YEREL HABERLER - 15 Mart 2012 Perşembe 16:45

EDREMİT’TE ‘SİVAS KATLİAMI VE 4+4+4 YASASINA HAYIR’ AÇIKLAMASI

A
A
A
EDREMİT’TE ‘SİVAS KATLİAMI VE 4+4+4 YASASINA HAYIR’ AÇIKLAMASI

Balıkesir’in Edremit ilçesinde, KESK Edremit Şube Temsilciliği tarafından ‘Sivas Katliamı ve 4+4+4 Yasasına Hayır’ konulu basın açıklaması yapıldı.
İlçenin Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan KESK Edremit Şube Teşsilciliği yöneticileri ve üyeleri, hazırladıkları basın açıklamasını okudu. Sloganlar atan KESK üyeleri, yaptıkları açıklamada, “Çocuklarımızın ve öğrencilerimizin geleceğine sahip çıkıyoruz! 1993 Temmuzunda 35 insanımı diri diri yakan gerici, faşist, katiller sürüsü zaman aşımı gerekçe gösterilerek AKP tarafından aklanmıştır. Egitim-Sen olarak bunu şiddetle kınıyoruz. Sivas’ı aklayan bir zihniyetin yapacağı yasanın nasıl olacağı açıktır. Başbakan’ın ‘Dindar nesil yetiştirmek istiyoruz’ söylemlerinden hemen sonra gündeme gelen zorunlu eğitimin kendi içinde kademelendirilerek 12 yıla çıkarılması girişimleri, bütün itirazlarımıza rağmen sürmektedir. AKP hükümeti, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarma bahanesiyle, temel eğitimi 4+4+4 şeklinde kademelendirerek, eğitim sistemini kendi siyasal ve ideolojik amaçlarına uygun bir şekilde biçimlendirmek istemektedir. 12 yıl kademeli zorunlu eğitim tartışmaları, milyonlarca öğrenci, veli ve insanımızı yakından ilgilendirmektedir. Eğitim ve bilim emekçileri olarak bizler; çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve ülkemizin geleceği açısından son derece önemli olan bu teklifine karşı sessiz kalmayacağız. Kanun teklifi, Meclis Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülürken yaşanan kavga ve iktidar partisinin zorbaca tavırları, Hükümetin düzenlemeyi yasalaştırmak için ne kadar kararlı olduğunu göstermektedir. Ancak meydan boş değildir. Bu düzenlemenin doğrudan muhatabı olan eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler olarak eğitimin piyasalaştırılması ve dinselleştirilmesi uygulamalarına karşı kitlesel duruşumuzu göstermeye kararlıyız. Meclis Genel Kurulu’na gelecek olan düzenlemelere karşı neden bu kadar kaygılı ve öfkeli olduğumuzun kamuoyu tarafından anlaşılmasını istiyoruz. Kanun teklifinde yer alan, ilköğretim “devlet okullarında parasızdır” ifadesi komisyon görüşmelerinde metinden çıkarılarak, ilköğretimin tamamen paralı hale getirilmek istenmektedir. İlk 4 yıl ‘ilkokul’, ikinci 4 yıl ‘ortaokul’ olarak tanımlanması nedeniyle, 5. sınıf okutan bütün öğretmenlerin ‘norm fazlası’ haline gelmesi ve bakanlık tarafından başka görevlerde görevlendirilmesinin önü açılmıştır. Daha önce 4. sınıftan sonra getirilmek istenen ‘açık öğretim’ sistemi, tepkiler üzerinde 8. sınıf sonrası için öngörülmüştür. Çocuk gelinlerin ağırlıklı olarak 13, 14, 15 yaşında olduğu düşünüldüğünde mevcut düzenleme ile ‘çocuk gelinler’ uygulaması iktidar tarafından desteklenmektedir. Yıllardır okulöncesi eğitimi yaygınlaştırmak için çalışmalar yapılmasına rağmen, yasa teklifinde okulöncesi eğitim zorunlu eğitimin dışında bırakmıştır. Zorunlu din dersinin kaldırılması ve anadili eğitimi taleplerini karşılaması yönündeki toplumsal talepler göz ardı edilmiş, zorunlu din dersleri yanında seçmeli din dersleri getirilmesinin önü açılmıştır. Arapça, fıkıh ve Kur’an derslerinin ikinci 4 yılda seçmeli hale getirilmesi sağlanarak, bütün okullarda fiilen imam hatip modeline geçilmek istenmektedir. İlkokul ve ortaokulun, ‘bağımsız binalarda’ gerçekleşeceği iddia edilse de, okulların bu uygulama için yeterli altyapı ve donanıma sahip olmadığı gerçeği göz ardı edilmektedir. 4+4+4 şeklindeki kademeli eğitim sisteminin piyasa ile ilişkilendirilmesi, meslek okulu açacak firmalara öğrenci başına destek sunulması ile eğitim sisteminin sermayeye ucuz işgücü sağlar duruma getirilmesi amaçlanmaktadır. Bir taraftan seçme sınavlarının kaldırılacağı iddia edilirken, diğer taraftan kademeli eğitim uygulaması ile çocuklarımızın daha erken yaşlarda dershaneye gitmeleri teşvik ediliyor. Bu kesinlikle kabul edilmez. Eğitim sisteminin ve çocuklarımızın ihtiyaçlarından çok, tamamen siyasal ve ideolojik amaçlarla hazırlanan kanun teklifi ile eğitimde çok başlılığın önü açılarak, eğitim sistemi sonu görünmeyen derin bir karanlığın içine doğru itilmek istenmektedir. Başbakan Meclis’teki grup toplantısında tüm Türkiye’ye ‘hangi dilden anlıyorlarsa, o dilden konuşacağız’ diyerek, 4+4+4 düzenlemesine itirazı olanlara resmen meydan okumuştur. Biz de buradan kendisine meydan okuyoruz. Eğer itirazlarımız dikkate alınmaz ve geri adım atılmazsa sonuna kadar direneceğimizin bilinmesini istiyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri olarak, toplumun büyük bir bölümünün kaygıyla takip ettiği 4+4+4 tartışmalarında çocuklarımız, öğrencilerimiz ve velilerimizle aynı taraftayız ve benzer kaygıları taşıyoruz. Yıllardır sorunlarla boğuşan eğitim sisteminin ve çocuklarımızın Başbakanın ‘dindar nesil’ sevdasına kurban edilmesine izin vermeyeceğiz. Buradan hükümeti son kez uyarıyoruz; Hangi siyasal ve ideolojik amaçlarla gündeme getirildiği açıkça belli olan düzenleme geri çekilmelidir. Bu konuda eğer gerçekten bir düzenleme yapılmak isteniyorsa bilimsel veriler ışığında, eğitim sisteminin ve toplumun gerçek ihtiyaçları doğrultusunda hareket edilmesi gerekmektedir. Eğitim emekçileri ve veliler olarak öğrencilerimizin, çocuklarımızın geleceği üzerinden ucuz hesaplar yapanlar, asla ve asla amaçlarına ulaşamayacaklardır. Düzenleme geri çekilmediği ve mevcut haliyle meclis gündemine geldiği takdirde, hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanarak tüm Türkiye’yi eylem alanına çevireceğimizin bilinmesini istiyoruz. Değerli Basın Emekçileri, Anayasada kamu emekçilerine sözde toplu sözleşme hakkı tanıyan 12 Eylül referandumunun üzerinden 16 ay, Üçlü Danışma Kurulu toplantılarının üzerinden 6 ay, Yasa Taslağının Bakanlar Kurulu’na gönderilmesinin üzerinden tam 100 gün geçti. Üzülerek ifade ediyoruz ki bunca zamandır sendikal hak ve özgürlükleri genişleten bir yasa bekleyen 2 milyon kamu emekçisi bir kez daha aldatılmıştır. Kısacası bugüne kadarki pratiğinde defalarca şahit olduğumuz gibi AKP iktidarı, kamu emekçilerinin toplusözleşme hakkı konusunda da takiyede sınır tanımadığını göstermiştir. Bizler, hak ve özgürlüklerimizi yok sayan bu yasa tasarısına karşı; Grev hakkımızın yasal teminat alındığı özgür bir Toplu Sözleşme düzeni için, Örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılması için, Her sendikanın üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesinin sağlanması için, Belediyelerle yıllardır yapılan Toplu Sözleşmelerin devam etmesi, bu konuda herhangi bir sınırlama getirilmemesi için, Tüm çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanması ve çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz. Komisyonlarda görüşüldükten sonra TBMM Genel Kurulu’na sevk edilecek olan yasa sürecinin her aşamasına, tüm olanaklarımızı ve enerjimizi kullanarak müdahil olmaya devam edecek, eylem ve etkinliklerimizi artırarak sürdüreceğiz. Uluslararası sözleşmelere, evrensel sendikal hak ve özgürlük normlarına aykırı, kazanılmış haklarımızı gasp etmeyi hedefleyen tüm düzenlemelere karşı geçmişten beri mücadele eden Konfederasyonumuz KESK bundan sonra da bu yasa tasarısına karşı, mücadelesinde yarattığı değerlere yakışır bir direnç ve kararlılık göstereceğinden kimsenin şüphesi olmasın” dedi.
Sendikacılar, polis ekiplerinin önlem aldığı basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’ndan ayrıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Çimentaş’tan 23 Nisan’da Hataylı öğrencilere eğitim ve dayanışma desteği Ege Bölgesi’nin ilk özel çimento şirketi Çimentaş, ÇESVAK (Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı) ve ölçüm sensör teknolojileri alanının öncü şirketlerinden Vega Türkiye 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında, Hatay’da depremden etkilenen öğrencilere yönelik eğitim ve sosyal destek odaklı bir proje gerçekleştirdi. Kütüphane kurulumu, eğitim setleri desteği ve çocuk tiyatrosu etkinliklerinden oluşan proje ile öğrencilerin eğitim süreçlerine katkı sunulması ve motivasyonlarının desteklenmesi hedeflendi. Ülkemiz çocuklarının ve gençlerinin bilgiye, kitaba, eğitime ve sanata erişimini geleceğimize yapılan en değerli yatırımlar arasında olduğunun farkındalığıyla hareket eden Çimentaş; kalıcı değer üretme anlayışının adımlarından bir diğerini Hatay’da depremden etkilenen öğrenciler için attı. 23 Nisan kapsamında Hatay’da hayata geçirilen proje, depremden etkilenen ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin eğitim süreçlerini desteklemeyi, motivasyonlarını güçlendirmeyi ve deprem sonrası dönemin olumsuz etkilerini bir nebze olsun hafifletmeyi amaçlıyor. İki ayaklı projenin ilk adımında, İskenderun Kanuni Sultan Süleyman Ortaokulu bünyesinde kütüphane kuruldu; öğrencilere çanta, kitap ve kırtasiye setlerinden oluşan eğitim destek paketleri ulaştırıldı. Çimentaş çalışanları tarafından başlatılan kitap bağış kampanyasıyla da desteklenen kütüphane projesiyle öğrencilerin kitaplara erişiminin artırılması, okuma alışkanlığının teşvik edilmesi ve öğrenme süreçlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Eğitim setleriyle ise çocukların okul yaşamlarını daha motive ve güçlü biçimde sürdürebilmeleri amaçlanıyor. Sanatın iyileştirici gücü çocuklarla buluştu Projenin ikinci adımında ise İskenderun Teknik Üniversitesi Tiyatro Kulübü iş birliğiyle üniversitenin konservatuvar salonunda "Sihir Sensin" adlı çocuk tiyatro oyunu izleyicilerle buluştu. Çocukların yalnızca akademik değil, duygusal ve sosyal açıdan da desteklenmesi gerektiği anlayışıyla hayata geçirilen etkinliklerle deprem sonrası dönemin zorlu etkilerini hafifletmeye katkı sunuldu. Tiyatro gösterisiyle çocukların birlikte gülmeleri, paylaşmaları, hayal kurmaları ve 23 Nisan’ın neşesini birlikte yaşamaları amaçlandı. Çimentaş ve ÇESVAK (Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Aksoy, projeye ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu: "Çocuklarımızın eğitime erişimini desteklemeyi, gelişim yolculuklarına katkı sunmayı ve geleceğe umutla bakabilmelerine eşlik etmeyi çok kıymetli buluyoruz. Hatay’da gerçekleştirdiğimiz bu proje, Çimentaş olarak insana, eğitime ve ülkemizin geleceğine duyduğumuz sorumluluğun somut bir yansımasıdır." Eğitim, sosyal destek ve dayanışma değerlerini odağına alan projenin resmi açılış töreni, 21 Nisan tarihinde Hatay’da düzenlendi. Çimentaş İnsan Kaynakları Direktörü ve ÇESVAK Yönetim Kurulu Üyesi Melek Özen’in de yer aldığı törenle, projenin bölgedeki faaliyetleri resmen başlatılmış oldu. Uzun yıllardır, gerek şirket olarak doğrudan gerekse de ÇESVAK (Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı) aracılığıyla eğitime katkı sunan Çimentaş, sosyal sorumluluk anlayışını kalıcı değer üretme yaklaşımıyla şekillendirirken; depremden etkilenen bölgelerde çocukların eğitim, sanat ve sosyal gelişim alanlarında desteklenmesini öncelikli sorumluluk alanlarından biri olarak ele alıyor.
Ankara Bakan Göktaş: "‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları tüm kurumlarımızla iş birliği içinde kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu sistem sayesinde vatandaşlarımızın yaşlılık döneminde ister evlerinde, ister bakım merkezlerinde ihtiyaç duyacakları desteklere daha kolay, güvenli ve sürdürülebilir şekilde erişmelerini sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 2. Yaşlılık Şurası kapanış programı düzenlendi. Yaşlı bireylerin yaşam kalitesinin arttırılmasını, sorunlarına çözüm bulunmasını ve hak temelli yaşlanma politikalarının geliştirilmesini amaçlayan şurada konuşan Bakan Göktaş, ‘2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı’ vizyonu kapsamında yaşlılara yönelik politika, hizmet ve uygulamaların bütüncül bir yaklaşımla ele alındığı şuranın ilerleyen döneme yön verecek güçlü bir zemin oluşturacağına inandığını belirtti. Göktaş, "Türkiye, 2025 yılında yaşlı nüfus oranına göre 194 ülke arasında 75’inci sırada yer almaktadır. Ülkemizde yaşlı nüfus oranı 2000 yılında yüzde 5,7 iken, 2023 yılında ilk kez yüzde 10’un üzerine çıkarak Türkiye’yi ‘çok yaşlı ülkeler’ grubuna taşımıştır. TÜİK tahminlerine göre demografik göstergelerdeki mevcut yapı devam ederse 2025 yılında yüzde 11,1 olan yaşlı nüfus oranımızın 2030 yılında yüzde 13,5, 2100 yılında ise yüzde 33,6 olacağı öngörülmektedir. Bu veriler Türkiye’nin hızla yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olduğunu ve demografik bir dönüşümün eşiğinde olduğumuzu göstermektedir" diye konuştu. 2025 yılında 62 ilde yaşlı nüfus oranının yüzde 10’un üzerine çıktığını aktaran Göktaş, bu durumun yaşlanmanın artık ülke genelinde yaygın bir demografik gerçeklik haline geldiğini söyledi. "‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz" Bakan Göktaş, yaşlıları sadece korunması gereken bir kesim olarak değil, toplumsal gelişime yön veren temel bir güç olarak gördüklerini dile getirerek, "Orta Vadeli Programımız (OVP) çerçevesinde ülkemizin değişen demografik yapısına uyum sağlamak ve yaşlı nüfusumuz için bakım hizmetlerini güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu doğrultuda ‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları tüm kurumlarımızla iş birliği içinde kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu sistem sayesinde vatandaşlarımızın yaşlılık döneminde ister evlerinde, ister bakım merkezlerinde ihtiyaç duyacakları hemşirelik, bakım hizmeti ve tıbbi ekipman gibi desteklere daha kolay, güvenli ve sürdürülebilir şekilde erişmelerini sağlamayı hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. Yaşlı bireylere sundukları hizmetlerin kapsamını ve niteliğini genişlettiklerini anlatan Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "2002 yılında 63 resmi huzurevinde yaklaşık 5 bin yaşlımıza hizmet sunulurken, bugün 178 resmi huzurevinde yaklaşık 15 bin vatandaşımıza hizmet veriyoruz. Buna ek olarak diğer kamu kuruluşlarımızda ve özel huzurevlerinde toplamda yaklaşık 30 bin vatandaşımız kurumsal bakım hizmetlerinden yararlanıyor. 2026 yılı içinde de 8 ilimizde 900 kapasiteye sahip yeni huzurevlerini hizmete alarak bu altyapıyı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu hizmetleri barınma ile sınırlı görmüyor; sağlık, psiko-sosyal destek, rehabilitasyon ile sosyal, sportif ve kültürel faaliyetleri bütüncül bir anlayışla sunuyoruz. Aynı yaklaşım doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Yaşlı Yaşamevi Projesi’yle ev ortamına yakın hizmet modellerini yaygınlaştırıyoruz. Ayrıca ailelerin ihtiyaç duyduğu dönemlerde bir yıl içinde 45 güne kadar misafir bakım hizmeti sunarak, ailelerimize ve yaşlılarımıza destek oluyoruz." "Yaşlı bireylerimizin toplumsal hayata aktif katılımını desteklemek amacıyla projeler yürütüyoruz" Yaşlı bireylerin kendi yaşam ortamlarında desteklenmesini esas alan toplum temelli hizmetlerini geliştirdiklerine değinen Bakan Göktaş, "Yaşlı vatandaşlarımıza sunulan evde bakım yardımı ile gündüzlü bakım ve aktif yaşam merkezlerimiz sayesinde aile yapısını güçlendirmeyi, yaşlılarımızın sosyal hayata katılımını artırmayı ve kurumsal bakım ihtiyacını azaltmayı hedefliyoruz. Yerel yönetimlerimizi de sürece dahil eden Yaşlı Destek Programımızla evde bakım, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyetleri bütünleşik bir yapıda ele alarak yerelde güçlü bir hizmet ağı oluşturduk. Yaşlı bireylerimizin toplumsal hayata aktif katılımını desteklemek amacıyla da önemli projeler yürütüyoruz. ‘Torunum Olur Musun?’ projesi ile kuşaklararası dayanışmayı güçlendiriyor, huzurevlerimizde düzenlediğimiz spor ve sosyal etkinliklerle yaşlılarımızın aktif yaşam sürmelerini ve toplumsal bağlarını güçlendirmelerini sağlıyoruz" dedi. "Geliştirilecek öneriler, hizmetlerimizin niteliğini daha ileri bir seviyeye taşıyacaktır" Bakan Göktaş, koruyucu ve önleyici politikalar geliştirmeyi ve hizmetlerini daha isabetli bir zeminde planlamayı hedeflediklerine dikkati çekerek, "Önümüzdeki dönemde temel mesele, hayatın ilerleyen yıllarını daha nitelikli, bağımsız ve güvenli kılan bir düzeni kalıcı hale getirmektir. Uzun dönem bakım hizmetlerinden aktif yaşlanma politikalarına, bakım güvence sistemi ve finansmanından yaşlı girişimciliği ve istihdamına, dijital uyumdan yaşlı dostu kentleşmeye kadar uzanan geniş bir alanda geliştirilecek öneriler, hizmetlerimizin niteliğini daha ileri bir seviyeye taşıyacaktır. Kurumlar arası koordinasyonu pekiştiren, yerel ve merkezi düzeyi ortak bir paydada buluşturan bu yaklaşım, yaşlılık alanında daha etkin, güçlü ve sürdürülebilir bir yapı kurulmasına katkı sağlayacaktır. Elde edilecek çıktılar, strateji belgelerinden mevzuat düzenlemelerine kadar geniş bir çerçevede somut karşılık bulacak; yaşlı bireylerimizin hayatın her alanında daha aktif, daha bağımsız ve daha güvenli bir şekilde yer almalarına imkan tanıyacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Zonguldak Gazeteciler, 19 yıl önce tadilat ettirdikleri okulda öğrencilerle buluşup hediye dağıttı Zonguldak’ın Çaycuma ilçesindeki Şenköy Köy İlkokulu’nu 19 yıl önce tadilattan geçirten Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) üyesi gazeteciler, yaşanan acı olayların ardından aynı okuldaki çocuklarla bir araya gelip oyunlar oynadı, çocuklara hediyeler vererek moral oldu. Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Şenköy köyü’nde, Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD), İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Çaycuma Şube Başkanlığı, Çaycumalılar Derneği ve Ziraat Odası İlçe Başkanlığı işbirliğinde örnek teşkil eden bir etkinlik yapıldı. Türkiye’de geçen günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda meydana gelen saldırıların ardından Zonguldak’ta bir okulda yapılan bu etkinlik, öğretmen ve öğrencilere moral oldu. "Fidan dikim töreni" adı altında düzenlenen etkinlikte; hem doğaya katkı sağlanırken öğrenciler mutlu oldu. Şenköy İlkokulu bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte; okul bahçesine çok sayıda meyve fidanı dikildi. Etkinlik kapsamında öğrencilere çeşitli hediyeler de takdim edildi. En yakın zamanda ise okul bahçesine oyun parkı yerleştirilecek Eğitim, çevre bilinci, üretim ve toplumsal dayanışma temalarının öne çıktığı etkinlikte, katılımcılar hem çocuklarla bir araya geldi hem de geleceğe nefes olacak fidanları toprakla buluşturdu. Şenköy İlkokulu bahçesinde düzenlenen etkinliğe; ADD Çaycuma Şube Başkanı Nilgün Çelik, Çaycuma Çevre Köylerini Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Savaş Çiloğlu, AK Parti Çaycuma İlçe Başkanı Birol Yiğit, CHP İlçe Başkanı Fahri Diler, Milli Eğitim Şube Müdürleri Veli Ceng ile Hamza Eryiğit, Esnaf Odası Başkanı Hayri Kandemir, TSO Başkanı Zekai Kamitoğlu, Emekliler Derneği Başkanı Nizamettin Eyidoğan, Ziraat Odası Başkanı Rıza Çapkın, CHP eski Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Zonguldak Barosu avukatlarından ve Hayırsever Av. Ali Osman Odabaş, Kent Konseyi Başkanı İsmail İnam, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte konuşan ADD Çaycuma Şube Başkanı Nilgün Çelik, "Bugün burada anlamlı bir etkinlik için toplanmış bulunmaktayız. ADD olarak iki sivil toplum kuruluşunun destekleriyle ilkokulumuzun bahçesine dikeceğimiz 50 meyve fidanının heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk; ‘Milletlerimizi çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracak olan en büyük güç bilimdir, eğitimdir ve üretimdir’ diyerek bizlere yol göstermiştir. İşte bugün dikilecek bu fidanlar da eğitimin, emeğin, üretmenin ve geleceğe yatırım yapmanın bir simgesi olacaktır. Bu bahçeye dikilecek her fidan, toprağa sevgi, doğaya saygı, çocuklarımıza umut olarak kök salacaktır. Bugünün minikleri, yarının büyükleri olacak; bu ağaçların büyümesini izleyecek, meyvelerini toplayacak" dedi. Çaycuma Çevre Köylerini Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Savaş Çiloğlu, etkinliğin öneminden bahsetti. Yapılan kısa değerlendirmelerde, bu tür ortak etkinliklerin hem köy okullarına moral verdiği hem de toplumun farklı kesimlerini aynı amaç etrafında buluşturduğunu belirtti. KGD Başkanı İlknur Yılmaz İpekçi ise "Son zamanlarda Urfa’da ve Maraş’ta yaşanan üzücü olayların ardından buraya gelerek çocuklarımızın yüzünü güldürmek bir nevi umut verici. Tek isteğimiz onların iyi bir geleceğe sahip olması Biz Karaelmas Gazeteciler Derneği olarak eğitimde ve çocukların geleceğinde her zaman varız. Katılan ve bize destek veren herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
Kayseri Melikgazi Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarına yeni mahalleler ile tam gaz devam ediyor Melikgazi’de toplam 9 bölgede gerçekleştirilen örnek kentsel dönüşüm çalışmalarına hızla devam ettiklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, ilçede yeni yapılacak olan projeler hakkında müteahhit firmalar ile bir araya gelerek, bilgilendirme yaptı. Melikgazi ilçesinde birçok hizmetinin yanında en önemli hizmetlerinden bir tanesinin de kentsel dönüşüm olduğunu vurgulayan Başkan Palancıoğlu, "Günden güne değişen ilçemizin refah seviyesini yükseltmek için gayretle çalışmaya devam ediyoruz. Yapılacak olan yeni projeler ve yeni ihalelerimizi sizlerle paylaşmak ve bilgi vermek istedik. Birinci olarak, eski otogarın karşısı olan Aydınlıkevler Mahallemiz’de çalışmalarımız var. Çevredekilerin memnuniyeti ile talep edilen 2. etap çalışmalarımız da var. Üçüncüsü olarak Hulusi Akar Bulvarında Köşk Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projemize başlayacağız. Dördüncüsü Keçitepesi diye geçen Teknoparkın arkası. Beşinci çalışmamızı ise nasip olursa inşallah Dr. Sami İpek Bulvarında Yıldırım Beyazıt’ta yaptığımız kentsel dönüşüm çalışmalarımızın hemen karşısına yapacağız. Altıncı çalışmamız ise Mimarsinan Mahalle’mizde yatay mimari projemiz olacak. Yeni alanlarımız üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. Altınoluk Mahallemizdeki 120 bahçeli evden oluşan yatay mimari projemiz de hızla ilerliyor. Memnuniyet oldukça fazla. Mimarsinan Mahallemizde yaklaşık 200 bahçeli evin yer alacağı bir arsamız var. Bu projemiz ile Mimarsinan Mahallemiz gelişecek ve güzelleşecek. Belediye olarak müteahhitlerimizin işini kolaylaştırmak bizim görevimiz. Kentsel dönüşüm çalışmalarımızı yapan müteahhit firmalarımız güzel işler yapıyor. Sağ olsunlar. Biz belediye olarak yaptığımız kentsel dönüşüm çalışmalarımızda bir site mantığında birçok işi yapıyoruz. O bölgedeki okul, cami, Kur’an kursu, sağlık ocağı, peyzajı gibi ihtiyaçları da çözerek bir mahalle mantığında, o mahalleyi ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Bir de faizsiz, 36 ay eşit taksit ve yüzde 25 peşinat ile vatandaşları ev sahibi yapıyoruz. Bu vatandaşlarımıza kolaylık sağladığı için büyük bir talep görüyor" dedi. Başkan Palancıoğlu, katılımcılara devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarını görsel sunum eşliğinde anlatarak, "Şehrimize, Melikgazi’mize daha da güzellik katmak için çalışıyoruz. Eski otogarın karşısı olan Aydınlıkevler Mahallemizde 7 bloktan oluşan, 175 adet daire ve 14 adet dükkân yapılacak. Burası şehrin en önemli noktalarından. Burası için 21 Mayıs’ta kat karşılığı ihalemizi düzenleyeceğiz. Köşk Mahallesi kentsel dönüşüm çalışmamızın proje alanı ise 42 bin metrekare. Burası güzel bir bölge. Zemin+7 kat olarak tasarladık. Çalışmalarımız sonucunda bölgede hiç gecekondu kalmayacak. Mimarsinan Mahallemizde 78 bin metrekare alanda yaklaşık 200 bahçeli evin yer alacağı yatay mimari projemiz ile de bu bölgedeki yapılaşmanın tamamen farklılaşacağını düşünüyorum. Burası yeşil alanları, sosyal tesis, çocuk oyun alanları ve bahçeleriyle güzel ve büyük bir site olacak. Yapımı devam eden Altınoluk Mahallemizdeki 120 bahçeli evimiz ise son aşamaya geldi. Her blokta 4 adet bahçeli ev var. Bu Kayseri’de örnek ve önemli bir proje. Kentsel dönüşüm çalışmalarımızda özveri ile çalışan müteahhit firmalarımıza ve mesai arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Yeni çalışmalarımızın ilçemize hayırlı olmasını dilerim" diye konuştu.