YEREL HABERLER - 03 Ocak 2012 Salı 19:13

BALIKESİR SGK İL MÜDÜRÜ KONYA`YA TAYİN OLDU

A
A
A
BALIKESİR SGK İL MÜDÜRÜ KONYA`YA TAYİN OLDU

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Balıkesir İl Müdürü Cem Dinç, Konya İl Müdürü olarak atandı. Cem Dinç’in önümüzdeki hafta başında yeni görevine başlayacağı öğrenildi. Cem Dinç’ten boşalan Balıkesir İl Müdürlüğüne ise yardımcısı Ömer Çalışkan getirildi.
DİNÇ: "BURUK BİR SEVİNÇ YAŞIYORUM"
SGK’da müfettiş kökenli olan Cem Dinç, 2011 yılının başında ilk defa İl Müdürü olarak atandığı Balıkesir’de kısa sürede başarılı çalışmalara imza attı. Hizmet odaklı kurumsal çalışmayı uygulamaya koyan Cem Dinç, SGK Genel Müdürlüğü bünyesinde bugün gerçekleşen atamalar kapsamında Balıkesir’deki görevinden Konya SGK İl Müdürü olarak atandı. Balıkesir’de kısa sürede edindiği tecrübesi ve hayata geçirdiği çalışma disipliniyle vatandaş memnuniyetini sağlayan Cem Dinç, buruk bir sevinç duyduğunu söyledi. Balıkesir’in her zaman ilk göz ağrısı olacağını söyleyen Cem Dinç, "Konya İl Müdürü olarak görevlendirildim. Benim için bir onurdur. Tabi Balıkesir benim ilk görev yerim. Burada kısa sürede önemli tecrübeler edindim. Konya İl Müdürü olarak atanmaktan sevinçliyim, ancak bu Balıkesir’den ayrılacağım için buruk bir sevinçtir" dedi.
YENİ İL MÜDÜRÜ ÇALIŞKAN
SGK Genel Müdürlüğü’nün Cem Dinç’i Konya’ya atamasının bir taltif olduğu, başarısının karşılığında büyükşehre il müdürü yapıldığı belirtiliyor. Konya SGK İl Müdürü olan Cem Dinç’in, yeni görevine önümüzdeki pazartesi günü başlaması bekleniyor. Bu arada, Ankara’da SGK müfettişi iken yaklaşık 4 ay önce Balıkesir SGK İl Müdür Yardımcısı olarak atanan Ömer Çalışkan ise SGK Genel Müdürlüğü tarafından terfi edilerek Balıkesir SGK İl Müdürü olarak atandı. Cem Dinç’ten önce yine Balıkesir’e ilk defa il müdürü olarak atanan İsmail Sevinç, yaptığı çalışmalarla kurumu kısa sürede zirveye taşımıştı. Balıkesir İl Müdürü iken yıldızı parlayan İsmail Sevinç, SGK genel merkezinde Aktüerya Fon ve Yönetim Daire Başkanı olarak Ankara’ya atanmıştı. İsmail Sevinç hala bu görevine devam ediyor.
Yarın SGK İl Müdürlüğünde devir-teslim töreni düzenleneceği öğrenildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis İstanbul Doğa Sporları Kulübü’nden Süphan Dağı’na kış tırmanışı İstanbul Doğa Sporları Kulübü (İDOSK) sporcuları, Bitlis’in Adilcevaz ilçesi sınırlarında bulunan Türkiye’nin en yüksek üçüncü dağı olan Süphan Dağı’na başarılı bir tırmanış gerçekleştirdi. İstanbul Doğa Sporları Kulübünden 6 kişilik dağcı grup, Türkiye’nin üçüncü en yüksek dağı olan 4 bin 58 metre rakımlı Süphan Dağı’na zorlu kış şartlarında başarılı bir zirve tırmanışı gerçekleştirdi. 2026 yılında kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle uzun zaman sonra İstanbul Doğa Sporları Kulübü üyeleri zirve yaptı. Doğu Anadolu Bölgesi’nde Van Gölü’nün kuzeyinde yükselen Süphan Dağı’na yapılan tırmanış, sert rüzgar ve eksi derecelere düşen hava sıcaklığına rağmen planlandığı şekilde tamamlandı. Kulüp sporcuları, profesyonel dağcılık ekipmanları ve disiplinli ekip çalışması sayesinde zirveye güvenli bir şekilde ulaştı. Tırmanış, sabahın erken saatlerinde kamp alanından başladı. Kar kalınlığının yer yer üç metreyi aştığı parkurda sporcular; krampon, kazma ve ip emniyet sistemleri kullanarak ilerledi. Zaman zaman etkili olan tipi ve sert rüzgâr, ekibin temposunu düşürse de deneyimli lider kadronun yönlendirmesiyle rota güvenli biçimde takip edildi. Yaklaşık 8 saat süren zirve yürüyüşünün ardından ekip, 4 bin 58 metre rakımlı zirveye ulaşarak hatıra fotoğrafı çektirdi. Zirvede kısa bir kutlama yapan sporcular, hava şartlarını göz önünde bulundurarak kontrollü şekilde inişe geçti. Kulüp yetkilisi Murat Bal, kış dağcılığının yaz tırmanışlarına kıyasla çok daha fazla teknik bilgi ve dayanıklılık gerektirdiğini vurgulayarak, "Süphan Dağı kış şartlarında hem fiziksel hem mental olarak ciddi bir sınav sunuyor. Ekip olarak uzun süredir bu tırmanışa hazırlanıyorduk. Planlama, doğru ekipman ve takım uyumu sayesinde hedefimize ulaştık" açıklamasında bulundu.
Kars Kars’ta köylerde ahırlar için seferberlik Kars’ta etkili olan yoğun kar yağışı, kırsal bölgelerde hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle Akyaka ilçesine bağlı Duraklı Köyü’nde kar kalınlığının yer yer 1 metreye ulaşması, köylüleri harekete geçirdi. Köy sakinleri, hem evlerinin önünü hem de hayvan barınaklarını kar yükünden korumak için yoğun çaba sarf ediyor. "Ahırlarda çökme tehlikesi" Yoğun kar yağışının ardından en büyük endişe, eski ve çatısız ahırlarda yaşanıyor. Karın ağırlığı nedeniyle çökme riski artarken, köylüler sabahın erken saatlerinden itibaren ahırların üzerini temizlemeye başladı. Özellikle küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin yaygın olduğu köyde, koyun ağıllarının içi ve çevresi de titizlikle küreniyor. "80 yaşındayım ben bu karı görmedim" Erken saatlerden itibaren kar kürümeye başladıklarını ifade eden Ali Demirkaya, "Ağılı temizledik, koyunlarımıza ot vereceğiz. Çok kar yağdı çok, çok kuvvetli kar, görülmemiş kar, 80 yaşındayım ben bu karı görmedim" dedi. "Hayvanlar için zorlu şartlar" Kar yağışı hayvanların günlük bakımını da zorlaştırıyor. Ağılların girişleri sık sık kapanırken, yemleme ve su temini de güçlükle sağlanıyor. Köylüler, hem hayvanlarının zarar görmemesi hem de barınakların güvenliğinin sağlanması için gün boyu kürek sallıyor. Kars’ta kış şartları hayatı zorlaştırsa da, Duraklı Köyü sakinleri imece usulü çalışarak hem evlerini hem de hayvanlarını korumaya devam ediyor.
İstanbul Türk ve Slovak bilim insanları ‘bataryasız’ kalp pili geliştirecek YTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peyman Mahouti, Slovak meslektaşları ile radyo frekansıyla şarj olan kalp pili ve medikal implantlar geliştirecek. Proje, TÜBİTAK ve Slovakya Bilimler Akademisi’nden destek aldı. Proje, giyilebilir sağlık teknolojileri için stratejik bir adım olarak görülüyor. TÜBİTAK ile Slovakya Bilimler Akademisi (SAS) arasında yürütülen 2540 İkili İş Birliği Destek Programı 2025 yılı çağrısının bilimsel değerlendirme süreci tamamlandı. Yapılan inceleme sonucunda, Türkiye ve Slovakya arasındaki bilimsel iş birliğini güçlendirecek üç projenin desteklenmesine karar verildi. Desteklenmeye hak kazanan çalışmalar arasında. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peyman Mahouti ve SAS’tan Dr. Juraj Kronek yürütücülüğündeki "Yeni Nesil RF Enerji Hasat Makineleri için Biyouyumlu Nanokompozitlerin Geliştirilmesi", Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Barış Özüdoğru ile SAS’tan Prof. Dr. Karol Marhold’un "Avrupa-Anadolu Biyocoğrafik Bağlantılarının Odağında Türkiye’nin Alyssum Cinsi ile Araştırılması" ve Acıbadem Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sinem Tuncel Kostakoğlu ile SAS’tan Dr. Boris Bilcik’in "Ftalosiyanin Temelli Polimerlerin PDT Verimliliği Üzerine Etkisi" başlıklı projeleri yer aldı. Üç boyutlu baskı yöntemiyle enerji toplayıcı YTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peyman Mahouti’nin eş yürütücülüğünde hayata geçirilecek olan BioNanoHarv projesi, medikal implant teknolojilerinde yapısal bir dönüşüme odaklanıyor. Çalışma kapsamında, biyouyumlu polimer nanokompozit malzemeler (PCL/TPU) kullanılarak, üç boyutlu baskı yöntemiyle implante edilebilir bir dielektrik (elektrik iletkenliği çok zayıf) enerji toplayıcı (harvester) geliştirilecek. Yüksek dielektrik sabitine ve düşük enerji kaybına sahip olacak şekilde tasarlanan bu hibrit yapılar sayesinde, kalp pili gibi medikal cihazların batarya ihtiyacı duymadan dışarıdan gelen radyo frekans dalgalarıyla kendi enerjisini üretebilmesi sağlanacak. Yapay zeka destekli optimizasyon 36 ay sürecek olan ve kapsamlı bir uzman iş gücü planlaması gerektiren projede, her iki ülkenin araştırmacıları kendi altyapı ve uzmanlıklarını tek bir cihaz konseptinde birleştirecek. Türkiye ekibi; nanokompozit formülasyonların geliştirilmesi, eklemeli imalat süreçleri, çok bantlı cihazlar için mikrodalga tasarımı ve yapay zeka destekli optimizasyon aşamalarına liderlik edecek. Slovakya ekibi ise implantların insan dokusuyla uyumlu olmasını güvence altına alacak antibakteriyel yüzey kaplamalarının sentezlenmesini ve in-vitro biyolojik güvenlik testlerini yürütecek. Projenin son aşamasında, kalp dokusunu taklit eden özel fantomlar üretilerek entegre cihazın enerji toplama verimliliği, kararlılığı ve voltaj regülasyonu kontrollü radyo frekans maruziyeti altında test edilecek. TÜBİTAK 2540 İkili İş Birliği Destek Programı kapsamında desteklenen projeye, TÜBİTAK tarafından 65 bin avro, Slovakya Bilimler Akademisi (SAS) tarafından ise 120 bin avro olmak üzere toplam 185 bin avro (yaklaşık 9.5 milyon TL) bütçe tahsis edilecek. Başarılı olursa birçok alanda kullanılabilir Araştırma sonucunda uluslararası yayınların yanı sıra yeni nanokompozit formülasyonlarına, özel kaplama tekniklerine ve üç boyutlu baskı teknolojilerine dair patentlenebilir çıktılar elde edilmesi planlanıyor. Üretilecek olan biyouyumlu, kablosuz güç aktarımına sahip implant prototipleri bu alandaki gelecek çalışmalar için önemli bir teknolojik temel oluşturacak. "Giyilebilir sağlık teknolojileri için kritik" TÜBİTAK desteği alan BioNanoHarv projesiyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Peyman Mahouti, "İmplant edilebilir tıbbi cihazların enerji ihtiyacını kablosuz olarak karşılayabilen, pil gerektirmeyen yenilikçi bir RF enerji hasat sistemi geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu açıdan projemiz, son derece stratejik bir öneme sahiptir" dedi. Geliştirecekleri biyouyumlu ve yüksek dielektrik özellikli nanokompozit malzemeler sayesinde, kalp pili, biyosensörler ve diğer implant cihazlar gibi sistemlere dışarıdan kablosuz olarak elektrik verilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Mahouti şöyle konuştu: "Böylece pil değişimi için gerekli cerrahi operasyonların sayısı azaltılarak hem hasta konforu artırılacak hem de sağlık maliyetleri düşürülecek. Gelecekte biyomedikal implantlar, giyilebilir sağlık teknolojileri ve kablosuz sensör sistemleri gibi birçok alanda kullanılabilecek yeni bir teknoloji platformu oluşturmayı hedeflemekteyiz."
Tekirdağ AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş’ten laiklik tartışmalarına sert çıkış AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, "28 Şubat tarihin çöp kutusuna atıldı" dedi. Ahmet Büyükgümüş, Tekirdağ’da katıldığı teşkilat sahurunda Ramazan ayı, laiklik tartışmaları ve 28 Şubat sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ahmet Büyükgümüş, Tekirdağ’da bir dizi programa katıldı. Program kapsamında AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Büyükgümüş, AK Parti Tekirdağ Teşkilat Sahuru’nda partililerle bir araya geldi. Sahur programında konuşan Büyükgümüş, Ramazan ayı üzerinden yürütülen laiklik tartışmalarına değinerek şunları söyledi: "Bakın Ramazan ayındaki gelişmeleri yakinen her biriniz takip ettiniz. Neymiş? Çocuklara ramazan kültürünü okullarda öğretmek, yaymak laiklik ilkesine aykırıymış. Artık öyle bazı kelimeleri istismar ederek Türkiye’de birilerinin siyasette sonuç alma devri kapanmıştır. Açık ve net. Ya cesur olacaklar kafalarının arkasında esas niyetlerini milletimizle açıklıkla paylaşacaklar. Öyle kelimelerin arkasına saklanmak yok. Neden çocuklarımızın, gençlerin ramazan ikliminden faydalanmasına, bunların okullarda öğretilmesine, böyle bir farkındalığın oluşmasına neden rahatsızsınız? Ya asıl niyetlerini söyleyecekler, biz de ciddiye alıp onlara cevabımızı vereceğiz. Ama şu tablo bize göstermiştir ki milletimizin değerlerine açıktan cephe alma vakitleri tamamen tükenmiş durumda. Onun için bu Ramazan ayında da ne yapacaklarını bir türlü bilemediler. ’Yani bu söylenene sahip çıkalım. Ne söz söyleyelim? Ne yapalım?’ Büyük bir çaresizlik içerisindeler. Yapabildikleri ancak işte yarım ağızla vesaire birtakım bu bu büyük bir kazanım değerli arkadaşlar. Milletimizin değerlerine, inancına açıktan cephe alarak siyaset üretebilecekleri zemini, platformu elhamdülillah bu teşkilatın lideriyle birlikte ortaya koyduğu irade tamamen yok etmiş durumda. Nereden geldiğimizi, neyi başardığımızı, hangi istikamette ilerlediğimizi, neleri başaracağımızı asla ve asla ne kalbimizden ne de zihnimizden eksik etmememiz lazım." "28 Şubat tarihin çöp kutusuna atıldı" 28 Şubat’ın yıl dönümüne de değinen Büyükgümüş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Esasında siyasetin en önemli fonksiyonlarından biri olan yani bakın biz inanan insanlarız elhamdülillah. İşte dün 28 Şubat’ın yıl dönümüydü. İstanbul teşkilatımızla birlikte Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle muazzam bir iftar sofrasında bir araya geldik. Bin yıl süreceğine inanıyorlardı birileri değil mi? 28 Şubat. Milletimize bir deli gömleği giydirerek ne kadar değerimiz varsa bunu kenara iterek millet ve devlet arasına bir set çekerek bu ülkenin insanını adeta esir alınmaya çalışıldığı bir girişimdi 28 Şubat. Elhamdülillah Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatımızın onun arkasında bir ve beraber olarak verdiği emekle, gayretle 28 Şubat varlığıyla, zihniyle elhamdülillah tarihin çöp kutusuna atıldı. Ama Cumhurbaşkanımız sadece bunu başarmadı. Aynı zamanda yetişmesine öncülük ettiği nesillerle birlikte siyasette, kültür hayatında, ilim dünyasında, bürokraside Türkiye’de asla ve asla bir daha böyle bir girişimin, hayalinin bile kurulmaması için büyük bir hizmette bulundu." Program, sahur ikramı ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.