ayında bir patlamaya dönüşmesi, ocak ayı maaş zamlarını daha cebe girmeden geri almıştır. Memur ve Emekli İçin zammın hükmü kalmamıştır" Bugün açıklanan bu verilerle birlikte; Maaşlar Kâğıt Üzerinde kalmıştır memura ve emekliye yapılan yüzdelik artışlar, yüzde 4,84’lük tek aylık darbeyle daha ilk aydan itibaren "eksiye" düşmüştür. Emekli Kaderine Terk Edilmiştir En düşük emekli maaşıyla bir ayı geçirmek artık imkânsız hale gelmiştir. Temel gıda, kira ve ısınma giderleri karşısında emeklinin dayanacak gücü kalmamıştır. Memur ve Emeklinin enflasyonu Çok Daha Yüksek haldedir Sokakta, pazarda ve markette hissedilen enflasyon, açıklanan bu resmi verilerin çok daha ötesindedir. Hükümet yetkililerine Maliye Bakanına Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanına Acil Eylem Çağrısında bulunuyoruz Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Sabit gelirliyi korumayan, her ay eriyen maaşlara çözüm üretmeyen ekonomik yaklaşımlar iflas etmiştir" diye konuştu. Kotanlı açıklamasını şöyle sürdürdü; "Eşel Mobil Sistemi uygulanmalı Enflasyon farkları her ay maaşlara yansıtılmalıdır. Gerçek piyasa koşulları dikkate alınarak acilen ek bir refah payı düzenlemesi yapılmalıdır. Milyonlarca memur ve emekli, "rakamsal oyunlar" değil, insanca yaşayabileceği bir alım gücü talep etmektedir. Enflasyon rakamları düşmediği sürece, yapılan her zam "eriyen bir kar" olmaya mahkumdur. Maaşlar erirken, sorumluların sessiz kalması kabul edilemez."
Antalya Hamile eşini silahla yaralayan şahıs adliyeye sevk edildi Antalya’da 37 haftalık hamile eşini bacaklarından silahla vurarak yaralayan şahıs, ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Dün saat 12.00 sıralarında Kepez ilçesi Hüsnü Karakaş Mahallesi 3575. Sokak’ta bulunan bir apartmanın 1. katında meydana gelen olayda, Abdullah A. (33) ile 37 haftalık hamile eşi Hatice A. (25) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Abdullah A., tabancayla hamile eşini sağ ve sol dizlerinden vurduktan sonra aracıyla kaçtı. Kaçış anı güvenlik kameralarına yansıdı Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Bacaklarından yaralanan Hatice A., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekipleri, evde ve çevrede detaylı inceleme yaptı. Abdullah A.’nın eşini vurduktan sonra binadan çıkış anları ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Abdullah A.’nın ellerinde eldivenle apartmanda olduğu anlar yer aldı. Pişman olduğunu söylemiş Hamile eşini silahla yaralayarak kaçan şahıs, gece saatlerinde yakalandı. İfade işlemleri için Cinayet Büro Amirliği’ne getirilen Abdullah A., sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Semt polikliniği çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakan Abdullah A.’nın emniyetteki ilk ifadesinde kıskançlık nedeniyle eşiyle aralarında tartışma çıktığını, bir anlık öfke ile eylemi gerçekleştirdiğini ve pişman olduğunu söylediği öğrenildi.
Kocaeli Okul bahçesinde oğlunun gözü önünde öldürülmüştü: 4 sanığa 41 yıl hapis Kocaeli’nin Derince ilçesinde Murat Tosun’un, çocuğunu almak için okul bahçesinde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada yargılanan 6 sanıktan 4’ü, toplam 41 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanıklardan biri, "Evleneceğim kadının taciz iddiasından dolayı böyle bir eylem gerçekleştirdim, öldürme kastım yoktu" ifadesini kullandı. Olay, 5 Şubat 2024’te Yenikent Mahallesi’ndeki Tufan Sokak’ta bulunan okul bahçesinde meydana geldi. Murat Tosun (33), 7 yaşındaki oğlunu almak için geldiği ilkokulun bahçesinde 2 kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan Tosun ağır yaralandı, saldırganlar ise kaçtı. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Murat Tosun, kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 6 şüpheliden 4’ü tutuklandı Olaya ilişkin inceleme başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olay yerinde bulunan Mehmet K. (51), oğlu Bilal K. (24) ile müstakbel gelini Hiranur B.’yi ve olaya karıştığı tespit edilen Kerem K., eşi B.K. ile kızı S.O’yu gözaltına aldı. İfadesi alınan şüphelilerden B.K. ve kızı S.O. serbest bırakılırken, diğer 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. İlk celsede görülen duruşmada Kerem K. de tahliye edildi. "Evleneceğim kadının taciz iddiasından ötürü böyle bir eylem gerçekleştirdim" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 4. duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, maktul Murat Tosun’un (33) yakınları ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz verilen maktulün babası İsmail Hakkı Tosun, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Pişman olduğunu söyleyen Mehmet K., "Böyle bir olayın içinde olmamam gerekiyordu. Oğlumun yanında bıçak olduğunu bilmiyordum. Keşke olmasaydı ama oldu işte" dedi. Tutuklu sanık Bilal K. ise "Pişmanım, öyle olmasını istemezdim. Öldürme kastım yoktu, sadece yaralamak istemiştim. Evleneceğim kadının taciz iddiasından dolayı böyle bir eylem gerçekleştirdim" diye konuştu. "Kimseye, ’Başıma böyle bir şey geldi, gel öldür’ demedim" Olayı azmettirmediğini söyleyen Hiranur B., "Evliliğime 2 ay kala neden azmettireyim. Taciz edildiğimi Bilal’e söylediğim pişmanım. Kimseye, ’Başıma böyle bir şey geldi, gel öldür’ demedim. Taciz olayını ispatlayamıyor olmam olayı yaşamadığım anlamına gelmiyor" ifadelerini kullandı. Tutuksuz sanıklar ise olaya karışmadıklarını söyleyerek beraatlerini istedi. 4 sanığa 41 yıl hapis Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Bilal K.’ye "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan haksız tahrik indirimiyle 12 yıl 9 ay, "6136 Sayılı Yasaya Muhalefet" suçundan ise 6 ay 25 gün hapis cezası verdi. Sanık Mehmet K., aynı suçlardan toplam 10 yıl 12 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, sanık Hiranur B.’yi "suça azmettirme"den 12 yıl 6 ay, Kerem K.’yi ise "suça yardım etme"den 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum etti. Tutuksuz sanıklar B.K. ve S.O.’nun ise beraatine karar verildi. Cinayetin işlenişi Öte yandan, geçtiğimiz celse heyete sunulan mütalaada, maktul Murat Tosun ile sanıklar S.O., annesi B.K. ve babası Kerem K. arasında, Tosun’un öz yeğeni olan S.O.’ya yönelik geçmişteki eylemleri nedeniyle husumet bulunduğu belirtildi. Sanık Hiranur B.’nin ise daha önce yaşadığı bir ilişkiden hamile kaldığı ve bu durumu nişanlısı Bilal K.’den gizlediği ifade edildi. Hiranur B.’nin, bekaret konusunda hassas olan nişanlısını kandırmak için, gerçekte yaşanmamış bir taciz ve tecavüz girişimini uydurduğunu ve bunu tanımadığı bir kişinin gerçekleştirdiği belirtildi. Sanık Bilal K.’nın, nişanlısı Hiranur B’nin iddialarını araştırmakta ısrarcı olduğu ve bu süreçte geçmişte benzer suçlamalarla adı geçtiğini bildiği maktul Murat Tosun’u hedef aldığı ifade edildi. Bilal K.’nın, maktulü bulmak amacıyla, Tosun ile husumetli olan sanıklar S.O. ve B.K.’den fotoğraf temin ettiği aktarıldı. Sanıklar S.O., B.K., Kerem K. ve Hiranur B.’nin maktulü Bilal K.’ye hedef göstermede azmettirdikleri ifade edildi. Devamında sanık Kerem K.’nın, Murat Tosun’un evinin bulunduğu sokağa Bilal K., Hiranur B. ve diğer sanıklardan Mehmet K.’yi götürdüğü ve maktulü bizzat gösterdiği mütalaada yer aldı. Olay günü sanıklar Bilal K., Mehmet K. ve Hiranur B.’nin birlikte hareket ederek maktulü takip ettiklerinin anlatıldığı mütalaada, saldırının gerçekleştiği noktada ise Bilal K’nın sustalı bıçakla, Mehmet K’nın ise "mınçıka" olarak tabir edilen yasaklı bıçakla maktule birden fazla darbe vurduğu ve bu şekilde Murat Tosun’un ölümüne sebep oldukları vurgulandı.